Ana sayfaya dönmek için tıklayınız.

başyazı
iki ayın içinden
öyküler
yapıtlar yazarlar
Alıntılar
çiçek yağmuru yapıtlar
günlük
 
 
yazarlar
künye
arşiv
iletişim

 

 

İki ayın içinden

 

RESİMSEL ÜÇLEME

Değerli sanatçılar Basri Erdem, Bahattin Odabaşı, Zerrin Türen 30 Ocak ile 12 Şubat günleri arasında Zerrin Türen Sanat Galerisi’nde resimlerini sergilediler. «Resimsel Üçleme» adını verdikleri serginin açılış töreni 30 Ocak 1999 Cumartesi günü saat 17.30 ile 20.30 arasında seçkin bir kalabalıkla yapıldı.

Yurtiçinde ve yurdışında birçok kişisel sergiler açmış, karma ve yarışmalı sergilere katılmış olan, birçok özel ve tüzel koleksiyonlarda yapıtları bulunan Prof. Basri Erdem, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Resim - İş Eğitimi Bölümü Grafik Anasanat Dalı'nda öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. Ayrıca özel atölyesinde de yapıtlarını üretmektedir.

Marmara Üniversitesi Öğretim Görevliliğinden emekli olduktan sonra çalışmalarını özel işliğinde sürdürmekte olan Bahattin Odabaşı, 1970 le 1978 yılları arasında Anadolu'nun çeşitli kentlerinde resim öğretmenliği görevinde de bulunmuş, 100’e yakın karma ve grup sergilerine katılmış, ödüller almıştır. Yapıtlarının bir bölüğü özel ve tüzel koleksiyonlarda bulunmaktadır.

Çeşitli okullarda resim öğretmenliği ve reklam ajansında grafikerlik yapmış olan Zerrin Türen, Fenerbahçe Lisesi'nden emekli olduktan sonra çalışmalarını Zerrin Türen Sanat Galerisinde sürdürmeye başlamıştır.

Sanatçıların başarılarının sürmesini diliyoruz...

TÜYAP 4. İZMİR KİTAP FUARI

Aldığımız duyuruya göre, İzmir'de 4. kez düzenlenecek olan TÜYAP Kitap Fuarı, 13 Mart 1999 Cumartesi'den başlayarak, 21 Mart 1999 Pazar akşamına değin sürecektir.

Fuara, Türkiye Yazarlar Sendikası, Pen Yazarlar Derneği, Edebiyatçılar Derneği çeşitli etkinliklerle katılacaktır.

Fuarda 225 yazar, 100'ün üzerinde yayınevi yer alacaktır. Konferanslar, söyleşiler, açıkoturumlar düzenlenecektir. Geçen yıl, TÜYAP 3. İzmir Fuarını 149 bin kitapsever görmeye gelmişti, bu yıl çok daha büyük bir ilgi göreceği düşünülmektedir.

Anılarda Edebiyat

Bu yıl fuarın ana izleği "Anılarda Edebiyat" olarak saptanmıştır. Bu konu şu etkinliklerde somut olarak dile getirilecektir:

18 Mart 1999 Perşembe günü

Saat 15.00 ile 16.30 arasında: Panel: "Anılar ve Edebiyat"

Konuşmacılar:

Mustafa Şerif Onaran

Yüksel Pazarkaya

Şükran Kurdakul

Turgay Gönenç’tir.

Paneli düzenleyen TÜYAP’tır.

Saat 18.30 ile 20.00 arasında:

Panel: "Karşıyakalı Edebiyatçılardan Yazılı Anılar"

Konuşmacılar:

Kemal Baysak (Karşıyaka Belediye Başkanı)

Yaşar Aksoy

Asım Öztürk

Düzenleyen: İzmir Karşıyaka Belediyesi

20 Mart 1999 Cumartesi

Saat 18.00 ile 20.00 arasında:

Panel: "Cumhuriyet gazetesinin 75. Yılı -Temiz Medya, Temiz Toplum"

Yöneten: Deniz Kavukçu

Konuşmacılar:

Ali Sirmen

Aydın Engin

Ümit Zileli

Yalçın Bayer

Mustafa Balbay

Düzenleyen: Cumhuriyet Kitap Kulübü ve TÜYAP’ın işbirliği.

21 Mart 1999 Pazar

Saati 12.30 ile 14.00 arasında:

Panel: "Edebiyatımızda Mizah ve Anılar"

Konuşmacılar:

İsmail Sivri

Savaş Ünlü

Canan Tan

Düzenleyen: İnkılap Kitabevi - Ercan Kitabevi

 

İNSANCIL’IN 100. SAYISI

İnsancıl dergisi 100. sayıya ulaştı.

İnsancıl’ın 100. sayısını 14 Şubat 1999 günü saat 15.00 ile 19.00 arasında BEKSAV’da kalabalık, coşkulu bir törenle kutladık. Kalabalıktan birkaç ad sayabiliriz: Cengiz Gündoğdu, Berrin Taş, Kemal Özer, Yusuf Çotuksöken, Betül Çotuksöken, Ahmet Miskioğlu, Zühtü Bayar, Nevra Bucak, Ahmet Necdet, Anıl Meriçelli, Sema Öndeğer, İkbal Kaynar... Şimdilik kalabalıktan seçtiklerimiz bunlar... Sunuculuk görevini de başından sonuna değin BEKSAV görevlisi Suna Araş yapıyordu. Birçok dergi yöneticisi kutlama telgrafları çekti; sunucudan alıp dergi yöneticilerinin adlarını not etme olanağımız bu kalabalıkta ve törenin hızı içinde olamazdı kuşkusuz. Cengiz Gündoğdu'nun hepsini değerlendireceğini biliyoruz.

