İki Ayın İçinden
Dergimizin 20. Yaş Kutlama Toplantısı
"Türk Dili
Dergisi" dergisi, 20. yaş kutlama toplantısını, Kadıköy Halk
Eğitim Merkezi Salonu'nda 14 Ekim 2006 günü saat 16.00'da
yapacaktır.
Evet yirmi
yıl!...
"Türk Dili
Dergisi" dergisi çıkmaya başladığı zaman doğanlar,
bugünlerde yirminci yaşlarına bastılar. Biz, dergimizle hem
eskilere sesleniyoruz hem de bugünlerde yirminci yaşlarına
basmış olanlara! Bu gençlerin de her şeyi bilmeleri gerekir.
Nasıl düşmanlarımız Türkiyemizi bölmek parçalamak
istiyorlarsa, dilimizi de boğmak, yozlaştırmak istiyorlar.
Biz, bu duruma karşı savaşım veriyoruz. Okurlarımızın da 20
yıldan beri bırakmamış olmaları, savaşımımızda bizi
desteklediklerini gösteriyor. Türkçeyi boğmak isteyenlere ,
bu, okurlarımızın verdiği güzel bir yanıttır.
Aslında
Türkiye'de yozlaşma yirmi yıl önce değil, çok daha önce
başladı. Ancak, Türk Dil Kurumu'nun kapatılması, bizim için
bardağı taşıran damla oldu.
Türkçe
karşılığı bulunan yabancı sözcük kullanmama ilkemizi
uygulamayı sürdürüyoruz. Ayrıca, yabancı sözcüklere
karşılıklar bulmaya çalışıyoruz.
14 Ekim
2006 günü saat 16.00'da yapacağımız kutlama toplantısına
okurlarımız ve yazarlarımız çağrılıdır.
Cumhurbaşkanımızın İletisi
Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer, 30 Ağustos Zafer
Bayramı dolayısıyla özetle şu iletiyi yayımladı:
«Ulusumuzun, kahraman ordumuzla kenetlenerek,
bağımsızlığımızı, özgürlüğümüzü ve yurdumuzu korumak için
verdiği savaşımlar, onun yüceliğinin, haksızlığa ve
dayatmalara boyun eğmeyen kişiliğinin ve yurtsever
kimliğinin yansımasıdır. 30 Ağustos Zaferi, yeni Türk
Devleti'nin hiç sönmeyecek bir güneş gibi doğuşunu
müjdelemiştir. 30 Ağustos Zaferi, Sevr düşü peşinde
koşanların, emellerini hiçbir zaman
gerçekleştiremeyeceklerini gösteren bir zaferdir. Zaferin
ardından, barışın sağlanması ve belirli bir plan
doğrultusunda atılan adımlarla kurulan Türkiye Cumhuriyeti,
gücünü Büyük Atatürk'ün ilke ve devrimlerinden alan,
evrensel değerler ışığında gelişmesini sürdüren laik,
demokratik ve çağdaş bir ülkedir. Bağımsızlık Savaşı'nın
kazanılmasını sağlayan en önemli etken kuşkusuz dil, din,
etnik köken ayrımı olmaksızın tüm yurttaşlarımızın, ulus
olma bilinciyle bütünleşerek, yurdumuza sahip çıkmalarıdır.»
Genelkurmay Başkanımızın Söyledikleri
Genelkurmay
Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, "devir teslim" töreninde
şunları söyledi:
«Büyük
önder Atatürk'ün bize emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti, 21.
yüzyılın bu döneminde karışık sorunlarla yüklü çok zor bir
coğrafyanın ortasında yaşamak zorundadır. Bu durum yakın
gelecekte de devam edecektir. Böylesi karışık bir ortamın
etki alanı içinde olan ülkemizin bugün karşı karşıya olduğu
iki ciddi tehdit vardır. Bunlardan ilki Türk ulusunun birlik
ve beraberliğini bozarak bizi içten yıkmayı hedef alan
bölücülük ve Türkiye Cumhuriyeti'nin laik ve demokratik
yapısını ve çağdaş kazanımlarını ortadan kaldırmayı
amaçlayan irticadır.
Bu iki
tehdide de karşı koyacak özgüvene sahip olduğumuzu
düşünüyorum.
Çünkü, biliyorum ki, bizleri aydınlık
bir geleceğe ve çağdaş uygarlık seviyesine el ele, birlikte
götürecek çözüm yolları Atatürkçü Düşünce Sistemi'nin kendi
iç dinamizminde fazlasıyla mevcuttur. Bu düşünce sisteminin
temelinde yer alan Atatürk milliyetçiliği ve laiklik, bu zor
coğrafyada yer alan Türkiye Cumhuriyeti'nin aydınlık
geleceğinin temel iki dayanağıdır.
