İki ayın içinden
REFİKA BEZİRCİ'NİN MEKTUBU
Sevgili
Ahmet Miskioğlu,
Eylül/Ekim
1993 sayılı derginizi, 15 Eylül’de İstanbul'a gelince aldım.
Başından sonuna dek dikkatle okudum. Duygularıma mutluluk
diyemiyorum, belki gururla karışık derin, çok derin bir acı
yaşattılar bana. Hep böyle olmaz mı zaten. Sevilmek çoğu kez
insanları ağlatır. Yüreğinde sert bir kabuk varmışçasına
acıtır.
Türkiye
nerelere gidiyor, hangi karanlık ellerde parçalanmak
istiyor, bu yolda ilerleyenler, taşıtlarına benzin yerine
insan kanı mı dolduruyorlar? Zombi gibi davranmak bugünkü
Türkiye'de geçer akçe mi oldu? Kafamın içi arı kovanına
benziyor. Milyonlarca soru var, bir o kadar da yanıtı.
Yanıtların hepsini biliyorum. Aydın olmanın bedeli bu
olmamalı. Bir ülkede demokrasi sözcüğü çok kullanıldığında,
tam tersine demokrasinin hiç olmadığı ve hiç gelmiyeceği
düşünülür. Türkiye'de ise yalnızca orta çağ karanlığı
egemen.
Bu mektubu
yazarken, Türkiye'deki tüm aydınlara da seslenmek istiyorum
aslında. Yıllar yılı 'amip gibi' çoğalmaktan başka bir hüner
gösterdik mi? Peki birliğe, dayanışmaya, demokrat düşünceye,
özellikle de (laik düşünceye) yakınsak, neden dayanışma
göstermiyoruz? Neden bol fraksiyonlara bölünüyoruz. Daha ne
kadar kan akacak, ne kadar gözyaşı dökülecek, daha kaç mutlu
yuva yıkılacak? Acılar içimi kavururken, bunları yazmak
avazım çıktığı kadar bağırmak geliyor içimden.
Sevgili
Miskioğlu, mektubumun içeriği derginize birazcık ters
düşüyor belki. Amacım, yazılan onca güzel yazıların
sahiplerine sevgimi, teşekkürümü minnetimi ve saygımı
duyurmak. Sizden istediğim, bu satırlarımı derginizde
yayımlamanızdır. Asım'ı seven dostlar benim de dostlarım.
Bundan sonra da öyle olacak. Kötü günlerin sonu aydınlık
olur derler. Ben de bunu diliyorum. İnsanın insandan
sayıldığı, yaşam hakkının elinden alınmadığı, düşüncenin
özgürce üretileceği bir Türkiye diliyorum.
İşlerinizde
başarılar diliyorum.
Refika
Bezirci
ÜÇ BÜYÜK
YAZAR DERNEĞİ ORTAK ÜSTKURUL OLUŞTURDU
Türkiye
Yazarlar Sendikası, PEN Yazarlar Derneği, Edebiyatçılar
Derneği, ortak üstkurul oluşturarak bir basın duyurusuyla
görüşlerini yayımladılar. Buna göre:
"Sivas'ta
şeriatçı güçler tarafından laikliğe ve özgür düşünceye karşı
örgütlenen toplukıyımın nedenlerini, sonuçlarını ve
toplumumuz üzerinde yarattığı derin acı ve tepkiyi dile
getirmek, bu yolla yetkilileri ve toplumumuzu uyarmak;
37 Sanatçı
ve aydınımızın öldürüldüğü toplukıyım sorumlularının ortaya
çıkarılması ve bunların cezalandırılması beklentisiyle
konunun sürekli izleyicisi olmak;
Öteki sivil
toplum örgütlerini ve demokratik kuruluşları platformu
desteklemeye çağırmak;
İnsan öldürmeyi, düşünmeye ve
tartışmaya yeğleyen, kitle ruhunun kana susamışlığını bilgi
susuzluğunun önüne koyan sözde yazarları ve yazar
kuruluşlarını kamuoyunda teşhir etmek; onların
duyarsızlıklarını ve olup bitenlerdeki paylarını vurgulamak;
Özgür
düşünce adına görüşlerini açıklayan tüm yazar ve
sanatçılarımızın yanında olmak;
2 Temmuz
gününün bundan böyle LAİKLİĞE SAYGI GÜNÜ olarak kabul
edilmesi için TBMM'ye başvurmak ve bu konuda bir yasa
çıkmasını istemek;
Toplukıyımda yitirilen insanlarımızın geride kalan aile
bireylerine yardımcı olmak."
