Sayi 111

başyazı
iki ayın içinden
öyküler
yapıtlar yazarlar
Alıntılar
çiçek yağmuru yapıtlar
günlük
 
 
yazarlar
künye
arşiv
iletişim

 

iki ayın içinden

 

ATTİLÂ İLHAN'I YİTİRDİK

Attilâ İlhan, 11 Ekim 2005 salı günü evinde yaşama gözlerini yumdu. 13 Ekim perşembe günü Aşiyan gömütlüğünde toprağa verdik. Onun öleceğini hiç kimse düşünmüyordu. Ölümü herkesi şaşırttı.

1925 doğumlu olan Attilâ ilhan, 1946'da birdenbire herkesin dikkatini çekmişti, birdenbire girmişti yazın evrenimize. Henüz lise öğrencisiydi.

1946'da, "yeni şiir ve edebiyat" tartışmaları vardı. Bu tartışırların etkisiyle, bugün şiirimiz hangi düzeydedir, romanımız hangi düzeydedir soruları geliyordu usumuza. Devlet de ilgileniyordu bu tartışmalarla. Sonunda karar verildi.

Yarışma açılsın, gelen kitaplar, şiirler, yazınımızın düzeyini gösterecektir bize!

Hem roman için hem şiir için yarışma açıldı 1946'da.

1945'te oluşturulan yapıtlarla başvurulacaktı. Türkiye çapında duyuru yapıldı.

164 şairden gelen 500'e yakın parçayı inceledikten sonra üç şiir en iyi olarak seçiliyor.

Birinci: Cahit Sıtkı Tarancı. Şiiri "Otuz Beş Yaş";

ikinci:       Attilâ         ilhan.       Şiiri

"Gâvurdağlarından Rivayet-Cebbaroğlu Mehemmet"

Üçüncü: Fazıl Hüsnü Dağlarca. Şiiri "Cakır'ın Destanı'ndan bir şiir".

Bu şiirlerin üçü de çok beğenildi. Seçici kurulun seçimi herkesçe onaylandı. Ancak Attilâ İlhan'ın adına karşı çıkıldı. Kimdi bu Attilâ ilhan. Kimse tanımıyordu. Cahit Sıtkı Tarancı ile Fazıl Hüsnü Dağlarca herkesçe tanınıyordu, şiirleri biliniyordu. Bu şiirler gibi birçok şiirleri vardı. Usta şair olduklarını kanıtlamışlardı. Bu türden güzellikleri her zaman yaratabileceklerine herkes güveniyordu. Kimsenin tanımadığı, bir lisede okumakta olan bir çocuğa bu büyük ozanların arasında ödül verilmemeliydi. Raslantı olarak yakaladığı bir güzelliği ya sürdüremezse, seçici kurul üyeleri utanmayacaklar mıydı? Raslantı olarak yakalanmış bir güzellik için ödül verilemezdi.

Tartışmalar sürdü gitti.

Geçen zaman içinde, bilindiği gibi, seçici kurulun yüzünü kara çıkarmadı Attilâ İlhan. Hep yüksek düzeyde şiirler üretti, ilk yakaladığı "Cebarağlu Mehemmet" şiirinin düzeyinden hiç aşağı düşmedi.

Attilâ İlhan'la ilgili güzel bir anı bu, onunla ilgili bir olay bu. Anılarına saygıyla...

 

EDEBİYATÇILAR DERNEĞİ "HABERLER" DERGİSİ

Edebiyatçılar Derneği'nin "Haberler" dergisi yeniden çıkmaya başladı. Edebiyatçılar Derneği'nin bütün çalışmalarını içeriyor, duyuruyor, ayrıntılarla birlikte bildiriyor. Dernek yöneticilerinin, geçen her gün içinde, derneğin amacıyla ilgili neler yaptıklarının dökümünü sunuyor.

Edebiyatçılar Derneği Adına Sahibi ve Sorumlu Yazıişleri Müdürü: Gökhan Cengizhan.

"Bu bülten, üyelerimiz için hazırlanmış olup ücretsiz dağıtılmaktadır." deniliyor ve "Dernek, üyelerinin katkılarıyla ayakta durur; ödentilerimizi unutmayalım." diye uyarı yapılıyor, iletişimi güçlendirmek için de: "Daha etkin bir iletişim için lütfen e-posta adreslerinizi derneğimize bildiriniz." çağrısı yapılıyor.

