Muzaffer Uyguner'e Saygıyla
Zühal Tekkanat
Elimde şu anda "Şiir Buluşması" adlı kitabımı, sevgili büyük insan Muzaffer Uyguner'e sunamadığım için, üzüncün tam ortasındayım.
Yeri asla doldurulamayacak olan kitap kurdunun eşine, buradan da sesleniyorum: meserret Hanım, size sonsuz başsağlığı diliyor ve hiç ayrılmadınız ki, henüz yazılmadı adlarınız gömüt taşlarına diyorum. Bir de bundan böyle yaşam gücünü siz sürdüreceksiniz diyorum. Hadi!
Muzaffer Uyguner, yarım yüzyıllıktan da öte yazın yaşamında birçok şairin, öykü yazarının, roman yazarının, denemeci ve çevirmenlerin tanıtımını üstlenmiş ve iyi huylu eleştirileriyle gündemde olmuştur. Bizlerden alacaklı olarak sessizliğe doğru uçmuştur. Adının düzeni içinde "Perşembe Toplantıları'nı" hiç aksatmamıştır. Pırlanta yüreği ile hem ailesine hem de yazar dostlarına destek vermiştir. Sözgelimi; çalışkan ve güzel sözcük kuyumcusuydu o. Gerçekleştirilen anmaların hiçbiri yetmez, çünkü yitirdik bir kez.
Özlem doluluğuyla eşini yeniden kucaklıyoruz. Onlar, örnek ailelerden biriydiler, öyle de sürecek. Bir de Cemal Süreya ile aynı okul emekçisiydiler (Siyasal Bilgiler). Okul duvar gazetesini birlikte çıkarmışlardı. Anılar gündeme gelince gözleri parlar, sevinçle anlatırcı Cemal'i. Hatta bir kez de şiirinin çıkmasında baskı yaptığını söylerdi.
Erken gittiği o karanlık bölgede, bizler şimdilik yokuz ama Cemal Süreya, Melih Cevdet Anday, Mehmet Fuat, Edip Cansever, Turgut Uyar, Mehmet Kemal, Sunullah Arısoy ve birçokları karşılamışladır onu...
Orada neler oluyor konuş biraz
Ya da yaz bize gönderme yaptığını
Üzünç sizinle doldu dosyada
Çoğaldı sessizliğin yansıması
Hani derdiniz; "Tekkanat, Elif Sorgun ne yapıyor?" ya da "Elif Sorgun, Zuhal Tekkanat nerde?". Ben de, ikisinin iyi dost olduklarını, biri buradaysa öbürünün evde olduğunu söylerdim.
Türk Dili Dergisi Sorumlu Yönetmeni Ahmet Miskioğlu'nun, düzenlediği "Perşembe Toplantıları'nın" Seyhan Kafe'de olduğu günler içinde bırakılan izleri, bir kuş masalına döndü şimdi!
Sonsuzluk sürer, kuşlar uçar, her canlı yaşar ve göçer.
Ama geride kalanın etkilenmemesi olanaksız.
Siz, rahat uyuyun!
Bizlere katlanmak düşer...