Unutmamalıdır ki, Atatürkçü Düşünce Sistemi'nin çağdaş
aydınlığından ülkeyi çağ dışı bir karanlığa çekmek
isteyenler, kardeşi kardeşe kırdırarak ülkeyi bölmeye
çalışanlar ve bunları destekleyenler yarattıkları hayal
aleminde boğulacaktır. Çünkü Türk ulusu buna müsaade
etmeyecektir.»
Genelkurmay
Başkanı'mızın apaçık söyledikleri, bütün yurttaşların
yüreğine su serpti.
Komutanlar Anıtkabir'de
Komutanlar
Anıtkabir'de buluştular. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar
Büyükanıt, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ,
Deniz Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yener Karahasanoğlu,
Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral FarukCömert, Jandarma
Genel Komutanı Orgeneral Işık Koşaner 29 Ağustos 2006 günü
Anıtkabir'de bir araya geldiler. Büyükanıt, Anıtkabir Özel
Defteri'ne şunları yazdı:
«Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki Türk
Silahlı Kuvvetleri, çizmiş olduğun yolda ve göstermiş
olduğun hedefler doğrultusunda her zamanki azim ve
kararlılıkla yürüyerek, kutsal emanetin olan güzel
vatanımızın bölünmez bütünlüğünü, ulusumuzun ebedi varlığını
ve oluşturduğun laik ve demokratik cumhuriyetin
bağımsızlığını, canı pahasına korumaya ve kollamaya devam
edecek ve al bayrağımızı daima yükseklerde
dalgalandıracaktır.»
Yazdığını
yüksek sesle okudu.
Maltepe Üniversitesi’nde 20. Ulusal Dilbilim Kurultayı
20. Ulusal
Dilbilim Kurultayı, 12 ve 13 Mayıs 2006 günlerinde Maltepe
Üniversitesi Yerleşkesi'nde gerçekleştirildi.
Düzenleme
Kurulu'nu şu adlar oluşturuyordu:
Prof. Dr.
Betül Çotuksöken (Fen Edebiyat Fakültesi), Prof. Dr. Azize
Özgüven (Eğitim Fakültesi), Prof. Dr. Ömer Saydam Uysal
(İletişim Fakültesi), Ögr. Gör. Yıldız Can (Yabancı Diller
Bölümü), Ögr. Gör. Yusuf Çotuksöken (Türk Dili ve Edebiyatı
Bölümü)
Dilbilim Kurultayı, dilbilim ve alt
dallarında yapılan çalışmaların açık bir tartışmaya
sunulduğu bir ortamdır. Araştırmacılar, yapmakta oldukları
çalışmaları veya çalışmalarından bir bölümü bu kurultayda
bildiri veya pano sunusu olarak paylaşırlar.
Meslektaşlarından gelen önerilerle çalışmalarına yön
verirler, bildiri metinlerini yeniden düzenlerler. Bildiri
veya pano sunusu metinlerinin son biçimi ayrıca bir kitap
olarak her yıl yayımlanır, Kurultay'dan tüm sunum yapanlara
ücretsiz olarak dağıtılır. Öğrenciler, öbür araştırmacılar
ve başka ilgi duyanlar bu kitabı ederi üzerinden satın
alabilirler
Bu
kurultaylar, her yıl başka bir Türk üniversitesinde
düzenlenir. Her yıl, Kurultay'ın en son genel kapanış
oturumunda geleneksel olarak bir oylama yapılır. Bu
oylamada, Kurultay'ın bir sonraki yıl nerede yapılacağı
kararlaştırılır. Ev sahipliği yapmaya aday üniversiteleri
temsil eden delegeler Rektörlerinden gelen çağrı
mektuplarını okuyarak adaylıklarını duyururlar. Yapılan açık
oylamada, hangi üniversite çoğunluğu alırsa bir sonraki
Kurultay da o üniversiteye kalır.
Dilbilim
Kurultayları, yirmi yıldan beri bu tabanda yürütülmektedir.
Sayın Yusuf
Çotuksöken'in verdiği bilgiye göre, Kurultaylara katılım
için herhangi bir önkoşul yoktur. İster yüksek öğretim,
ister ilköğretim, ister herhangi bir kurumdan olsun ya da
olmasın herhangi bir kimse Kurultay'a katılabilir.
