|
Sesel
değişimler, yazımsal sesletim
ve
eklerin biçimsel yazımında yanılmalar.
Prof. Dr. Ömer
Demircan,
TDD 76, 05.03. 05
I
Yanlış kurallama 1.
Sesletim üzerine çalışanlar kimi Türkçe değişimleri betimlerken değişim
yönünü yanlış belirliyorlar. Sözgelimi “gitmiycem” biçimi san-ki “gitmeyeceğim”den
“gitmiycem”e doğru bir değişimmiş gibi veriliyor:
(1) bir
ünlü darlaşması */gitmiy-/ ,
bir bir ünlü düşmesi */gitmiyc-/
,
bir hece düşmesi
sonucunda /gitmiycem/.
Oysa, öyle bir değişim yoktur o
biçimlenmede. “Gitmeyeceğim”, yazıma yansımış ölçü sesletim olarak
ülküsel bir söyleyişi belirler. Doğrusu “gitmeyeceğim” > “gitmiycem”
yönünde bir sesletim değişimi olmaz. Gerçekte, “gitmiycem”den
“gitmeyeceğim”e varılır. Bu söyleyiş, ülküsel olarak
belirlenen, ve okurken ya da konuşurken, kimi bağlamlarda başvurulan “yazımsal
sesletim”dir. Kırsal yörelerden kente göçenlerin konuşmalarının yöre
ağzından ölçü sesletime doğru nasıl değişti-ğine ancak böyle bakılabilir.
Okulda yazımsal sesletime uyulup uyulmadığı böyle ölçülür.
Öyleyse, XII. Dilbilim Kurultayına
bir katılanının sunduğu bildiride açık-lananın tersine değişim: “gitmeyeceğim”den
“gitmiycem”e değil, “gitmiycem”den “gitmeyeceğim”e
doğru olur. Ona göre kurallar tersinden yazılmalıdır. Gene benzer sırayla
verilirse, bireysel/yöresel sesletim /gitmiycem/den:
(2) i. ünlü
genişlemesi, ya da -mĂ ekinin yazımsal sesletimi ile: *gitmey-ce-m
ii. bir ünlü
eklenmesi, ya da -(y)AcAK ekinin yazımsal sesletimi ile:
*gitmeyece-m / *gitmeyecek-m
iii. bir hece
katılması, ya da /k/ > /ğ/ değişimine ek olarak öznel ulam eki -(I)m’
nın tam
sesletimi sonunda: gitmeyeceğim söylenişine ulaşılır.
Bu, tekil bir değişim olmayıp kişinin bütün
sesletimine yansır. Toplumda varılmak istenen, ve okullarda yazımsal biçim
olarak öğretilen ülküsel sesletim “gitmeyeceğim”dir. Günlük
dilde ya da ağızlarda kullanılmaz bu ülküsel sesletim. Ara biçimler
geçerlidir. Okulda yazımsal sesletimi öğrenen bir kimse tarafından bu biçime
ancak şu durumlarda başvurulabilir:
(3) i. Ölçü
dilde kurallı yazılmış bir metni okurken.
ii. Bilinçli, yavaş, açık bir sesletimde.
Bu tür değişimler çocukların
anadil edinimleri sırasında da olur. Sözgelimi “yaramaz” sözcüğünü ilk
duyduğunda büyük oğlum “yamzak” olarak, /r/ sesini tam edinmediği
sırada “yayamaz” olarak söylemiş, en sonunda “yaramaz”a
ulaşmıştı.
Yanlış kurallama 2.
Arapça ile Farsçadan alınan emr, keyf, fikr, ömr,
şehr, sabr, kayb/p, zehr,... gibi kimi kök
sözcüklerin Türkçe sesdizimine aykırı son ünsüz öbekleri var. Bu ünsüz
kümeleri, araya uyumsal bir ünlü sokularak parçalan-mış ve bu sözcük
kökleri: emir, keyif, fikir, ömür, şehir,
sabır, kayıb/p, zehir bi-çimlerine girmiş. Ancak bu
alıntılara ünlü ile başlayan bir birim eklenirse araya bir ünlü katılmasına
gerek kalmıyor: emri, keyfi, fikri, ömrü, şehri,
sabrı, kaybı, zeh-ri. Bu değişim açıklanırken (i. emr
> emir) giriş biçiminden yola çıkılmayıp Türk-çeleşmiş biçimden
yabancı dildeki biçime dönüşme oluyormuş gibi (ii. emir > emr)
gösteriliyor. Böyle bir değişim yoktur. Açıklama (ii.) de yanlıştır. Değişim
bir ünlü ya da hece düşmesi değil, bir ünlü katılması sonucu hece artışıdır.
