İki ayın
içinden
YAŞAR
KEMAL "ONUR YAZARI"
Yaşar
Kemal, TÜYAP kitap Fuarı'nın "Onur Yazarı" seçildi.
Bilindiği gibi, daha önce de, TÜYAP’ın yaptırdığı soruşturma
ile iki kez "Halk Ödülü" kazanmıştı. Halkın seçtiği büyük
romancı, bu yıl da "Onur Yazarı"...
Daha önceki
yıllarda onur yazarlığına şu adlar seçilmişti: 1987'de Fazıl
Hüsnü Dağlarca, 1988 Nadir Nadi, 1989'da Turnan Selçuk,
1990'da Aziz Nesin, 1991'de Melih Cevdet Anday...
Günümüzün
en önemli yazar ve romancılardan olan Yaşar Kemal üstüne
TUYAP'ın hazırlattırıp konuklara armağan ettiği betiğin adı:
"Çağımızın Büyük Romancısı; Yaşar Kemal". Bu yapıtı Alpay
Kabacalı kaleme aldı.
Yaşar
Kemal'in "Onur Yazarı" seçilmesi dolayısıyla Türkiye
Yazarlar Sendikası İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Kültür
Bakanlığı bir "Yaşar Kemal Gecesi” düzenledi.
Atatürk
Kültür Merkezi’nin geniş salonları, 11 Kasım 1992 Çarşamba
günü saat 20.00 den başlayarak iğne atsan yere düşmezdi.
Konukların birçoğu töreni sonuna değin ayakta izledi.
Oturacak bütün yerler dolduğu gibi, bütün ara geçitler de
merdiven basamaklarına oturanlarla dolmuştu.
Gecenin
konuşmacılarından Kültür Bakanı Fikri Sağlar, bu yıl, Yaşar
Kemal'le yeni bir uygulama başlattıklarını açıkladı. Onur
yazarlarının anıtlarını dikeceklerini söyledi. Yaşar Kemal
için hazırlanan anıtın taslağını gösterdi. «Sanatçılann
adlarını, yaşarken yücelterek onları toplumla
bütünleştirmeyi sağlayacağız.» dedi.
Konuklar
arasında Fransa Kültür Bakanı Jack Lang adına danışmanı
Philippe Boocher bulunuyordu.
Jack
Lang'ın yaşamsal bir nedenden dolayı gelemediğini
açıklayarak hayranlığını belirten mektubunu Yaşar Kemal'e
sunduğunu anlattı. Yaptığı uzun konuşmada Yaşar Kemal'i
değerlendirerek ona karşı Fransa'da duyulan hayranlığı dile
getirdi. Dinleyenler, Fransızca konuşmayı, gecenin
sunuculuğunu da yapan Atilla Dorsay'ın başarılı çevirisinden
izledi.
Finlandiya
TV’sinin hazırlamış olduğu "Yaşar Kemal Belgeseli”, ilgi ile
seyredildi. Bir konser sunan Zülfü Livaneli, Yaşar Kemal'le
İsveç'te bulunduğunu, onun müzisyen de yetiştirdiğini
anlattı. Gülriz Sururi, Yaşar Kemal'in aynı adlı uzun
öyküsünden uyarlanan «Teneke» oyunundan bir bölüm sundu.
İstanbul Devlet Balesi Sanatçıları, Oytun Turfanda'nın
uyarladığı «Bebek» balesinden bir parça sergilediler. Özetle
belirtelim ki, Yaşar Kemal için yapılan bu onur töreninde
dopdolu bir gece geçirildi.
Başarılı
bir sunuculuk ve çevirmenlik yapan Atilla Dorsay, aynı gün
(«Mucizeler Çağı» ve Yaşar Kemal) adı bir yazı yazdı. Şöyle
dedi o yazının sonunda:
«Ve bu
akşam, Yaşar Kemal gecesi var. «Okunmuyor.» denen bir
toplumda böylesine çok kitap nasıl bir mucize gibi
görünüyorsa, Yaşar Kemal de okuyup yazmayan bir toplumdan
gelen öylesine bir edebi mucize, taşkın bir sözcük ve imge
kaynağı değil mi? Kültürü yıllar yılı böylesine dışlanmış,
resmi ideolojinin dışına koymuş bir toplumda, okuma-yazmaya
asla sempatiyle bakmamış, giderek onu kendisine düşman
bellemiş bir yönetim anlayışı altında, bir Yaşar Kemal'in
yetişmesi, bir mucize değil mi? Böylesine bir dünya «dünya
yazarı» nın varlığı, tıpkı bir Melih Cevdet, Fazıl Hüsnü,
Aziz Nesin, Salah Birsel ve öbür ustalarımız gibi, evrensel
platformda yüzümüzü ağartan, bizi mutlu kılan, toplumca
mutlu kılan ve sonuna dek tadına varılması gerekli bir olay
değil mi?
Evet,
Türkiye gerçekten de bir mucizeler ülkesi. Belki de çağımız
bir mucizeler çağı. Çok düşük düzeyde bir kitle kültürünün
çıkarcı medyalar aracılıyla dünyamıza böylesine egemen
olduğu bir çağda, her ülkede hâlâ büyük, has, özgün
sanatçıların yetişmesi, çağımızı her şeye karşın yaşamaya
değer kılan olağanüstü bir mucize, mucizelerin en güzeli
değil mi?»
