İki ayın içinden
KEMAL
SÜLKER'İ TOPRAĞA VERDİK
Yazar,
gazeteci ve sendikacı Kemal Sülker, 2.12.1995 günü, bir
süreden beri çektiği "kalp yetmezliği” yüzünden yaşamını
yitirdi.
Türkiye
Yazarlar Sendikası'nın ve Devrimci İşçi Sendikası'nın
kurucularından olan savaşımcı yazar Kemal Sülker, 1919'da
Antakya'da doğdu. İlk yazılarını da Antakya'da çıkmakta olan
Yenigün ve Atayolu gazetelerinde yayımladı.
1938'den
başlayarak İstanbul Üniversitesi'nde öğrenimini sürdürürken
Tan gazetesinde çalıştı. Yurt ve Dünya, Gün, Barış, Yeni
Edebiyat, Yürüyüş, Yeryüzü, dergilerinde yazılar yazdı. Asım
Sarp takma adını kullanıyordu.
1943'te
İstanbul'dan Anadolu'ya sürgün edildi; 1947'ye değin geri
dönemedi. Döndükten sonra da yazarlığını, particiliğini ve
sendikacılığını etkin ve ödün vermeyen bir savaşımcı olarak
aralıksız sürdürdü
Kemal
Sülker Türkiye İşçi Partisinde etkin görevler üstlendi,
başarılı çalışmalar yaptı. Devrimci İşçi Sendikası Genel
Sekreterliği görevinde uzun süre bulunarak örgütün
yapılanmasında çok önemli çalışmalar yürüttü. 15-16 Haziran
olaylarında tutuklanarak cezaevine yatırıldı. Üç ayı aşkın
bir süre yattıktan sonra dışarı çıkmasına karşın ancak dokuz
yıl sonra aklanabildi.
Nazım
Hikmet ile, Bursa cezaevinde yattığı yıllarda tanışan yazar,
Nazım Hikmet üstüne on üç kitap yayımladı.
Yapıtlarından bazıları:
Türkiye'de
İşçi Hareketleri, Türkiye'de Grev Hakkı ve Grevler,
Sendikacılık ve Politika, Dünyada ve Türkiye'de
Sendikacılık, İşçi Sınıfının Doğuşu, Nazım Hikmet’in Gerçek
Hayatı, Nazım Hikmet Dosyası, Nazım Hikmet'in Polemikleri,
Nazım Hikmet'in Sahte Dostları, Şair Nazım Hikmet, Nazım
Hikmet-Orhan Kemal Dostluğu, Arkadaşlığı, Nazım Hikmetin
Silinmeyen Şiir Defteri bg...
AZİZ
ÇALIŞLAR
Aziz
Çalışlar'ı, bu düşün ve sanat adamını bu ekinsel etkinlik
gönüllüsü yazarı, çevirmeni de yitirdik. 8 Ağustos 1942'de
doğmuştu, 28 Kasım 1995’te toprağa verildi.
İstanbul'da
doğan Aziz Çalışlar, Robert Koleji bitirdikten sonra bir
süre İstanbul Hukuk Fakültesinde okumuştu.
Yazarlığa
erken yaşlarda başlayan Çalışlar, Yürüyüş, Yeni Dergi,
Papirüs, Sanat Emeği, Bilim ve Sanat, Yarın, Yazko Çeviri,
Varlık, Yeni Düşün dergilerinde yazdı. Felsefe dergisinin
kurucu ve yönetmeniydi. Asya-Afrika Yazarlar Birliği'nin
yayın organı Lotus’un yazı kurulu üyeliğini de yaptı.
Yazdığı
Rasputin adlı oyunuyla Türkiye Milli Talebe Federasyonu
ödülünü aldı. Cenevre adlı radyo oyunuyla da TRT ödülünü
kazanmıştır.
Çalışkan
bir yazar ve çevirmen olan Çalışlar’ın pek çok yapıtı ve
çevirisi vardır:
Gerçekçi
Tiyatro Sözlüğü, Günümüzde Sanatsal Kültür ve Estetik,
Estetik Yazıları, Nazım Hikmet-Sanat ve Edebiyat Üstüne,
Ulusal Kültür ve Sanat, Felsefenin Neresindeyiz, Tiyatro
Kavramları Sözlüğü, Tiyatronun ABC'si, Tiyatro Ansiklopedisi
ve daha pek çok yapıtı var.
TAHİR
OZÇELİK DE TOPRAĞA VERİLDİ .
