|
Öğretmenlere Dizüstü
Bilgisayar
Yılmaz Ersöz
Vakıfbank ve Milli Eğitim
Bakanlığı işbirliği ile başlatılan “Öğretmenlere Dizüstü
Bilgisayar Kampanyası”nda, 30.04.2005 verilerine göre, 35
bin dizüstü bilgisayar satışı yapıldı. Gösterilen ilgi,
şirketlerin Nisan ayında ardarda dizüstü bilgisayar
kampanyaları gerçekleştirmesine neden oldu. Uygun ödeme
koşullarıyla çıkılan kampanyalar sayesinde, dizüstü
bilgisayar satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde
20-25 dolaylarında artış gösterdi.
Haber, her iki yanıyla da önemli.
1. Çağı
yakalamak için özveriye hazır olan öğretmenlerimiz, satın
alabilecekleri kampanyalar önlerine çıkınca fırsatı
kaçırmadılar.
2.
Öğretmenlerimizce satın alınan bu büyük sayılardaki
taşınabilir bilgisayarlar kuşkusuz, orta vadede insan ve
öğretim kalitesinin artmasını sağlayacak.
Kampanyanın
başarısı, devlet memurlarına yaygınlaştırılmasını da
tetikledi. Bilgisayar firmaları, sektörel tıkanıklığa çözüm
olacak bu çok yönlü oluşumun ucundan tutmakta gecikmediler.
Olumlu sonuçları hep birlikte izleyeceğiz.
AB’nin
destekleyip önkoşul olarak açıkladığı ve Haziran 2004 son
tarihli “Her Okula Internet Bağlantısı” uygulaması,
okullarımızın büyükçe bölümünü geçmiş yıllarda, kilit
altında tutulan, üstü toz örtülü bilgisayarlarla
tanıştırmıştı. “İnsana yatırım” olarak algılanan bu yeni
kampanya ile ise öğretmenlerimiz, kendi bilgisayar
bilgilerini geliştirip çevrelerine yayacaklar. O toz
örtülerini kaldırıp, bilgisayar dersliklerinin kapılarındaki
kilitleri de açık tutarak, toplumsal e-dönüşüme katkı
yapacaklar. Yurdun her yanındaki öğretmenlerimizin bu konuda
sağlayacağı toplumsal itici gücü duyumsayacağız birkaç yıl
içinde.
Toplu
satıma, ilk 11 gün içinde 11 bin 334 öğretmenin başvuruda
bulunması, kampanyayı düzenleyenlerin dört ayda yüz on bin
dizüstü bilgisayar satış beklentilerini de aşacak nitelikte
görünüyor.
Gelişmiş
batı toplumlarında, “toplumsal e-dönüşüm”ü gerçekleştirmek
için, kamunun sağladığı destekle bilgi toplumuna dönüşme
sürecinde çokça yol alan uluslar karşısında, ülkem insanının
kendini geliştirmek adına gösterdiği özverili çabalar,
organize edilebilir ve hedefe yönlenirse, ortaya çıkacak
sinerji ile çok şey çözümlenebilecek. 1 öğretmen + 1
bilgisayar = 2 değil, 5 yetkin öğretici edecek örneğin, bir
başka söyleyişle. Öğrendiklerini ezberleyip, tekrarlayarak
yetişen öğrencilerin yerini, bilgi üreten gençliğin ortaya
çıkması ile oluşacak kadrolar alıp, bizi geleceğe taşıyacak.
Daha fazla
kullanıcının bilişim ortamına gelmesi, üstelik yeni
gelenlerin büyük bölümünün öğretici niteliğinin bulunması,
bilgisayar terimlerinin, yeni Türkçe karşılıklar
oluşturulup, yaygın kullanıma kavuşmasını da birlikte
getirecektir.
Neresinden
bakarsak bakalım, gördüklerimiz değişmiyor. İnsanımızın
çağdaş dünyaya ve teknolojiye olan açlığı ile kullanımına
olan yatkınlığı, uygun alım koşulları sağlanarak parasal
engellemeler ortadan kalktığında, kendiliğinden enerjiye ve
yaratıcı nitelikteki bireysel girişime dönüşüyor.
Internet
alanındaki gelişmelerin, yaşamımıza getirdiği yeniliklerin
ayırtına varıp, sıklıkla kullananların, çocuklarımız,
gençlerimiz ya da kısaca genç beyinler olduğunu biliyoruz
|