Ana sayfaya dönmek için tıklayınız.

başyazı
iki ayın içinden
öyküler
yapıtlar yazarlar
Alıntılar
çiçek yağmuru yapıtlar
günlük
 
 
yazarlar
künye
fotoğraflar
iletişim

 

 

Türkiye Yazarlar Sendikasının Önemli Bir Kararı

 

Ahmet Miskioğlu

 

Türkiye Yazarlar Sendikası Yönetim Kurulu, yazınsal, ekinsel etkinlikler yapan herkesi ilgilendiren önemli bir karar aldı.

Geçmiş yıllardaki “Edebiyat Matineleri" olayının, "Münazaralar" olayının yerini son yıllarda gittikçe gelişen ve çığ gibi çoğalan "Kültür Merkezleri" etkinlikleri almıştır. Ankara'da, İstanbul'da, İzmir'de, Adana'da, Bursa'da olduğu gibi, Türkiye'nin başka il ve ilçelerinde, hatta bucaklarında, köylerinde belediyelere bağlı ya da bağımsız birçok "Kültür Merkezleri" kurulmuş bulunuyor.

Bir ikisinin adını verelim: Bakırköy Belediyesi Yunus Emre Kültür ve sanat Merkezi, Üsküdar Belediyesi Altunizade Kültür Merkezi, Kültür Bakanlığı Atatürk Kültür Merkezi (AKM), İstanbul Sanat Merkezi, Yıldız Teknik Üni., Yüksel Sabancı Kültür Merkezi, Yapı Kredi Kültür Merkezi, Pendik Belediyesi Atatürk Kültür Evi, Bilsak Bilim Sanat Kültür Merkezi, Büyükşehir Belediyesi Cemal Reşit Rey Konser Salonu, Büyükşehir Belediyesi Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi,  Ortaköy Kültür Merkezi (OKM),  İstek Vakfı Balmumcu Kültür ve Sanat Merkezi, Kadıköy Belediyesi Kültür ve Sanat Merkezi (KSM),  İstasyon Sanat Evi, Müjdat Gezen Sanat Merkezi (MSM), Evrensel Kültür Merkezi, Bilim Eğitim Estetik Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı...

Hepsini yazmaya kalksak sayfalar dolar. Bu çoğalma, bireylerin bu iletişim çılgınlığı; eski alçakgönüllü "Edebiyat Matineleri" coşkusunu çoktan aşmış bulunuyor. Bugün, suskun bir toplum sanılmamıza karşın, toplumun içine her biri bir ışıldak gibi düşen bu ekinsel etkinlik odakları, ülkeyi bir panayıra çevirmiştir de diyebiliriz. Herkes konuşuyor, herkes konuşturuluyor Pırıl pırıl salonlar, coşkulu insanlar, çok varsıl görünümler...

Bu kuruluşlar, sürekli etkinlik yapıyorlar. Haftanın bütün günlerini etkinlikle dolduruyorlar. Her ay broşür yayımlayıp dağıtarak kamuoyuna önceden duyuruyorlar. Her kuruluşun aynı günde ve ayrı ayrı yerlerde, birden fazla etkinlikleri de oluyor. Özetlersek, güzel işleri yaparken, yoğun çalışmaları sürdürürken büyük paralar harcıyorlar. Zaten, oluşturdukları kuruluşlar da büyük masraflar üstüne oturtulmuş kuruluşlardır.

Bu varsıl görünüm, Türkiye'nin varlıklı bir ülke olduğu sanısına düşürüyor insanı. Etkinlik odaklarının izlenceleri de çok dolu. Her ay, dopdolu yeni bir izlence oluşturuyorlar.

Konuşmalar, söyleşiler, tartışmalar, eski ustaları anmalar bg. birçok etkinlikler içinde insanlar kaynaşıyor.

Bütün bunları kuşkusuz konuşmacı olarak sahneye çıkardıkları saygıdeğer yazarlara yaptırıyorlar. Çağırıyorlar onları, konuşmaları için rica ediyorlar. Onlar da ricayı geri çevirmeyerek, hatırlarını kırmayarak istenilen konuşmayı yapıyorlar.

Ama, hiçkimsenin usuna bir hakkın bulunduğu, bir telif hakkının bulunduğu gelmiyor bile...

Konuşma yapan yazarın bir telif hakkı vardır. Ekinsel etkinlik yapabilmek için bu ölçüde çok para harcamayı göze alan saygıdeğer kuruluşlar, konuşma yapan yazara da karşılığını vermelidir.

Etkinliğe katılan yazara ne ödemelidir kuruluşlar, diye sorabilirsiniz. İşte TYS bu yolda bir karar almış. Belirlediği ücret şöyle:

1)      Panel ve açıkoturumlar (90-120 dakika): 6 milyon lira

2)      Okuma ve söyleşi (60 dakika): 4 milyon lira (60-120 dakika): 6 milyon lira.

3)      Yemekli toplantı (120 dakika): 6 milyon lira.

4)      Televizyonda panel (30-60dakika): 4 milyon lira, (60-120 dakika):10 milyon lira.

5)      Televizyon röportajı (10 dakikaya değin): 3 milyon lira., (10-30 dakika): 6 milyon lira, (30-60 dakika):10 milyon.

6)      Radyo panel ve açıkoturum (20 dakika): 3 milyon lira, (20-30 dakika): 5 milyon.

7)      Radyo Röportajı (10 dakika): 2 milyon lira.

8)      Gazete ve dergilere yazı, demeç (1 sayfa): 3 milyon lira

9)      Haftalık dergilere yazı demeç (1 sayfa): 3 milyon lira

10)   Jüri Katılımı-seçici kurul üyeliği (en az üçüncülük ölçüsünde ücret) ya da 10 milyon lira

Kararı yürütebilmede yazarın katkısı gerek.


 


 www.turkdilidergisi.com   -   2000-2008