 

BİR SORUYA YANIT

Süleyman Yıldırım'ın sorusuna yanıt Ömer Demircan 23.09.05

Süleyman Yıldırım, Türk Dili Dergisine sormuş

(28.04.05):

"Ali, ata bak" tümcesinin   öznesi "Ali"   midir?

Yoksa, "sen" (gizli özne) midir? Bu sorunun kısa açıklaması aşağıdadır.

Yanıt. Yalnızca eylemi yapan değil, eylemden etkilenen de özne olabilir. O nedenle özne ancak: "yüklemle kişi ve sayı uyumuna giren öğe" olarak tanımlanabilir. Doğrudan emir / istek tümcesinde özne (emri alan) her zaman ikinci kişidir, o nedenle yüklemle uyuma bu ilişki değişirse, (dolaylı emirde) başvurulur.

Sözel iletişimde (konuşan-ben, kendisiyle konuşulan-sen, başkası-o) kişi seçimi etkileşim yapısına bağlıdır. Kişi belirleme adıllarla yapılır. Adıl, sözel etkileşimde kişi belirleyen sözcük türüdür, ama "kendi" gibi kişi seçimi bir öncül ya da ardıl öğeye bağlı (dönüşlü / anaphor) adıllar da vardır.

Adıllar, yalnızca kişi seçimi yapar, kimlik belirleme için, sözel metinde geçen öncül ya da ardıl bir ada bağlanırlar. "Ali, ata bak" iki bölümden oluşur: seslenme adı: // Âli //, ve emir bölümü: // ata bak //. Emir içindeki özne söz dışıdır, yani düşmüştür. Düşen öğe boş birimle gösterilir. // Ali //, // o ata bak //.

Örnek tümcedeki sözdışı, ya da düşen özne ikinci-kişi seçimi ile emir kipine, kimlik seçimi için öncül ad "Ali"ye bağlanır. Kimlik için bağlanma ilişkisi alt imlerle gösterilirse: Ali, 0, ata bak. Öyleyse burada özne "sen"dir denemez. Özne sözdışıdır. Boşbirim o kimlik olarak Ali'yi kopyalar, kişi olarak da ikinci kişiyi.

Sözel iletişimde adlar "kişi" ayrımı taşımaz, varlık adları çoğunlukla üçüncü kişiye bağlanırken özel adlar sözel etkileşime göre kişi seçerler: Ali, bir yerde "ben" iken, bir başka yerde "sen", bir başka yerde "o" olur. Kişi ilişkisi başta tümcenin "kip"i, ondan sonra adıl ya da kişi seçen ekler (izek) ile gösterilir.

Kimlik kopyalama ilişkisi ile tümce: Ali,--», ata bak.

Kişi kopyalama ilişkisi bakımından: *Ali, o, ata bak.

Sonuç olarak tümce: "*Ali Ali ata bak" > "Ali, 0, ata bak" > "Ali, ata bak" yazımsal biçimine indirgenir. Olağan kişi seçimi dışında bir ayrım yoksa bu tümcede "sen" geçmez.

Yani, Ali, ata sen bak,... > "Ali, ata sen bak, ablan çay yapsın" gibi bir tümcede sen ile abla arasında etkiletimsel bir ayrım yansıtılacaksa "sen" kullanılır. Yazınsal metinlerde gerçek adıl-özne geçişi % 9, gerçek ad-özne geçişi % 31, düşmüş / sözdışı özne geçişi ise % 60 dolayındadır.

Yapısal ilişkiler bozulmamak koşuluyla, sözel anlatımda "bilinen" bilgi taşıyan öğe sözdışı bırakılır. Sözdışı kalan öğenin taşıdığı bilgiler metinden kaybolmaz. O nedenle "Ali, ata bak" içinde bir "gizli özne" yoktur. Türkçede gizleme işlemi için -(I) in çatı ekine ya da -miş ekine başvurulur.

