|
|
Kalpleri Katı Kanlı Katiller Körpecik
Kuzucukları Katlettiler
Kaleli
|
Tüm yeryüzünde ve Türkiye'de bir ilk deneme olarak "K" harfi ile başlayan sözcüklerle yazılmış bir yazı. Arkadaşımız Lütfi Kaleli ' nin hazırladığı bu yazıda, günümüzde artık kullanılmayan Osmanlıca sözcüklerle de Karışık kurulan tümcelerle kimi toplumsal olaylara değiniliyor. |
Kitaplarda
kâşiflerin keşfettikleri kâinat kurulurken, karşı karşıya
kalan kaplanlar kunduzlara kükrer; keyifleşen kalın kalçalı
küheylanlar kısraklara, küp karınlı kadanalar katırlara
kişner; köpüklü kırılgan kutuplarda kefallar köpekbalıklarına
karşı kalkanlaşır; kara-kuru kaplumbağalar
karabataklara kostaklanır; kör kösnüler kumlarda kıpırdanır;
kaşağısız, kayışsız karakaçanlar karacalarla, kırlangıçlar
kelaynaklarla, kazlar kerkenezlerle, kediler kıtmir köpeklerle
kırıştırırlar; kokarcalı kıraçlarda köstebekler,
kelebekler, koalalar kaçışırlar; kevenli kırlarda keçiler,
koyunlar, kuzular kolsuz kepenekli Keloğlan'ın kavalına
karşı kıkırdarlar; kalçaları kalınlaşan, karınları
kabaran kurdeleli kızlar, kadınlığa karışırlar;
Kozanlı Kadir kemanını, Karslı Kadri kopuzunu, Kırklarelili
Kıpti klarnetini, Karadenizli Kudret kemençesini, Kemahlı
Kamer kavalını konuştururken; kutnu kumaş kostümleriyle
kaldırımdaki kuryeli kalabalığa karışan kız-kurusu kıvrak
Kübra kadın, kaynanası kaşarlanmış kösnül
Kadriye'yle kortejde kol-kola kabarık kalçalarını kıvırıp,
kimse kuşkulanmadan Kernekli Kastelli'nin kuzeni Karaoğlan'a
karagözlerini kırpar, kırıtırlar; kürdanlarıyla kalem
kaşlarını köreltip koçeri klipleriyle kafaları karıştırır,
kızılca kıyametler koparırlarken, karagözleri kamaştıran
kumral kızları Kamran'ı Kazanova Kaan'a kakalarlar;
komplimana karaktersizlerle kırıştıran kafadan kontak
kimi kadınlar, kabaran karınlarını kürtajla küçültüp
kılıbık kocalarını kandırırlar: kaşıkçı
Kocamustafapaşa'yla Kösemsultan'ın kıymetli kerimeleri Kısmet,
kısmetli kumbaracı Kazancıoğlu'yla Köprüaltı'nda kıvançla
kumrulaşırlarken; konservatuarın kafesinde karşılaşan
Kerim'le Keriman kardeşçe kucaklaşsalar da, Kerim'in karısı
Kumru kesinlikle kabullenmez, kıskançlıktan kudurur; kaktüslü
kadınlar, Kordonboyu'ndaki Konak Karate Kursu'nda kafa-kol
koparırcasına kapışıp kendilerini kanıtlarlar; kavgacı
kaypak kayıkçılar kaygan kulvarlarda kay kaylarıyla karşılaşırlarken;
karşıt kutuplardaki kulüpler, küme karşılaşmalarında
kıyasıya kapışırlar; kozasından kurtulan kızılipekler,
kırmızı karanfillerle kenetleşir; Kızılay Kurumu'nun
koordinesindeki kozalaklı kermeslerde kalpaklar, kazaklar,
külotlar, kanaviçeler, kukalar, kuklalar, kiviler,
kuleler, krakerler, kokoreçler, kartpostallar, közde
kavrulmuş kabuksuz kestaneler kapışılır; kitaplar
