Ana sayfaya dönmek için tıklayınız.

başyazı
iki ayın içinden
öyküler
yapıtlar yazarlar
Alıntılar
çiçek yağmuru yapıtlar
günlük
 
 
yazarlar
künye
fotoğraflar
iletişim

 

İki ayın içinden

 

SAMİ NABİ ÖZERDİM

Dergimizin de yazarı olan Değerli ekinsel uğraş adamı Sami Nabi Özerdim'i 6 Mart 1997 Perşembe günü yitirdik. 1918'de Tekirdağ'ın Hayrabolu ilçesinde doğdu. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Macar Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Erzurum Lisesi'nde öğretmenlikten sonra Ankara'ya gelerek Etnografya Müzesi'nde çalıştı. Sonra da Milli Kütüphane'ye geçerek orada uzun zaman görev yaptı; Müdür olarak çalıştı. Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın ve Yayın Yüksekokulu öğretim Üyesi oldu. Ömer Asım Aksoy’dan önce, Türk Dil Kurumu Genel Yazmanlığı yaptı. Macar Yazını'ndan çeviriler yaptı. Bayraklaşan Atatürk, Atatürk Devrimi Kronolojisi, Sevgiye Saygı, Seçilmiş Bektaşi Fıkraları, Elli Yılda Kitap, Bilinmeyen Atatürk, Yazı Devriminin öyküsü, Nasrettin Hoca, Atatürkçünün Elkitabı gibi yapıtları vardır. Dergilerde kalmış, kitaplaşmayı bekleyen birçok da yazısının bulunduğunda kuşku yoktur. Türk Dili Dergisi'nin ilk sayılarından başlayarak yazılarıyla bizi desteklemişti.

Sağlık sorunlarıyla uğraştığını gösteren bize gönderdiği son mektup 4.5.1996 günlü. Şöyle diyor o mektubunda:

"Çok değerli derginizi baştan beri alıyorum. İçten teşekkürler. Ne var ki, artık okuyamadığım gibi yazı da yazamıyorum. Mektup yazabiliyorum, çünkü, gözümle değil elimle yazmaktayım. On dört yaşımdan beri…   1995 sonunda okumayı da yazmayı da bıraktım. Sağ gözümün sadece 'okuduğunu’ Amerika'da iken, iki gün uğraşan bir doktor söylemişti. 1987’de bu göz durdu. Buradaki doktorun sol gözle okutmak için verdiği gözlük ise -çok uzaktan kitap ya da gazeteyi tutmak koşulu ile- kullanılacaktı. Olmadı. Sonunda sağ göz daha zayıfladı. Ben de işin, yaşamın sonuna geldim. Büyücek evlerden (hep kira) çok küçüğüne taşındıktan sonra kitapların bir kesimini bir üniversiteye, bir kesimini kızımın oturduğu evin altındaki depoya bıraktım. Şimdiki küçük evde de, daha çok başvuru kitapları kaldı. Sizin dergiyi çoktandır dikkatle okuyan, zamanı gelince ciltleten bir arkadaşa vermeye başladım. Ne var ki zam üstüne zamlar: kâğıtta, baskıda, bu günlerde yeniden postada. Eskiden en ucuz pul dergiler, gazeteler içindi.

"Sizden isteyeceğim, artık göndermemenizdir. Sonsuz teşekkürlerimle. Derginiz zengin bir kolleksiyon oluşturuyor. Eh, âhirete de gelemez ki... Okumaya doymamak bambaşka bir şey... Ama, insanın takati, gözleri, yaşı... Artık ölmek istiyorum. Çünkü, yalnızım da, bunalıyorum. 78 yaş bana çokça görünüyor. Teşekkürler, saygılar ve sevgilerimle...

Sami N. özerdim"

Sami Nabi Özerdim'in anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.

 

RESSAM İPEK TEKİL

5 Nisan ile 28 Nisan günleri arasında, Dega Sanat Galerisi'nde Ressam ipek Tekil'in sergisi vardı. Arkadaşlar, gönüldenler, o günlerde hep oradaydılar. Hem söyleşiyorlar hem İpek Tekil’in resimlerinin havasını yaşıyorlardı, İpek Tekil, kendini şöyle anlattı bize: "Her resmim kişiliğimi yansıtır. Yalın, duyarlı, çocuksu dünyamı anlatan... Kendime özgü renklerle, çağdaş figüratif anlayışla resim yaparım. Hiçbir akıma bağlı olmadığım için, konuda da çizgimde de çok özgürüm. Canımın istediği gibi resim yaparım.

