künye
arşiv
iletişim

Ebegümeci Oflazı (Mauye)

Doç. Dr. Süreyya Ülker

Marmara Ü. Tıp Fakültesi Patoloji ABD

 

Kökü, ebegümeci adlı bitkinin Latince adı olan malva sözüne dayanan Fransızca Mauve sözü adı geçen bitkinin yanı sıra geniş anlamda eflâtunu, dar anlamda onun açık bir ayrıltısını da tanımlamaktadır. Bu söz ayrıca bir eflâtun boyanın adı olan mauveinin eşanlamlısı olarak da kullanılmaktadır (6,14).

Eflâtunî olarak da bilinen eflâtun sözü eski Yunanlı bilge Plato'nun adının Arapça söylenişidir. Bir renk adı olarak morun açık ayrıltılarını tanımlamaktadır. Sözlüklerimizde açık mor olarak tanımlanmıştır (1, 10). Doğada bulunan en güzel örneği leylâk adlı bitkinin çiçeğidir. Bu yüzden batı dillerinde leylâk rengi anlamına gelen lilac (7,8,1,0), lila (9) gibi adlarla anılır. Bu söz dilimizde de kullanılır (1). Osmanlıcası leylâk! dir (7). Bu rengin doğadaki başka bir örneği lavanta çiçeğidir. Bu yüzden İngilizce'de lavanta moru anlamına gelen lavander violet adıyla da anılır (7).   Derleme sözlüğüne göre Çankırı ilimizde bu renge oflaz denmektedir (3).

Ebegümeci adlı bitkinin çiçekleri açık eflâtundur. Bu yüzden bu bitkinin Fransızca adı olan mauve sözü gerek o dilde, gerek ingilizce'de ulacın eşanlamlısı olarak kullanılmaktadır (5,6, 8,11,14). İngilizce'de erguvan rengi mora oranla daha iyi bilinen bir renk olduğundan gerek lilac, gerek mauve sözleri soluk erguvanı, açık erguvanı anlamlarına gelen pale purple (5), light purple (14) biçiminde tanımlanmışlardır.

Almanca'daysa Fransızca mauve sözüne daha dar bir anlam yüklenerek eflâtunun açık bir ayrıltısının adı olmuştur. Bu rengin doğadaki en güzel örneği, adının da kaynağı olan, ebegümeci çiçeğidir. Almanca'da bu renkteki nesneler ebegümeci rengi anlamına gelen malvenfarbig sıfatıyla tanımlanmaktadır (9). Bu rengin dilimizde bilinen adı kızılşaptır (1,7,9). Bu renk TDK'nun Türkçe sözlüğünde açık eflâtun olarak tanımlanmaktadır.

Latince adı alum olan öğenin Arapça adı olan şeb sözünden bozma şap sözü öz anlamının yanı sıra açık eflâtun mercan taşı olan şap taşı anlamına da gelmektedir (7). Kızılşap sözü eskiden Şap Denizi olarak da bilinen Kızıldeniz'de bulunan şap taşından esinlenilerek bulunmuş bir ad olsa gerektir. Arapça şap sözünden kurtulmak için bu renge ulusal çevremizde şap taşından çok daha iyi tanıdığımız ebegümecinin adından yararlanılarak  ebegümeci oflazı denebilir. Bu rengin Almanca adı olan Stumpflila (9) sözünü de dilimize donuk oflaz biçiminde aktarabiliriz.

Sözlüğümüzde mauveinin karşılığı oflazöz olarak verilmiştir'(12). Mauve sözü bu anlamda da kullanıldığından ebegümeci oflazı sözü bunun eşanlamlısı olarak sunulabilir. Mauveinin başka eşanlamlıları anilin erguvanı (4,14) ile anilin morudur (14). Erguvan renginin Türkçe adının yipin olduğunu küpe güvezi başlıklı yazımızda belirtmiştik (13). Rumca'dan bozma mor sözünün karşılığınıysa sözlüğümüzde gökçegüvez olarak önermiştik (12). Dolayısıyla bu adların karşılıkları çivilin yipini (12) ile çivilin gökçegüvezi olmaktadır.

Sözlerimize son vermeden önce eflâtun kavramının kapsamına bir açıklık getirmek istiyoruz. Bu sözle adlandırılan rengin ölçünlü ayrıltısı leylâk rengi olup izgesi erguvan-mor-gök üçgeni içerisinde yer alan açık mor ayrıltılarını kapsamaktadır. Ebegümeci oflazı bu izgenin en açık ayrıltısıdır. En koyusuysa siklamen   adıyla bilinir.   Kızıla çalan eflâtun olarak tanımlanmaktadır (1). Dolayısıyla erguvana yaklaşan bir eflâtun ayrıltısıdır. Doğadaki örneği tavşankulağı adlı bitkinin çiçekleridir. Siklamen sözü de bu bitkinin Latince adı olan cyclamenin okunuşudur. Bitkinin cins adı Cyclamen, örnek türü Cyclamen euro-paeum L, Cyclamen cyclaminus, Cyclamen littorale Sadler, Cyclamen officinaleWend. adlarıyla bilinen çiçektir (2,12). Bitki domuz ekmeği, domuz soğanı adlarıyla da bilinmektedir (12). Bu rengin adı tavşankulağı oflazı biçiminde özleştirilebilir. Bu rengin Almanca adı olan Lilarot sözü de dilimize kızıloflaz biçiminde aktarılabilir.

KAYNAKÇA

1) Ağakay MA. Türkçe sözlük 1, 2. 8. bası. Üzerinde çalışanlar: Eren H, Gözaydın N, Parlatır İ, Tekin T, Zülfikar H. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu TDK 549. Sözlük, bilim ve uygulama kolu yayınları: 1. Ankara, 1988.

2)  Bedevian AK. lllustrated polyglottic dictionary of plant names. Argus and Papazian Presses. Cairo, 1936.

3)  Türkiye'de halk ağzından derleme sözlüğü I-XII. TDK 211/1-12. Ankara, 1963-1982.

4) Dorland's illustrated medical dictionary. 27. ed. Saunders. Philadelphia, 1988.

5)  Hornby AS, Gatenby EV, Wakefield H. The advanced learner's dictionary of current English. 2. ed. University Press. Oxford, 1963.

6)  Yeni Redhouse lügati. ingilizce-Türkçe. Amerikan Bord Neşriyat Dairesi. İstanbul, 1950.

7) Redhouse. YeniTürkçe-İngilizce sözlük. Redhouse Yayınevi. İstanbul, 1968.

8) Saraç T. Fransızca-Türkçe büyük sözlük. Cilt 1, 2. TDK 423. Ankara, 1976.

9) Steuerwald K. Türkçe-Almanca sözlük. ABC Yayınevi. İstanbul, 1983.

10) Tuğlacı P. Okyanus 20. yüzyıl ansiklopedik Türkçe sözlük. Cilt 1, 2, 3. Pars Yayınevi. İstanbul, 1971.

11) Tuğlacı P. English-Turkish comprehensive dictionary. Milliyet Kültür Yayınları. İstanbul, 1987.

12)  Ülker S. Ülker tıp terimleri sözlüğü. Bütünlenmiş 2. bası. İnkılâp Kitabevi. istanbul, 1991.

13)  Ülker S. Küpe güvezi (Magenta). Türk Dili Dergisi 1995; 9 (51): 14-18.

14)  Webster's new universal unabridged dictionary. 2. ed. Simon-Schuster. NewYork, 1983.


 bilgi@turkdilidergisi.com   -   2000-2005