kapaklanır, kimlik kartları kaplanırken; küreselleşmede
klasman koşusuna katılan Kaya kardeşler, Kazasker'de Kampüsistan
kurmaya kalkışırlarken; kompleksli kakavan Kerimcan'la
kayınbiraderi Kayahan, kıskançlık kriziyle kahırlanıp
kuruntuya kapılırlar; Kavaklıdere Kasabası 'nın köy
kahvesinde köylülerle karşılıklı konuşup, kulpu kırık
kupayla kahvesini köpürteten kornacı Kömüşemmi,
kendisine kulak kabartan kahveciye kızar; Kuran-ı Kerim'i
kem-kümlemeleriyle köylüye kıraatleyen köselesi kabartılmış
kara kunduralı kodoş Kürşat'ın konuşmasını kimse
kavrayamaz; Karahanlı kanaatkar, kibar, kandilli kadınlarla,
kakülleri kıvırcık kuşdili! kızlar, Kaymakamlığın köylerde
kurduğu kurslarda kilimler, kazaklar kotarıp, Kızılırmak
kaynağından kaldırdıkları kırbalarını kilitsiz
kilerlere koyarak, kamışlı, kendirli, kıraç kırlarda
kelek kavunlar, karpuzlar kemirirler; karaciğer kanserinden
komalık konumundaki küçük kardeşi Kalender'in kıvranmaları
karşısında kalakalan koptik Korhan'ın karagözlerinden kıvılcımlaşan
korkunç kabusu karanlığa karışırken; kodaman
kapitalistler, komple konforlu konaklarında kolonya kokulu
kerevetlerine kurulur, keman konçertosuyla kadınlar
korosunun keyifli konserlerine karşı kristal kadehlerini
kaldırıp, kahvelerini köpürtürler; Krallar, Kraliçeler
Kulübü'nde kredi kapmak konusunda kaç kez kıvırtmaya
kalkışan kürkçü kalleşler, kırk kat klasikleşmiş,
klişeleşmiş kahrolası kötü kişiliklerini kaldırıp köşeye
koymazlar; kıtaları kar kaplayınca, kontratak'a kalkan
kelepir kamyon kaçakçısı kotrabanlar, Kapıkule Kapısı'ndan
kaçırdıkları konteynerleri, Kömürhan Köprüsü'nden
kaydırıp Kilis'te kara kapılır, kışlanın kuzuneli
karakoluna kapatılırlarken; kimbilir Kozluk'taki kümeslerden
kanadı kırık kaç kazla, Kahta'daki koralardan karnı kabızlı
kaç katır kapıları kırarak kekikli kırlara kaçarlardı...
Küçük
körpe kızları kaçırarak kul kılıp köle kullanan
kapkaççı kadın korsanları, kentin kuytu köşesinde karşılaştıkları
karakol komiserini kasaturayla korkutup kaçarlarken; karaciğere
konan karasinekler, Kuşadası'ndan kanatlanıp kalkarak
Kozyatağı'na konan kuğu kuşları, kafes kaçkını kınalı
keklikler, kumrular kıvrak koşumlarla kendi kovuklarında
kabarırlar; kurt kurtluğunda kalıp kızgınlaşarak körpe
kuzuları, karnı kuzucuklu koyunları kapardı...
Karlı
kaldırımda koşarken kundurası kayıp kapaklanan Kuriş'in
kafası kanayınca, kaldırımdan kapıp kaldıran Kutsi
Kubibay, Kuriş'i kucaklayarak karşıdaki Kavacık Kliniğine
kavuştururken; karabacaklı karıncalar, kanca kıllı
kirpiler, kıl kuyruklu keltoş kırkayaklar karşı kıyıların
karanlığında kavislenerek kıvrılan kumsalda kıpır kıpır
kıpırdarlar; korkunç kobralar, kocaman kertenkeleler kil
katmanlı kesekli kırlarda kıvrım kıvrım kıvranırlardı...
