|
Yok mudur Kurtaracak...
Ertuğrul Efeoğlu
Namık Kemal ile Deli Hikmet'in birlikte yazdıkları
Vatan Manzumesi'nin beşinci dizeleri ünlüdür. Şöyledir bu dize: "Yoğimiş
kurtaracak bahtı kara mâderini." Günümüz Türkçesiyle söylersek, "Yokmuş
kurtaracak karayazılı anasını." deriz...
Mustafa Kemal Atatürk bu denli karamsar, böylesine
umutsuz bir yargıya yer olmadığını kanıtlamıştır. Karayazılı anamız
kurtulmuştur... Ne var ki, bugün anamız değil, anadilimiz kurtulmayı
bekliyor.
Anadilimiz Türkçe yirmi yıldır kurtulmayı bekliyor.
Yukarıdaki dizenin karamsarlığını umuda çevirip soralım: "Yok mudur
kurtaracak karayazılı anadilini?"
Anadilimizi kurtarmalıyız!.. Türkçemizi, Türk Dil
Kurumu'na (TDK) yirmi yıl önce çöreklenmiş olan haksız anlayıştan
kurtarmalıyız!.. Bu haksızlığa son verilmesi için sesimizi yükseltmeliyiz!
Ben bir yurttaş olarak sesimi yükseltiyorum, Adalet ve Kalkınma Partisi'ne
haykırışımı duyurmak istiyorum. Çünkü bu partinin, her şeye karşın, TDK'yi
kurtarabileceğini ummak istiyorum. Değil mi ki bu parti, adındaki "adalet"
sözcüğünün içini doldurmak için oy istemiştir ve işte o oylarla
Ankara'dadır! Evet, öyledir. Öyle olmalıdır. Buna inanmak istiyorum.
inanmak istiyorum: Yirmi yıl aradan sonra, Mustafa
Kemal Atatürk'e yasal hakkı geri verilecektir. TDK'nin içinde varolduğuna
inandığım kimi vicdanlı kişiler de, CHP milletvekilleri de iktidar
partisinin bu yöndeki girişimine katkıda bulunmaktan, haksever herkes gibi,
kaçınmayacaklardır.
Türk Dil Kurumu bir an önce eski yapısına, gerçek
kimliğine kavuşturulmalıdır. Çünkü, Türk dili tez elden kurtarılmalıdır.
Türk gençlerine yalnızca güzel Türkçe değil, düzgün, tutarlı ve bilimsel dil
çalışmalarının nasıl yapılacağı, eskisi gibi, 12 Eylül öncesindeki gibi,
gene bu kurumca öğretilmelidir. Bu sözlerimle ne demek istediğimi, şimdi
sunacağım iç yakıcı tanıklıklar açıklamaya yeter:
Sayın Başbakan, Sayın milletvekilleri sizlerden rica
ediyorum, Saygıdeğer yurttaşlar sizlere çağrıda bulunuyorum, TDK'nin
internetteki sitesine hep birlikte girelim. Orada, üç bölüme ayrılmış "Sıkça
Sorulan Sorular l, II,III" başlıklı sayfaları açalım. Türk halkının Türkçe
üzerine en sık sorduğu ileri sürülen soruların bir bölümüne bakalım, ama bu
sırada, örneklerdeki yazım yanlışlıklarına, yazım çelişkilerine de
katlanalım:
"Ahz" kelimesinin anlamı nedir? "Ayşegül" isminin
anlamı nedir? "Barsak" kelimesinin doğru yazılışı nedir? "Görmek", "bakmak"
kelimelerinin anlamı nedir? "Beray-ı gönül" kelimelerinin anlamı nedir? "Godoş"
kelimesi Türkçe midir? "İmlâ Klavuzu'nun yeni baskısı nezaman yayımlanacak?
