|
|
İletişim Evreninden
Yeni İletişim Yöntemleri
Y ılmaz Ersöz
Günümüz toplumsal yaşamında,
bireyler arasındaki iletişimin biçim değiştirdiğini hepimiz
gözlüyoruz. Nicel olarak yüz yüze ilişkilerdeki
azalmanın yanında, nitel yönden de yoksullaşma
izliyor süreci. Birkaç sözcükten oluşan kısa ve tekdüze
diyaloglar ön plânda hep. Yazım
kurallarına uygun düzgün tümcelerle konuşmak, çağdışı
olarak algılanıyor. Hızlı
düşünme, hızlı karar verip uygulama, hızlı yaşama
gereği, oluşturduğu toz duman arasında
yok etti sadelik ve derinliği.
Oysa, kuşaklar
arasındaki ayrılık ve çatışmaların bir nedeni de
iletişim eksikliğidir. Birbirleriyle daha az iletişim
kurup, düşünce paylaşmayanlar arasında birliktelik,
ortak düşünce ve değer
platformu oluşamaz. Tersi durum gerçekleştiğinde ise
ortaya çıkan güç tutulamaz. Engellenemez. Bir pozitif
enerjiye dönüşür. Üzeri örtülüp küllenmeye bırakılmış
duygu ve içgüdüsel davranışları harekete geçirir.
Önceleri kıraathane,
köy odası, aile meclisleri gibi ortamlarda gerçekleşen
iletişim ve kuşaklar
arası kültürel transfer, artık sanal ortamlarda karşımıza
çıkmakta. Sanal Söyleşi Odaları
ya da gündelik kullanımıyla "Chat Odaları",
oldukça güncel ve yaygın. Uzmanlaşmış
forumlarda bir araya gelen ve yalnızca takma ad (nickname)
ve suratlarla (face) temsil edilen katılımcılarca
oluşturulan "Beyin Fırtınaları"na çokça
rastlamak olası ve sıradan. Tek sorun, bu sanal ortamlara
girebilmeleri için, yaşlı kuşaklara gençlerin yol göstermeleri
gereği.
Işıklar içinde yatsın.
Saygın insan Üzeyir Garih' in sözünü burada yine anımsayalım.
"İnsan kıyafetiyle
karşılanır, kişiliğiyle uğurlanır" derdi.
Söylendiği zaman
itibariyle yüzde yüz geçerli olan bu saptama, yukarıda
sözünü ettiğimiz sanal ortamlarda tersine dönmüştür.
Birbirlerini tanımadan (!), görmeden, seslerini duyup dokunmadan,
sağlam ilişkiler kurup geliştirenlere
çok sık rastlıyoruz. Gelenekselin tersine, önce kişilik,
kafa yapısı ve düşünceler çıkıyor vitrine, parmaklar
yardımı ve klavyeden süzülerek, ilk aşamanın
sonrasında ise karşı karşıya gelinebiliyor ya da gelinmiyor
isteğe bağlı olarak. Bir
anlamda giysiler ve dış görünüş değerini yitirdi. Işık
söndü, yetenek parladı. Kişilikleriyle karşılanan katılımcılar,
kişilikleriyle de uğurlanmaktalar.
-Eğitim sürecinde kazanılanlar,
öğrenilen yabancı
diller,
geliştirilen bireysel
hobiler,
kurulan uzun süreli sosyal ilişkiler,
yaşam boyu edinilen
ekinsel varsıllık,
yerellikten küresel olmaya doğru
uzanan yolda alınan mesafedir, aslında üzerimizdeki
giysiler artık.
Teknolojik gelişmenin
iletişime yaptığı olumsuz katkıyı, uç bir örnekle
vurgulayalım. OGS (Otomatik Geçiş
Sistemi) yaşamımıza
girmeden önce, köprülerden her gün geçerken, para
vermek için durduğumuz zaman
bile, iki çift söz ederdik gişedeki memurla. Kısa da olsa
bir iletişim kurulurdu aramızda.
Bazen bir espri, bazen yaşam koşullarıyla ilgili yakınmalardı
belki bu. Oysa artık durmadan, hızla geçiyoruz köprü ya
da otobanlarda bulunan para ödeme gişelerinin
arasındaki daracık yoldan. Dönüp bakmıyoruz bile içeride
ne olup bittiğine. Ne
diyalog kaldı, ne de iki çift söz. Gelişen teknolojinin
getirdiği yabancılaşmanın
örneklerini yaşamaktayız kısaca çevremizde sürekli
olarak.
Geleneksel yöntemleri kullanarak, günümüz koşullarında
yetişen çocuk ve gençlerimize ulaşamamak
ya da onlarla iletişim kuramamaktan yakınmak değil bugün
artık yapmamız
gereken. Yapılması gereken, genç - yaşlı ayırımı
yapmadan, teknolojiyi sonuna değin
kullanmaya çalışmak, genç kuşağın kullandığı yöntemleri
öğrenip uygulayarak, var olan birikimimizi bu yolla
aktarmaya çalışmak. Doğaldır
ki, çaba ve yaratıcılık
gerektiriyor bu yeni süreç. Bu nedenle, katkı yapan tüm
sorumlu yurttaşlarımıza kolaylıklar
dilerim. Sağ olsunlar, varolsunlar.
|