Ana sayfaya dönmek için tıklayınız.

başyazı
iki ayın içinden
öyküler
yapıtlar yazarlar
Alıntılar
çiçek yağmuru yapıtlar
günlük
 
 
yazarlar
künye
arşiv
iletişim

İki ayın içinden

 

EDEBİYATÇILAR DERNEĞİ

 

Daha önceki sayılarımızda Ankara'da kurulduğunu duyurduğumuz Edebiyatçılar Derneği, ilk olağan genel kurulunu gerçekleştirdi.

Ankara'dan başka 15 ilde üyeleri bulunan Edebiyatçılar Derneği'nin genel yönetim kurulunu şu adlar oluşturuyor: (Soyadlarının ilk harflerine göre) Metin Altıok, Orhan Asena, Hüseyin Atabaş, Recai Atalay, Behçet Aysan, Cengiz Bektaş, Osman Bolulu, Ali Cengizkan, Alaettin Emre, Nazlı Eray, Ahmet Erhan, Nadir Gezer, Burhan Günel, Hicri İzgören, İsmet Kemal Karadayı, Hidayet Karakuş, Mustafa Şerif Onaran, Erdal Öz, Gündoğdu Sanımer, Ahmet Say, Ahmet Uysal, Şemsettin Ünlü, Hüseyin Yurttaş.

1977-1979 yılları arasında Ankara'da Türkiye Yazıları adlı dergiyi çıkaran, yönetmenliğini yapan Ahmet Say da, Edebiyatçılar Derneği Genel Başkanlığı’na seçildi.

Türk Dili Dergisi; Edebiyatçılar Derneği'nin Türk yazınına yeni, iyi olanaklar getirme çabası göstereceğine İnanarak, kendilerini gönülden kutlar.

 

TÜRKİYE YAZARLAR SENDİKASININ YENİ ÜYELERİ

TYS'dan aldığımız bilgiye göre yeni dönemde üyelikleri onaylananlar, şu sayın yazarlardır: Erdoğan Alkcan, Ülkü Ayvaz, Hayati Azım, Mustafa Suphi Yeşilyurt, Enver Atılgan, Hikmet Özdemir, Agah Özgöç, Yetkin Eröz, M.Güner Demiray, Halit Çelenk, Hayati Tahsin Yılmaz, Murat Özsoy, Bülent Habora, Şükrü Bilgiç, Hamdi Gedik, Mehmet Demirel Babacanoğlu, Kemal Kırlangıç, Oğuzhan Akay... Arkadaşların başarılarının sürmesini diliyoruz.

LONDRA'DA TÜRK OZANLARI SEÇKİSİ

İngiltere'de yaşayan Türk ozan ve yazarı Feyyaz Kayacan, uzun yıllardan beri çevirileri üzerinde çalıştığı, 1992’nin mayıs sonlarında bütünlediği Modern Turkish Poetry (Yeni Türk Şiiri) seçkisi haziran ayında Londra'da yayımlandı. İngiltere'nin önemli yazın kuruluşlarından biri oJan Poetry Book Society (Şiir Betiği Derneği)'nin desteğini kazanan seçkide Nazım Hikmet, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Orhan Veli Kanık, Oktay Rıfat, Melih Cevdet Anday, Atilla İlhan, Ceyhun Atuf Kansu, İlhan Berklerden başlayarak en genç olanlara değin 59 Türk ozanının ürünlerinin İngilizcesi yer alıyor.

Bilindiği gibi, 1963 yılında Sığınak Hikâyeleri adlı öyküler yapıtıyla Türk Dil Kurumu ödülünü kazanan Feyyaz Kayacan, uzun yıllar Londra'da B.B.C.'nin Türkçe yayınlar bölümünde çalışmıştı.

Bu sayımızın ilgili bölümünde Modern Turkish Poetry üstüne tanıtıcı bir yazıyı, Ingiizceyi de Türkçeyi de en iyi bilenlerden olan Gülay Yurdal'ın kaleminden okuyacaksınız.

