Ana sayfaya dönmek için tıklayınız.

başyazı
iki ayın içinden
öyküler
yapıtlar yazarlar
Alıntılar
çiçek yağmuru yapıtlar
günlük
 
 
yazarlar
künye
arşiv
iletişim

 

İmece Donanımı

 

Ahmet Miskioğlu

 

"İmece" sözcüğü, sözlüklerde şöyle açıklanıyor: Topluca görülen ortaklaşa iş; elbirliği ile birinin işini görmeye yardım etmek; köyün zorunlu ya da isteğe bağlı işlerinin köylülerce emek birliğiyle gerçekleştirilmesi; birçok kimsenin toplanıp elbirliğiyle, bir kişinin ya da bir topluluğun işini görmesi ve böylece işlerin sırayla bitirilmesidir... Orhan Hançerlioğlu, Asya Türkçesinde emek anlamındaki imgek'ten 'imgekçe' de diyor bu sözcük için...

İmece, Anadolu halkının ekinsel donanımının temel taşlarından biridir. Bu halk, ekinsel donanımıyla ayakta duruyor. Yüzyıllar boyunca yoksulluklar, yoksunluklar, açlıklar dönemleri geçirmiş Anadolu halkını bu ekinsel donanımdır ayakta tutan, bu ekinsel donanımdır yaşatan, geliştiren...

Fakir Baykurt’un 72. yaşı için Türk Dili Dergisi'nde, değerli arkadaşların desteğiyle bir özel bölüm hazırladık elinizdeki 84. sayımızda. Bu nedenle onun ekinsel donanımı üzerinde düşündüm. Evet; Fakir Baykurt, diyebilirim ki, bu ekinsel donanımımızı bütün anlamıyla temsil edebilen bir aydınımızdır. Bunu kolaylıkla söyleyebiliyorum.

Türk Dili Dergisi dergisi, 1987'de çıkmaya başladı. Çıkış serüvenini bir başka yazımda açıklamıştım. Fakir Baykurt o ilk çıkış yıllarımızda Duisburg'da bulunuyordu. Anadolu'da kazandığı ekinsel donanımıyla, en küçük bir duraksamaya düşmeden, en küçük bir ikirciklenme göstermeden, bizi Almanya'dan desteklemeye başladı. Nasıl mı? Şöyle: Her yıl bize düzenli olarak 10 yeni okur sağlayarak... Her yıl, on yeni okur buluyor, yıllık ödentileri onlardan kendisi topluyor ve Türkiye'de bulunan hesabımıza Almanya'dan yatırıyordu. Bu; özellikle o zaman için bize yapılan büyük bir destekti. Bugün Almanya'daki yüzlerce dergi üyemizin yarısından çoğunu sağlayan kardeşimiz Fakir Baykurt'tur; bunu yadsımamıza olanak yoktur.

Fakir Baykurt, durumu açıklamak için mektuplar da yazıyordu. Yeni dergi üyelerinin adlarını sıralıyordu, ayrı ayrı adreslerini yazıyordu. Dergileri onların kendi adreslerine postalamamızı istiyordu. Dostça, içtenlik dolu, sevgi dolu, özveri dolu, alçakgönülülük örneği  mektuplar..

 

Yazılar da gönderdi. Her gönderdiği yazıyı, şiiri sevinerek bastık. El yazısıyla yazmış olduğu mektuplarından bir örnek:

Fakir Baykurt

Moerser Str. 238 D-4100 Duisburg  17 Tel. 021 36-35 234

10.10.88

Sayın Ahmet Miskioğlu

Türk Dili Dergisi'nin 8. sayısı da olgun, dolgun çıkıp geldi. Hem sizden, hem içinde yazısı olan dostlardan birkaç uzun mektup almış gibi sevindim.

Bir gezi yazısı sunuyorum size. Yayımlamağa değer bulursanız, belki bu da kimi dostlara mektup gibi gelebilir. Değilse, olumsuz bulduğunuz öteki yazılarla çöp sepetine atarsınız.

Behzat'ın anlattığı o güzel Boğaz gezintisinde, yer yer, aranızda oldum. Böyle güzel günlükler yazdığı için, Behzat'a, romanı boşlamasından ötürü duyduğum öfke azalıyor. Basıma hazır kitaplarının olanaksızlık nedeniyle çekmecesinde beklediğini de günlüklerinden öğrenmiş oldum. Behzat ve benzeri biz yazarlar için yurdumuzda yayın yaşamı çöktü ne yazık!

Candan gönülden selamlar ve iyi günler dileğiyle...

