İki ayın içinden
2.
SANATÇILAR KURULTAYI
İkinci
Sanatçılar Kurultayı, 1 ve 2 Nisan günlerinde İstanbul'da
Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. “Türkiye'de
Düşünce ve Yaşama özgürlüğü", "Sanat Etkinliklerinin Yeniden
Yapılanması" konuları ele alınarak yoğun görüşmeler
oluşturuldu.
Türkiye
Yazarlar Sendikası, PEN Yazarlar Derneği, Edebiyatçılar
Derneği, Tiyatro Oyuncuları Derneği, Büyükşehir Belediyesi
Tiyatro Oyuncuları Derneği, TOBAV, Tiyatro Yazarları
Derneği, Tiyatro Eleştirmenleri Derneği, Çağdaş Sinema
Oyuncuları Derneği, Sinema Oyuncuları Sendikası (SİNE-SEN),
Müzik Eserleri Sahipleri Meslek Birliği, Uluslararası
Plastik Sanatlar Derneği, Karikatürcüler Derneği gibi 46
örgütün katıldığı kurultay, iki gün boyunca coşku ile sürdü.
Düşünce ve
yaratma özgürlüğünün önündeki bütün engeller kaldırılmalıdır
düşüncesi çevresinde birçok sanatçı konuştu. Konuşmacılar
arasında tek siyaset adamı, eski Kültür Bakanı Fikri Sağlar
vardı.
2.
Sanatçılar kurultayı; Öner Yağcı, Tamer Levent, Alpay
Kabacalı, Gülgün Tunçok, Devrim Demiral, Ekrem Kahraman'ın
temsilci olarak kaleme aldığı sonuç bildirgesinin okunması
ile son buldu. Bildirgeyi aşağıya alıyoruz:
"2.
Sanatçılar Kurultayı, laik Türkiye Cumhuriyeti'nde demokrasi
geleneğinin oluşturulmasının, ancak sanatçı hak ve
özgürlüklerinin sanatçıların katılımıyla gerçekleşen
kurumsal bir yapıyla sağlanabileceğine karar vermiştir.
Sanat ve sanatçıların laik ve çağdaş yaşama biçiminin
oluşmasında aldığı rolün, sanatçılar tarafından
projelendirilmesi gerektiği düşüncesiyle; sanatın ve
sanatçıların kendi alanlarının gelişmesi kültürünün
oluşması, değerlerinin yaygınlaştırılması ve üretiminde
özgür bırakılmasının, ancak özerk bir sanatçı yapılanmasında
gerçekleştirilebileceği; bu yapılanmanın da Türkiye Sanat
Kurumu yasasının oluşturulmasıyla sağlanabileceği kararına
varmıştır."
HABİTAT
DORUĞUNA YAKLAŞIRKEN
"HABİTAT";
"Birleşmiş Milletler insan yerleşimleri merkezi" demekmiş,
Büyük Larousse Sözlük ve Ansiklopedisinde açıklandığına göre
BM genel kuruluna bağlı uluslararası örgüt, 1978'de kuruldu.
Merkezi Nairobi'dedir. Türkiye'de teknik yardım amacıyla
temsilciliği vardır.
Son
günlerde bilen bilmeyen konuşuyor. Kafalar karmakarışık.
Televizyon spikerleri bilene bilmeyene sorarak her şeyden
habersizliğimizi sergiliyorlar; Aziz Nesini haklı çıkarmak
istiyorlarmış gibi.
İkinci kez
büyük çapta bir uluslararası insan yerleşimleri konferansı 3
Haziran ile 14 Haziran arasında Türkiye'de İstanbul'da
yapılacak. Onun için HABİTAT II diye duyuruyorlar. İşte bu
ikinci insan yerleşim konferansına "merhaba" demek üzere 6
Nisan 1996 günü Swiss Oteli salonlarında saat 13.30 ile
20.00 arasında "Kentleşme ve Kooperatifleşme tartışması"
yapıldı. İzlence şöyle idi:
Saat 13.30
ile 15.00 arasında: Esenyurt Belediye Başkanı Dr. Gürbüz
Çapan'ın sunuşu, Kent Koop Eski Genel Başkanı ve CHP Samsun
Milletvekili Murat Karayalçın'ın açış konuşması ve Prof. Dr.
Aykut Karaman'ın Esenkent ve Boğazköy Projeleri üzerine
açıklamaları yapıldı.
Kahveler
içildikten sonra da saat 16.00'dan başlayarak saat 18.00'e
değin çalışıldı:
"HABİTAT
II'ye Doğru Kentleşme, Kooperatifleşme ve Esenkent -
Boğazköy" paneli.