Bu durumda özneyi belirlemek için "kişi" bilgisi yeterli midir? Yoksa bütün "kimlik" bilgisine mi gerek vardır? Özneyi belirleyen iletişimsel ayrımlar olduğuna göre: ne "sözde özne" ne de "gizli özne" vardır. "Sözde özne" (at) gizil çatıda olan (Ata bakıldı) eyleminin öznesi olup eylemden etkilenen öğedir. "Gizli özne" yok, eylemi yapan vardır. "Gizli özne" bilindiği için düşen, sözdışı bırakılan öznedir.

 

RUŞEN HAKKI ONURUNA ÖDÜL

İzmit'te çıkan "özgür Kocaeli" gazetesi kurucusu, sahibi, Türkiye Yazarlar Sendikası Üyesi Ruşen Hakkı onuruna düzenlenen Kocaeli Yüksek öğretim Derneği Şiir ödülü sonuçlanmıştır.

Özgen Seçkin, Nejat Gacar, ihsan Topçu, Ruhan Odabaşı, Hayrettin Seçkin'den oluşan seçici kurul, sonucu şöyle belirlemiştir:

Birinci: "Şimdi Gitsem Güz" kitabıyla: Özlem Tezcan Dertsiz.

İkinci:" Milenyum Şarkıları" şarkılar kitabıyla: Abdullah Sanal.

Üçüncü: "Bir Yalnız Adam" kitabıyla İlhan Karaman.

 

Ş. AVNİ ÖLEZ ŞİİR ÖDÜLÜ

Ş. Avni Ölez şiir yarışmasına , 2005 yılı içinde yayımlanmış şiir kitaplarıyla, bir kitap oylumundaki şiir dosyaları katılabilecektir.

Yarışmaya katılmak isteyenlerin özgeçmiş bilgileri, adresleri, telefon numaralan ve ödüle katılma dilekçeleri ile birlikte yapıtlarından beş örnek göndermeleri gerekiyor.

15 Şubat 2006 gününe değin süre tanınmıştır. Sonuçlar, 2006 yılının nisan ayının ilk haftasında açıklanacaktır.

Ödül tutarı: 1000 YTL.dir.

Seçici Kurul üyeleri:

Ruşen Hakkı, Prof. Dr. Cengiz Ertem,

Ahmet Özer, Mehmet Yaşar Bilen ve eşgüdüm sağlayan üye Burhan Günel.

Değerlendirmede özgünlük, şiirsel yetkinlik, insana, yerel ve evrensel değerlere saygı, Türk diline özen ve toplumcu dünya görüşü doğrultusunda aydınlanmayı, laikliği, Cumhuriyeti ve Cumhuriyetin kazanımlarını benimseme belirleyici olacaktır.

Başvuru adresi:

Burhan Günel, 49. Cad. No. 24 /1 Keklik Pınarı / Dikmen - Ankara

Tel: 0532 412 97 75

Yazışma için e posta:

baharten@ttnet.net.tr

 

SABAHATTİN YALKIN'İN YENİ ŞİİR KİTABI
"Vakit İstanbul - du"

Bilindiği gibi, Sabahattin Yalkın, özgün "mecazlar" yaratma ustası olan bir şairdir. Anımsayacaksınız, "Aşkdeniz" adlı bir şiir yapıtına, yayımladığı yıllarda birçok "medya" ünlüsü öykünmüştü. Mecazlarını, özellikle "Aşkdeniz" sözcüğünü kendi mallarıymış gibi hemen kullanılmaya başlamışlardı.

"Vakit tstanbul-du" şiir kitabı da dikkatimizi çekti. Sabahattin Yalkın'ın en yeni şiir kitabı, istanbul'da "Avcıol Basın Yayın"da, Divanyolu Caddesi, Bestekâr Osman Sokak Birkonlar tş Hanı No. 8/2 Cağaloğlu'nda basılmış. Kitabın ilk bölümünün ilk şiirini buraya alıyoruz:

 

İSTANBUL'DAN GEÇTİM YÜZÜM GÖZÜM AŞK İÇİNDE

1. Benekli bir yalnızlık

Duş mü gerçek mi bu ne bu böyle gözleri
Gündüzü ayrı gecesi ayrı tutuklu bir zaman
Masal artığı bir dev açmış küflü ağzını
Dilenci kılığında arsız Haydarpaşa Garı
Binbir ressamlı bir tabloda mor kesmiği gök
Çalgısı melez notalarda kanat kanada
Bulutlar vapurlara binmiş vapurlar bulutlara
Hangi dualar minareli hangi dualar kiliseli
Benekli bir yalnızlık dört yolun çatında
Ne ellerim bende ne de beyaz mendilim
Şimdi nerde sedef kakmalı bıçağı dedemin

 

73. DİL BAYRAMI

Kapatılan Türk Dil Kurumu'nun yerine kurulan Dil Derneği'nden aldığımız bilgiye göre, 73. Dil Bayramı, "Gençliğin Türkçe Kurultayı" ile kutlandı.

