başyazı
iki ayın içinden
öyküler
yapıtlar yazarlar
iletişim evreninden
çiçek yağmuru yapıtlar
günlük
 
 
yazarlar
künye
arşiv
iletişim

İletişim Evreninden

Yeni İletişim Yöntemleri

Yılmaz Ersöz

Günümüz toplumsal yaşamında, bireyler arasındaki iletişimin biçim değiştirdiğini hepimiz gözlüyoruz. Nicel olarak yüz yüze ilişkilerdeki azalmanın yanında, nitel yönden de yoksullaşma izliyor süreci. Birkaç sözcükten oluşan kısa ve tekdüze diyaloglar ön plânda hep. Yazım kurallarına uygun düzgün tümcelerle konuşmak, çağdışı olarak algılanıyor. Hızlı düşünme, hızlı karar verip uygulama, hızlı yaşama gereği, oluşturduğu toz duman arasında yok etti sadelik ve derinliği.

Oysa, kuşaklar arasındaki ayrılık ve çatışmaların bir nedeni de iletişim eksikliğidir. Birbirleriyle daha az iletişim kurup, düşünce paylaşmayanlar arasında birliktelik, ortak şünce ve değer platformu oluşamaz. Tersi durum gerçekleştiğinde ise ortaya çıkan güç tutulamaz. Engellenemez. Bir pozitif enerjiye dönüşür. Üzeri örtülüp küllenmeye bırakılmış duygu ve içgüdüsel davranışları harekete geçirir.

Önceleri kıraathane, köy odası, aile meclisleri gibi ortamlarda gerçekleşen iletişim ve kuşaklar arası kültürel transfer, artık sanal ortamlarda karşımıza çıkmakta. Sanal Söyleşi Odaları ya da gündelik kullanımıyla "Chat Odaları", oldukça güncel ve yaygın. Uzmanlaşmış forumlarda bir araya gelen ve yalnızca takma ad (nickname) ve suratlarla (face) temsil edilen katılımcılarca oluşturulan "Beyin Fırtınaları"na çokça rastlamak olası ve sıradan. Tek sorun, bu sanal ortamlara girebilmeleri için, yaşlı kuşaklara gençlerin yol göstermeleri gereği.

Işıklar içinde yatsın. Saygın insan Üzeyir Garih' in sözünü burada yine anımsayalım. "İnsan kıyafetiyle karşılanır, kişiliğiyle uğurlanır" derdi. Söylendiği zaman itibariyle yüzde yüz geçerli olan bu saptama, yukarıda sözünü ettiğimiz sanal ortamlarda tersine dönmüştür. Birbirlerini tanımadan (!), görmeden, seslerini duyup dokunmadan, sağlam ilişkiler kurup geliştirenlere çok sık rastlıyoruz. Gelenekselin tersine, önce kişilik, kafa yapısı ve düşünceler çıkıyor vitrine, parmaklar yardımı ve klavyeden süzülerek, ilk aşamanın sonrasında ise karşı karşıya gelinebiliyor ya da gelinmiyor isteğe bağlı olarak. Bir anlamda giysiler ve dış görünüş değerini yitirdi. Işık söndü, yetenek parladı. Kişilikleriyle karşılanan katılımcılar, kişilikleriyle de uğurlanmaktalar.

-Eğitim sürecinde kazanılanlar,

öğrenilen yabancı diller,

geliştirilen bireysel hobiler,

kurulan uzun süreli sosyal ilişkiler,

yaşam boyu edinilen ekinsel varsıllık,

yerellikten küresel olmaya doğru uzanan yolda alınan mesafedir, aslında üzerimizdeki giysiler artık.

Teknolojik gelişmenin iletişime yaptığı olumsuz katkıyı, uç bir örnekle vurgulayalım. OGS (Otomatik Geçiş Sistemi) yaşamımıza girmeden önce, köprülerden her gün geçerken, para vermek için durduğumuz zaman bile, iki çift söz ederdik gişedeki memurla. Kısa da olsa bir iletişim kurulurdu aramızda. Bazen bir espri, bazen yaşam koşullarıyla ilgili yakınmalardı belki bu. Oysa artık durmadan, hızla geçiyoruz köprü ya da otobanlarda bulunan para ödeme gişelerinin arasındaki daracık yoldan. Dönüp bakmıyoruz bile içeride ne olup bittiğine. Ne diyalog kaldı, ne de iki çift söz. Gelişen teknolojinin getirdiği yabancılaşmanın örneklerini yaşamaktayız kısaca çevremizde sürekli olarak.

Geleneksel yöntemleri kullanarak, günümüz koşullarında yetişen çocuk ve gençlerimize ulaşamamak ya da onlarla iletişim kuramamaktan yakınmak değil bugün artık yapmamız gereken. Yapılması gereken, genç - yaşlı ayırımı yapmadan, teknolojiyi sonuna değin kullanmaya çalışmak, genç kuşağın kullandığı yöntemleri öğrenip uygulayarak, var olan birikimimizi bu yolla aktarmaya çalışmak. Doğaldır ki, çaba ve yaratıcılık gerektiriyor bu yeni süreç. Bu nedenle, katkı yapan tüm sorumlu yurttaşlarımıza kolaylıklar dilerim. Sağ olsunlar, varolsunlar.


 bilgi@turkdilidergisi.com   -   2000-2004   Mint