Yineleme, düşüm, ezgi bakımından:
‘Yüklemson
dizim’ ile ‘devrik açıklama’
Prof. Dr. Ömer Demircan
Osmanlı yazı
dilinden Türkçeye armağan bir karşıtlık var: kurallı -
devrik. O karşıtlığın bilinçaltı sanki
Osmanlı-Cumhuriyet karşıtlığına daya-nıyor. O direnmenin
bekçileri İÜ ve DTCF türkoloji bölümlerinin kimi etkili
öğretim üyeleri ile onların ardılları idi. Onlara göre
düzyazıda yüklemson tümce kurallı ve doğru, yüklemi
sonda olmayan tümce ise devrik ve Türkçe-dışı idi.
Sözlü anlatımda ve şiirde devrik tümceye yer verilebilirdi
ama, yazılı anlatımda bu konumlamaya asla başvurulamazdı.
1.
Yüklem öncesinde gerçek ya da düşmüş olarak belirlenen bir
öge-nin, yüklem ardında yüklemsiz bir bölümle açıklanması,
devrik açıklama olarak öteki benzer iki işlemden: (i)
önceden seçilmiş bir anlama bağlı “dev-rik” ile, (ii)
öfke, sinirlenme, kızgınlık, heyecan, korku, şaşırma,
sevinç, üzüntü, aldırmama, ... gibi
duygusal bir değişimin söz içinde öge konumla-maya yansıması
olarak belirlenen “devrik onarım”dan ayrılmıştı.
Ancak Türkçede “düşüm” ve “izleme” biçimleri üzerine
yaptığım inceleme sonucu bu yorumun doğruluğu üzerine usuma
kuşku düştü. Konuyu yeniden tartış-ma gereği doğdu. Şu
sorulara yanıt aradım:
1.1.
Devrik açıklama, acaba, yüklemson olup da yüklemi yinelenen
bir yapı-
dan (1.a) ikinci yüklemin düşmesi (1.b) yoluyla mı
oluşmuştur (1)?
1.2.
Acaba düşümlü, yüklemson dizime devrik işlem mi
uygulanmıştır?
1.3.
Yoksa devrik açıklama doğrudan bir üretim midir?
Aşağıdaki (1) örnekleri
karşılıklı olarak okuyunuz.
(1)
|
Düşümsüz
*> |
Düşümlü
|
|
a.
i.
Herbirimize armağanlar armağanı(dır)
yaşam, yani (bu)
özümüze özgü yaşama zamanı (her birimize
armağanlar armağanıdır).
a.ii. ...en gerçek,
en değerli şeymiş, tüm getirileriyle
umutsuz şimdiki zamanım (en gerçek, en
değerli şeymiş).
a.iii.
...(insanlarca) acı kahvenin (onlara) kaça
patladığı hesaplanır, hem arşın hem Türk
lirası üzerinden (acı kahvenin onlara
kaça patladığı hesaplanır). |
b. i.
Herbirimize armağanlar armağanı yaşam,
yani özümüze özgü yaşama zamanı. (Uygur,98)
b.ii. )...en gerçek,
en değerli şeymiş, tüm getirileriyle
umutsuz şimdiki zamanım. (Uygur, 108)
b.iii.
)...acı kahvenin kaça patladığı hesaplanır,
hem arşın hem Türk lirası üzerinden.
(Yücel, 85) |
1.1.
Devrik açıklama olarak bakıldığında (1.b.i) örneğinde devrik
bölüm (özümüze özgü yaşama zamanı), yaşam
sözcüğünün bir açıklaması mıdır? Sonda düşümlü bir yüklemden
(1.a.i) söz edilemez mi?. (1a/b.ii.) ve 1.a/b.iii.) içinde
de: (en gerçek, en değerli şeymiş //acı
kahvenin onlara kaça patladığı hesaplanır)
yinelendiği için, sondaki yüklemlerin düştüğü ileri
sürülemez mi?
Her ne kadar (1.a)
tümcelerinde yüklem yineleniyorsa da gerçek tümce (1.b)
örneklerinde olduğu gibi devrik açıklama sonunda biter. Bir
başka deyişle ilk tümcel ayrım [±yüklemson]dur. Öyle devrik
bir tümcenin sonuna yüklemi (1, ayraç içinde, altı çizili)
yeniden eklense de o tümce düşümlü sayılamaz. Düşümsüz (a)
örnekleri ise iki ayrı yüklemson tümce olarak okunmalıdır:
// Herbirimize armağanlar armağanı(dır)
yaşam,// yani (bu) özümüze
özgü yaşama zamanı (her birimize armağanlar
armağanıdır) //. Olağan dizimsel sıralama insanda
her ne kadar düşüm varmış sanısını uyandırsa da, tümceye
devrik açıklama eklenmesinde düşüm işlemi yoktur;
1.2.