Hiçbir parababasının desteğine dayanmadan, yöneticilerinin emekleri ve dirençleriyle bütün güçlükleri yenerek 100. sayıya ulaşan insancılı yürekten kutluyoruz. Yalnız bir dergi değil, "dergiler grubu" çıkararak her alanı tekellerinde tutup kimi yazarları da bol paraya boğarak Türkiye'yi yozlaştırma çabası gösterenler, güçlü de görünseler insancıl gibi dergilerden her zaman öğrenecekleri bir şeyler olacaktır.

Cengiz Gündoğdu ile Berrin Taş'ı yürekten kutluyoruz. Diliyoruz ki, İnsancıl dergisinin 200. sayısında da buluşalım.

 

BARIŞ  MANÇO

Şubat ayının başında, ayın biri miydi, ikisi miydi; Moda'nın ara sokakları insan kalabalığıyla doldu taştı. Arabalar tıkandı kaldı, insanlar tıkandı kaldı. Yollar kapandı.  ÖzelIikle Atifet sokağı ile Barış Manço sokağı (Birisi hemen sokak adı yazılan tabelanın üstüne, çok büyük bir kâğıda Barış Manço sokağı yazıp yapıştırmıştı, alttaki yazı görünmüyordu)'nın kesiştiği nokta ana-baba günü gibiydi. Bütün halk bir noktaya doğru yürümek istiyordu. Ama yürüyebilmenin olanağı yoktu. Polis otobüsleri, güvenlik görevlileri, televizyon kanallarının haber toplama yazarları, görüntü alma sanatçıları, meraklılar... doldurmuştu ortalığı... Ne var, ne oluyor dedik, duymadınız mı, Barış Manço öldü dediler...

Moda'da bu kalabalık Şubat ayı sonuna değin sürdü. Her gün, binlerce genç gelip Barış Manço köşesine çiçekler koydu. Geceleri mumlar yaktılar, nöbet tuttular. Toplumun ortak beyni bilgisayar gibi çalışıyor, birisi belli simgeyi tıklattı mı, bütün perdeler açılıyor sanki. Buna şaşmadık değil; şaşalım, şaşmayalım, varlığını olduğu gibi bilmemiz gerekiyor. Bir de geçenlerde şeriata karşı ayağa kalkış böyle olmuştu; ama o olayda sonuca ulaşılmadan "hizipçiler" seçim! seçim! diye dayatarak başarıyı yozlaştırmıştı...

Bilindiği gibi, 1943 yılında Moda'da doğan Barış Manço daha lise öğrencisiyken Kafadarlar diye bir grup kurmuştu. 1960’ta Haramiler ile çalıştı. Bundan sonra Belçika'ya gittiğini görüyoruz. Orada da yabancı müzisyenlerle birlikte çalışmaktan geri durmaz, hiç boş durmaz. Türkiye'ye döndüğünde Kaygısızlar grubunu kurdu. Bundan sonra olgunluk çağına geldiğini görüyoruz. Olgunluk çağının ilk yapıtı ise Dağlar Dağlar'dır. 1971'de bir süre Moğollar grubuyla çalıştı. Daha sonra Kurtalan Ekspres grubunu kurdu. Bu arada yurtdışına gitti geldi. Bu sıralarda ortaya koyduğu Sarı Çizmeli Mehmet Ağa da dikkat çeken yapıtlarından...

Barış Manço'nun Unutamadım, Gülpembe, Kol Düğmeleri, İşte Hendek İşte Deve, Dönence, Domates-Biber-Patlıcan ve öbür yapıtları belleklerden çıkmayacak yapıtlardır; iki yüz yapıtından her biri sanıyorum ki hep ilginç yapıtlardır, kimseninkine benzemeyen yapıtlardır.

Oluşturduğu albümler de ilginçtir. Sözgelimi, 24 Ayar, Değmesin Yağlıboya, Sahibinden ihtiyaçtan, Mega Manço... Hepsi bir gün incelenecek, değerlendirilecek yapıtlardır.

7'den 77'ye, 4 x 21 Dolu Dizgin yapıtları da dikkat çekti. Televizyon dizisi olan bu iki yapıtı büyük küçük herkesi ilgilendirdi. Bu dizileriyle dinleyicilerine bütün dünyayı gösterdi, bütün dünyayı gezdirdi. Yapıtları Yunancaya, Japoncaya, Bulgarcaya, Arapçaya, Kürtçeye, İbraniceye çevirildi.

Barış Manço'nun zamansız ölümü herkesi şaşırtmış görünüyor. Hele aradan bir ay geçmiş olmasına karşın her gün kimi gençlerin Moda'daki evine çiçek getirmeyi sürdürmeleri, en vurdumduymazları bile şaşırtıyor. Kadıköy Belediye Başkanı Av. Selami Öztürk, şöyle bir duyuru yayımlamıştı, onu da buraya alalım şimdi:

«Değerli Kadıköylüler; Kadıköylü olmasından her zaman onur duyduğumuz Devlet Sanatçısı Barış Manço'yu kaybettik. AKM'de yapılacak törenden önce 03 Şubat 1999 Salı günü saat 08.30'da hep birlikte MODA'daki evden ebedi yolculuğuna uğurlayacağız. Tanrıdan rahmet diler, Kadıköylülerin büyük acısını paylaşırım.”

 

Arat Ovalı


 www.turkdilidergisi.com   -   2000-2007