[imlâ Kılavuzu'ndan söz eden tümcede "ne" ve "zaman" sözcükleri bitişik
yazılmış!] "Haras" kelimesi ne demektir? "İba", "tiyek", "teyin"
kelimelerinin anlamı nedir? "Eş güdüm" "trent", "intifada", "stilize"
kelimelerinin anlamı nedir? "İstihlâkât" kelimesi ne demektir? "kezll", "enk"
kelimelerinin anlamı nedir? [Bu iki sözcük çok soruluyor olmalı; bu
sayfalarda iki kez sorulup iki kez yanıt verilmiş "Kezil" keçi kılından
bükülerek yapılan ip demekmiş. “Enk” sözcüğünün iki anlamı varmış. Çene
kemiklerinin birleştiği yerler ile parmağın ek yeri, eklem. Ayrıca, bu iki
sözcüğün neden bir arada verildiğini anlayamayız.] “Kapris”, “Naz yapmak”,
“Nazlanmak” kelimelerinin anlamı nedir? “Katastrof Kuramı” ne demektir? "Lâf
söyledi balkabağı" deyiminin anlamı nedir? "Lahit" kelimesi ünlü ile
başlayan bir ek aldığında nasıl yazılmalı ve söylenmelidir? "Lâyusel"
kelimesi ne demektir? "Veteran", "mer'i" kelimelerinin anlamı nedir? [Bu iki
sözcük nedense yan yana iki kez sorulup yanıtlanmış.] "Mihengir" kelimesinin
doğru yazılış biçimi nasıldır? [Açıklaması şöyle verilmiş: Genellikle dökme
demirden bir ayak ve sivri uçlu bir sürgü taşıyan, düşey bir çubuktan
meydana gelen, yüzeye paralel olmak üzere çizgiler çizmeye yarayan alet"
(Not: Açma tırnağı yok, ama kapama tırnağı var) anlamındaki kelimenin
yazılış biçimi "mihengir"dir.] "Mihr" kelimesinin anlamı nedir? "Münafaa"
kelimesinin anlamı nedir? [TDK'nin açıklaması: "münafaa" kelimesi, Arapça
bir kelime olup "birlikte, karşılıklı olarak yararlanma" anlamındadır.] "Müsbiti
evrak" ne demektir. [TDK'nin açıklaması: "belgelerin ispat ediciliği". Ancak
tamamlamanın Arapçada doğru kullanılış biçimi "evrak-ı müsbite"dir.] "Odin"
kelimesi ne demektir? [TDK'nin yanıtı: İskandinav tanrılarının ilki olan
savaş, bilgelik ve şiir tanrısıdır. (Türk ulusunun en sık sorduğu sorular
(!) ne ilginç değil mi?!)] "Pisi pisine" deyiminin anlamı nedir? [TDK'nin
yanıtı: ""Pisi pisine deyimi "boku bokuna deyimiyle bu deyim ise "kötü bir
nedenle, boşu boşuna, yok yere" anlamlarıyla tanımlanmıştır]
"Profesyonellik", "proaktivite" kelimelerinin anlamı nedir? "Ratipzade"
kelimesinin anlamı nedir? [Soruda "zade" biçiminde yazılmış, ama açıklama
sırasında "zade" biçimi yeğlenmiş.] "Teşkilâtlar" kelimesi doğru mu?
"Tevekkül" kelimesjnin anlamı nedir? "Zar" kelimesinin anlamı nedir?
[TDK'nin yanıtı: (Farsça) Ağlayan, inleyen; zayıf, dermansız; inleme,
ağlayış anlamlarındadır. (Bu sözcüğün iki anlamı daha yok mu?) "Müstehabb",
"caiz" kelimelerinin anlamı nedir? "Cet", "Ceddin deden" kelimelerinin
anlamı - nedir? Aşağıdaki kelimelerin anlamı nedir? "Akvam-ı beşer", "mahluk
ı asil", "enkaz-ı beşer"; "cebiç", "çebiş" kelimelerinin anlamı nedir? [Cebiş,
bir yaşındaki keçi demekmiş!], "Dain" "mürtehin" kelimelerinin anlamı nedir?
"Değnekçi" kelimesinin anlamı nedir? "Bir dönüm" kaç metrekaredir?
"Düzüşmek" kelimesinin anlamı nedir? [TDK'nin açıklamasına dikkat edelim:
"Düzüşmek" kelimesi, (iki veya birkaç kişi) cinsel birleşmede bulunmak.] "Ecrimisil"
kelimesinin anlamı nedir? "Goppak" kelimesinin anlamı nedir? [TDK'nin
açıklaması: "kahpe"].
ikinci Bölümden örnekler:
"Mohahmad Omar Amin" adının anlamı nedir? [Yanıt şöyle
başlıyor: "Mohahmad Omar Amin" biçimindeki birleşik adı oluşturan...];
"el-Lâtif" kelimesinin anlamı nedir? "Kerra", "livanur" sözlerinin anlamı
nedir? [TDK'nin yanıtından: "Livanur" (...) son yıllarda ad koyma
geleneklerimiz arasında yer almıştır. (Dikkatinizi çekerim: son yıllarda ile
geleneklerimiz nasıl da bağdaştırılmış!] "Yuşa" adının anlamı nedir? "Nikfer"
sözünün anlamı nedir? "Aria" sözünün anlamı nedir? [TDK'nin yanıtından: Ad
koyma geleneklerimizde yer almayan bu söz...] "Ebrar" sözünün anlamı nedir?
