|
Dağlarca'nın TÜRKÇE dergisinde yazdığı düzyazılardan bir
tanesini sunuyoruz. "İmza" olarak altına yalnızca "D"
harfini yazıyordu.
Dilde Özleşme
Bir dilde
özleşme nedir? Bir dilin artık bütün diyeceğini, artık bütün
yazacağını kendi öz yapısı içinde aramasıdır, bulmasıdır.
Diller, öz
yapılarını yalnız aradıkça bulmazlar. Çoğu kez buldukça da
aramak isterler. Her bulma bir başka olanağın kapısını açar
çünkü. Her olanak yeni aramalara varır çünkü.
Dilde
özleşmenin bitimi, bitim çizgisi var mıdır? Yoktur. Bir
dilin bütün kişileri bir bitim çizgisidir çünkü. Bir dilin
bütün kişileri bir bitim çizgisini yeniden aşmıştır çünkü.
Nedir bir
dilin öz yapısı? Şudur: a) Sözlerindeki birlik, anlam
uzaklıklarıyla birbirinden ayrılmış sözlerindeki birlik, b)
Kurallarındaki bütünlük. Bir kuralın dışında kalan bir
bölgeyi, öteki kuralın hemen kapsamasıyla beliren bütünlük.
İşte, başka
dillerin sözleri, kuralları, içine karıştığı dille bu yüzden
bir birlik, bir bütünlük kuramazlar.
İşte bu
yüzden bir dil, başka bir dilden içine karışan sözleri
kuralları atmadıkça kendi birliğini, bütünlüğünü kuramaz.
Özleşmeler
ne verir dile? Özleşmeler dile kişilik verir. Ancak kişiliğe
varan dillerin kendilerine özgü bir düşüncesi, bir güzelliği
vardır.
Dillerin
özleşmesi iki yönde olur:
1-
Unuttuğu eski sözlerine "gide gide" özleşmek.
2- Yeni
çağların, yeni uygarlıkların yaşamaya kattığı genişlemeyi
karşılamak için kendi sözleri üzerinde yeni ekler, yeni
çekimler, yeni türetmeler "yapa yapa" özleşmek.
Birincisi
genişliğinedir bu özleşmelerin, ikincisi derinliğine.
Dillerin özleşmeleri iki ölçüde olur:
1- Geri
kalmış dillerin uyandıkları evrede yaptıkları özleşme.
2-
Uygarlığa ermiş dillerin yaşamayı izlerken yaptığı özleşme.
İlki
hızlıdır bu özleşmelerin, ikincisi yavaş. Ama ikisi de
yapıcılıklarında eşittirler.
Özleşme bir
erek midir, bir araç mıdır? Özleşme bir araçtır. Aracı olur
özleşmeler, bizim bütün düşünceye, bütün bir güzelliğe
varmamız için.
Toplum
özleşmeye karşı mıdır? Hayır. Toplum, özleşmeye karşı
değildir. Çünkü özleşmenin bir ayağı her evrede toplumun
içindedir. Onda ta eski çağlardan beri yasaya gelen ilk
sözleri, ilk kaynak sözleri aramakla, bulmakla, yaşatmakla,
özleştirmeciler, toplumun içindedirler.
Bir dil,
başka bir dilden söz almakla zenginleşmez. Tam tersine,
başka dilden bir söz alan dil, kendinden bir söz yitirmiş
demektir. Bir dilin sözlüğü o dilde kullanılan sözlerin
toplamı değildir. Tam tersine, bir dilin sözlüğü o dildeki
sözlerin toplamıdır.
Geri kalmış
uluslar gibi geri kalmış diller de vardır. Ama bütün
anlamıyla düşünelim: Geri kalmış uluslar geri kalmış
dillerden başka nedir?
Bir ulus
vardır. Yer değiştirmemiştir çağlar içinde. Onun dil
özleşmesi kolaydır.
Bir ulus
vardır, yerler değiştirmiştir çağlar içinde. Yerler,
ülkeler, uygarlıklar, komşular değiştirmiştir. O ulusun dil
özleşmesi güçtür. Ama bu ulus, çok büyük bir dilin iyesiyse,
ama bu ulusun dili yeryüzünün en ulu us yapısını taşıyorsa
yapılacak özleşme güzelliğince başarılı
olacaktır.
D.
|