Eğer “konum değiştirme” diye bir işlem varsa, devrik
olan açıklama bölümü düz dizimli olarak üretilip (2.a),
onlara devrik işlem uygu-lanır (2.b). Gerçekten de bu tür
işlemler varsa, söz üretiminde belki de şu kurallara yer
vermek daha doğru olmaz mı? 1. İçerik belirleme; 2.
Düşünsel sıralama.2.1. Sözlüksel seçim ; 2.2. İşlevsel
biçimleme ; 3. Bilgisel konum-lama ; 4. Duygusal yükleme ;
5. Ezgisel uyum. Ne var ki bir metin üretimin-de geriye
dönük uyarlamalar yapılsa da, üretim sürecinden ayrı bir
uygulama olamaz devrik işlem. Öyleyse aşağıdaki (2.b)
tümceleri ilk önce yüklemson olarak mı üretilmiştir?
(2)
|
Yüklemson
*> |
Devrik
|
|
a.i. ... tüm
getirileriyle umutsuz şimdiki zamanım en gerçek,
en değerli şeymiş >
a.ii.
... hem arşın hem Türk lirası üzerinden acı
kahvenin kaça patladığı hesaplanır. > |
b.i....en
gerçek, en değerli şeymiş, tüm
getirileriyle umutsuz şimdiki zamanım. (Uygur,
108)
b.ii.
...acı kahvenin kaça patladığı hesaplanır,
hem arşın hem Türk lirası üzerinden. (Yücel, 85) |
Türkçe söz üretiminde
yinelemeyle yaratılan artıklık, düşen ögelerin kimlikleri
izlenerek giderilir. “İz”lenemeyen düşüm olmaz,
olursa tümce dil dışına itilir, anlaşılmaz (Demircan
2005a,b). Aşağıdaki tümceye (3), yüklemi ayrı bir bilgi
birimi olarak ekleme ancak “pekiştirme” işlevine
koşulabilir. Ezgi de değişir. Önceki bölümde devrik
açıklamanın olduğu gibi kalması onun “devrik” dizimle ilgisi
olmadığını gösterir.
(3) (¯=
düşen ses perdesi,
=
çıkan ses
perdesi)
Düşümsüz pekiştirme
|
Devrik
|
|
a.i. ...en gerçek, en değerli
şey¯miş,
tüm getirileriyle umutsuz şimdiki
zamanım
(en gerçek, en değerli
şey¯miş.)
a.ii. ...acı
kahvenin kaça patladığı he-saplanır¯,
hem arşın
hem Türk
¯lira-sı
üzerinden
(acı kahvenin
kaça
pat-ladığı
hesaplanır¯...).
|
b.i. en gerçek,
en değerli şey¯-miş,
tüm getirileriyle umut-suz şimdiki zamanım.
(Uygur, 108)
b.ii. ...acı
kahvenin kaça patladığı
hesaplanır¯,
hem
arşın hem Türk¯
lirası üzerinden.
(Yücel, 85) |
Ezgisel açıdan bakıldığında (en gerçek, en
değerli şeymiş, tüm geti-rileriyle umutsuz
şimdiki zamanım), yüklem ardına atılan ögeler tek
bilgi birimi içinde kalırsa, en alt perdede söylenir (4)
(4)
en
gerçek, en
değerli şey¯miş,
tüm
getirileriyle umutsuz şimdiki zamanım.
Pekiştirme olarak yorumlanırsa, sesletim değişir. Açıklama
sonunda ses perdesi çıkar, tümceye bitimsizlik eklenir.
Düşümlü birim olarak (5) ses-letildiğinde de sözün ezgisel
anlamı değişir. İki tür sesletim (4 ile 5) arasın-daki bu
ayrılıktan dolayı (1.b.ii; 2.b.i; 4), sözün düşümlü olarak
yorumlan-ması olanaksızdır.
(5) //
en gerçek, en değerli şeymiş¯
// tüm
getirileriyle umutsuz şimdiki za-
manım
(en gerçek, en
değerli şey¯miş)
//.
1.3. Devrik üretim metinsel bir seçimdir. Düşüm eklemek
için yük-lemmson dizimi öngörmek gerekmez. Birinci dizimde
(6.i) yapısal boşluk kalmadığından, yüklem düşümünden söz
edilemez. İkinci dizimde (6.ii) dev-rik bölümden sonra
yapısal olarak bir yüklem boşluğu kalır. Ancak o boşluk
devrik işleme bağlı değildir. “Devrik açıklama”nın
(6.iii) düşüm ile ilgisi kurulamaz. Ardıl bir konumlama
işleminden bağımsızdır devrik açıklama.
(6)
i.
Yaşam, yani
özümüze özgü yaşama zamanı herbirimize armağanlar arma-
ğanıdır. *>
ii.
Herbirimize
armağanlar armağanı yaşam, yani özümüze
özgü yaşama zamanı
*(her
birimize armağanlar armağanı). *>
iii.
Herbirimize armağanlar armağanı (dır) yaşam,
yani özümüze özgü yaşama
zamanı.