Panel
Açılışı: Devlet Bakanı Ali Talip Özdemir, Panel Yönetmeni:
Prof. Dr. Mim Kemal Öke; Kentleşme Politikalarında Güncel
Sorunlar: DYP Bartın Milletvekili Koksal Toptan; HABİTAT ve
Yerleşim Sorunları: Toplu Konut İdaresi Başkanı Yiğit
Gülöksüz; Kentleşmede Konut Kooperatiflerinin Rolü: Prof.
Dr. Cevat Geray; Göçe Dayalı Kentleşme ve Sorunları: Yük.
Mimar Oktay Ekinci...
Şimdi
buraya Talat Sait Halman'ın "HABİTAT: HA BU DİYAR" başlıklı
ince eleştirisini almak gerekiyor:
"İstanbul,
kent sorunlarını 25 bin dünya uzmanının katılımıyla ele
alacak "HABİTAT II" kongresine hazırlanırken "Üçüncü Boğaz
Köprüsü" gündemde. Üçüncü köprü, güzel şehrimizi bozan ve
boğan taşıt araçlarının muazzam ölçülerde artacak olması
yüzünden bir zorunluluk... Ardından dördüncü, beşinci
köprüler de gelecek. Çünkü biz taşıt araçlarının İstanbul'un
büsbütün canına kıymasına köprülerle yardakçılık etmeye ant
içmiş gibiyiz.
Bu gidişle,
günün birinde, Boğaz'ın üstü bir uçtan öteki uca, bir tavan
gibi köprülerle örtülmüş olacak belki. Ve güzelim Boğaziçi,
üstü kapalı bir tünele dönüşecek. Yeter ki arabalar,
kamyonlar, otobüsler, TIR’lar vızır vızır geçsin. Kimin
umurunda Boğaz'ın bozulması, İstanbul'un öldürülmesi?"
NECATI
CUMALI
Türk
yazınında çeşitli dallarda yapıtlar veren Necati Cumalı'nın
75. yaşı kutlandı. TYS ile TOBAV, Devlet Tiyatrosu Taksim
Sahnesi'nde 8 Nisan 1996 günü saat 20.00 de büyük bir tören
yaptı.
Geceyi
senaryosunu Ülkü Ayvaz'ın yazdığı, yönetmenliğini Murat
Karasu'nun yaptığı gösterim ile Haluk Kurdoğlu, Serpil
Tamer, Ali Sürmeli, Serap Gözler üstlendiler.
Konuşmacı
olarak Ataol Behramoğlu, Zeki Coşkun, Konur Ertop, Nedret
Güvenç, Mehmet Kemal, Şükran Kurdakul, Dikmen Gürün Uçarer
vardı.
Sezen Aksu
şarkılarıyla, İsa Çelik dia gösterisiyle katıldı.
GÖNÜL
ŞEN’İN RESİM SERGİSİ
Gönül Şen,
son resim sergisini 3 Nisan 1996 Çarşamba günü saat 18.00'de
Artemis Sanat Merkezi'nde açtı. Nisan’ın 26'sına değin süren
sergiyi kalabalık bir seyirci kitlesi izledi.
Sanatçı,
1949 yılında Diyarbakır'da doğdu. 1972 yılında İstanbul
Eğitim Enstitüsü Resim-İş bölümünü bitirdi. 1981 yılında
Almanya'nın Köln kentine yerleşti. 1989'da Düsseldorf Güzel
Sanatlar Akademisi'nde Prof. Schiff'in atölyesinde
öğrenimini bitirdi ve aynı okulda yüksek lisansını
tamamladı. Çalışmalarını Köln'de Prof. Bleck'le sürdürmekte
olan sanatçının yapıtlarından birçoğu özel koleksiyonlarda
ve müzelerde yer almaktadır.
‘DÜN'
YENİDEN YAŞANIYOR
Prof. Dr.
Çetin Yetkin, 10 Mart 1996 günlü Cumhuriyet'e yazdığı
yazının son bölümünde şöyle yazıyor:
"Görüntülü
yayına ve basına bakıyorum: Çoğu bana işgal altındaki
İstanbul'un "mütareke" basınını anımsatıyor. Aynı yabancı
dalkavukluğu, aynı teslimiyet, aynı mandacı kafa! O gün
ulusal bağımsızlıktan söz edenlere nasıl saldırmışlarsa
bugün de öyle. Ekranlardan tuhaf bir şive ile Ankara'nın
başkent olmasına çatanlar bile var içlerinde.
Atatürk
ilke ve devrimlerinin, başta laiklik olmak üzere teker teker
rafa kaldırılmakta olduğundan söz etmeye hiç gerek yok
artık. Dün, Mustafa Kemal'e idam hükmü verenler,
iktidardaydı, bugün şimdilik onu övenleri Bu gidişle yakında
hilafeti de getirirler, "sultan" da olurlar!..