Kopenhag
kriterlerinden kolayca kaçan, kritik konulan konuşmaktan
kaçınan kıvırtmacı Kandıralı kekeme Kerimoğlu,
kibirli kudretli Kuzguncuktu kıranta korkuluk Kibaroğlu, kürk
kaçakçılığında kılavuz kaptan kullanan kancaburunlu
Karadenizli kambur Kavrukoğlu, kahkahacı Kadırgalı kulağı
kesik kabadayılardan kaçık Kasapoğlu, koca karınlı
Kumkapılı kaptan Kamiloğlu, Kırşehirli kikirik Kabiloğlu,
kışla kaçkını kasketli komik Köseoğlu; kukla kalpaklı,
kalın kaşlı, kulakları küpeli, kehribar kostaklı,
kravatı kaytanlı, keplerinin kenarları kıvrımlı kırk
kafadar kaltaban; kurbanlık koç kesip közde kebap kızartarak,
klimalı, kaloriferli, kalebodurlu, kartonpiyeri!, korneşli,
konforlu kız kuleli köşklerindeki kadife kumaşlı,
kozmetik kokan koltuklarında konken kotarıp kupa kaldırarak,
kendi karmaşık kompozisyonlarında; kuramsal konjonktürde
kitlesel kümeler, kültürel kanallarla klanlaşıp
kavmiyetle kabileleşirler; kozmolojiselli, küreselleşmeli,
kapitülasyonla, konfederasyonlu, kamutaylı, kurultaylı,
kapitalli, konsolideli, koyun kopyalamalı kolonlamasal,
kategorisel, küresel, kamusal, kurumsal, kanunsal, kalıtsal,
kuralsal, kutsal kavramları kavrama konusunu kurcalarlar;
kurcaladıkça 'kırk küp, kırkının da kulpu kırık küp'
karmaşasıyla kavram kargaşasına kapılıp kafaları kördüğümleşerek
karışır, kararsız kalırlardı...
Kepek
kafalı küstah keller; kadife keseli kaktüslü körler;
kaftanlı, kavuklu köftehorlar; kritik koşullarda keçileri
kaçırmadan kırsal katmanlarda, kumsal kıyılarda,
kamusal koylarda, küpeştesi kopuk kotralı, kalyonlu, kayıkhaneli
körfezlerde köşe kapmacadayken; kitap kurdu kararlı
kadirşinas kemaletli Kamile kadın, Kazım Karabekir
Koleji'nin kampüsündeki kütüphanede kısaca kimyasal karışımlarda
kıvamlaşan kibritin, kromun, kalsiyumun, kızamıklı
kadavranın, kâr-kazanç kulvarında kalite kontrolünün;
kargo, kasko, kambiyo, kart, kredi, kapasite, kaynak kullanımının
kadir kıymetini kurşunkalemle kağıtlara kaydederdi...
Kazançları
karmaşık, keten köyneği kravatlı, kruvaze kıyafetleriyle
keyifleri kıyak, kaprisli, kırkambar, kamuflajlı kalpazan
kumarbazlar, kılıflı kumar kumpanyalarında komedili
kokteyller kurarak, kucağındaki konsomatrislerin kıkırdamalarıyla,
kıyıda köşede kalmış kiralık kantocu kadınların kıvırtmaları
karşısında keyiflenip kahkahalarla kekik kokulu kadayıf,
karamela, kurabiye, kağıthelvası, kestaneşekeri, kepçe
kepçe kızartılmış kadınbudu, kadıngöbeği,
kaynanadili, kapuska, kokoreç, kaşar, krema, kazandibi,
karnıyarık, küncülü künefe, kereviz, keşkek, keşkül,
konserve, keççaplı köfte, kimyonlu kısır kaşıklar;
kakao, kahve köpürtüp, kasa kasa konyaklar, kutu kutu
kolalar, kâse kâse kaymaklar kapışırlarken; Kürecikli
Kamber kalfa, körü körüne kapılandığı kurt köpekli
kapıda kabagüçle köleleştirilerek küçümsendiğinden,
kürekle kazdığı küspe kokan küflü kümesin küllüğünde
kanserleşen, kangrenleşen, kavruklaşan kekremsi kâbusunu
kamçılar; karanlığa karşı korateş kıvılcımının küçücük
katresini kandile koyamadığından kahrolurdu...
Karşıyaka'da,
Karasu'da, Kanlıca'da, Keşan'da, Kızılay'da kasıp
kavuran kasırgalardan kurtulan kader kurbanları, kiremitli
koğuşlarında klasik kayıtlı, kaygılı, kızgın, kuşkulu
keyfiyetleriyle kalakalır; karabasanlı, kabuslu kalelerde
kanlı kusmuk kusad, kefensiz kabirlere kimliksiz
konulurlarken; koç katımı konaklarda, kazanç kapısını
kurcalayıp krema kapan konuklarıyla keyfe-kader kadeh kaldıran
kültür katliamcısı, korkak kozmetikçi, kedi kılıklı
kabiliyetsiz, kapasitesiz kimi köstebek kasetçiler,
kasetleriyle keriz karakterlerini karizmatikleştirmeye kalkışırlardı...
