Ana sayfaya dönmek için tıklayınız.

başyazı
iki ayın içinden
öyküler
yapıtlar yazarlar
Alıntılar
çiçek yağmuru yapıtlar
günlük
 
 
yazarlar
künye
fotoğraflar
iletişim

 

 

İki ayın içinden

 

5. BİLİMSEL KURULTAY

"Dil Devriminden Bu yana Türkçenin Görünümü”

Ankara'da, Bahçelievler Son Durakta bulunan Milli Kütüphane Salonu'nda önemli bir toplantı... Dil Derneği'nin düzenlediği 5. bilimsel kurultay... Kültür Bakanlığı’nın desteğiyle 8 Mart ve 9 Mart günlerinde... Dil Derneği üyeleri ve bütün ilgililer, Dil Derneği Başkanı Prof. Dr. Şerafettin Turan'ın çağrılısıdır.

İzlenceyi ilgilenenlere sunuyoruz:

BİRİNCİ OTURUM

Başkan: Kâmile İmer
Bildiriler:

+ Talat Tekin
"Dil Reformu ve öbür Türkçeler"

+ Ahmet Kocaman
“Türkçe Bilim Dili Üzerine Düşünceler"

+ Yusuf Çotuksöken
"Özleştirmenin İlk Evresi"

İKİNCİ OTURUM

Başkan: Deniz Zeyrek
Bildiriler:

+ Bengisu Rona
"Değişen Toplum, Değişen Dil"

+ Kemal Oflazer
"Türkçenin Bilgisayarla Çözümlenmesi"

AÇIKOTURUM
Konu: "Dil Devriminden bu Yana Türkçenin Görünümü”

Başkan: Emin Özdemir

Konuşmacılar:

Jülide Gülizar
Kamile İmer
Leyla Uzun

ÜÇÜNCÜ OTURUM

Başkan: Şükriye Ruhi

Bildiriler:

+ Ömer Demircan
“Türkçe Soneklemede Aşamalar"

+ Kaya Türkay
"Girişim Cümle Tartışması Üzerine"

+ Necdet Osam
"Dil Kirlenmesine Sayısal Bir Yaklaşım "

Değerlendirme / Dilekler
Ahmet Kocaman Beşir Göğüs

 

ERCÜMENT UÇARI

Ercüment Uçarı'yı da toprağa verdik. Kendine özgü bir yaradılışı vardı; sevdiklerinin yanına sık sık gitme eylemine yönelmekte birlikte tek başınalığı seçmiş gibi bir davranışı vardı. Sağlığı yerinde olduğu zaman, sabah erkenden otobüse binerek Kadıköy'den Beykoz'a giderdi. Doğum yeri olan Beykoz'a inanılmaz bir bağlılığı vardı. Ancak, orada da çok duramayarak yeniden atlardı otobüse, ver elini Topkapı. Aynı günde onu, Topkapı'da, Beykoz'da, Cağaloğlu'nda ve Bostancı'da görebilirdiniz. Kendisine ne yapıyorsun böyle gezerek dediğimizde, şiir yazıyorum derdi. Bütün gecelerini ve gündüzlerini şiire adamış gibiydi. Cepleri şiir karalamaları ile dolu olurdu. Ne yapacaksın bu ölçüde çok şiiri diye soracak olursak Mehmet Fuat'a götüreceğim derdi.

Perşembe toplantılarının en bağlı bir üyesiydi. Ahmet Miskioğlu'nun yoklama yapması üzerine aman benim adımı yazmayı unutma diye atılırdı. "Bak hiç namevcudum yok ha yanlışlık yapma!" derdi. "Biz seninle eski arkadaşız, unutmayacağını biliyorum zaten" diye eklerdi. Coşkulu, içtenlik dolu bir yazardı. "Doğru söyleyiniz, en büyük şair ben değil miyim?" diye sorar, bunu onaylattırmaya çalışırdı.