Dil Derneği, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Cumhuriyet gazetesi, Çankaya Belediyesi ve Türkçe Topluluklarının 73. Dil Bayramını kutlamak amacıyla birlikte düzenlediği "Gençliğin Türkçe Kurultayı" 24 Eylül 2005 Cumartesi günü, saat 10.30'da, DTCF Farabi salonunda, gerçekleştirildi. Açılışta AÜ Rektörü Prof. Dr. Nusret Araş, DTCF Dekanı Prof. Dr. Necdet Adabağ, Dil Derneği Bask. Sevgi Özel ve gençlik adına Gökhun Yılmaz konuştu. Murat Atak bir yansı gösterimi sundu.

Ankara'daki üniversitelerin değişik bölümlerinde okuyan gençlerin Dil Derneği ile birlikte hazırladığı kurultaya başta AÜ olmak üzere değişik kurum ve kuruluşlar da destek oldular. Tüm bildirilerini gençlerin sunduğu kurultay, 25 Eylül 2005 Pazar günü Dil Bayramı töreniyle sürdü.Katılımcıların 26 Eylül 2005 Pazartesi sabahı 10.30'da Anıtkabir'e çıkmalarıyla sona erdi. Kurultayda "Gençliğin Konuştuğu Dil, Dil devriminin Türkçeye Kazandırdıkları, Bilgi Çağında Türkçe, Yabancı Dille Öğretim" başlıklı oturumlar yapıldı. Oturumları Prof. Dr. Sedat Sever, Emin Özdemir, Doç. Dr. Turhan Menteş, Prof. Dr. Semih Bilgen yönetti.

Tuğçe Özden, Safiye Ata, Dilek Demirkol, Gökhun Yılmaz, M. Osman Çetiner, E. Devrini Yıldıran, M. Alper Fakılı, A. Galip Çamlı, Ahmet Seven, Sema Aygar, Onur Kiraz, Gülşah Kale adlı gençler, hem bildirileri için hem de kurultayın öteki hazırlıkları için çalışmaya aylar önce başladılar. Kurultayın sunuşunu Aslı Gökdemir adlı öğrenci. Dil Bayramı'nın sunuşunu da Derya Kaya yaptı.

73. Dil Bayramı töreni içinde Dil Derneği Ömer Asım Aksoy ödülü Şair Şükrü Erbaş'a , Dil derneği Kerim Afşar ödülü de yazar Gülsüm Cengiz'e verildi.

73. Dil bayramı töreni içinde Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel, DTCF Dekanı Prof. Dr. Necdet Adabağ konuştu.

Gençlik Kurultayının sonuç bildirgesi de Dil Bayramı içinde kamuoyuna duyuruldu.

Sonuç bildirgesi elimize ulaşmadığı için ne yazık ki yayımlayamıyoruz.

 

EDEBİYATÇILAR DERNEĞİ ETKİNLİĞİ

Edebiyatçılar Derneği Genel Başkanı Gökhan Cengizhan'dan öğrendiğimize göre, «"Edebiyatçılar Derneği tarafından düzenlenen 'Tartus(Suriye)-Lazkiye(Suriye)-Antakya Barış ve Dostluk Günleri" 7-11 Eylül 2005 tarihlerinde, Antakya 'da gerçekleştirilmiştir.

<<Edebiyatçılar Derneği ile Arap Yazarlar Birliği arasında yapılan protokol gereği iki komşu ülkenin yazar örgütleri, Türkiyeli ve Arap yazarların, yakın ve sınır kentlerde buluşmalarını kararlaştırmıştı.

Bu doğrultuda, etkinlikte, Suriye'nin Akdeniz kıyısındaki kentleri Tartus ve Lazkiye 'den on dolayında yazar, Antakya 'da, Türk yazarlarla buluştu.