Kelimeleri
kırmadan, konuları kuşa çevirip kıvırtmadan konuşmalarıyla
kamuoyunda kendi kişiliklerini kanıtlamış, karakterli,
kaprissiz, kıdemli kuşaktan kalender karikatüristlere, kültür
kurumlarını kuvvetlendirmeyen kitlelerin karanlık
kuyularda kadersiz kalıp kaybolacaklarını kayıtlayarak,
keskin kara kalemleriyle karaladıkları karikatürlerinde
kartvizitçi kerataların kıçlarını karartıp kızartırlar;
kestikleri kupürleri koleksiyonlarına kor, kalıcı kılarlardı...
Korumasız
Kemallerin, kefaletsiz Kerimanların keselerini, kamunun
kasasını kemiren; kükürtlü küller kusarcasına
kentleri kuşatarak kitleleri kasıp kavuran karaborsacı,
kolonici, kalburüstü kesitten kartelci kodamanlar, kezzap
karıştırılası konyaklarla kabalaşıp kızarak kazançlara
kota koyunca; kaoslu kötü koşullarda kalıcılıklarını
kaybeden kitapçılar, kırtasiyeciler, kafeteryacılar,
kantinciler, kabzımallar, kasaplar, konserveciler, kolacılar,
kurabiyeciler, köfteciler, kumaşçılar, konfeksiyoncular,
kunduracılar, kuaförcüler, kömürcüler krizin kancasına
kapılıp kepenklerini kapatıyorlardı...
Kredi
kartı kullananların kerizce kazıklandıkları kanıtlanıp,
Kredi Kartı Kullanmama Kampanyası kitleleri kuşattığında,
Koçbank, kimi kredi kartlarının kapasitesini kısıtlayarak,
kimilerini de kapatarak kendini korumaya kalkınca;
Kelkit'in Koyulhisar'daki kükürtlü kaplıcasında kalan
Koray Kurtoğlu, kredi kullanamadığından korkuya kapılıp
kös kös kıvranırken; Korkut Kıratoğlu'nun kefilliğiyle
korkularından kurtulup kurtarıcısını kucaklıyordu...
Karasis
Kalesi'nin kasvetli karanlığını keşfeden karaborsacı
karaktersiz korsan kasetçiler, kaçırdıkları Kamelyalı
kıvrak Kevser'i kelepir karyolada kucaklayarak keyifli
kepazeliklerini kamufleli kameralarıyla kasetlere kaydedip,
kan kusturucu kırkıncı konuşmalarında kasetin kopyasıyla
karayazılı kontratı Kevser'in kucağına korlarken;
korkunç komplo karşısında kulaklarına karsuyu kaçan,
kafası karıncalaşan, karamsarlığa kapılan, kırk kez
kulaklarını kapatıp kafasında kabus kaynatan Kevser kadın,
komplocuların kazıklı koşullarını kamilen
kabulleniyorken, kalp kifayetsizliğiyle kapaklanıp kasetçinin
kucağında kalıyordu...
Konağına,
kolu kanadı kırık korumasız kadınları kapatan,
koynunda kokain koklatan komplocu köktendincilerden Kıro
Karadayı'yla kayırıcısı Kadim Koçakoğlu, kolları
kelepçelenmeden karakoldan kaçıp kayıplara karışırlarken;
kendilerini kare kare kameralara kayıtlayan kameramanlara,
"keyfimizin kahyası mısınız?" karşı koyuşuyla
küfrediyorlardı...
Komplocuların
kasetleri kamuoyunda kötü karşılanıp kınanırken;
karyolalarında keyifleşen karı koca kaset konusunda kapışınca,
kızan kocanın koyuverdiği küfürlü kelimeler kanatlanıp
kavislenerek komşuların kulağına kaçtığında; küfürleri
kabullenemeyen kadın karakola koşup, küfürlü kelimeleri
kara kalemle komiserin karbonlu kağıtlarına
kaydettiriyordu...