Dostumuz
Tahir Özçelik'i de yitirdik. Türkiye Yazarlar Sendikası'nın
yönetim kurulunda yaptığı özverili çalışmalarıyla
ilgililerin dikkatini çekmişti. Bu görevini ölümcül
sayrılığa düşünceye değin sürdürdü. Yazın evrenine Tahir
Pamir adını kullandığı şiirleriyle girmişti. Sonradan
günümüzün önemli bir Tiyatro eleştirmeni oldu. Özellikle
özenci tiyatro topluluklarını bilinçli bir ısrarla
destekledi. Tiyatro adamı Hüseyin Hilmi Bulunmaz, onun için
şöyle dedi: "Özçelik, Edirne'den Ardahan'a dek, nerede
ileriden yana tiyatro etkinliği varsa, salt özkaynaklarını
zorlayarak gider, izler ve değerlendirirdi. Her an
yanıbaşlarında bir derviş edasiyle bitiverecek bir çağcıl
eleştirmenin varlığını duyumsayan devrimci tiyatrocular,
daha bir canla başla sarılırlardı yaptıkları işe..."
Tahir
Özçelik, 14 Mayıs 1929'da İstanbul'da doğdu. Galatasaray
Lisesi'ni bitirdi. Perugia Üniversitesinde İtalyan Dili ve
Edebiyatı, Floransa Üniveritesi'nde mimarlık ve sanat tarihi
okudu. Dost, Sanat ve Edebiyat, Seçilmiş Hikâyeler,
Yeditepe, Türk Dili, Şairler Yaprağı, Türk Dili Dergisi,
Varlık, Yeni Ufuklar bg. dergilerde yazdı
Çeşitli
özel kuruluşlarda yönetici olarak çalışan Tahir Özçelik,
emekli olduktan sonra da boş durmayıp çalışmasını
sürdürmüştür.
“İnterpress
Basın ve Yayıncılık A.Ş.” nin çıkardığı Adnan Benk'in genel
yayın yönetmenliğini yaptığı "Büyük Larousse Sözlük ve
Ansiklopedisinde uzun yıllar yayın kurulu üyesi göreviyle
eylemli olarak çalıştı.
SAHAF
CAFE KÜLTÜR MERKEZİ
"Dostlar;
biz Kadıköy'de dört katını da dost kitapların sarıp
sarmaladığı, her odasında farklı yayınların bulunduğu, dört
katında da kitap okunup, müzik dinlenip, sohbet ederek,
sıcak ve soğuk yiyeceklerle çay, kahve içilebilen sıcak
samimi bir ortam oluşturmaya çalıştık. Hepimiz için!"
Açılışı 2
Aralık 1995 Cumartesi günü saat 14.00'te yapılan Sahaf Cafe
Kültür Merkezi böyle çağrıda bulunuyor.
Çok bol
etkinlikleri var:
Sürekli
resim, fotoğraf, karikatür, heykel sergileri
Video,
film, dia gösterileri
Söyleşi,
seminer, konferanslar
Müzik
dinletileri,
Şiir
tiyatro günleri,
Satranç
turnuvaları,
Kitap ve
eşya açık arttırmaları yapacaklarını duyuruyorlar ve hemen
eyleme geçerek izlenceler çıkarmışlar.
Başarılı
olmalarını diliyoruz.
VELİ
SAPAZ'IN SERGİSİ
Yapıtları
yurt içinde ve yurt dışında çeşitli koleksiyonlarda yer
alan, yüzün üzerinde karma sergiye katılan ressam Veli Sapaz,
22. kişisel sergisini Nispetiye, Aytar Cd. No. 24/6
Levent'teki Almelek Sanat Galerisi'nde açtı. Sergi 9 Aralık
1995’ten 3 Ocak 1996 gününe
değin açık...
1942'de
Çorum'da doğmuş olan Veli Sapaz, bugün, Marmara Üniversitesi
Atatürk Eğitim Fakültesi Resim Bölümü öğretim üyesi
bulunuyor.
Başarılarının sürmesini diliyoruz.
“YULA”
DERGİSİ ve TALAT TEKİN
Hacettepe
Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Talat Tekin için bir
"Talat Tekin Armağanı" çıkarılmış. Orada, Talat Tekin'in
yaşamöyküsü anlatılırken deniyor ki: "1956'da Bitlis’te
arkadaşı Ahmet Miskioğlu ile birlikte Yula adlı on beş
günlük bir edebiyat dergisi çıkardı."
Ahmet
Miskioğlu'na sorulunca, o, 'Yula'yı Talat Tekin çıkardı, ben
ise sürekli yazı vererek destekledim." diyor.
Talat Tekin
ile ilişki kurarak "Yula" dergisinin bütününü sağladık. Kırk
yıl önce çıkarılan bir dergi...