Ercüment Uçarı, 1928 doğumluydu. İlk şiiri 1945’te Zonguldak'ta Bucak dergisinde çıkmıştı. Yaşamı boyunca şiirden ayrılmamıştı. Cümbüşçübaşı, Et, Kuyuda Yusuf, Avlanırken Bir Korku, Albatros Adı Bir Gün Gelecek, Geçmiş Zaman Tevellüdü, Ziba Sokağı adlı şiir kitapları var. Son olarak da yeni bir şiir kitabının çıkmak üzere olduğunu haber vermişti, ama o kitabın yayımlanması bir türlü gerçekleşmemişti. Ercüment Uçarıyı 23 Ocak 1996 günü toprağa verdik. Perşembe toplantıları artık onsuz yapılacak. Onu çok anacağız. Kendine özgülüğünü hiç unutmayacağız.

ASIM BEZİRCİ ELEŞTİRİ İNCELEME ARAŞTIRMA ÖDÜLÜ

Asım Bezirci adına bir ödül kuruldu..

Öğrendiğimize göre, Asım Bezirci'nin yapıtlarının ve çalışmalarının temelinde yer alan sosyalist dünya görüşü ve nesnel bilimsel anlayışla eleştiri, inceleme, araştırma dalında çalışmalar yapacak olan genç kuşakları özendirmek amacıyla ailesince ödül düzenlenmiştir.

Yayınlanabilir bir kitap oylumundaki çalışmalar, 1 Ocak 1997 gününe değin   8 adet olarak gönderilecektir. Başarı kazanan ürün, 50 milyon lira ile ödüllendirilecektir. Kazanan ürünün ayrıca kitap olarak basılması sağlanacak ve telif hakkı da ödenecektir.

Kazananın ödülü 23 Mart 1997 günü verilecektir.

Seçici Kurul, Aydın Çubukçu, Afşar Timuçin, Ergin Koparan, Kemal Özer, Ragıp Gelencik, Muzaffer İlhan Erdost, Muzaffer Uyguner'den oluşmaktadır.

Başvuru, Evrensel Kültür Merkezi, Asım Bezirci Kitaplığı, Aznavur Pasajı 212/6 Galatasaray -İstanbul adresine yapılacaktır. Tel: 2430803

ÖĞRETMEN DÜNYASI

Hiçbir anamala dayanmayan buna karşın on yedinci yılına coşku ile ulaşabilmiş bir dergidir Öğretmen Dünyası... Doğrusu, bu bir üstün başarıdır. Bize göre dev bir yayın kuruluşudur Öğretmen Dünyası. Bu başarılarını ve on yedinci yıllarını yürekten kutluyoruz Gelecek sayımızda onuncu yılına basacak olan Türk Dili Dergisi'nden yedi yıl önce yayın yaşamına başlamış olan bu dergi, bir imece, bir özveri kuruluşudur; üstün değeri de buradan geliyor. Okurları ve yazarları, Anadolu'nun dört bir yanına yayılmış olan, üniversite öğretim üyeleri ve öğretmenlerdir. Öyle bir denge kurmuşlar ki, bu, yaşamalarını daha yıllarca sapsağlam sürdüreceklerini apaçık gösteriyor. Şimdiki yazı kurulları yedi kişi olmakla birlikte, on yedi yıl içinde bugüne değin bu görevde elli kişiye yakın insan çalışmıştır.. Bugünkü yazı kurulunda çalışanların adları şöyle: Refik Saydam, Gaye Dinçel, Mustafa Atasoy, Zeki Sarıhan, Özden Yılmaz-Bilgin, Fatma Önalan-Akfırat, Yusuf Solmaz, Akper Yaldır. Yazı Kurulu Adına Sahibi ve Yazıişleri Yönetmeni: Zeki Sarıhan'dır, yazmanlığı (sekreterliği) de Gaye Dinçel yapmaktadır. Başarılarının sürmesini diliyoruz.

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ ÖYKÜ YARIŞMASI

Uludağ Üniversitesi 20. kuruluş yılı çerçevesinde bir öykü yarışması düzenlemiştir. Yarışma, hiçbir kısıtlama yapılmadan herkese açıktır. Son katılma tarihi 26 Nisan 1996’dır. En çok üç öykü ile katılınabilir.

Sonuçlar 13-17 Mayıs 20. yıl şenlikleri döneminde duyurulacaktır.

Bilgi almak için Uludağ üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı 20. Yıl Öykü Yarışması Görüklü-Bursa adresinden sorulabilir. Telefonlar: 0.224.442 80 05, 0.224.442 80 92

Seçici Kurulu Füsun Akatlı, Feridun Andaç, Mustafa Durak, Nükhet Esen, Bahadır Gülmez oluşturmaktadır.