Evet, dün
de böyleydi. Zamanın sarkacı gerisin geriye eski yerine
dönmüş. "Zaman"ı yalnız içinde bulunduktan, yaşadıkları "an"
bilen, vücuttan gelişmiş, ama kafaları küçük kalmış,
görünüşte insan, ama gerçekte başka bir şey olanlar, dün
nasıl günlerini gün etmişlerse bedelini bu ulusun sırtından
ödeyerek bugün de ediyorlar. Bunların acısını saniye saniye,
dakika dakika, gün gün, her an yaşayanlar ise dünkü gibi
yine umutsuzluk içinde!..
Ama "dün",
bir 19 Mayıs 1919'u yaşamıştık. O "gün"ü de bir kez daha
yaşayacağız, bunu da bilmelisiniz!»
ORHAN
KEMAL ÖYKÜ ÖDÜLÜ
Çukurova
Gazeteciler Cemiyeti'nin düzenlediği Orhan Kemal Öykü
Yarışması sonuçlandı. -
Değerlendirmesini "dil ve anlatım
bakımından yetkinlik, günümüz Türk öykücülüğünün ulaştığı
çizgiye yakınlık ve Orhan Kemal'in dünya görüşüne ters
düşmeyecek bir içerik" kıstasına göre yapan seçici kurul,
Tülay Koçak'ın "Ak Alınlı Kırlangıç", Faruk Çavuşoğlu'nun
"Nereye Kadar" ve Demet Günoğlu Öncü'nün adlandırmadığı
yapıtına mansiyon verdi. Seçici kurul, birinciliğe,
ikinciliğe, üçüncülüğe değer yapıt bulamadı. Yarışmaya
katılan 26 yapıttan hiçbiri dereceye giremedi. Seçici kurulu
Demirtaş Ceyhun başkanlığında Konur Ertop, Prof. Dr. Aşkın
Karadayı, Dr. Şitai Çığ, gazeteci Zeki Yücel oluşturuyordu.
AZERİ
USTALARDAN SEÇME YAPITLAR
17 Mart ile
5 Nisan 1996 günleri arasında Ümit Yaşar Sanat Galerisi
(Bağdat Cad. Rıfat Bey Sok. 293/3 Caddebostan, Göztepe –
İstanbul)’nde yedi Azeri ressamın, yapıtları sergilendi.
İlgi gören ressamların abece sırasıyla adları: Nâzım Babayev
(1946-), Mustafayeva Güllü [1921- 1993), Kâmil Hanlarof
(1913 - 1996), Igor Juk (1927 - 1995), Cabar Kasimov
(1935-), Hafız Memedof (1921 -1995), Viktor Vasilye-viç(1920-)...
Yapılan
açıklamada şöyle denmektedir: "Bu sanatçıların Rus Resim
sanatında önemli yerleri vardır. 7'si de, Rus yetkililerce
kabul görmüş, kendilerine kürsü verilmiş, eserleri çeşitli
dünya ülkelerinde sergilenmiş, müzelere alınmış ve ödüller
kazanmışlardır.
FİKRET
OTYAM
Fikret
Otyam, iyi bir yazar olduğu ölçüde iyi bir fotoğraf
sanatçısı. Bir yığın yayımlanmış, ödül almış kitaplarının
yanında, yayımlanmış fotoğraf albümleri de var.
İbrahim
Demirel'in hazırladığı "Fikret Otyam Fotoğraf Albümü" adlı
siyah-beyaz ofset baskı kitabında Otyam'ın birbirinden güzel
fotoğrafları var. Her biri bir sanat yapıtı.
İşte, bu
fotoğraflardan birini Kenan Evren seçmiş, büyüterek resmini
yapmış.
Şimdi
ortaya bir telif hakkı sorunu çıkıyor.
Nasıl ki,
Sezen Aksu, Necati Cumalı'nın bir şiirini bestelediği için
telif hakkı ödemişse, Kenan Evren'in de Fikret Otyam'a telif
hakkı ödemesi gerekiyor.
Cumhuriyet
gazetesinden öğrendiğimize göre, Fikret Otyam:
"Para
önemli değil; aslında bu, emeğe ve yaratıcılığa saygıdır. Bu
saygıyı Kenan Evren'in gösterip göstermeyeceğini merak
ediyorum." diyormuş.
EDEBİYATÇILAR DERNEĞİ ETKİNLİKLERİ
Edebiyatçılar Derneği, Aziz Nesin'i bütün yönleriyle
değerlendirmek için Haziran ayının sonunda iki günlük bir
etkinlik düzenliyor. "Aziz Nesin Günleri" adı verilen bu
etkinlik, beş açık oturum ile gerçekleştirilecek. Bu açık
oturumlarda Aziz Nesin'in bütün yönleri ayrıntılı olarak
tartışılacak. Tartışmalara izleyicilerin de katılımı
sağlanacak.
Bilindiği
gibi, Edebiyatçılar Derneği, geçen yıllarda da Yaşar Kemal
Günleri, Nazım Hikmet Günleri, Melih Cevdet Anday Günleri
düzenlemişti.
Arat
Ovalı