"İkra sena" [TDK'ye göre bu da Arapça kelimelerle yapılmış birleşik ad
imiş.] "Kayseri kurnazlığı" deyimi ne demektir? "Tiye almak" şöyle
açıklanmış: Argoda söz. "Biriyle alay etmek, eğlenmek" anlamında kullanılır.
Şimdi de üçüncü bölüme bakalım. İşte birkaç örnek:
"Hamt" Sözü Neden Güncel Sözlük'te Yer Almamaktadır?
["Neden" belirtecinin tümcedeki yerine bakın!] "Ertunç" adının anlamı nedir?
"Demas" sözünün anlamı nedir? [Açıklamada bu kez doğrusu "demans" biçiminde,
ama nedense eğik yazılmış. Açıklama tümcesine bakın: "Kişide ilerleyen yaş
ile, beyindeki bir takım değişimler sonrası oluşan, bellekte bozulma (yakın
döneme ait hafızada güçlükler) yanı sıra,...]
; "Takyîdât" sözünün anlamı nedir? "Zürefâ" sözünün
anlamı nedir?
Yukarıda sergilemeye çalıştığım örnekleri
değerlendirelim:
1.
"Sıkça Sorulan Sorular" başlığı altında sıralanan sorular ve yanıtlar
tutarlı ve düzgün bir sınıflandırmaya sokulmamış. Dahası abecesel bir sıra
bile izlenmemiş. Kimi kez tek tek sözcükler için paragraflar açılmış, kimi
kez birbirleriyle biçimsel ya da anlamsal herhangi bir bağıntı içinde
bulunmayan sözcükler bir arada sorulup bir arada yanıtlanmış.
2.
Yazım kurallarına ve noktalama imlerine dikkat edilmemiş. Kimi kez,
tümce başında tırnak açılmamasına karşın, tümce sonunda kapatma tırnağı
konulmuş. Yazım Kılavuzu'ndan söz eden tümcede bile yazım yanlışı yapılmış.
3.
Açıklama tümcelerinin kimileri, kafa karışıklığını çok güzel
yansıtacak biçimde kurulmuş.
4.
Sorular oldukça dikkat çekici. Çoğu kez Attilâ İlhan'dan başka aklı
başında kimsenin kullanmadığı sözcükler açıklanmış. Kimi kez herkesin
kolayca bilebileceği sözcüklerin (ör: Ertunç) sorulduğu ileri sürülüp
açıklanmış.
5.
Dilbilgisi ve dilbilim terimleri konusunda tutarlılık yok! "Kelime"
ve "söz" sözcükleri -kör bir diretmeyle, "sözcük" dememek için- birbirinin
yerine kullanılmış. Oysa "söz" dilbilim terimi olarak "konuşan bireyin
dilsel edimi" olarak açıklanır... TDK'nin "lisan mütehassısları'nın
dilbilimden hiç anlamadıkları kesindir, evet, çok kesindir!
Sonuç olarak: Yukarıdaki örnekleri özellikle seçmiş
değilim. TDK'nin yukarıdaki internet adresine ulaşanlar çok daha çarpıcı
örneklerle bol bol karşılaşacaklardır...
Kısaca söylemek gerekirse, durum içler acısıdır. TDK
bizi "tiye alıyor" olmalı.
Varsın alsın!
Alsın, ama Atatürk'ün ülküsünü ve kalıtını bu denli
acımasızca çiğnemesin!.. Yazıktır, çok yazık!..
AKP'nin sayın milletvekilleri, bu büyük haksızlığı ve
yanlışlığı düzeltmek sizin elinizde. TDK'yi gerçek tüzel yapısına
kavuşturmak elinizde. Partinizin adındaki adalet sözcüğünün erdemini
anımsayın ve TBMM'deki sayısal gücünüzü lütfen bu amaç için kullanın.
Kullanın ki, adalet yerini bulsun!
Kullanın ki, Türkçe kurtulsun!
Yok mudur kurtaracak karayazılı anadilini!
|