"Yazın” sözcüğü
Ahmet Miskioğlu
Okurlarımızdan mektuplar alıyoruz. Çok güzel, çok ilginç
mektuplar alıyoruz. Sorular soruluyor. Görüşler
bildiriliyor. Sorularının, görüşlerinin değerlendirilmesi
isteniyor. Bu istekler doğrultusunda bugün güzel Türkçemizin
işlek bir sözcüğü olan "yazın” sözcüğü üzerinde duralım.
On iki
eylülcülerce kapatılan Türk Dil Kurumu'nun kapatılmadan az
önce son yayımladığı Türkçe Sözlük[i]'te
yazın sözcüğü şöyle açıklanıyor:
yazın (I)
a. 1. Olay, düşünce, duygu ve imgelerin dil aracılığıyla
biçimlendirilmesi sanatı, edebiyat; "Yazın ve özellikle de
şiir, dil sanatıdır." -B. Vardar. 2. Bu sanatın kuralları ve
ürünleri ile uğraşan bilim kolu. 3. Bir çağda, bir dilde,
bir ulusta yazılmış sanat yapıtlarının tümü: Türk yazını. On
dokuzuncu yüzyıl yazını 4. Bir bilim kolunun türlü konuları
üzerine yazılmış yazı ve yapıtların tümü, "literatür.
yazın (II)
be. (.'".) Yaz mevsiminde, yaz aylarında: "Yol yazın tozlu,
kışın karlı bir küçük alan olur."-A. Nesin.
yazınbilim
b.a. Yazı türlerinin kurallarıyla ve bunların öğretimiyle
uğraşan bilim dalı. ,
yazınbilimci Yazınbilim uzmanı.
yazıncı a.
Yazın ile uğraşan, İlgilenen kimse, edebiyatçı.
yazınsal s.
Yazınla ilgili, yazına değgin, edebi: "Ben de -yazınsal
anlamda değil- kaç kez günlük yazmaya girişmiş,
sürdürememişimdir." -S.N. Özerdim.
Orhan
Hançerlioğlu'nun Türk Dili Sözlüğü[ii]’ndeki
açıklama:
yazın (I)
a. 1. (Os. Edebiyat) Olay, düşünce, duygu ve imgelerin dil
aracılığıyla biçimlendirilmesi sanatı-, 2. Bu sanatın
kuralları ve ürünleriyle uğraşan bilim dalı. 3. Bir çağda,
bir dilde, bir ulusta yazılmış sanat yapıtlarının tümü: On
sekizinci yüzyıl yazını. 4. Bir bilim kolunun türlü konuları
üzerine yazılmış yazı ve yapıtların tümü, literatür.
yazın (II)
be. Yaz aylarında: Oraya yazın gideriz.
yazınbilim
a. (Os. Edebiyat) Yazı türlerinin kurallarıyla ve bunların
öğretimiyle uğraşan bilim dalı.
yazınbilimci a. Yazınbilim uzmanı.
yazıncı a.
Yazınla uğraşan kişi.
yazıncılık
a. Yazınla uğraşma işi.
yazındışı
s. Yazınla ilgisi olmayan, yazın düzeyine çıkamayan.
yazındışılık a. Yazındışı olma durumu.
yazınsal s.
(Os. Edebî) Yazın ürünü olan, yazınla ilgili.
Yazınsallaştırmak, Yazınsal bir nitelik kazanmasını
sağlamak.
yazınsallık
a. Yazınla ilgililik, yazın ürünü olma durumu.
yazınsever
s. Yazını seven, yazına düşkün kişi.
Prof.Dr.
Berke Vardar'ın yönetiminde Doç. Dr. Nüket Güz, Erdim
Öztokat, Y.Doç. Dr. Osman Senemoğlu, Doç. Dr. Emel Sözer'in
hazırladığı Açıklamalı Dilbilim Terimleri Sözlüğü[iii]'ne
bakalım:
yazınbilim
(Alm. Poetik, Fr,poéique, İng.poetics). Hem özdeği, hem de
aracı dil olan yapıtların yaratım ya da oluşturulmasını
inceleyen dal. Yazınbilim, hem şiiri hem de düzyazı niteliği
taşıyan kimi yapıtların nasıl dili öne çıkardığını, bu
amaçla kullanılan yöntemleri inceler. Bak. yazın işlevi.
yazın dili
(Alm. Literatursprache, Fr. langue littéraire, İng.
literary language). Yazınsal yapıtlarda kullanılan dil.