Kabile
kültürünün katı kurallarını koruyan kaynana, kayınbabayla
kocanın kıskacında konuşamayıp kıvranan kadersiz, kısmetsiz
kimi kumalarla, karayele kapılan kararsız, kontrolsüz,
kuralsız kalabalıkta kendini kaybeden kimi kafası karışık
kişiler, karmaşadan, kıskaçtan kurtulup, kendi
kondusundaki kuluçkasında karakaplı kitaptan kara kehanet
kuzlayan Karababa'dan keramet kapmaya koşarlarken; karine
kutusunu kapan kârşinaslar, Karun'laşma kervanına katılıp
keyifleniyorlardı...
Kalamışlı
Kirkor, Kayışdağlı Kevork, Kuzguncuktu Kamber, Kurtköylü
Kemalettin, Küçükyalılı Keremullah, Karagümrüklü Kürşat,
Kasımpaşalı koruk Kasım, Kağızmanlı Kalender, Keşanlı
kavruk Kazım, Köyceğizi! körpe Kibriye, Keçiörenli kökçe
Kamile konutsuzluktan kıvranır, karınları kuruldar,
kart-kurt kazınırlarken; kazıkçı komprador
kapitalistler, kıvırtıcı köçek komisyoncular kontratlığında
Konut Kooperatifiyle, Köy-Kent Kalkındırma Kooperatifleri
kurup; kanundan, kararnameden, kamuoyundan, Keremullah'la
Kitabullah'tan korkmadan kandırdıkları kıt kazançlı,
komik konutlu, kısıtlı-kötü koşullu kitlelerden kopardıkları
katrilyonları, kayıtdışı kazançlarına katıp kasalarına
koyuyorlardı...
Kitleler,
külüstür kondularda kuru, kısır kahvaltıları,
karalahanalı, karabiberli kömbeleri, közlemeleriyle kalıp
kırgınlıklarını, küskünlüklerini konuşurlarken;
kamu kurumlarında koordineli kadrolaşan köktendincilerin
kanalıyla kamu kuruluşlarını kırtıklayıp kovuşturma
kazanında kaynayan kartelci Kandemir'i, körolası kongreci
kalantorlar kurtarıyorlar; kârlı Kimpaş'ım, Kimsan'ın,
Kepez'in kapısını kilitleyip kırkbinlerce kafa, kolemekçisini
kapıönüne koyuyorlardı...
Kamuyu
Koruma Kurulu'nun kazıkçıları kayıran kahrolası kararı,
Kamu Konseyi'nce de kabullenilerek kesinlik kazanınca;
karara kayıtsız kalamayan karakteri kavi, karatede kara kuşaklı
katip Kamuran, kalemini kırarak Konsey Konağı'nın
koridorundan köşedeki kürsüye kayıp, kitleleri koruyan
kısa konuşmasını kurguluyordu:
-Kaytanbıyıklı,
karayağız kardeşlerim, koçlarım! Kartelci, kapkaççı,
kurnaz köftehorlar karşısında kaygılanıp korkarak
kaskatı, kupkuru kalakalmayın! Kazıkçıların kotardıkları
krizlerde kerizce kazıklanmayın! Kafanızı kullanın,
kucaklaşıp kaynaşın; köpeksiz köyleri kolayca kolaçanlayıp
kuzu kapan kazıkçı, krizci, kapçıkağızlı kurtlara
karşı kendinizi koruyun!...