Alıntıların başında Türkçeye aykırı ünsüz
kümeleri varsa (group >grup), bu ünsüz kümeleri söyleyişte bölünüyor
(grup > /gurup/) ama yazıya geçirilmesi yazım-sal bir kuralla engelleniyor,
“gurup” yerine “grup” yazılıyor.
Yanlış kurallama 3.
Karşıt anlamlı sıfatlardan “az” anlamı taşıyana küçül-tücü “çok” anlamı
-(Ŭ)cIk” eki ve pekiştirme ile katılır. İşlemde bir ünlü türemesi de yok
gibi. Doğrusu, sesletime aykırı ünsüz öbeği oluşacaksa taban ile ek arasına
bir geçiş ünlüsü giriyor. Kural şöyle (vurgulu hece koyu yazılı):
(4) a. Vurgulu hece
ile ek arasında bir zayıf hece bulunur. O nedenle pekiştirilmiş
biçim en az
üç hece olur.
b. taban vurgusu
bir önceki heceye alınarak pekiştirme vurgusu uygulanır.
c. tabana
“-(Ü)cĬk” eki eklenir (Ü=ünlü).
c.i. ünlü ile biten tabanlar geçiş ünlüsü
almaz: ince> incecik, yakınca-cık,
yeğnicik,
kısacık, kimsecik, birazcık, şakacık-tan, yalancık-tan,
hoppacık, şuracık, oracık,
körpecik,
güzelcecik, usulcacık, yavaşçacık, demincecik,...
.
c.ii. /k/ ünsüzü ile biten tabanlarda
bu ünsüz bir yandan sesletime güç yetir-
mek, öte yandan /k/ sesini yinelememek için
düşer: küçük > küçü-cük, ufa-
cık, çabu-cak, seyrecik, yumuşacık,
çıplacık, sıcacık, minicik / minnağcık, alçacık,...
.
c.iii. /k/ dışında bir ünsüzle biten tek
heceli tabanlar geçiş ünlüsü alır: genç
> genc-ecik, dar-acık, bir-icik,
az-ıcık
(Ergin 1962:155: azacık), ... .
Korkmaz (2003:341) buna halâ ünlü
türemesi diyor. Doğrulanması için iki
heceli, /k/ dışı bir ünsüzle biten örnekler
gerek.
II
Her ne kadar ek yazımında (dar-geniş) genel
ünlü karşıtlığı kullanılıyorsa da, bunda acaba bir yanlışlık yok mudur? Kimi
eklerde “dar-geniş” ünlü ayrımı belli bağlamda ortadan kalkarsa, o ekin
yazımı düzeltilmeli midir? O zaman eklerin tek biçimle yazımında üç
biçimsel ünlü yazımı gerekiyor. Bu yazımda biçimsel ünlüler / ünsüzler,
büyük harf ile gösterilir, bir harf ile aynı anda birden çok sesbirim
yazılır.
(5) i. Ü
(ünlü) : bu ünlünün karşılığı: Ø, /a/e/, /ı/i/u/ü/ olup
açık, yuvarlak ünlüler /o,ö/ dışarıda kalır. ii. A (yalnızca
geniş ünlüler), iii. I (yalnızca dar ünlüler).
Sözgelimi olumsuzluk ekinin biçimsel yazımı
–mĂ değil,–mŬ olmalı mı-dır? Eğer olursa, bağlama göre birinci
seçim : ya -mÜ > mĂ, ya da –mÜ > mĬ olur. Ondan sonra ikinci
bir seçimle, bu kez ünlü uyumsal olarak belirlenir:
(6) /y/ ile
başlayan, ya da geçiş sesi olarak /y/ alan bir ekten önce:
-mÜ > - mĬ
olur. Öteki bağlamlarda -mÜ > mĂ’ya dönüşür.