Ayrıca, etkinlikte, Filistinli yazarlar da yer aldı. Etkinliğin onur konuğu, Filistinli gazeteciler ve Yazarlar Birliği Genel Sekreteri Hamza Barkavi.»

Edebiyatçılar Derneği'nin Antakya'da düzenlediği Tartus-Lazkiye-Antakya Barış ve Dostluk Günleri izlencesi:

7 Eylül 2005. Yer: Saklı Ev. Ali Yüce'ye Saygı Günü

Konuşmacılar: Abdullah Özkucur, Mehmet Karasu, Duran Yaşar, A. Kerim Dönmez, Mehmet Tutar, Kasım Yücel, Halil t. Yıldız, Yaser Bereketoğlu, Mesrur Sabahoğlu, Mithat Öztürk, Bedran Cabiroğlu (Saydam Gösterisi, Müzik Dinletisi).

8  Eylül 2005. Yer: Egitim-Sen Filistin Halkıyla Dayanışma

Konuşmacılar: Gökhan Cengizhan (Edebiyatçılar Derneği Genel Başkanı) Kasım Birtek (Eğitsen Hatay Şube Başkanı), Hazma Berkavi (Filistinli Gazeteciler ve Yazarlar Birliği Gen. Sek.), Yrd. Doç. Dr. Cem Doğan.

9  Eylül 2005. Yer: Saklı Ev Müzikli Şiir Dinletisi Yöneten: Raşit Avcı

Gökhan Cengizhan, Hüseyin Ferhat, Süreyya Filiz, A. Nai! Deniz. Mesrur Sabahoğlu, Mithat Öztürk, Yaser Bereketoğlu, Murathan Çarboğa, Faruk Bal, Nihat Özdal, H. İbrahim Yıldız, Murat Altınöz, Sadık Kılıç, Bedran Cabiroğlu, Nevra Çağlayan, Gassan Hanna (Filistin), Mehmet Hamdan (Filistin), Talat Sefer (Suriye), Emin Maruf (Suriye), Gazi Süleyman Yeditelli Şah Çocuk Korosu.

10 Eylül 2005. Saat: 14.00 Yer: Antakya Ortodoks Kilisesi. Lazkiye-Tartus Çevresinde Kültür Sanat Hareketleri

Züher Cabbur (Arap Yazarlar Birliği Lazkiye Şube Başkanı), Nergis Akkaya, Necdet Zreyka

Öykü Dinletisi

Katılanlar: Mehmet Fakı (Suriye), Enise Abbııd (Suriye), SemirAmudi (Suriye), Ferit Sürmeli, Duran Yaşar.

10 Eylül 2005. Saat: 17 Yer : Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Türkiye-Suriye İlişkileri

Yöneten: Prof. Dr. Cemal Yükselen (Mustafa Kemal Üniversitesi Rektör Yardımcısı)

Gökhan Cengizhan, Çetin Yiğenoğlu, Mehmet Ali Solak, Selim Abbut (Suriye Vahde gazetesi), Lubaba Yunus (Suriye TV Programcısı), Mehmet Atilay, Nergiz Akkaya.

11 EyJüL2005.Yer: Kitaplı Kahve. Öykü  Dinletisi Yöneten: Abdullah Zengin Salih Sümeyya (Suriye), Mari Reşo (Filistin), Musa Artar, Muhsin Boz, Kerim  Dönmez.

 KONAK BELEDİYESİ KÜLTÜR MÜDÜRLÜĞÜ ETKİNLİKLERİNİ SÜRDÜRÜYOR

İzmir   Konak   Belediyesi   Kültür  Müdürlüğü, etkinliklerini sürdürüyor. Ekim ayını da dopdolu geçirdiler.

Yapılan konuşmalardan kimi örnekler veriyoruz:

"Türkiye'de Bilim Politikası", "İnsan Haklan ve Anayasa Mahkemesi", "Latin Amerika ve Toplumsal Muhalefet", "Küreselleşme ve Bilgi Çağı", "Ebru Sanatı", "Sanat ve İdeoloji", "Irak'ta Savaş, İşgal, İnsan Hakları İhlalleri ve Sağlık Sorunları", "Şiir Söyleşileri", "Cumhuriyet Yıkıcıları", Cumhuriyet ve Özelleştirme", "Bilimi Tartışalım"

Daha pek çok etkinliği bir ay içine sığdırmışlar.