Yazın dili terimi yalnız yazın alanında kullanılan dili
değil, daha genel anlamda, her türlü ekin dilini de
belirtir.
yazın
İşlevi (Alm.poetische Funktion, Fr. Fonction poétique,
İng.poetic function). Bildirinin salt kendisine dönük
olduğu, yazınsal yapıtlar dışında da sık sık rastlanan,
biçimsel ya da deyişsel yanı ağır basan bütün bildirilerde
gerçekleşen işlev. (Yazınsal işlev de denir) Bak.
anlatımsallık işlevi, çağrı işlevi, gönderge işlevi, ilişki
işlevi, üstdil işlevi.
En son
olarak 1994'te yayımlanan, Ali Püsküllüoğlu'nun tek cilt
1215 sayfalık Arkadaş Türkçe Sözlük[iv]'ünde
de "yazın" sözcüğü şöyle sergileniyor:
yazın (I)
a. 1 olay, düşünce, duygu ve imgelerin, insanlarda estetik
duygular uyandıracak bir biçimde, dil aracılığıyla, söz ve
yazıyla anlatımını amaç edinen sanat, eş edebiyat. 2 bu
sanatın kurallarıyla ve ürünleriyle uğraşan bilim kolu. 3
şiir, öykü, roman, oyun, deneme, eleştiri gibi yazınsal
türleri içeren genel kavram. 4 bir ulusun yaşamı boyunca
ortaya koymuş olduğu yazın sanatı ve yazınsal yapıtların
tümü. ör. Türk yazını, İngiliz yazını. 5 bir dilde herhangi
bir çağda, dönemde ya da yolda ortaya konulmuş yazınsal
tutum ya da bölümleme; örneğin Divan Yazını, halk yazını,
Servetifünun Yazını gibi. 6 bir bilim kolunun türlü konuları
üzerine yazılmış yazıların, yapıtların tümü: örneğin "tıp
yazını" gibi. eş. literatür.
yazın (II)
(ya' zın) be. yaz aylarında, yaz mevsiminde
yazınbilim
b.a. yazınsal türlerin kurallarıyla ve bunların öğretimiyle
uğraşan bilim dalı.
yazınbilimci b.a. yazınbilim uzmanı.
yazıncı a.
yazınla uğraşan, yazınsal ürünler veren kimse.
yazındışı,
-nı b.s. yazın düzeyine çıkamayan, yazınla ilgisi olmayan.
yazınsal s.
yazın değeri taşıyan, yazına değgin, yazınla ilgili.
yazınsallaşmak (nsz) yazın düzeyine çıkmak
yazınsever
b.s. yazınla her zaman ilgilenen, yazına ve yazınsal
yapıtlara çok düşkün (kimse).
Bu sözcüğü
sevdiğini söyleyen genç okurumuzu kutlarız. Demek ki,
gelişmelere ayak uydurabilmiş o genç okurumuz. Bilmem hangi
öğretim üyesinin "literatür" sözcüğünü yeğlemesi yalnız
kendisini küçük düşürür. Global mlobal, nostalji mostalji,
gold mold sözcükleri de geri zekalı siyaset adamlarının da
dilinden düşmüyor. Yabancı sözcük kullandıkça, gelişen
Türkçeye ters düştükçe Türkiye'yi nasıl kirlettiklerinin
ayrımına bile varamıyorlar.
Biz,
Türkçenin gelişmesine ayak uyduran genç okurlarımızdan
kıvanç duyuyoruz.
[i]
Türkçe Sözlük, Yayımlayan: (12 Eylülcülerce
kapatılan) Türk Dil Kurumu, Dizgi: Ankara
Üniversitesi Basımevi, Baskı: Türk Tarih Kurumu
Basımevi, Ankara, Genişletilmiş 7. Baskı 1983,1354
sayfa. (Türkçenin gelişmesini engellemeye çalışan,
sözcükler yasaklayan 12 Eylülcülerce ya da
yardakçılarınca yakılmış olabilir bu yapıt; birden
bire yok oluşu başka türlü açıklanamaz.)
[ii]
Türk Dilinin Sözlüğü, Orhan Hançerlioğlu, İstanbul,
Remzi Kitabevi, Büyük Fikir Kitapları Dizisi 97, 618
sayfa.
[iii]
Açıklamalı Dilbilim Terimleri Sözlüğü, Prof. Dr.
Berke Vardar yönetiminde Doç. Dr. Nüket Güz, Erdim
Öztokat, Y. Doç. Dr. Osman Senemoğlu, Doç. Dr. Emel
Sözer, İstanbul, ABC Tanıtım Basımevi, Birinci
Baskı: 1988, 295 sayfa.
[iv]
Arkadaş Türkçe Sözlük, Ali Püsküllüoğlu, Ankara,
Arkadaş Yayınlan, 1994, 1215 sayfa.