Fakir Baykurt

Fakir Baykurt'un şu mektubuna da bir göz atalım:

Fakir Baykurt

Moerser Str. 238 D-4100 Duisburg 17 Tel. 02136-35 234

Herrn

Ahmet Miskioğlu P.K. 118 Kadıköy İstanbul - Türkei

7.11.1989

Değerli Kardeşim Miskioğlu,

Yayımcılık dünyamızda bir iyileşme yok; ama maşallah, Türk Dili Dergisi'ni aksatmadan çıkarıyorsunuz. Her sayısını ilgiyle, hem de yararlanarak okuyorum. Bir yandan da artık sizin arkadaşlarınızdan olan eski arkadaşım Behzat Ay'ı düşünüyorum. Bir bakışta adını kapakta görmezsem, "Yazısı yok, her halde hastalandı gene." diyorum.

Çok iyi bir günlükçü oldu. Bu türün ustası Naim Tirali ile beni sürekli hayran bırakıyorlar. Arslan Kaynardağ da onlara katıldı. Bir hizmeti, çok ihmal görmüş bir alana dikkatleri çekerek de tam bütün yürütüyorsunuz. Size teşekkürler borçlanıyoruz, öbür yazılar için de titiz görüyorum sizi. Öyküler için belki biraz daha dikkat ister. Hayranlıkla sorayım bu arada: Gönül Özgül'den başka öykü gelmiyor mu? Almanya'daymış ama görüşmedik henüz. Ama yüksek bir düzeyi var; aşkolsun!

Fethi Savaşçı arkadaşımızı yitirdik. Türkiye'deki dostlara, daha çok da Behzat'a doğru bir mektup yerine geçsin diye, Fethi Savaşçı'nın Münih'ten yurda uğurlanış törenini yazdım. Çok değerli bir yazar-işçiydi. Bir yer bulunursa sevinirim.

Türk Dili Dergisi'ni burada okuyacak insanlar var elbet. Yeterli duyarlığı gösterdimse de vakit ayıramadım, hoşgörün beni. Bundan böyle onu artık üyesi olarak okuyacağım. Dört kişiyi de kendimle birlikte üye yapıyorum. Dergileri bana gönderin şimdilik. İlerde adreslerini ayrı ayri yazarım size. Beş üyelik bedeli olan 100.- Alman markını bugün Türkiye İş Bankası yoluyla dergide duyurduğunuz hesaba yatırıyorum.

Sağlık ve esenlik dileklerimle, size ve dostlara özlem dolu selamlarımı sunarım.

Fakir Baykurt

Mektuplaşarak, adım adım gelişti dostluğumuz Fakir Baykurt’la.

Yukarıdaki mektuptan sonra, her mektubunda dergiye yeni üye dizelgeleri ve adresleri göndermeye başladı. Eylemini hiç ara vermeden sürdürdü. Türkiye'ye dönünceye değin yürüttü bu çalışmayı.

İmece donanımıyla her zaman başarılı olmuş bu arkadaş, eylemiyle şunu demek istiyordu bana: Bu yaptığın iş, tek başına yürütülecek bir iş değil. Destek gerek, dayanışma gerek, yardım gerek. Destek, dayanışma olmazsa, bir gün batıverirsin; o zaman, hepimiz çok şey yitirmiş oluruz. Dergi güçlendikçe hepimiz ortaklaşa kıvanç duyacağız.!

Satır aralarından bunu görüyordum, bunu okuyordum. Bu, yürekten coşarak yardımcı olma davranışı, imece donanımı olan, yurduna bağlı bir Anadolu aydını davranışıydı.

*

Behzat Ay'ın bir adaşı vardı. O,1990'da ölünce, Cumhuriyet’te bir ölüm duyurusu çıkmıştı. Bunun üzerine Fakir Baykurt, 12.11.1990 günlü mektubuna şöyle bir bölümce eklemişti: "Size sağlık, esenlik ve başarılar dilerim. Türk Dili Dergisi'ne uzun yaşam dilerim. Arkadaşım Behzat'ı büyük özlemle, tıpkı öbür arkadaşlarım gibi sık sık düşünüyorum. Cumhuriyet’te ad benzerliğiyle çıkan bir duyuru beni çok korkuttu. Kısa bir mektup yazdım. Kendisine verebilirsiniz sanıyorum, bu zarfa koyuyorum. Candan selamlar kardeşim."

Sevgili Fakir Baykurt, Almanya'da kaldığı sürece, hep Türkiye'yi, Türkiye'deki arkadaşlarını, arkadaşlarının çalışmalarını, sağlıklarını yüreğinde taşıyarak, anımsayarak, düşünerek yaşadı....

 


 www.turkdilidergisi.com   -   2000-2007