 

"Köklü bir İstanbullu olan ailemin köşklerde, konaklarda geçen yaşamını ucundan da olsa yakalamış olmak bir şans benim için. Soylu akrabalarımın çocuk belleğimde bıraktığı etkiyi tablolara aktarmak tatlı bir duygu. Onun için portre ağırlıklıdır benim resimlerim... Kadın resmi yaparım. Hep bir şeyleri, birilerini bekleyen kadınlar. Sabırla, umutla...

"Çocuk resmi yaparım. Onların saf, temiz, sevecen dünyalarını yansıtan...

"Resim yaparken sancı çekmiyorum, tersine eğleniyorum.

"Çoğu imgesel olan kadın yüzlerini hep birbirine benzetiyorlar. Bir izleyici, sergimi gezdikten sonra 'hep kendi resimlerinizi yapmışsınız.' dedi. Bu çok hoşuma gitti. Demek portrelere kendimden bir şeyler katabiliyorum. Hatır için yazı yazan eleştirmenlerin basmakalıp beğeni sözlerinden çok daha iyi bir eleştiri bu..."

İpek Tekil'in başarılarının sürmesini diliyoruz.

ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER BURSA ŞUBESİ TÖMER ÇEVİRİ DERGİSİ

Tömer Çeviri dergisi özel kuram sayısı yayımladı. Çeviri Eğitiminde Edebiyat Dışı Metinlerin Çevirisinde Yanlışlar ve Kabul-Edilebilirlik Gramatiği... Sempozyum bildirileri olduğu belirtilen 136 sayfalık dergiyi yayına hazırlayan Mustafa Durak.

Üç bölümden oluşuyor

1.  bölüm: "Hata / Yanlış Üzerine". Yazanlar: Mustafa Durak, Saliha Paker, Şeyda Ülsever, Muhlise Coşkun,

2. bölüm: "Edebiyat Dışı Bazı Alanlarla ilgili Deneyimler" Yazanlar: Gülnihal Gülmez. Ahmet Öytek, Mine Tüzüner, Tanju İnal, Ali Gültekin - Mustafa Çakır, İsmail Boztaş - Ayfer Altay - Asalet Erten, Elif Divitçioğlu, Zeynep Akıncı.

3. Bölüm: "Terim ve Anlatım Sorunları”. Yazanlar: Hasan Anamur, Ertuğrul Efeoğlu, Sündüz Öztürk Kasar, Zuhal Barda. Neslihan Kansu Yetkiner...

Doğrusu, okurlarımıza salık vermeden kendimizi alamıyoruz bu yararlı, dopdolu ve güzel dergiyi. Yazışma adresi: "Ankara Üniversitesi TÖMER Bursa Şubesi, Ulubatlı Hasan Bulvarı No. 76,16240 Bursa

 

GÖNÜL ÖZGÜL

Romancı Gönül özgül, Türk Dili Dergisi yazıevine, dergi çalışanlarıyla dertleşmek, söyleşmek için, özlem gidermek için geldi. Dergi çalışanları, onu sevinçle karşıladı. Almanya'da yaşamakla birlikte, Türkiye'den hiç ilgisini kesmemiş olan, Türkiye'ye her zaman özlem duyan Gönül Özgül, yapıtlarında da hep Türkiye'yi anlatmaktadır. "Altın Kitaplar Yayınevi”nce basılan ve yeni çıkan son kitabını da armağan etti: Lise Defterlerimden Sonra adını taşıyan bu romanının bir de alt başlığı var: Mürekkepsiz Kalemler... 254 sayfalık sürükleyici bir roman.

Daha önceki yapıtları şunlardı: Geminin En Altındakiler, Lise Defterleri, Dereiçi Sokağı... Birincisi, öyküler, öbürleri roman.

Gönül Özgül, Lise Defterleri romanıyla "Altın Kitaplar Yayınevi’nin en çok satan kitap ödülünü almış.

Gönül özgül, konuşuyor; hem sevinçli, hem sinirli, hem herkese kırgın, hem herkesle kucaklaşmak istiyor sanki... Haksızlığa uğradığı düşüncesinde. "Niçin kimse adımı anmıyor?" diyor, sonra ekliyor:

"- Çünkü ben yalnızım. Benim yaptıklarımı bir başkası yapsa göklere çıkarırlar onu. Durmadan överler.  Bana gelince herkes susuyor. Ben o övülenlerden daha büyük yazarım. Bu, ileride daha iyi anlaşılacak, göreceksiniz, anlayacaksınız büyük yazar olduğumu. Ama sizden memnunum. Siz, benim öykülerimi düzeltiyor öyle yayımlıyordunuz; ben de size teşekkür ediyordum. Aradan on yıla yakın bir süre geçti; ben artık öğrendim; şimdi artık ben yanlış düzeltirim. Ben artık usta oldum. Okuyunuz romanlarımı. Lütfen okuyunuz. Görünüz. Dereiçi Sokağı'nı okuyunuz lütfen. Asıl onu okuyunuz. Lise Defterleri çok sattı ama, bu roman da çok güzel. Gelecek gelişimde konuşalım üzerinde. Okuyun lütfen, konuşalım üzerinde. Beni kimse önemsemiyor, haksızlık bu. Göreceksiniz bir gün. Hazır olan yayımlanmamış daha çok romanım var benim"

Gönül özgül, konuşuyor, konuşuyor, Almanya'da işinin gücünün yazmak olduğunu, durmadan yazdığını açıklıyor...