2. Noktalama.
Devrik açıklama dilde olup da yeni tanımlanan bir
ayrımdır. Yüklem öncesindeki bir ad ya da tümce ögesi bir
yönüyle yüklem-den sonra betimleniyor (1.b.i). Öyle bir
işlemde tümce sınırları dışına çıkılmıyor. Devrik açıklama
ile betimlenen öge gerçek de olabilir düşmüş de. Noktalama,
yüklem ile devrik açıklama arasına, (1.b; 2.b; 3.b)
örneklerine uygulandığı gibi bitimsizliği gösteren bir
virgül konulması yeterlidir.
(7)
(Sen nesin biliyor musun?) Ø Rasgele bir yersin,
Ø olayların itişip kakışması
içinde bir an dengelenivermiş bir yer
(Anday, 245) .
İncelenen metinlerde
çoğunlukla yüklemden sonra bir virgül konul-muş. Ancak:
nokta, soru imi, üstüste iki nokta, noktalı virgül de
sık geçiyor.
(8)
Nokta ile ayrım.
i. Gene
de bir dost girdi araya. Onu da, beni de iyi
tanıyan bir dost. (Aksal,
408)
ii. ...
eline geçen ilk nesneyle birşeyler çiziktirenim.
Taşla, kömürle, bıçakla, tebeşirle, ya da kalemle.
(Yücel, 17)
(9)
İki nokta üst üste ile ayrım.
i.
Altını çizmek istediğim bir kaygım var:
başkalarıyla değil, kendi davranışlarımla ilgili bir kaygı.
(Uygur, 59)
ii.
...düşünü görebildiğim tek şey, az önce ayrıldığım yerdi:
o buz gibi ayak-yolu. (Yücel, 42)
iii.
...herkesin gözüyle (-) görmeğe başlamıştım onu:
çalıştığım yerden bir arkadaş, çok güzel, çok yetenekli ,
çok güzel bir kız. (Yücel, 126)
(10)
Noktalı virgül ile ayrım.
Oysa
herkes, herkes zamanla hesaplaşmalıdır; özellikle
de, hepimiz için zamanın temeli durumundaki yaşama zamanıyla.
(Uygur, 99)
Düşen ögelere bağlı kimi
açıklamadan önce noktalama bulunmayan örnekler de var.
Aşağıdaki (11.i) tümcesinde “nesne”, (11.ii) içinde ise
“öz-ne” (-) ile gösterilen yerden dışlanmıştır. Boşluklara,
ya da Ø ile gösterilen yerlere “durum”, “varlık”
gibi sözcükler girer.
(11)
i. (-)
Nerden bilsin böyle yaptıkça başarısızlığa düşeceğiØni?
(Anday, 218)
ii. (-)
Hepsini birden gereksiz kılacaktı doğallıkla payıma düşen
kalıcı nitelik
Ø.
(Uygur, 84)
3.
Yazımsal yorum. Ögeleri tamam ise, zaman ve öznel (kişi,
sayı) ekli bir yüklem “bitimli”liği anlatır.
Yüklemsiz bir birim ise, eğer düşüm yoksa, bitimsizdir.
Devrik açıklama yüklemden sonra konumlanır. Yüklem ile
devrik açıklama arasında bitimli bir ilişki yoktur.
Öyleyse, öyle bir tümcede yüklemden sonra nokta
kullanılmamalı. Kimi yüklemlerin sonunda soru imi
geçiyor: “Şimdiye değin... bir erkek arkadaşınız, bir
sevgiliniz oldu mu? Sevdiğiniz bir kişi...sizi seven
bir kişi.” (Aksal, 451). Ne var ki, soru imi de
bitimsizliği anlatır; öyleyse seçimi belirlemek için başka
ayrım gereklidir.
İkinci ayrım “devrik
açıklama” ile yüklemden önceki gerçek ya da düşmüş öge
arasındaki niteleme, ya da açımlama ilişkisi olabilir.
Yüklemden sonra virgül koyulan örneklerde (1b, 6) bu ilişki
açıkça görülüyor. Niteleme bir açımlama olarak görülürse (9,
10), virgüllerle karışmaması için araya iki nokta üst üste
konabilir.
Göndermeler: Aksal,
Sabahattin Kudret (1965) "Kahvede Şenlik Var". Oyunlar,
YKY, 1998, s. 401-475= 75.Anday,
Melih Cevdet ( 1967)" Mikado'nun Çöpleri". Ölümsüzler:
Toplu Oyunlar 1, Adam y. 1996, s.177-250= 74.
Eyüboğlu, Sabahattin (1956): “Dil Üstüne”,
Mavi ve Kara, Çan y.,1973, s.105-108. Nazım
Hikmet ,(1968): Kemal Tahir'e Mapusane den Mektuplar,
Adam y. 1992.
Uygur, Nermi
(1999), Dipten Gelen, YKY, 1999, s.47-110 =63s.
Yücel,
Tahsin (1995) Vatandaş, Can y. 7-142=135s.
Demircan, Ö. (2004) “Devrik tümce neyin nesi?”
TDD Kasım-Aralık 2004, 10-15.
|