Sayi 109

başyazı
iki ayın içinden
öyküler
yapıtlar yazarlar
iletişim evreninden
çiçek yağmuru yapıtlar
günlük
 
 
yazarlar
künye
arşiv
iletişim

  

 

"Şimdi Sana" (*)

 

Hasan Akarsu

 

M. Mazhar Alphan, 1941 Artvin doğumlu. Mesleği bankacılık olan ozanın şiirleri günümüze değin birçok yazın dergisinde yayımlandı. 1995'te Ceyhun Atuf Kansu Şiir Yarışması'nda övgüye değer bulundu. 2002'de M. Başaran adına düzenlenen şiir yarışmasında (Yaşam Yankılandığı Yerden Sürer) adlı yapıtıyla başarı ödülü aldı. Düşlem Dergisi'nin kurucuları arasında bulunan ozanın önceki yapıtları şunlar: Evim Önü Yeşil Pınar (1961), Dağılsın Bulutlar (1994), Köpüğü Kırık Dalga (1995), Aşk, Kül ve Köz (1997), Yaşam Yankılandığı Yerden Sürer (2001).

Ozanın "Şimdi Sana" kitabındaki şiirlerinde, imgenin olabildiğince zorlandığı gözleniyor. Sözgelimi; ilk şiirde bile, yastığının altında, "bir kese fırtına", "bir avlu kalabalık", "bir bulut deniz" görüyorsunuz. Yandan yırtmaçlı coğrafyada, etekleri kekik kokan bir güzel mi söz konusu? Düşlerini sıcacık bir odadan yansıtan ozan, ipini eğiriyor, kendi içinden geçip açıklarını dikiyor. Düştüğü aşk biçilir gibi değil. "Göveren her ekinde" düşleri sabaha benziyor. Dönmeyen balıkçıları beklerken kuşkulu. İçindeki kıyılarla, sızılarla yaslanıyor havaya, öyle bekliyor.

Ozan, terini yokuş yukarı akıtıyor, taştan daha sert olduğunu duyumsatıyor, aşklara tünel kazanıyor: "Taşa sustum/ Anladı / Daha sert olduğumu/ Deldim dağları/ Emeğe, aşka/ Tünel kazandım/...Taşa yazdım" (s.15). Gök ekine uzatıyor ellerini, içinde ilkyaz kokulan, ışık oyunları vardır. Beyoğlu'nda gördüğü bir güzelden etkilendiğinde, gözlerinin dili, yüzünün rengi sürçüyor. Dil, düşüncelerin kilidini açmadığında ise sözlerin yalnızlığa çekildiğini biliyor. Ozanın karamsarlığa kapıldığı da oluyor. O zaman "yenilmiş bir hayat geçiyor" içinden.

Ozan, aşklarda sonsuzluğun ardında. Albenili çiçeklerin polenlerinde mavi mektupları duyumsuyor, sevgilinin gülüşünü arıyor. Şiirde çok anlamlılığı seviyor. Sevdiği kızı anlatışı buna güzel bir örnek: "Bir kız sevdim bahçe içi tripleks/ Banliyö trenleri geçer orta yerinden/ Saten giyer ağaçları..." (s.23)

Annesine olan sevgisini anlatırken, onun üretkenliğini de vurguluyor...

Ozan, dudaklarında zamanın tadıyla yaşıyor. Yalnızlığının yanık yanık kanadığını duyumsuyor kimi kez. "F tipi" bir yalnızlığı vardır.

Ozan, İstanbul’un kimi semtlerini, yurdumuzun güzel yerlerini, sevdiklerinin adlarıyla anıyor: "...Suya vurunca bir sevdayı güzeller mahallelim/ İki kanata açılırım bir gömme dolap gibi/ Bu eski balkonda/ Mualla'nın gemileri, (s.35) ... Zarfı toprak tabletler gibi bir aşktır Kapadokyalım/ Güzeller Ürgüp'ün Göreme'nin o taş evlerini.../ Yer altı şehirleri gibidir gözlerinin gerisi/...Damağımda/ Leyla'nın mektupları" (s.37) Sevgilinin güzelliğinden gecelere serpiştirilen anlar unutulmuyor, mevsimler geçiyor, sevdalar yaşanıyor ardı ardına. Çocuklukta yaşananlar da anımsanıyor, şiirlere yansıtılıyor dize dize.

Ozan M. Mazhar Alphan, yaşamından kesitler sunuyor bize. İmge yüklü şiirlerin tadı bir başka oluyor.

-----------------------

(*) Şimdi Sana- M. Mazhar Alphan, Etki/Dize, Ağustos 2004

 

 


 bilgi@turkdilidergisi.com   -   2000-2005