Muzaffer
Uyguner, Yula'yı Ankara'da Milli Kütüphane'de de,
İstanbul'da Beyazıt Devlet Kitaplığı'nda da bulamadığını
açıkladı. Biz de dergiyi çoğaltarak Muzaffer Uyguner'e iki
takım verdik. O da bir takımını Beyazıt Devlet Kitaplığı'na
armağan etti. Bir takım da aslı ile birlikte Talat Tekin'e
gönderilecek.
Dergi'de "Yula"
sözcüğü şöyle anlatılıyor:
"Yula,
meş'alenin Türkçesidir ve yıldız, yıldırım kelimeleriyle bir
köktendir. Bu bilimsel gerçeği bilenlerin sayısı, şüphe yok
ki, pek azdır. Oysa, kime sorarsanız, meş'ale ile şulenin
kökteş olduğunu size söyleyebilir. Türkçenin acıklı alın
yazısı."
Yazı şöyle
bitiriliyor:
"Bu dağ
şehrinde, şimdilik titrek de olsa bir ışık yakıyoruz.
Tutuşturmak bizden, güçlendirmek elleri kalem tutan
aydınlardan"
Bugün,
gelişen türkçemizi yozlaştırmaya çalışan gerici yetkilileri
gördükçe, bu kırk yıl önceki aydınlık bilinci imrenerek
anıyoruz.
SALÂH
BİRSEL SERGİSİ
"Bir Usta,
Bir Dünya: Salâh Birsel" adı verilen sergi, Yapı Kredi
Sermet Çiftçi Kütüphanesinde 25 Aralık 1995 Pazartesi günü
saat 18.00'de açıldı. 16 Şubat 1996 gününe değin sürecek.
Salâh Birsel'in yaşamına ye yapıtına ışık tutmak amacıyla
fotoğraflar, elyazıları ve kişisel eşyasından örneklerle
düzenlenen güzel bir sergi bu. Yolunuz Beyoğlu'na düştüğü
zaman bir uğrayacak olursanız çok yararlanırsınız. Usta
yazarlardan birinin yaşam evreninden kesitler, simgeler,
fotoğraflar, yazılar, mektuplar, şiirler bg. birçok şey
görerek mutlu olursunuz.
TÖMER
BURSA ŞUBESİ
TÖMER Bursa
Şubesi'nin etkinlikleri sürüyor. Ocak ayında da dopdolu bir
ay geçirilecek: Fotoğraf sergileri, Hilmi Haşal'ın, Prof.
Dr. Yılmaz Büyükerşen'in, Nasuh Mahruki’nin, Tomris Uyar’ın,
ayrı ayrı günlerde söyleşileri, Tiyatro Gösterisi, Şan
Resitali var...
Etkinlik
izlenceleri her ay dopdolu.
BEKSAN
OCAK AYI ETKİNLİKLERİ
BEKSAN'da
Ocak ayı içinde, her ay olduğu gibi, gene paneller,
konferanslar, fotoğraf sergileri, dia gösterimi, söyleşiler,
şiir dinletisi, tiyatro, konserler, seminerler var...
BEKSAN'da
sanat eğitim etkinlikleri de başladı. Resim, müzik, tiyatro,
fotoğraf ve halkoyunları eğitim çalışmaları yapılıyor. Yeni
grup oluşumları için de kayıtlar sürüyor.
DAĞLARCA
EĞİTİM KURULU'NDAN DUYURU
“Türkçe
Oluyorum Ben / Konuşurken Yazarken"
Bütün
İlkokul Öğrencilerine Açık Yazı Yarışması
1. Bütün
ilkokul öğrencileri, yukarıda belirtilen konuyu en az 20, en
çok 30 sözcükle işleyecekler, yazılarını okul müdürlerine
vereceklerdir. Müdürler, topladıkları yazıları aşağıdaki
adrese göndereceklerdir.
2. Bizce
yapılacak ön seçimden geçebilen yazılar, Üst Seçiciler
Kurulu'na sunulacak, Üst Seçiciler Kurulu'nun
değerlendirdiği kırk (40) yazıya birer milyon lira ile
"Dağlarca Eğitim Kurulu Başarı Belgesi" verilecektir.
3. Yazılar
en geç 23 Nisan 1996'dan önce, aşağıda gösterilen adrese
ulaşmış olacaktır. Kazananlar, 20 Mayıs 1996 tarihli
gazetelerle duyurulacak, İstanbul'da olanlar 29 Mayıs 1996
günü Kadıköy Halk Eğitim Salonu'nda yapılacak törende
armağanlarını alacaklardır.