Genç Türkbilimciler Kurultayı
"Congres",
sözcüğü Fransızcadır. Dilimize Fransızlardan geçmiştir.
Türkçe karşılığı "Kurultay"dır.
"Logie" de
dilimize Fransızcadan geçmiştir.
Genç
insanlar, duyuru yapmışlar: "Genç Türkologlar Kongresi"
yazmışlar. Bu genç yaşlarında, ilk adımda büyük bir yanlışa
düşüyorlar. "Genç Türkbilimciler Kurultayı" demeleri
gerekirdi.
Hem de,
yapacaklara toplantı, birinci toplantıymış. Bundan sonra her
yıl hep toplanacaklar.
Eskiden
"Türkoloji Kongrelerinde" Osmanlıca-Arapça-Farsça karmaşası
bir dille toplantılar yapan yaşı geçmişler gibi
sürdüreceklerse bu işe hiç başlamasınlar daha iyi; Türklük
bilinci, Türkçe bilinci olmadan başlarlarsa yazık olur!
Türkçeye
özen gösterilmelidir diyoruz o gençlere. Duyurularını buraya
alıyoruz:
İstanbul
Kültür Üniversitesi'nce düzenlenen I. ULUSAL TÜRK DİLİ ve
EDEBİYATI ÖĞRENCİ KURULTAYI 11-13 Eylül 2006 günleri
arasında üniversitenin Ataköy Yerleşkesi'nde yapılacaktır.
Açılış 11
Eylül 2006 Pazartesi günü saat 10.00'da gerçekleştirilecek
olan kurultayda Yeni Türk Edebiyatı, Klasik Türk Edebiyatı,
Eski - Yeni Türk Dili ve Türk Halk Edebiyatı anabilim
dallarında 18 oturum düzenleniyor. Oturum başkanlıklarını
ilgili anabilim dallarının tanınmış öğretim üyelerinin
yaptığı kurultayda, 18'i oturum başkanlarınca olmak üzere
toplam 107 bildiri sunulacaktır.
Kurultaya,
İstanbul Kültür Üniversitesinin yanısıra Adnan Menderes,
Afyon Kocatepe, Ahi Evran, Ankara, Atatürk, Balıkesir,
Başkent, Bilkent, Boğaziçi, Çukurova, Dicle, Ege, Erciyes,
Fırat, Gazi, Gaziantep, Hacettepe, İstanbul, Kırgızistan
Manas, Kocaeli, Marmara, Mimar Sinan Güzel Sanatlar, Onsekiz
Mart, Pamukkale, Sakarya, Uludağ, Uluslararası Kıbrıs,
Yeditepe ve Yıldız Teknik Üniversitelerinden 120'ye yakın
lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencisi ile öğretim üyesi
katılıyor.
İstanbul
Kültür Üniversitesi Ataköy Yerleşkesi anfilerinde üç gün
sürecek kurultaya dinleyici olarak herkes katılabilir.
İsmet Kemâl Karadayı da gitti
Şair yazar
Arkadaşımız İsmet Kemal Karadayı da, 29 Temmuz 2006 günü hiç
beklenmezken yürek bunalımından gitti. Biz "hiç
beklenmezken" diyoruz ama, kendisi sanıyorum ki bekliyordu.
Temmuz ayında İnsancıl dergisine verdiği bir yazıda, ki
İnsancılın Ağustos 2006 sayısında yayımlanmıştır; Karadayı
bir arkadaşına sesleniyor. Şöyle diyor:
«Sağlığımı
soruyorsun. Tansiyon, kalp büyümesi, safra kesesi taşları ve
şimdi de şeker, prostat başlangıcı... Ayaktayım ya, yaşamak
güzel ya, " yedi dalga görev”lerim yürüyor ya; yenerim;
yenemezsem, kendini doğaya bırakma kaçınılmazlığıdır bu,
genel; kimse üzülmesin...
Geçen ayki düşüşüm ve gözlüğü kırışım
ilk. Hayır içkili değildim. Alacakaranlıktı. Burnum pek
havalarda değildir, ama o gün, kimsenin yüreğini yarmamak
için (!) yere bakmıyordum. Sol, sağ hangi ayağımdı
anımsamıyorum, taşa çarptı. Önünü görmemek, düşünmeyi
sokaklara dağıtmak, aklı olmayan bir ayak!.. »
İnsancıl
dergisinin Ağustos sayısında yayımlanan o yazıda, İsmet
Kemal, sanki öleceğini haber veriyor. Sayrılıklarını
anlattıktan sonra "... yenerim; yenemezsem, kendini doğaya
bırakma kaçınılmazdır bu, genel; kimse üzülmesin..." diyor.
