KİTAPLAR
ÜZERİNE
Muzaffer Uyguner
Okuduğum kimi kitaplar üzerinde kısa kısa durmak istiyorum bu yazımda. Böylece tanıtma görevimi az da olsa yerine getirmekte de yararı var diye düşünüyorum.
KAR ALTINDA GÜLLER VAR
Remzi İnanç, 1997-2000 yıllarında yazdığı değişik konulu yazılarını Kar Altında Güller Var adlı kitabında toplamış ve bize de sunmuş. Kitaptaki yazıların bir bölümü arkadaşları yazarlarımız ile ilgilidir. Yazarlarla ilgili anılarını ve görüşlerini yansıtmaktadır bu yazılarında. Bunlar arasında Neco, M.Sunullah Arısoy, Sabahattin Ali, Muzaffer Hacıhasanoğlu, Ceyhun Atuf Kansu, Necip Fazıl Kısakürek, Oğuz Tansel, Orhan Asena ve daha başkaları sayılabilir. Bunların dışındaki yazılarında ise gezi izlenimleri, duyumsamaları bulunmaktadır.
Remzi İnanç, belirli bir düzen içinde, belirli bir odaktan uzaklaşmadan yazmıştır yazılarını. Akıcı bir düzen içinde yazmıştır. Böylece kişilerle ilgili yaşantılarını, çeşitli izlenimlerini yansıtmıştır.
HIÇKIRMAKLA HAYKIRMAK ARASI
Esen Çamurdan, Sabahattin Kudret Aksal'ın oyunlarını değişik bir bakış açısından değerlendirmiştir. Oyunları iki dönemde ele almıştır. Birinci dönem 1945 ile 1965 tarihleri arasındaki oyunlarla ilgilidir. Evin Üstündeki Bulut ile Kahvede Şenlik Var bu dönemdeki oyunlardır. İkinci dönem daha sonra yazılan oyunlara ayrılmıştır. Kitabın sonuna Aksal'ın oyunlarının listesi konulmuş ve bunların baskı tarihleri oynandığı ilk tarihler gösterilmiştir. Buradan da öğreniyoruz ki Ev Üstündeki Bulut basılmamış; 1949 yılında yazıldığı belirtilen Konakta Oyun hiç basılmadığı gibi oynanmamış. Bir Odada Üç Ayna oynanmamış; yazılış tarihi de bilinmeyen Önemli Adam ise 1983 yılında basılmıştır.
Çamurdan, oyunları çok değişik açılardan incelemiş ve değerlendirmiştir. Ona göre, oyunların hemen hemen tümü aile içinde geçmektedir. Gerçek olan düşlemler, zaman sorunsalı, hiçbir zaman kendileri olamamış kişiler, insanı öğüten çark, doğrudan dille yaratılan gülme gibi özellikleri bu arada anabilirim. Çamurdan, değişik bir inceleme tekniği ile çok değişik bir değerlendirme yapmıştır bu kitabında. Ayrıntılara girip kitabı değerlendirmek gerekir kuşkusuz. Ama böylece, Aksal'ın oyunları çok değişik bir yöntemle irdelenip değerlendirilmiştir.
AŞK / OLSUN
Aydın Hatipoğlu, Leyla ile Mecnun arasındaki seviyi, Aşk / Olsun adlı kitabında yeniden yaşatmıştır. Kitap bir destan olarak nitelendirilebilir. Hatipoğlu, burada halk ozanlarının bir toplum önünde anlattıkları yöntemi uygulamıştır. Sanki bir halk ozanı, halk önünde bir sevi destanını anlatmaktadır. Seviyi anlatırken, halk ozanları gibi araya girmekte ve bunun böyle olduğunu söyler gibi davranmaktadır. Destan, bir meyhanecinin de araya girmesiyle anlatılmaktadır. Sevi öyküsünün çok güzel şiirleştirilerek anlatıldığını görmekteyiz. Anlatımda şiir başta gelmektedir.