Ortak üst
kurulu oluşturan üç yazar örgütü, bu çalışmaların yaşama
geçirilmesi için güçlerini birleştirmeyi ve kamuoyunu
bilgilendirmeyi yükümlendiklerini de açıkladılar.
DİL BAYRAMI
Ankara
Büyükşehir Belediyesi ve Dil Derneği'nin işbirliğiyle 26
Eylül 1993 Pazar günü 61. Dil Bayramı Tunus Cd. Nu. 92
Kavaklıdere - Ankara'da Şinasi Sahnesi'nde yapılan bir
törenle kutlandı.
Bayram
nedeniyle ayrıca fotoğraf ve resim sergisi açıldı.
Prof. Dr.
Şerafettin Turan, yaptığı konuşmada şu görüşlere de yer
verdi: "Dilde kargaşa sürüyor. Yargı ve sağlık alanında
Arapça ve Latinceye eğilim oluşuyor. "Medya", her gün
Türkçeyi katletmektedir. Olumsuzlukları bir avuç dilseverin
özverileriyle aşmaya çalışıyoruz.”
ASIM
BEZİRCİ İÇİN TOPLUGÖRÜŞME
Balıkesir
İl Kültür Müdürlüğü, 25 Eylül 1993 günü Balıkesir Ticaret
Odası Salonu'nda, düzenlediği bir toplugörüşme (panel) ile
Asım Bezirci’yi andı.
Şükran
Kurdakul, Mehmet Başaran, Mehmet Yaşar Bilen, Prof. Dr.
Mustafa Durak, Nihat Kayabaşı; toplugörüşmeye konuşmacı
olarak katıldı.
Asım
Bezirci'nin eşi Refika Bezirci ile Kültür Bakanlığı
Müsteşarı Prof. Dr. Emre Kongar, Kültür Müdürü Gönül
Yarış'ın özel çağrılılarıydı.
Ayrıca,
Asım Bezirci'nin dostları Prof. Dr. Bahri Savcı ve eşi,
Halit Çelenk ve eşi, Sıdıka Su, Ayten Baştürk, Bahriye
Soysal, Talip Apaydın, Yakup Sahan, Müşerref Hekimoğlu da
özel konuklardı.
Balıkesir
tarihine başarılı bir ekinsel etkinlik olarak yazılan bu
toplugörüşme dolayısıyla Kültür Müdürü Gönül Yarış'ı
kutluyoruz.
MAKEDONYA'DA ŞİİR TÖRENİ
Struga Şiir Akşamları
32 yıldan
beri Makedonya’da her yıl düzenlenen "Struga Şiir
Akşamları”na bu yıl 40 ülkeden 100'den çok ozan ve şiirsever
katılmıştır. Makedonya'nın başkenti Üsküp’te haftada üç kez
yayımlanmakta olan Türkçe "Birlik" gazetesinden alıyoruz bu
haberi. Türkiye'den ozan Cengiz Bektaş katılmış bu törene.
Bu yıl,
açılışı Lüksemburglu Aniz Kolst yaptı. Çağdaş Makedon şiiri
Yovan Koteski'nin portresine birlikte tanıtıldı. Fahri
Ali'nin seçimiyle bu yıl, İlhami Emin ve Nusret Dişo Ülkü
Makedon ozanlarını temsil etti. Altın Çelenk ödülü de Çuvaş
ozanı Genadıy Aygi'ne verildi.
Birlik
gazetesinden, bizi ilgilendiren bu haberleri yazdıktan sonra
okurlarımıza şunu da anımsatalım: Altın Çelenk ödülünü ilk
alanlardan birisi Türkiye'den Fazıl Hüsnü Dağlarca'dır.
Arat
OVALI