Kimi konuşmacı adlarını buraya yazıyorum:

Prof. Dr. İzge Günal (D.'E.Ü Tıp Fakültesi), Prof. Dr Mustafa Erdoğan  (Hacettepe Univ. Anayasa Hukuku Blm. Bşk.), Prof. Dr. James Petras (Newyork Binghamton Üniversitesi), Prof. Dr. Semih Koray (Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi), Doç. Dr. Psikiyatrisi İnci Doğaner, Nedim Sönmez (Ege Üniversitesi Öğr. Üyesi). Bir ay içinde daha pek çok konuşmacı, Konak Belediyesi Kültür Müdürlüğü etkinliklerinde görev almışlar...

Doğrusu böyle bir Kültür Müdürlüğü'nü kutlamak gerekir. Hangi belediyelerin Kültür Müdürlükleri böyle yoğun çalışmalar yapabilmektedir? İstanbul Belediyesi, halkın tek soluk alma yeri olan "Göztepe Parkı"nı yok etmeye çalışırken, bunun içine cami yapacağım deyip "dinsel kılıflar" giydirerek halka karşı planını uygulamaya girişirken gerçekten İzmir Konak Belediyesi'ni alkışlamak gerekir.

TOHUM KÜLTÜR MERKEZİNDE ANMA

Tohum Kültür Merkezi'nde şair Süleyman Okay, ölümünün altıncı yılı dolayısıyla anıldı.

Bize, oğlu yazar Arif Okay'ın bildirdiğine göre:

Bu anma toplantısında şair Güngör Gencay, yaptığı konuşmada "Süleyman Okay'ın kişiliğini ve şiirini değerlendirdi. Okay'ın satılık olmayan sanatçılar soyundan geldiğini söyleyen Gencay şunları ekledi: 'Süleyman Okay'ın şiirinde yetkin yan toplumsal gerçekçi bir estetiği var, teknik bir yapılandırması var şiirinde. Bundan sonra da bunların bütünlüğü içinde özgün bir söylemi var."

İLK KEZ GÖRÜLEN BİR OLAY REKTÖRÜN HAPSE ATILMASI

Gazetelerden ve televizyonlardan öğrendiğimize göre Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Askın'ı tutuklayıp cezaevine koymuşlardır. YÖK Başkanvekili Prof. Dr. İsa Eşme, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ayşe Yüksel ve Prof. Dr. Hasan Ceylan ile birlikte onu görmeye gitmiştir. Soru üzerine İsa Eşme, şunları söyledi: "Rektörün burada olmasına içimiz elvermiyor. İki gündür Van'dayım. Aldığım bilgileri, perde arkasında ve önünde olan olayların tamamını rapor haline getirip YÖK başkanımızla görüşeceğiz, sonra Rektörler toplantısında bu bilgileri sunacağız."

ÖZEL OKULLAR TASARISI

Milli Eğitim Bakanlığı, eğitimdeki özelleştirmeyi hızlandıracak bir tasarı hazırlamıştır. Günlük gazetelerde açıklandığına göre, özel okulların doğalgaz, su, elektrik tarifelerini devlet okullarıyla eşitliyor. Çocuğunu özel okula gönderen veliye vergi indirimi uygulanmasını ve düşük faizli kredi verilmesini öngörüyor. Özel okulların açılış izni valiliklerden alınıyor. Reklamlardaki valilik izni kalkacak. Özel eğitim kurumlarının açılışlarında aranan en az ödenmiş sermaye ve mal teminatı şartları kaldırılacak. Daha pek çok değişiklik...

CHP Denizli Milletvekili Mustafa Gazalcı, şunları söyledi: «Nitelikli, çağdaş ve bilimsel eğitim kamu eliyle yürütülerek yakalanabilir. Eğitimi piyasa şartlarına bırakmak, hem niteliğim bozar hem de öğretim birliğine zarar verir. Devletin kaynağı varsa zorunlu eğitimi 12 yıla çıkarsın. Özel eğitim kurumlarının reklamlarında valilik iznini kaldırmak denetimsizlik yaratır.»


 bilgi@turkdilidergisi.com   -   2000-2005