"- İyi yolculuklar" dedik kendisine, "gelecek gelişinde gene uğra, konuşalım!"

Dört yapıtına sırtını dayamış Gönül özgül, bununla ben de varım demek istiyor. Basan yayınevi bulsa, bir yılda, bir bu ölçüde daha yapıt yayımlayacak!

 

DİL DERNEĞİ ON YAŞINDA

Türk Dil Kurumu kapatıldıktan (En büyük hayınlık!) sonra, on yıl önce, Dil Derneği kurulmuştu. Dergimizin ilk sayılarında Dernek'in kuruluş savaşımı ayrıntılariyle anlatılmıştır. Dernek'in tüzüğü yayımlanmıştır. Bugün, Dil Derneği onuncu yaşını almış bulunuyor. Yürekten kutluyoruz. Dil Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Şerafettin Turan'ın çağrısını olduğu gibi aşağıya alıyoruz:

"Kuruluşumuzun onuncu yılını, 10 Mayıs 1997 Cumartesi günü 14.30’da Ömer Asım Aksoy Ekinevi’nde kutlayacağız.

Emre Sabuncuoğlu - Bilgehan Tuncer ikilisinin klasik gitar dinletisiyle başlayacak olan toplantımız, üyelerimizin ve gönüldeşlerimizin konuşmalarıyla sürdürülecektir.

Katılmanızı gönülden dileriz"

Nice on yıllara diyoruz.

Arat Ovalı

 

ASIM BEZİRCİ İNCELEME ARAŞTIRMA ÖDÜLÜ

1. Ailesince Asım Bezirci adına bir ödül konulmuştur. Ödül, Asım Bezirci'nin yapıtlarının ve çalışmalarının temelinde yer alan sosyalist dünya görüşü ve nesnel bilimsel anlayışla eleştiri, inceleme, araştırma dalında çalışmalar yapacak olan, genç kuşakları özendirmek, sanata ve edebiyata nesnel, bilimsel olarak yaklaşan çalışmaları desteklemek amacıyla verilecektir.

2.  Yarışmaya katılmak isteyenler, bir edebiyatçı ya da edebiyatçılar topluluğunu, ya da edebiyatın çeşitli dönemlerini ve sorunlarını, akımlarını kapsayan eleştiri, inceleme ve araştırma çalışmalarını yayımlanabilir bir kitap oylumunda, (çift satır aralıklı daktilo veya bilgisayar çıkışlı) ya da 1.1.1997'den, 1.1.1998'e değin yayımlanmış çalışmalarını son katılma günü olan 1 Ocak 1998'e değin 8 kopya olarak göndereceklerdir.

3.  Başarı kazanan ürün, 1997'den devrolan 50.000.000 ile birlikte bu kez toplam 100.000.000. (yüz milyon) TL ile ödüllendirilecektir. Ayrıca yayımlanmamış çalışmaların ödül kazanması durumunda, çalışma kitap olarak yayımlanacak ve yayımlanan kitabın telif hakkı geçerli telif kurallarına uygun olarak ödenecektir.

4.1997'de başvuranlar arasında bir seçim yapılmadığı için, iki yılda bir gerçekleştirilmesi planlanan ödülün ikincisi, 27 Mart 1998'de seçici kurul ve sekreterliğince saptanacak bir salonda verilecektir.

Seçici Kurul:

Aydın Çubukçu, Muzaffer İlhan Erdost, Rağıp Gelencik, Ergin Koparan, Kemal Özer, Afşar Timuçin, Muzaffer Uyguner.

Başvuru adresi:

Evrensel Kültür Merkezi, İstiklal Cad. Aznavur Psj. 212-6 Galatasaray - İstanbul. Tlf.: 243 08 03 - 243 08 06, Faks: 251 13 65

----------------------

İç kapaktaki 12 duyurudan her biri 12 000 000 TL'dir 122 807 numaralı posta çeki hesabına yatırılarak başvurulur. Dış kapaktaki 8 duyurudan her biri 24 000 000 TL'dir Tüm sayfa duyuru isteyenlere % 10 indirim yapılır.


 www.turkdilidergisi.com   -   2000-2008