4.
"Türkçe Oluyorum Ben / Konuşurken Yazarken" ilkokullara açık
yazı yarışmasının yazışmaları İstanbul'da yayımlanmakta olan
Türk Dili Dergisi'nce (P.K. 118 Kadıköy-İstanbul)
yürütülecektir.
NOT:
Katılacakların adı, soyadı, okul ve adreslerinin açıkça
yazılmasını dileriz. (Milli Eğitim Müdürlerine, okul
müdürlerine, öğretmenlere, yardımları için şimdiden teşekkür
ederiz.)
ADRES:
Türk Dili
Dergisi
Posta
Kutusu 118
81302
Kadıköy-İstanbul
Dağlarca
Eğitim Kurulu
ULUSLARARASI TEKELLER
Öğretmen
Dünyası dergisinden Yazı Kurulumuz önemli bir yazı aldı. Çok
iyi bildikleri bir konuyu açıklayarak bizi uyarıyorlar.
Kendilerine teşekkür ediyoruz. Açıklamalarından bir
bölümceyi okurlarımıza sunuyoruz:
Uluslararası tekellerin İhtiyacına göre eğitim
"Eğitimde
yeniden yapılanma", hangi ihtiyaçtan kaynaklanıyor? 20 Mart
- 7 Nisan tarihleri arasında 129 kişinin katılımıyla
hazırlandığı belirtilen ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından
çoğaltılıp ilgililere dağıtıldığı anlaşılan "Eğitim Reform
Çalışmaları" başlıklı 44 sayfalık metin "Üretilen mal ve
hizmetlerin pazarlanmasında köklü değişiklikler yapılmakta"
olduğundan hareketle "Milli sınırlar kalkmakta, gümrükler
yok olmaktadır" deniyor (Eğitim Reform Çalışmaları - ERÇ: s.
9)
Bu ifade,
rapora rengini veren yönetici sınıflarımızın ulusal bir
devletten vazgeçmiş olduğunu gösteriyor. Bu sınıf Avrupa ve
Amerika'nın tekelci sermayesiyle bütünleşme çabasındadır.
Ancak bu sermayeyi "dünya" olarak niteliyor. Aynı metinde bu
çabasını şöyle ifade ediyor. "Türkiye, ekonomik yapısı,
iletişim sistemleri ve teknoloji tüketiminde dünya İle
bütünleşme çabasındadır" (ERÇ: s. 1) "15. Milli Eğitim
Şûrası Hazırlık Dokümanı 1 (ön Komisyon Raporları)" (Ankara
1995)'te de aynı anlayış yer alıyor: "Ülkemizin dünya ile
bütünleşmesi dikkate alındığında..." (ön Komisyon Raporu -
ÖKR: s. 3)
Bilindiği
gibi çağımız bugün de şöyle bir gerçeği yaşıyor:
Bir yanda
emperyalizm, öbür yanda ezilen halklar. Emperyalist
ideologlar, bu gerçeği gizleyerek bugün dünyada
"küreselleşme-globalleşme"den söz ediyorlar. Bizim gibi,
yüzyılın başlarında emperyalizme karşı bağımsızlık savaşını
başarıya ulaştırmış bir halkın, küreselleşme, globalleşme
gibi görüşlere karşı uyanık olması gerekirken, Bakanlığın
şûra için hazırladığı metinlerde emperyalizme tam bir
teslimiyet görülüyor."
Biz de
görüşümüzü şöyle belirtmek istiyoruz: Kendi diline saygısı
olmayan yöneticilerin, devletlerini batağa götürecekleri
kuşkusuzdur.
SAYIN
MUSTAFA KARACAN VE SAYIN ŞENAY KARACAN
Değerli
okurlarımız, Sayın Mustafa Karacan ve Sayın Şenay Karacan,
Posta
çekiyle posta çekleri merkezindeki hesabımıza yatırdığınız
parayı aldık. İstediğiniz 1993 ve 1994 yıllarına ilişkin
dergilerinizi paketledik. 1996 yılı için dergi üyeliği
kaydınızı da yaptık. Ancak ne paketinizi gönderebiliyoruz,
ne de dergilerinizi.
Adresiniz
şöyle: "Çiftlik mahallesi, Hakkıbey sokak, no. 90 - 6...
Dergilerinizi gönderebilmemiz için, oturduğunuz yerin ilçe
ve il adlarının da yazılması gerekiyor; unutulmuş,
yazılmamış. Lütfen bize kod numarasıyla birlikte il ve ilçe
adlarını da bildirir misiniz?
İlginize
teşekkür eder, iyilikler dileriz.
Arat
Ovalı