Kitleler,
kasvetli karda kışta kazaksız, kabansız, keçesiz, köyneksiz,
kısbetsiz, kıraç, kurak, kabristansız, kenefsiz, künksüz,
kanalizasyonsuz kubur kokan köylerinde karınca kararınca
kurabildikleri küçücük kagir kulübeleriyle, kerpiç
konutlarında kap-kacaksız, karma-karışık kavşaksız,
kulvarsız, kaşarsız, kolasız, köftesiz, katıksız,
kalorisiz, kasnaksız, kevgirsiz, kömürsüz, koleraya karşı
korunaksız, kıtlık kıranlıkla kıt kanaat kerhen
konaklarlarken; Kurbağalıdere'nin köprülü kavşağında
kurulan Kuran Kurslarını Koruma Kurulu'nun Kongresinde
Kaplancı Kadılar'ın kokuşmuş kararıyla kadınları, kızları
Kılık Kıyafet Kanunu'na karşı kandırıp kasidelerle
kafalarını karıştırarak kılperestlik konumunda kara kıyafetlerle
kapatıp, Keremullah korkusuyla kıskaçlayarak kalplerini
kararttılar... Kutsal kitap Kuran-ı Kerim'i kullanarak kıblegahları
kazanç kapma kulvarına koşan kepaze köktendinciler; kıyamette
kaynayan katran kazanına konulma korkusuyla, körpe kızlarla
kucak kucağa kalma kandırmacasıyla körükleyerek kışkırtıp
kudurttukları kalpleri köreltilmiş kıytınkçılar;
kaba, kara, kırçılsakallılarla koalisyon kurarak katliam
kampanyalarıyla kümeleşip, kuşlukta kıyama kalkışarak,
Kemalist Karafakioğullarını, Kaftancıoğullarını
katledip kitleleri korkutarak keyiflerini kaçırdılar... Küffarlaşan
kiralık, kemli-kinli, kılçık-kurtlu, kudurgan, kemik
kemiren kuduz karabaş köpekler; kalkan kılıç, kamçı kırbaç,
kanca kargılarla Kahramanmaraş'ta kıyıma kalkıştılar;
kafa-kol kopardılar, kapıları kazmalarla kırıp kurbanlık
koyun gibi kalakalan korumasız kadınların kaburga
kemiklerini katur-kutur kırdılar, karınlarını, kasıklarını
kargışladılar; kimi küçük kankalar, korkudan kakalarını
külotlarına koyuverirlerken; kandaşların, kocaların,
kirvelerin, konu-komşuların kıçlarına kimbilir kaçıncı
kez kazıklar kakarak; Kuyucululaşıp kırkbinlerce kişiyi
kazdıkları kuyulara koyarak; kabilelerin kökünü kazıyıp
kurutmak kabilinden kundaktaki körpecik kuzucukları da kıyım
kıyım kıydılar, kıtır kıtır kesip kahpece, kaltakça,
kancıkça, kalleşçe, kavvatça katletmekle, kimilerini de
kör, kötürüm koymakla kalmadılar; Kızılbaşlıkla
karalayarak, komünistlikle kötüleyerek; kuşaktan kuşağa,
kademe kademe kronikleşerek kozalaklı, kuşburnulu, kuşkonmazlı,
kanaryalı, kardelenli kentlere (Madımak'lı Sivas'a) kadar
kaydırdılar; Kerrar-ı Kebir'le, "kan kan
katliam!" korosuyla kinlerini kusarak korateşle
konukevlerini de kundakladılar, kızılalevlerle kavurga
kavururcasına kadınları kızları, kankaları kardeşleri,
konukları, körpeleri kahkahalarla katlettiler...
Kitleler kan kustu, Kızılırmak karardı küstü...
Katliamdan kılpayı kurtulan KALELİ, kalbi kerpetenle
koparılırcasına kahroldu, kızdı, köpürdü; kıyımlarla
Kemalizm'in kuyusunu kazarak, kapitalizmin köleliğinde
kainatı karartan künyesi kara, keçisakallı kelpoğlu
kelplerin kalkıştıktan karagün kıyımını kanıtlarıyla
kitaplaştırdı, konferanslardaki konuşmalarında,
'katledilenlerin kalplerde kahraman kalacaklarını'
kaydederek, katliamı körükleyen, katilleri koruyan kurtçu
kentlilerle kanlı katliamcıları kınadı:
Kayalardan koptular, keklikleri kovdular
Kahrolası kahpeler, kanatların
kırdılar...
Katliamcı köpekler,
katlettiler körpeler
Körolası katiller,
karargahlar kurdular...
x x
Karadinliler kinlerini
kustular
Kainatı kıpkızıl kana
kestiler
Kirve kardeşler kanrevan koştular
Karasevdalar Kafdağı'nda
kalanda...
Kuytu koyaklarda kartları kardılar
Kentlere, köylere kurtları
koydular
Kankaları kazmalarla
vurdular
Karasevdalar Kafdağı'nda
kalanda...
Karanfil kokulu kömürgözlümü
Korkusuz kalemşor keremsözlümü
Katlettiler kalbi kaviözlümü
Karasevdalar Kafdağı'nda
kalanda...
Kutsal kiliselerdeki
Katedraller, Kardinaller, Katolik Keşişler, Kontlarla
Kontesler de, küffarlaşan kafıroğlu kafirlerin korkunç
kitle katliamları karşısında kederlendiler,
kahroldular...
