|
Birkaç Kitaba Değini
Hasan
Akarsu
ŞİİR
TASARIMI ve SÜREÇLER (1)
Ozan, yazar
Nuray Gök Aksamaz'ın çoğunlukla Türk Dili Dergisi'nde
yayımlanan şiir tasarımı ve süreçleri üzerine yazıları aynı
adla kitaplaştı: "Şiir Tasarımı ve Süreçler". Yazar Gök
Aksamaz, belirlediği konularda sorular sorup yanıtlıyor:
Şair gerçekliği nasıl kavrar ve yeniden üretir? Şiirin
sınırı nedir, geleceği nedir, gelecekteki yeri, önemi ve
işlevi nedir? İmgenin niteliği ne olmalıdır? Kısaca şiir ve
ozan üzerine alabildiğine geniş düşünerek sorgulamalarda
bulunan yazar ilgi çekici görüşler öne sürüyor. Ozanın
işinin güç olduğu kanıtlanıyor bir bakıma: "...Şair,
sözcükleri yüklü-yüksüz, anlamlı-anlamsız, kirli-temiz diye
ayırıp bir soyutlama yapamayacağına göre, şiire önyargısız,
takınaksız ve bildiklerini de unutarak girmelidir. Bu
durumda şiirin yeni bir kavrayış ve arayış yöntemi olduğu da
ortaya çıkmakta ve oldukça önem kazanmaktadır..." (s.24)
Şiirde imgenin öneminin büyük olduğu, şiiri ve sözcükleri
bulmakta etken olduğu gerçek. Şiirde güzele ulaşmak için
hangi ölçülere ve değerlere önem verilmelidir? Şiir kimler
için iyidir, ezenler için mi, ezilenler için mi? Şiir için
kendiliğinden uygulanan bir an'dan söz edilebilir mi? Şiir
tasarımında belirsizlikler nelerdir? Bir şiirde yer ve zaman
ne ölçüde belirlidir? Yabancılaşmada ozanın tutumu ne
olmalıdır? Ozan ve kimlik sorunu nedir? Bu ve benzeri
soruların yanıtlarını bu kitapta bulmak güzel değil mi?
"Şiir Gerçeği ve Tutarlılık" başlıklı yazıdan kimi tümceler
bile insanı düşündürmeye yetiyor: ""...Her şiir, kendisiyle
açıklanabilecek bir tutarlılığa sahiptir... Şiir, kendi
başına bir anlamsal dizgedir... Bilim insanlarının imgelem
gücünü yardıma çağırmaları da ereği olan bir yöntemdir
sonunda... Sezgi ile zekanın ilişkisi daha belirli görünüyor
şiirle... Şairler, kopyası yerine asıl olanı duyumsamak ve
dokunmak isterler kanısındayım. Şairleri de kopyalarlar mı
bilemem!" (s.63-65) Şiire bilimsel ve düşünsel yaklaşımlar,
savaş karşısında ozanın sorumluluğu vb birçok konuda bilgi
edinmek için yararlı bir yapıt sunuyor Nuray Gök Aksamaz.
TAN AĞRISI
(2)
Ozan, yazar
A. Kadir Paksoy on birinci şiir kitabını yayımladı: Tan
Ağrısı. Kitabın başında, 19 Ocak 1993'te Ankara Sanat
Kurumu'nda A. Kadir Paksoy adına düzenlenen toplantıda
Behçet Aysan'ın ozan için yaptığı konuşma yer alıyor. Behçet
Aysan, A. Kadir için "Bir Geçiş Dönemi Şairi" diyor.
Toplumcu, üretken ve lirik bir ozan olduğunu vurguluyor
ayrıca.
A.Kadir
Paksoy, doğaya tutkun bir ozan. İçindeki çocukla, "kır
çiçekleri korosuna" kim katılmak istemez ki? Dağ, özgürlük,
deniz diyerek yanlış yorumlar yaparak, yalanlar söyleyerek
insanımızı, çocuklarımızı aldatanları kınıyor, çocukları
uyarıyor: "...Çocuklar kalkın/ Kalkın çocuklar/ Geceyi
çalmışlar siz uyurken/ Karanlık serpiyor üstünüze
uğrular/Kör lambaları ellerinde karadüzenin/ Uyanın bakın
hele/ Sonsuz uykuya salacaklar sizi/ Göz göre göre. " (s.
17) Ozan, her şeye karşın umudunu yitirmeyen kişi değil mi?
Sisler içinde yanıp sönen deniz feneri, ozanın içinde söner
mi sanırsınız? Tarih bilincinin de şiirlerine yansıdığını
görüyoruz. "Seni Sevmekten Geldi Başımıza Ne Geldiyse
Ankara", "İnsana İnan" "Ankara Kalesi" vb şiirleri buna
örnek: "...Ne geldiyse başımıza seni sevmekten geldi Ankara/
Tanrılar kendilerine eş koşmak saydı seni yüceltmemizi/
Açtılar Pandora'nın kutusunu yeniden/ Saldılar üstümüze tüm
kötülükleri" (s.32) Ozan, şiirin kolaya gelmediğini biliyor.
Yitirilen iyi dostları anıyor şiirlerinde. Dünyanın gittikçe
kötüleştiğini vurguluyor: "Dünya bir tuhaf oldu/ Felaketler
art arda/ Kanlı sofralarda barış güvercinleri/ Kadehlerde
gözyaşı/ Kalpsiz de yaşanabiliyor artık/ Çatladı ar
damarımız/ Çölleşti insan ruhu... " (s.55) Tüm
olumsuzluklara karşın umudumuzu, insana inancımızı
yitirmeden sürdüreceğiz yaşamımızı. A. Kadir Paksoy'un "Tan
Ağrısı"nda bunun ipuçlarını buluyoruz.
|