CEVDET KUDRET’İI YİTİRDİK

Büyük bir yazın adamı olduğu herkesçe bilinen; yazının her dalında yetkinlikle kalemini kullanmış, kaç kuşağa öğretici olmuş Cevdet Kudret’i yitirdik. Geride bıraktığı yapıtlarıyla öğreticiliğini sürdürecek... 13 Temmuz 1992'de toprağa verdiğimiz Cevdet Kudret 85 yaşında bulunuyordu. Anısının önünde saygı ile eğiliyoruz.

CEMAL REŞİT BEY KONSER SALONU

Cemal Reşit Bey Konser Salonu Genel Sanat Danışmanlığına Aydın Gün’ün getirildiği açıklandı.

Aydın Gün’ün yetkiyle görev üstlendiği bu kuruluşun gerçek bir ekinsel etkinlik odağına dönüşeceği belirtildi. Günde 24 saat sürekli devinimli bir ortam oluşturularak İstanbul'un ekinsel yaşamına üstün bir düzey ekleneceği dile getirildi.

Basın toplantısında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Ör. Nurettin Sözen, Kültür Daire Başkanı Hilmi Yavuz, Genel Yazman Prof. Dr. Mete Tapan, Genel Sanat Danışmanı Aydın Gün 20 Haziran 1992 günü doyurucu açıklamalar yaptılar.

ADAPAZARI'NDA SAİT FAİK PARKI

19 Haziran 1992 Cuma günü, Adapazarı Belediyesi'nce bir Sait Faik şenliği düzenlendi. O gün, önce Sait Faik üstüne Çark Sosyal Tesisleri'nde konuşmalar sunuldu dinleyenlere. Sonra, Sait Faik'in yaşadığı dönemin "Adapazarı Fotoğrafları Sergisi" konuklara gezdirildi. Daha sonra, Belediye'nin uzun bir süreden beri hazırlığını yaptığı "Sait Faik Abasıyanık Parkı" açıldı. Parkın ortasındaki geniş orta alana dikilen beş metre yüksekliğindeki ve zehir yeşili bir örtüyle örtülü bulunan Sait Faik yontusu açıldı. Adapazarı'nda yoğun, coşkulu saatler yaşandı.

Konuşmalar

Konuşmaları Necati Mert yönetiyordu. Açış konuşmasını Belediye Başkanı Onat Ozan yaptı, Adapazarı'nın çağrılı konukları da (konuşma sıralarına göre) Faik Baysal, Ahmet Miskioğlu, Naim Tlrali, Perihan Ergun ve Raşit Abasıyanık idi.

Faik Baysal şöyle dedi: Kırk beş yıl sonra Adapazarı beni çok şaşırttı doğrusu. Topraklarında yetişen değerli bir yazarın anısı ve sevgisi çevresinde toplanan siz değerli Adapazarlıları bu nedenle sevgi ve saygılarımla selamlıyorum, Adapazarı’nda Sait Faik parkının açılması olayı çok , 1950*deh bu yana en önemli olaylardan biri. Yazarı adına bu olay nedeniyle gurur duyuyorum. Ben şimdi yazarına, sanatçısına değer veren Adapazarlılar arasında bulunmaktan mutlulukların büyüğünü duyuyorum.

Ahmet Miskioğlu, yazdığı Sait Faik yapıtı dolayısıyla kendisine hep "Onunla arkadaşlık yaptın mı? diye sorduklarını, açıklayarak, Sait Faikla arkadaşlık yapmadığım belirtti. Sait Faik adlı yapıtını bütün öykülerini, bütün yazılarını birer birer son bölümüne değin okuyarak, inceleyerek, karşılaştırmalar yaparak hazırladığını anlattı. "Sait Faik üstüne yazılan ilk yapıttır bu. Yeniden gözden geçirerek, geliştirip genişleterek yeniden basıma hazırlandı. Böylece Altın Kitaplar Yayınevi'nce 2. basımı yapıldı" dedi.

Naim Tirali, Sait Faik'i yakından tanıyanlar, onunla arkadaşlık yapanlar azaldıkça kendisi gibi az sayıda  kalan arkadaşlarının sorulanrı yanıtlaması görev haline geldiğini belirtti. Babası yaşında olan Sait Faik’le arkadaşlık yapabilmiş olmanın kendisi için büyük bir şans olduğunu söyledi.

