Onuncu Yaşımızda Kimi Anımsamalar
Ahmet Miskioğlu
Dil
Derneği'ni destekliyoruz. Bize göre, Dil Derneği; asıl Türk
Dil Kurumudur.
Dil
Derneği; gerçek Türk Dil Kurumu'dur, çağdaş Türk Dil
Kurumu'dur. Çünkü kapatılan Türk Dil Kurumunun tinsel
kalıtını onlar sürdürüyor, onlar yaşatıyor.
Türkiye'yi
batırmak için deveyi hamuduyla yutanlar, kurucunun özdeksel
kalıtını da varsın hak-hukuk çiğneyerek yutsunlar; bu, Dil
Derneği’nin çalışmalarını aksatmayacaktır. Hayınlar,
hayınlıklarıyla kalacaktır; dönekler, döneklikleriyle
kalacaktır.
Biz on yıl
önce de böyle düşünüyorduk. Bu düşünce ile, Türk Dil
Kurumu'nun kapatılışından sonra ilk dil bayramının Dil
Derneği'nce kutlanış gününde, Dil Derneği'ne şöyle
yazmıştık:
Dil
Kurumu'na ve Türk Dili'ne hukuk çiğneyerek el konduktan
sonra gerçek dil bayramı ilk kez sizin girişiminizle
kutlanmaktadır. Bu eyleminizle Türk ulusunu temsil etmiş
oluyorsunuz. Öksüz kalmış dilseverleri, ulusseverleri temsil
etmiş oluyorsunuz. 26 Eylül dil bayramınızı gönülden kutlar,
başarılarınızın sürmesini dilerim.
Bugünlerde,
alevi-bektaşi düşmanı olduğu herkesçe bilinenler,
istenmedikleri halde bektaşi kutlamalarına nasıl inadına
geliyorlarsa, -çünkü yozlaştırmak isterler- bizim dil
bayramı kutlamalarımızı gören "Dil Akademisi yandaşı
pürüfler" de o alevi-bektaşi düşmanlarının alevilere
yaptıkları gibi, sözümona kutlamalar yapmaya başladılar,
-çünkü gelişmelere çelme takma yollarını bulmak isterler-
ama her adımları, onların yalanlarını, apaçık ortaya
koyuyor. Görüyoruz, biliyoruz.
Türk Dili
Dergisi'nin çıkışını kutlayanlardan biri de Dil Derneği
olmuştur. 31.07.1987'de gönderdikleri yazıdan:
Türk Dili
Dergisi'ndeki yazılarda da vurgulandığı gibi, Atatürk
devrimlerinin en önemlisi ve en köklüsü dil devrimidir.
Bütün yasaklara, baskılara karşın, bunların uygulayıcıları
kendileri de dil devrimiyle dile kazandırılmış sözcükleri
kullanmak zorunda kalıyorlar. Onların bu çelişkisi ise, dil
devriminin başarısını kanıtlamaktadır.
Türk Dili
Dergisi'nde türkçeye katkıları tartışılmaz imzaları ve
onların özenli yazılarını görmekle, bizler gibi tüm Atatürk
devrimcileri kıvanç duymuşlardır.
Bir başka
mutluluğumuzsa, dil devrimine ister dergi çıkararak, ister
bir dernek çatısı altında toplanarak olsun, gönülden bağlı
olanların sahip çıkmasıdır. Dil devrimine olan inancımızla,
ürünlerimizle ve bilimsel anlayışımızla, ortak
çalışmalarımızla yine dil devriminin öncüsü olacağımıza
inanıyoruz. Bu inançla derginize uzun soluklu bir yaşam ve
başarılar diliyoruz.
Çıkışımızdan beri bizi yazılı ve sözlü olarak
destekleyenleri düşünmek, anımsamak doğrusu mutluluk
veriyor. Sözgelimi, dergi yayına ilk çıktığında, pek kısa
bir süre çalıştığım Büyük Larouse'tan on beş kişilik ilk
sürdürümcülerin yıllık ödentilerini göndererek hemen
desteklemelerinin o zaman bize büyük sevinç verdiğini bugün
açıkça söylemeliyim.
Ya Mustafa
Ekmekçi'nin desteği! Türkiye'nin her yerinden ve
yurtdışından mektup yağmuru geldi: "Mustafa Ekmekçi'nin
yazısından öğrendik. Türk Dili Dergisi çıkarıyormuşsunuz,
sürdürümcü olmak istiyoruz." diyorlardı. Mustafa Ekmekçi'nin
yazısını okuyan bir yığın aydın insan Türk Dili Dergisi
sürdürümcüsü oldu...
Bu
anımsamaların yanında bir de önerimizi sunmak istiyoruz:
Kapatılan
Türk Dil Kurumu'nun eski üyelerini -kendileri bir istekte
bulunmasalar da- Dil Derneği’nin doğal üyesi olarak
kayıtlarının yapılmasına karar verilmesini diliyorum.
Kapatılan
Türk Dil Kurumu'nun üyelerinin üyelikleri, yönetim ve
yürütme kurullarının görevleri yasal olarak sürmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti'ne hayınlık yapanlar, her şeyi arap
saçına da çevirmiş olsalar, bu böyledir. Güldürü, kuşkusuz
bir yere değin sürecektir. Ömer Asım Aksoy'un dediği gibi:
"Kalıtın asıl iyesine döneceği gün yakındır!"