|
"Karşı
Devrim"
Mehmet Başaran
1946'dan beri bir karşıdevrim süreci yaşıyoruz, "demokrasi" adına, devrimler "oy pazarına" sürüldü. 1947 ikili anlaşmalardan bu yana, tüm işlerimiz Amerikalı uzmanlar güdümüde. Giderek "Küçük Amerika" olmaya yöneldik zaten. Cumhuriyet'in temeli Öğretim Birliği Yasası, çoktan rafa kaldırıldı. Gerçek yol göstericimiz "bilim" değil gayrı. "Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk ulusu, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır" diyordu Atatürk. Ülkemizi de, yüksek bağımsızlığımızı da, dilimizi de koruyamaz olduk. Nerde TDK, TTK; nerde Kurtuluş Savaşı'nın özü doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz eğitim kurumları, Köy Enstitüleri? Nenin nesi bu üsler, yabancı dille eğitim yapan bilim yurtları! (üniversiteler)
Yozlaştırmalara, gidişe dayanamamış, nasıl da haykırmıştı Nadir Nadi:
"Çağdaş uygarlığa sırt çevirmek Atatürkçülükse, Biz Atatürkçü değiliz. Hayatta en hakiki mürşit ilim değilse, biz Atatürkçü değiliz. (...) Ulusal bağımsızlık başkalarının uydusu halinde yaşamak anlamına geliyor ve halkçılık ilkesi halkın bir mutlu azınlık elinde cennet vaatleriyle ömrü-billah sömürülmesi sayılıyorsa, biz Atatürkçü değiliz" (Ben Atatürkçü Değilim, Nadir Nadi, Cumhuriyet Kitapları).
Büyük çoğunluğumuz yoksulluk açlık sınırında yaşarken, korkunç soygunlar, vurgunlar sürerken, yer altı yerüstü varsıllığımız yabancılara peşkeş çekilirken, IMF'ye el açıp, "Bizi de aranıza alın" diye Avrupa Birliğinin kapısına yüz sürerken, sevgili Oktay Akbal'la birlikte sormaz mısınız, "Bu ülkede Atatürk diye büyük bir adam yaşadı mı?" diye...
Okuyanları aydıracak, buralara nasıl geldiğimizi açıklayan bir kitaba getirmek istiyorum sözü: KARŞIDEVRİM. Hukuk adımı , bilim adamı, usta yazar Prof. Dr. Çetin Yetkin yazmış. Akdeniz Üniversitesindeyken Atatürk ilkelerini ve Inkilap Tarihi Araştırma Merkezi Müdürlüğü de yapmış yetkin, Aylık Müdaaf-i Hukuk Derğisi'ni çıkarıyor beş yıldır. Kitabı neden yazdığını açıklarken şöyle diyor yazar. "Sorunlarımızın, içinde bunaldığımız acı gerçeklerin kaynağını bilmek, çözümü ve üstesinden gelebilmek için önkoşuldur.Bu kaynak 1945-1950 arasında yaşananlardır".
Kitap "Otopsi" yayını, 727 sayfalık büyük bir emek ürün; geçmişi aydınlatırken günümüze ışık tutan bir inceleme. On bir bölümlüden oluşuyor. İlginç "ekler", varsıl bir "kaynakça" ve "dizin".
Her bölüm ayrı ilginç ama özellikle: KARŞIDEVRİM SÜRECİNİN DÜĞÜM NOKTASI: CHP 7. BÜYÜK KURULTAYI ibretle üzerinde durulması gereken bir bölüm. Ve ardından: "Demokratikleşme" adı altında verilen ödünler ve gericilik..."
Falih Rıfkı'nın Atatürkçülük Nedir adı yapıtında şöyle bir yer var:
"CHP
neder? Layisizm ve eğitim birliğini, devrimlerin temeli yapan Atatürk'ün kurduğu parti"
Bir belge üzerine "Partim" yazınca, "Niçin CHP yazmadınız?" denmiş Atatürk'e Yanıt: "Ne bileyim sonuna kadar CHP'nin benim partim olacağını?"
Peker,
Karabekir, Reşat Şemsettin, Banguoğlu... Şemsettin Günaltay... Çok partili yaşama geçilirken Hasanoğlan'da bir köylü şöyle demişti:
Topraksızlara, yoksulluğa çare mi demokrasicilik? Manda ortaya pislemiş, kağnı da üzerinden geçip ikiye bölmüş tezeği... Olmuş iki parti, ikisi de aynı b.k değil mi?
Dönelim Falih Rıfkı'ya: "Günaltay "Sofra" idi. Cumhuriyetin 25. yılındamedreseden başbakan getirmek, hayra alamet değildi... İlkokul yerine Kuran kursları, ortaokul lise yerine, İmam Hatip okulları ondan sonra kaplamıştır. Bu okulların pek çoğu eski devirlerde de, misli görülmeyen gerilikte şeriatçı, devrimcilik düşmanı yetişmektedirler. Elli bin küsur camide milletin yüzde altmışından fazlası bu koyu cehalat ve taasubun eline teslim etmiştir. Türkiye'nin, her basımdan daha büyük tehlikesi hatıra gelmez" (Atatürkçülük Nedir, sf 63).
Okuyun KARŞIDEVRİM'i. Ne diyordu tanıtmasında Oktay AKBAL, "Yetkin'in kitabı bütünüyle, önemle, dikkatle okunacak bir yapıt. Geçmişi iyice tanımak günümüzü daha iyi anlamak için değerli bir çalışma".
Kafana yüreğine sağlık Çetin YETKİN...
|