Betik
Yağmuru
GÜNDOĞAN
EDEBİYAT YAYINLARI
Gündoğan
Yayınları adlı bir yayın kuruluşu var. Dergimize (P.K. 118
Kadıköy 81302 İstanbul'a) Bugüne değin yayımladıkları
nitelikli yayınlarını toptan göndermişler. Çok sevindik,
mutla olduk. Yazarlarının hepsinin dil tutumları gerçekten
övgüye değer. Türk Dil Kurumu kapatılmıştır ama Türk dilinin
bağımsızlık ülküsünü günümüzün yazarları yaşatmaktadır. Buna
örnek işte Gündoğan Yayınları'nın yazarları… Gelen yapıtlar
şunlar:
Ulrich
Ptenzdorf, Çev. Doç. Dr. Nuran Özyer Genç W.nin Yeni
Acıları, Gündoğan Yayınları, Ankara 1991.
Barbara
Frıschmtıth, Türkçesi: Gürsel Aytaç, Güneşte Gölgenin Yok
Oluşu, Gündoğan Yayınları, Ankara, 1990.
Gürsel
Aytaç, Alman Edebiyatından Denemeler Seçkisi, Gündoğan
Yayınları, Ankara, 1990.
Doç.Dr.
Kâmile İmer, Dil ve Toplum, Gündoğan Yayınları, Ankara,
1990.
Doç.Dr.
Onur Bilge Kula, Alman Kültüründe Türk imgesi 1, Gündoğan
Yayınları, Ankara, 1992.
Yıldız
Ecevit, Kurmaca bir Dünyadan, Gündoğan Yayınları, Ankara,
1992.
Mustafa
Coşturoğlu, Toplumsal Çözümleme (Toplumsal Patoloji),
Gündoğan Yayınları, Ankara, Nisan 1992.
Nafiz
Evren, Poyraz Köyünden Köy Enstitülerine, Gündoğan
Yayınları, Ankara, 1992.
Prof.Dr.
Muammer Aksoy, Laikliği Çağrı, 2. baskı, Gündoğan Yayınları;
Ankara, 1989.
Prof.Dr.
Muammer Aksoy, Atatürk ve tam Bağımsızlık, Gündoğan
Yayınları, Ankara, 1990.
Mustafa
Gülsever. Mutlu Köyün Mutsuz Kadını, Sam Yayınları, Ankara,
Ağustos 1992.
TYS,
İLESAM'I REDDETTİ
"TYS'den
Haberler”den öğrendiğimize göre: Türkiye Yazarlar Sendikası
Yönetim Kurulu, İlim ve Edebiyat Sahipleri Birliğinin 23-25
Ekim 1992 günlerde yapacağı "Türk Dünyası Yazarlar
Kurultayına TYS'nin de 2 delege ile katılması çağrısını;
yaptığı görüşmeler sonunda reddederek, kurultaya katılmama
karan almıştır.
Yapılan
açıklamaya göre TYS'nin kurultaya katılmama kararının
nedenleri şöyle sıralanmaktadır:
"I-
Toplantıyı düzenleyecek olan kuruluş, İlesam, bugünkü üye
yapısıyla, Türk edebiyatını ve yazarlarını temsil etme
niteliğine kesinlikle sahip değildir. Edebiyatımızın yaşayan
büyük ustalarından hiçbirinin üyesi olmadığı böyle bir
kuruluşun Türkiye'de yazarlar adına uluslararası bir
toplantı düzenlemeye yetkisinin de olmadığı açıktır.
Ayrıca
unutulmamalıdır ki, İlesam, bir 12 Eylül kuruluşudur ve ne
kuruluş gerekçesi, ne de kuruluş biçimi demokratiktir.
2-TYS,
ayrıca Türkçe konuşan ülke yazarları arasında böyle "Türk
Dünyası Yazarları” adı altında bir uluslararası toplantı
düzenlemesini de, insanlarda ırkçı çağrışımlara yol açacağı
endişesiyle sakıncalı bulmakta ve bu toplantıya destekler
bir görünüm vermeyi, bugüne kadarki demokratik ve çağdaş
tutumuna aykırı düşeceği inancıyla reddetmektedir.
3- Üstelik
TYS yönetim kurulu, üyesi bulunduğu Asya Afrika Yazarlar
Birliği ve Avrupa Yazar Örgütleri Kongresi gibi, Orta Asya
ve Balkanlardaki Türkçe konuşulan ülkeler arasında yeni bir
yazarlar birliği olanaklarını araştırmak üzere, önümüzdeki
yıl İstanbul'da bir uluslararası toplantı düzenlemeyi
tasarlamakta ve gerekli ön girişimleri başlatılmış
bulunmaktadır.»
YEKTA
GÜNGÖR ÖZDEN
Anayasa
Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden, yemin töreni
dolayısıyla yaptığı konuşmada şöyle dedi:
"Hukuğun
işlevinin giderek artması, özellikle anayasa yargısının
önemini de arttırmaktadır. Anayasa Mahkemesi, Anayasanın
bağlayıcılığı ve üstünlüğüyle tüm çağdaş gerekleriyle hukuk
devletini yaşama geçirmek için, kendi alanına düşen konuda
elinden gelen çabayı göstermektedir.
Anayasa
Mahkemesi, insan hak ve özgürlüklerinin koruyuculuğunu
yaptığı kadar, Atatürk İlkelerinin, başta din ve vicdan
özgürlüğü olmak üzere tüm hak ve özgürlüklerin ulusal,
siyasal ve hukuksal birliğin güvencesi olan laikliğin de
koruyuculuğunu yapmaktadır."
BU
SAYIDA
Basmaya söz
verdiğimiz bazı yazıları bu sayıda yayımlayamıyoruz; özür
dileriz.
Arat
OVALI