İsmet Kemal
Karadayı, Pülümür (Tunceli)'de 5 Haziran 1927'de doğmuştur.
Erzurum Lisesi'ni, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni
bitirmiştir.
Türkiye'nin
birçok kentinde savcı yardımcılığı, savcılık ve başsavcılık
yaptıktan sonra İstanbul'da avukatlık da yaptı. Avukatlığı
da bıraktıktan sonra kendini tümden yayımladığı ve
yayımlayacağı yapıtlarına adadı. Yirmi beşin üstünde yapıtı
vardır.
Türk Dili
Dergisi'nin de yazarlarındandı. Türk Dili Dergisi Perşembe
toplantılarının en bağlı üyelerinden sayılırdı. O
toplantılarda bir iki kez konuşma yapma görevi de almış,
güzel konuşmalar yapmıştı. Anısına saygılar sunuyoruz.
Muzaffer Buyrukçu da...
Muzaffer
Buyrukçu da öldü. Öyküler, günlükler yazan bir yazardı.
Çok uzun
bir süreden beri çevresinden elini eteğini çekmiş, evinde
oksijen aygıtına bağlı olarak yaşam savaşımı veriyordu. 28
Ağustos 2006 günü Teşvikiye camisinden alınarak
Zincirlikuyu gömütlüğünde toprağa verildi.
1 Şubat
1930'da Niğde'nin Fertek köyünde doğmuştu. İstanbul
Pertevniyal Lisesi'ni yarıda bırakıp çeşitli işlerde
çalıştı. Toprak Mahsulleri Ofisi memurluğundan emekli
olduktan sonra kendini tümden yazılarına verdi. Otuzun
üzerinde yapıtı vardır.
Melih Cevdet Anday
Milas-Ören
Belediyesi, güzel bir iş yaptı. 1999 yılında Melih Cevdet
Anday'ın bir yontusunu parka dikti. Sonradan da. o parka
Melih Cevdet Anday adını verdiler.
Bu yıl,
Belediye Başkanı Kâzım Turan, yine güzel bir iş yaparak her
yıl şiir günleri düzenleyeceğini duyurdu. Bu konuda Türkiye
Yazarlar Sendikası’yla da anlaştı.
Bu yıl 4 Ağustos - 6 Ağustos günleri
arasında "Melih Cevdet Anday Şiir Günleri"nde Milas-Ören çok
önemli bir şenlik havası yaşadı. Kimler yoktu ki o şenlikte!
İlhan Selçuk, Oktay Akbal, Hikmet Çetinkaya, Ataol
Behramoğlu ve çok doğal olarak Suna Anday ve daha birçokları
onurlandırmışlardı şenliği... Şenlikle birlikte düzenlenen
"Anılar Tanıklıklar" etkinliği de gerçekten herkesi
duygulandırdı. Melih Cevdet Anday'la ilgili anılar
anlatıldı. Bir de açıkoturum düzenlendi. "Melih Cevdet Anday
Şiiri Açıkoturumu"... Uldis Berzinç, Salih Bolat, Egemen
Berköz, Refik Durbaş, Enver Ercan açıkoturumun
konuşmacılarıydı.
Melih
Cevdet Anday şiir ödülü de, bu etkinlik günlerinde
"İskender'i Ben Öldürmedim" adlı yapıtıyla kazanan Küçük
İskender'e verildi.
Sunullah Arısoy Şiir Ödülü
1 Ocak 2006
günü ile 31 Aralık arasında yayımlanmış şiir kitabı ya da
kitap oylumunda şiir dosyasıyla başvurulabiliyor.
Katılmak
isteyenler, altı örnek ile Sunullah Arısoy Kitaplığı, KEGEV
Özel O.Naci
Akdoğan Okulları, Söke Yolu Üzen, 8.
Km. Demirköprü Mevkii, 09400, Kuşadası - Aydın
adresine başvurmaları gerekiyor.
Cemal Süreya Şiir Ödülü
Bu yılın
ödülleri Ekim 2005 ve Eylül 2006 günleri arasında yayımlanan
şiir kitabıyla şiir dosyasına verilecek.
Katılmak
isteyenler kimlik ve adres bilgileriyle birlikte 16 Ekim
2006 gününe değin
altı tane yapıtıyla şu adrese
başvurması gerekiyor:
Karslı
Ahmet Cad., Başak Blok., No. 7, Icerenköy - İstanbul. Tel:
0216 469 58 87
Arat Ovalı
|