Kargıç, kılıç, kırbaç,
kıyınçtır katliamcı katillerin kazancı.
Keko kurban, katillerin küllisi kötü kimlikli kişiler
midir?
Kötü kimlikli, kinli, kasap kişilerdir kurban,
kasap kişiler!
Kalbi, kafası katliamları kabullenemeyen kültürlü
kişiler kükrediler:
-Kalkın kızıl kalpaklı
kızanlarım! Kökensel kimlik kışkırtıcıyla kulisçiliğe
kayıp klikleşerek karşıt kamplaşmalara kapılmayalım!
Kendi kendimizle kavgaya kalkışıp kapışarak kırk
kat kırılıp koparak küçülüp kenarda köşede,
kuytu kıyılarda kadersiz, korunaksız kalmayalım; komünikasyon
kurarak kalben kucaklaşıp Kuvayı-millici
kimliklerimizle kavilleşelim, kahramanca katılalım
kurtuluş kervanına! Kampinglerde kamplar kuralım,
kafalarımızın köşesinde kördüğümleşerek kalan
kötü kaderlerimizin kara kepazeliğini, korkularımızın
kefaretini kazıyalım, kelepçeleyip küreklerle küldür
küldür küreleyerek kaydıralım kayalıklardan kuytu
koyakların karanlıklarına!.. Kuzeydeki Kolordu
Komutanı Korgeneral Kemal'in kumandasında
Kastamonu'dan Kırklareli'ne, Karabük'ten Kayseri'ye, Kırıkhan'dan
Kütahya'ya, Karamürsel'den Kars'a kadar katar katar koşturan
kara kuvvetleri konvoyundaki kıratlı kahraman Köroğlu'lara
kavuşup karışalım, komandolaşıp kendir-kement kümeleşelim;
küffar kalıntılarına karşı kendimizi koruyup
kollayalım; kekik kokulu kırlarda kısrak kımızından
kandırarak kafalarımızı kıyaklaştırıp,
kilometrelerce karayolunu kağnılarla, katırlarla
katederek; kökleri küflü, kimliksiz, kişiliksiz,
kepaze kılıklı, kamga kamışlı, karamuklu, küt
kolonlu, kösele kalıplı, kurtçul kuyruklu, kafatasçı,
kırçıl kabasakallıları kovalım; küffarlarca kuşatılmış
kentlerimizi, köylerimizi, kalelerimizi, kulelerimizi
kurtaralım... Karaparacı, kapkaççı, karabatakçı,
kazıkçı, komisyoncu komprador kapitalistlerle;
kavuklu, kürk kostümlü, kaptan köşklü
kervansaraylarda kahrolası korkunç kargaburunlu, kıçı
kırık kılkuyruklu, kovuşturma kaçkını, korumalı
kötü kalpli karaborsacı krallara karşı koyalım...
Karamsar, kararsız
Kubat'ları, Kadir'leri, Kamil’leri, Kenan'ları karlı
kışlara karşı kadifeden kaftanlarla, kazaklarla
koruyup kollayalım; kararlı Kazım'larla, Kerem'lerle,
Kerim'lerle kol kola kenetleyip kafir kalıntısı
keratalarla kapışalım, kahramanca...
Kazıbilimsel kalıtlarımız
Kapadokya'da, Kadifekale'de, Karacaahmet'te, Karahöyük'te,
Kazdağı'nda, Konya'da, Kelkit'te, Karaman-Kalehöyük'te,
Kayseri-Kültepe'de kayalara kazınarak kabartılmış,
kitabelere, kataloglara kaydedilerek külliyelere
konulup kutsanmış Kibele küllüyle, karanlıklarda
kalmış Kavimler Kapısı'ndaki kendi kökensel kimliğimizle,
kültürümüzle kucaklaşıp kaynaşalım, köreltilmiş
kalplerimizin kapakçıklarını kalaylayalım; kırmızı
karanfiller, kasımpatılar koklayarak kendimizi kanıtlayalım...
Kasırgalara karşı köknar
kızılı kızılcıktan, kan kırmızısı karpuzları,
kavunları, kayısıları, kirazları kopartıp
kantarlarda kilolarını kayıtlayalım, kapaklı
kavanozlara, kamışlı küfelere koyalım; karoserli
kamyonlar, kamyonetler, karavanlarla kışlalardaki
kilerlere kavuşturalım...