Ondan
sonraki aşamada A ve I biçimsel sesbirimlerinin uyumsal
dönüşümü gerçekleşir. i. -mĂ > ma/me, ya da ii. - mĬ
>-mĭ / -mĭ / -mŭ /-mŭ.
O durumda –mĂ > mĬ
gibi gerçekte biçimsel olmayan bir ünlü daralmasın-dan söz edilmesine gerek
kalmaz. Doğrusu, öyle bir değişim var mıdır? Eğer yoksa, olumsuzluk eki
neden -mA olarak yazılıyor? Çünkü abece içinde ünlülerden hepsi-nin
yerine geçen bir harf bulunmaz. Yalnızca geniş-dar ayrımı büyük harfler A
/ I ile yazılabilir. Abece, ek biçimlerinin biçimbilimsel yazımını
amaçlamaz. Ancak o yüz-den de eklerin biçimleri yanlış yazılamaz,
yazılmamalı.
Bu
değişim “___+(I)yor#” ile “___+(y)AcAK eklerinden önce gelen vurgulu ZÜ
biçimi öteki eklere de uygulanır.
Bu tartışma başta verilen birinci yanlış kurallamadan dolayı açılmıştır.
(7)
|
Ek biçimi |
Yazım |
Örnek değişim |
|
mÜ |
- mĂ |
Yap-ma >
yapmıyor, yapmı-yacak |
|
-DÙ |
-DÀ |
Tıkır-da
> tıkırdıyor |
|
-lÙ |
-lÀ |
Kap-la >
kaplıyor. |
|
-sÙ |
-sÀ |
Su-sa >
susuyor, azım-sa > azımsıyor |
|
-GÙ |
-GÀ |
Çal-ka >
çalkıyor. |
II
Bu seçim –r olarak
yazılan -(Ü)r eki için de geçerlidir. Gerektiğinde hecesel bir ünlü
aldığına göre, doğrusu bu ek –(Ü)r olarak yazılmalı. Bk. (15)
(Ü = ünlüyü, Z = ünsüzü, #
= taban sonunu gösterir)
(8) a.
Heceleme kuralı:
i. ....[+ünlü]#___
/ (=Ünlü ile biten bir tabandan sonra): -(Ü)r > -ør>-r
ii.
...[+ünsüz]#___/(=Ünsüz
ile biten bir tabandan sonra): (Ü)r > -Ür.
b. Ek
ünlüsünün karşıtsal seçimi. Bir ünsüz ile biten tabanın son
hecesinde:
iii.
...[+geniş]Z___
/ (geniş bir ünlü varsa) Ü > A
iv. ...[-geniş]Z____
/ (dar bir ünlü varsa) Ü > I
c. Ek
ünlüsünün uyumsal dönüşümü.
v ...Bundan sonra ünlü uyumu
uygulanır:
vi ... : -Ar > -ar / -er : (+geniş
özelliği ortak olduğu için yazmaya gerek
yoktur): ...[+ön]...#
/ A > e ...[-ön ]...#
/ A > a
  
vii. ...-Ir > -ır / ir / ur / ür : (-geniş) özelliği ortak olduğu
için yazmaya
gerek yok.
... +ön,
#
/ -Ir > -ir ... -ön, .#
/ -Ir > -ır
+düz
+düz
   
. .. +ön,
#
/ -Ir > -ür ... -ön,
#
/ -Ir > ur
-düz
-düz
Heceleme kuralı ile engellenmeyen
bir seçim değilse, bir ünlüden (Ü), ya da bir ünsüzden (Z) oluşan öteki
eklere de bu yazım kuralları uygulanmalıdır:
(9) i. -A
> -(Z)A ii. -I > -(Z)I
III
Ünlülerin karşıtsal ve
uyumsal dönüşüm kuralları yukarıda verildi. Geçiş ünsüzünün (Z) seçimi de
benzer biçimde belirlenebilir. Bu belirlemede birinci (en genel)
ayrım ekin biçiminin korunmasını sağlar. Türkçede iki ünlü art arda
gelmez. Eğer gelirse kaynaşma ile ek kimliği kaybolabilir. Art arda
gelebilen ünsüzler çok azdır. Aykırı bir dizim sesletimi engeller. Bu
sakınca öyle durumlarda ayrı bir hece oluşturmayı gerektirir. Bu işlemde
kullanılan sese “geçiş sesi” denir. Geçiş sesi, ta-ban - ek geçişlerinde:
“ünlü + ünlü”, “ünsüz +ünsüz” dizisi oluşmasını engeller. O durumda geçiş
sesi bir ünsüz (Z) olarak yazılmalıdır.