Kapkara saçlarının pırıltısıyla Leyla,
Gece gibi derin, bakışlarıyla Leyla,
Esmer teninde yayılan buhuruyla Leyla,
Saydam, ışıltılı yüzüyle Leyla,
Güvercin göğüsleriyle Leyla,
Gizemli güzelliğiyle Leyla,
Kaysın damarlarında tutuşan yangındı
(s. 20)
Aydın Hatipoğlu, halk ozanları geleneğini yaşatarak sağlam yapıtı bir anlatım destanı ortaya koymuştur böylece.
ZOR ZAMANLAR
Cemalettin Aykın, Batı Trakya bölgesinde yaşanan Zor Zamanlar'ı yazmıştır romanında. Rusların işgal ettiği, çetelerin birbirini kırdığı bir kasabadaki yaşamı buluyoruz romanda. İnsanların öldürülmesi, çiftlik sahibi Bektaş Ağa, Bayram Ağa, Zeynel Ağa, Ömer Bey gibi kişiler de birbirleriyle çatışmada ve çevrelerinde yaşayan yardımcıları da zaman zaman ölüme gitmektedir. Ağalar, yakın bildikleri çetelere de haber salarak çatışmaları körüklemektedir. Çevrede yaşayan herkes zor durumdadır. Bunların yanında kimi kişiler de zaman zaman eğlenti toplantıları yaparlar. Bektaş Ağa'nın oğlu Hurşit, bir köyde ailesi öldürülen Maria'yı zorla alıp evine götürür ve ona Meryem adını takarlar. Meryem bu zor günlerde ruhsal sıkıntılar içindedir; bir çocuğu doğar, ölür, sonra bir yenisi Rüstem doğar ve onunla avunur. Rus işgal kuvvetinin halkı nasıl sömürdüğü, çiftliklerdeki hayvanların nasıl yok edildiği de romanda dile getirilmiştir. Romanda, kişiler çok güzel ve kendi tiplemeleri ile ortaya konulmuştur. Olayların birçoğu ağaların buyruğu ile oluşur. Ağalar, ağaların oğulları da romanda çok güzel anlatılmış ve her yönleriyle okura sunulmuştur. Ölümler, evlenmeler, doğumlar da bu arada bir bir olağan olgu olarak anlatılmıştır.
Cemalettin Aykın, bu oylumlu romanda bir zaman bölüğünün öyküsünü kişilerin ve olayların odağında ortaya koşmuştur. Uzun bir çalışmanın ürünü olan roman, kişilerle olayları yakından bilen birinin anlatımıyla oluşmuştur. Kişilere ve olaylara gerçek olarak yaklaşıldığını görüyoruz.
SESSİZLİĞİN BEKÇİSİ
Kadir Aydemir, kitabında hep üçer dizeden oluşan ürünlerle çıkmaktadır karşımıza. Kitabın sol sayfalarında isimler, sağ sayfalarında ise üç dizelik şiirler bulunmaktadır. Bunlar, yaşam içindeki duygulanmaların ve duyumsamaların ürünüdür. Böylece ortaya değişik bir kitap çıkmaktadır. Bir örnek olarak şu dizeleri anabilirim:
Güzle sevişen
Erik ağacı
Soyunsan da güzelsin.
Sayfaları dolduran resimler İbrahim Çiftçioğlu'nun yapıtlarıdır.
...............................................
1) Remzi İnanç, Kar Altında Güller Var, yazılar, anı ve portreler, Papirüs Yayını, İstanbul 2002, 144 sayfa
2) Esen Çamurdan, Hıçkırmakla Haykırmak Arası, inceleme-irdeleme, Mitos-Boyut Yayını, İstanbul 2002, 100 sayfa
3) Aydın Hatipoğlu, Aşk / Olsun, Leyla ile Mecnun sevi destanı, Gerçek Sanat Yayını, İstanbul 2001, 104 sayfa.
4) Cemalettin Aykın, Zor Zamanlar, roman, Belge Yayını, İstanbul 2001, 193 sayfa ve ayrıca sözlük.
5) Kadir Aydemir, Sessizliğin Bekçisi, şiirler, Hera Yayını, İstanbul 2001, 77 sayfa.