Kulplu kazanlar kaynatıp
karavanalar kuralım; közde kavrulmuş kavurgaları,
kavurmaları, kömbeleri, közlemeleri, kuskusları,
krepleri, kıymalı karnıyarıkları, kabakdolmaları,
kilolarca kebapları kıtlayıp karınlarımızda karalım,
kalorilerini kanlarımıza karıştırıp kaburga, kalça,
kaval kemiklerimizle kollarımızı kuvvetlendirelim...
Kaslı kollarımızı
kavuşturalım; kıblegâhımız Kibele kadınlarımızla,
kalpleri krize karşı kuvvetli kızlarımızla, kalbi
kavi kızanlarımızla, kişneyen kısraklarımızla
kamilen karışıp kaynaşarak, kümeleşip kenetleşerek
kafilemizi kıvançlandıralım; kargılarımızı,
kementlerimizi kapalım; kavak kütüklerinden, karaçam
kalaslarından köprüler kuralım; Kızılırmak'tan,
karaderelerden kurtulup, Kayışdağı'ndan Karlıova'ya,
Kubbedağı’ndan Kocatepe'ye kayalım; kökleri kazılasıca,
közlerde kavrulasıca, kör kurşunlara kapılasıca,
kamalarla kolları kopasıca, keskin kılıçlarla
kelleleri kesilesice, kızgın kumlarda kalasıcalara
karşı kurt kapanı kurup kırk köy kaçkını kancık
kalleşleri kötekleydim; kendi kültürlerini
kucaklamayan kirli, küflü kafataslarına kuş kakası
koyalım; katiyen katletmeyelim; kimilerini Kafdağı'ndaki
karanlık kuyulara koyalım, kimilerinin de kellelerini
kıskıvrak kavrayıp kıskaçla kanırtarak kütür kütür
kütürdetip kafalarındaki köktendinci kalıpları kıralım,
kafeslere kapatıp kafa kıllarını, kırçıl kaşlarını,
kılcal kirpiklerini kasaturayla kazıyalım, kırkalım,
korkutalım...
Kazıyalım, kırkalım,
korkutalım ki kulluk kulvarına kötülükler koymasınlar,
kesinlikle kışkırtıcılardan kopsunlar, kimsenin kanına
kastetmesinler, katillikten kurtulsunlar...
Ve kul hakkını kutsal kılan
Kuran katında kâfırleşip kızgın korda kavrulmasınlar...
Kâmilleşsinler, kâmilleşsinler,
kâmilleşsinler...
Kesinlikler
kabullensinler ki:
Kuluna kıymaz Kâinatın
Kurucusu;
Kulun kötülüğüdür
kendi kuruntusu...
Kabullensinler ki, kulun
kanını kendi katında kutsal kılan Kâinatın
Kurucusu, kul kanıyla kendisine kavuşanları katiyen
kabullenmeyip kınayarak kahretmektedir...
Kurtarıcı Kemal'in
kararlı komutuyla kendi kişiliklerini kuvvetle kıvançlandıran
Kemalistler, kayalardan kaydılar, kanallara köprüler
kurarak kalkan kılıç kullanıp karanlıkçı kapitülasyoncuları
kovdular...
KISA AÇIKLAMA
Altı aylık bir çalışmanın
ürünü olan bu yapıt, Türkiye özelinde ve dünya
genelinde bir ilke imza atmaktadır.
İçeriğinde çeşitli
konulara değinilen bu yapıtın önemli özelliği, tüm
sözcüklerin yalnız "K" harfiyle başlamasından
ve eş anlamlı sözcüklerin olabildiğince az kullanılmış
olmasından ileri gelmektedir. LÜTFİ olan adımızı
bile imza yerine koymadık, kurala uymak koşuluyla yalnızca
KALELİ olan soyadımızı kullanmakla yetindik. Kimi
yerlerde, tümcedeki vurguyu güçlendirmek bakımından
çok az olmak üzere sözcük olmayan "de"
eklemesi yaptık. Bu uzunlukta bir yazıyı dikkatle ve
sabırla okuyup değerlendirmenizi rica ediyorum.
Saygılarımla....
LÜTFİ KALELİ
|