(10) a. Ünsüzle biten bir taban ünlü ile
başlayan bir ek alırsa öyle bir dizi oluşmaz:
limon + küf-ü
> limon küfü: ...[+ünsüz]#___
/ (Z) >
Æ
: -I > -ÆI
b. Ünlü ile biten
bir tabana ünlü ile başlayan bir ek gelirse, bir “geçiş ünsüzüne gerek
vardır: limon sarı-s-ı > limon sarısı: [+ünlü]#___
/ (Z) > Z :-I > -sI.
Geçiş ünsüzlerinde ikinci
ayrım işlevseldir. Bu ayrımda iki dizimsel seçim yapılır:
(11) i. “taban
+ ek” dizimine göre: “Z” > s/y/ş.
ii. “ek
+ ek” dizimine göre : “Z” > n.
Bir ad öbeği oluşturulurken niteleyen
bir ad yalın ya da türemiş bir başka adı niteliyorsa, geçiş ünsüzü: Z>s
olur: burçak yolması, gelin olması, seni sevmesi.
(12) 
+Ad
.
... +niteleyici ... Z > s
+geçiş ünsüzü
Nesne yükleme –I/A ekleriyle
bağlanıyorsa geçiş sesi /y/ olur. Bir ünlü ile biten eylem
tabanlarına bir ünlü ile başlayan bir ek gelirse, orada da geçiş sesi /y/dir.
(13) -Z >
-y : ... araba-y-ı yıkadı. ....araba-y-a
bindi. / : yapma-y-acak
Ünlü ile biten bir tabandan üleştirme
işlevli –(ş)Ar ekine geçiş için seçilen ünsüz /ş/dir:
(14) üç-er,
beş-er, dokuz-ar,..., iki-ş-er, altı-ş-ar, yedi-ş-er,...
Dizimsel bir ekten bir başka eke geçiş de
bir ünsüz ile sağlanır. Bu ikinci geçişte /n/ kullanılır.
-Z > -n : limon sarı-s-ı-n-ı seçti;
...kendi araba-s-ı-n-a bindi.
Başka geçiş sesleri de olabilir. Söz gelimi
yansımalarda: tak-ır : tan-gır içindeki -(g)Ir eki bir geçiş sesi
almıyor mu? Bu ayrımlara bakarak geçiş seslerine de işlevsel / ezgisel /
sesletimsel ayrımlar yüklendiği ileri sürülebilir.
Aşağıdaki eklerde ünlü (Ü >
Ø/a/e/ı/i/u/ü/...) seçiminde (7a) içinde verilen kurallar işler. Oradaki
seçim hecelemeye bağlıdır. Bir tek -(Ü)r eki dışında ünlü ayrımına
duyarsız başka ek var mı? Ek biçimlerini azaltıcı, dili sığlaştırıcı olduğu
için bu seçenek öteki ünsüzler için dildışı kalmışsa da incelemeye değer.
Ağızlara bakmak, düşüm sonucu oluşumları yorumlamak doğru olur.
(15)
|
|
Ekin biçim-
sel yazımı |
Ekin ayırıcı
ünsüzü
|
Ekin biçimselyazımı |
|
*-T >
*-K >
*-Ç >
*-ş > |
*-(Ü)T
*-(Ü)K
*-(Ü)Ç
*-(Ü)ş |
*-m >
*-n >
*-l >
-r> |
*-(Ü)m
*-(Ü)n
*-(Ü)l
-(Ü)r:
var-ır, çeker, getirir, koşar,
yürür, yorulur, kaçar |
Ünlü
ekleri (11) de bir ünsüz (Z) ile bağlamak gerekir.
(15)
Dizimsel ekin ayırıcı ünlüsü Dizimsel ekin geçiş ünsüzü
-I ....-(Z)I...
-A ....-(Z)A...
|