EDEBİYATÇILAR DERNEĞİNİN BASIN DUYURUSU

Edebiyatçılar Derneği bir basın duyurusu yayımladı. Yerimizin elverdiği ölçüde, o uzun duyurudan parçalar sunuyoruz okurlarımıza:

"Edebiyatçılar Derneği özellikle son bir aydır (Yayımlanış günü: 22 Ocak 1996), ülkemiz insanı üzerinde yaratılan/estirilen şiddet ve terör eylemlerini kınıyor; oluşturulan yapay ve sanal gerçeklikler karşısında, toplumu, devleti, baskı gruplarını duyarlı ve sorumlu olmaya çağırıyor; insan haklarına, demokrasiye, barışa, bağımsızlığa, yaşama hakkına, seyahat etme hak ve özgürlüğüne, doğru bilgi edinme ve bilgi aktarma hakkına/özgürlüğüne, düşünme, yaratma hakkı ve özgürlüğüne yönelen/yönelebilecek haksızlıklara karşı önlem alınmasını ivedilikle istiyor.   ./..

Son bir ay İçinde, ülkemiz insanı; cezaevinde baskı ve ölümlere; işveren Sabancılara karşı suikaste; Evrensel gazetesi muhabiri Metin Göktepe'nin polisçe katledilmesine; PKK'nın onbir masum insanı yakarak öldürmesine; 'Çeçen’ adı verilen teröristlerin, Avrasya feribotunu kaçırarak ırkçı-dinci ajitasyonuna tanık olduk.

Yaşam ve düşünce üzerindeki baskının ne denli keyfileştiği, cezaevlerindeki barınma, beslenme, sağlık, görüşme, bilme, öğrenme edimlerine getirilen kısıtlamalarla bir kez daha ve acıyla tanıtlandı; Evrensel gazetesi muhabiri Metin Göktepe'nin polisçe katledilmesiyle, bir yanıyla basının açmazlarını, bir yanıyla devletin 'failimeçhul' politikasını sergiledi; devletleşen insan, devleti polisleştiren iktidar, büyük bir aymazlık, kurnazlık ve kandırmacayla doğru bilgilenmeyi önlediğini/ önleyeceğini sandı böylelikle."

 (...)

"Edebiyatçılar Derneği, insan üzerindeki her türlü şiddetin, terörün, sömürü ve 'kültürlemenin karşısındadır; çünkü insan biricik ve tektir; onun yaşama hakkı, öteki hak ve özgürlüklerin gerçekleşmesi ve kuşanılması için tek ve biricik haktır.

Barışa, demokrasiye, bağımsızlığa, özgürlüğe, kardeşliğe, paylaşma ve dayanışmaya giden ve açılan yolun, şiddet ve terörü birlikte tavır almakla ortadan kaldırılacağı açık ve tek yol olduğu vurgusuna dikkatleri çekiyor; birlikte hareket etmeye, ortak tavır takınmaya, yaşama hakkını savunmaya koşun diyoruz"

Edebiyatçılar Derneği, kurulduğundan beri uyguladığı ekinsel etkinlikler ve yöntemlerle, gösterdiği gizilgüçle üye olsun, üye olmasın bütün aydınların temsilcisi niteliğini kazanmıştır. Etkinliklerini destekliyoruz.

 

İSTANBUL DIŞINDA DERGİMİZİ SATAN KİTAPÇI KARDEŞLERİMİZE

Türk Dili Dergi'nin bir tanesinin ederi 80 000 TL'dir

On tane derginin toplam ederi: 80 000 X 10 = 800 000 TL'dir.

Bir yıllık: 800 000 X 6 = 4 800 000 TL'dir

% 25 (1 200 000) indirilince kalan 3 600 000 TL'dir

Beşer dergi satan kitapçı kardeşlerimiz bunun yarısını ödeyecektir, yirmişer dergi satanlar ise iki misli ödeyecektir.

Lütfen, ödemelerinizi İstanbul Kadıköy Ziraat Bankası'ndaki 6787796 numaralı Miskioğlu hesabına yatırınız.

Kitapçı kardeşlerimizin hepsine teşekkür eder, iyi ve başarılı çalışmalar dileriz.

 

Arat Ovalı

 


 


 www.turkdilidergisi.com   -   2000-2008