Tanıtı - Yorum

Yazıevimize Gelen Dergiler

Ertuğrul Efeoğlu

abece

Bir dergi, bir gazete neden yayımlanır? Bir gereksinme olmaksızın yayımlanan herhangi bir dergi ya da gazete var mıdır?.. Yoktur. Somut evrende nedensiz bir oluşum bulunmaz.
Yayımlanan her yazılı nesne, hiç kuşkusuz, belli birtakım gereksinmeleri karşılar, birtakım boşlukları doldurur. Gereksinme bireysel ya da toplumsal olabileceği gibi, bireysel ve toplumsal da olabilir.

Yayımlanan onca derginin içinden, kimleri, yayımlanmalarını yıllarca sürdürebiliyorsa, gereksinmeleri doyuruyorlar, beklentileri karşılayabiliyorlar demektir. Tıpkı abece'nin becerebildiği gibi.

Beceri hiçbir zaman yalnızca yayımcının değildir.Alıcının da somut katkısı apaçık ortadadır. Bu bakımdan, abece'nin alıcısını oluşturan temel topluluğu kutlamak gerekir. Bu topluluk, Türkiye'nin usunu, bilincini, bütünsel kimliğini, kısacası Türk ulusunun tinini geliştiren, çağdaşlaştıran Atatürkçü öğretmenlerdir.

Atatürkçü öğretmenlere de "abece" gibi bir dergi yaraşırdı. Bu bakımdan abece önemli bir işlev üstlenmiştir. İşlevinin niteliğini derginin özbeöz Türkçe olan adı pek güzel imlemektedir. Yunanca alfa ile beta harflerinden oluşan alfabe yerine abece demek ne güzel, ne sevimli, gündüz gibi, ışık gibi pırıl pırıl!

Böyle bir dergiyi ülkemizin aydınlarına her ay ulaştıran emekçilerimizin başında Sayın Mustafa Gazalcı var. Sayın Gazalcı Eğit-Der'in başkanıdır. Bir düşünce adamı olduğu ölçüde etkin bir eylemci olan Mustafa Gazalcı'nın saygın varlığını onu birçok kez sevgi ve saygıyla anan eski bir öğrencisinden, Bursa'daki çok değerli çalışma arkadaşlarımdan biri olan Sayın Bayan Şadan Kardan Tuğluk'tan öğrenmiştim ilkin... Daha sonraki yıllarda yapıtlarıyla da tanıştığım bu saygıdeğer eğitimcimizin çabasının, Türkiye'nin yalnızca ulusal eğitim savaşımına değil, bütünsel kalkınmasına da katkıda bulunma ülküsünden kaynaklandığı bellidir.

İşte "abece"de bu ülkümen kişiliğin ülkemizin aydınlanmasına yaptığı öbür katkılardan biridir. Bir öğretmen dergisi olmanın ötesinde, çok daha geniş bir çevrene açılan abece, önemli bir savaşım birikiminin ve emeğin ürünüdür. Derginin bütünsel iletisini candan ve gönülden benimseyip destekliyorum.Ancak, ayrıntılarına inince bur okur olarak beni tedirgin eden yanları da yok değil. Bir örnek olsun diye yazıyorum: Sayın Gazalcı'nın beğendiği, üyesi olduğu, tuttuğu siyasal partiyi, her şeyden önce bir meslek dergisi olan abece'de açık ya da örtük biçimde övüp öbür partileri ve partilileri yalnızca olumsuz yönde eleştirmesi doğru bir tutum mudur?

Bence değildir! Ama bu gibi örnekleri bir yana bırakıyorum, derginin yaradılışına, özyapısına bakıyorum; ve onu seviyorum. Eski biçimini de sevmiştim. Derginin eski sayılarının çoğunun kapağında çizgi resim olurdu, son sayılarındaysa fotoğraf var. Dergi, eskiden "eğitim kültür ve sanat dergisi" olarak tanımlanıyordu; daha sonra "eğitim, ekin ve sanat dergisi" biçiminde tanıtılmaya başlandı. Bir süredir de yalnızca "eğitim ve ekin" dergisi olarak sunuluyor. Doğrusu da bu olsa gerek!
Doğrusu, "abece"nin yokluğunu düşünemiyorum; yokluğu boşluk yaratır.


Derginin iyesi, Eğit-Der adına, Mustafa Gazalcı'dır. Yazı İşleri Müdürü: Emine M. Azboz. Genel Yayın Yönetmeni: Sultan Su Akar. Sürdürüm: Halil Kargın.
Yönetim Yeri: Sokullu Mehmet Paşa Cad. 105/2 Dikmen/ANKARA
Yazışma: P.K 131 Yenişehir/ANKARA
Tel/Faks: 0 312 480.7564