Perihan Ergun, şunları anlattı: "Ben Burgazadayı ‘Burgazada' olduğu için değil de sanıyorum ki Sait’in sevdiği ada olduğu için sevdim. Gençliğimde büyük özverilerle orda da galiba yine Sait sevgisiyle bir yer edindim kendime. 1978 yılında Gençlik kollarından gelen bir öğrencimi Burgaz'a muhtar seçmekte etkin oldum. Muhtarlık da yerel yönetimin en küçük birimi olduğuna göre, "Senin burada bir görevin var.' dedim ona. "Heybeli, Hüseyin Rahmi’nin ise Burgazada da Sait Faik'in! Öyle ise Sait Faik’i anacağız.

O yıllar ölüm yıldönümü olan 11 mayıslarda Darüşşafaka’nın kapalı salonlardaki ödül verişleri vardı. Biz bu törenleri Burgazada'da açık havada yapalım dedik. Önce bu anmalar iskele alanının arkasındaki Kulübün önünde, bir de 47-50 kişi "aciliyetten benim evimde başladı, öyle bereketli Sait Faik günleriydi ki o günler, benim evim dolar tasardı. Naim Tirali sanıyorum ilk kez bu yıl bizi onurlandıramadılar Giresun'da oldukları için (—Evet) Yazarlar Sendikası üyelerinin tümü hemen hemen ve doğal olarak benim aziz arkadaşım Ahmet Miskioğlu daima devam ederler. Ayraç içinde bir şey söyleyeceğim size: Ahmet Miskioğlu bana Türk Dili Dergisi’ni gönderir vefalı dostum. Üstündeki adres şu: “Caminin karşısındaki çiçekli ev". Adresim bu, Burgazada'da. Ve bu, bir espridir, sürer gider. Ve Sait Faik’i, yerel yönetim görev içerisinde, bunu şeref sayıyorum- ilk kez gerçekten Burgazada'da anmaya başladık. Şimdi bu artık kurumlaştı. Mayıs başı olduğu zaman, telefonumu bilenler "Sait Faik töreni ne gün?” diye sormaya başladılar.

11 Mayıstan sonra hep birinci pazar anneler gününe geliyor. Anneler gelemedikleri için tepki gösteriyorlardı. Bu yıl 17 Mayısa aldık. Dediğim gibi, başlangıçta Muhtarlık ve gençlik kollarıyla, daha sonra Türkiye Yazarlar Sendikasıyla -Doğrusu kendileri yoksa da söyleyeceğim- Sait Faik kitaplarını toparlayan Muzaffer Uyguner’i ve Adnan Özyalçıner'i söyleyeceğim ki o yıl zaten ödülü alan Adnan idi, onlarla başladı bu; Sennur Sezer’in de katkısıyla ilk kez tohumunu attık. Ve bu genişledi. Bundan sonra da sürdüreceğiz.

Daha sonra, Burgazada alanına Sait’in bir simgesini koyalım dedik. Büyük bir yontucu olduğuna inandığım Gürdal Duyar’ın bitirme tezi Sait Faik’tir. Olağanüstü güzel bir Sait Faik panosu vardı. Benim sınıf arkadaşım değil, bir sınıf büyüğüm merhum Erdal Duyar'ın kardeşidir, çocukluğunu bilirim; bana bu panoyu vermeye söz verdi. Ancak, bazı durumlar yüzünden alamadık. Sayın Ozan Ünal'a rica etsem, Gürdal Duyar’la bir ilişki kurabilseler... Gürdal, Burgaz'a verememenin üzüntüsünü duymuştu. Gürdal da Sait gibi içine kapalı. Düşüncesini tam söyleyemeyen, duygularıyla yaşayan bir sanatçımızdı. Ve sanıyorum, Fransa'dadır. Ben Moskova'ya gittiğim zaman Kiev müzesinde onun abajurlarını eskizlerini gördüm. Dünyaca tanınmış bir yontucumuzdur. Onunla konuşulursa o panoyu Adapazarı'na verir sanıyorum. Biz Burgaz'a dikemedik.

Biz her Sait Faik gününde, Sait Faik'in düşünce ve duygularıyla, onun sevgisiyle çevreyi de koruma eğitimi, coşkusu veriyor gibiyiz. Onu yaşatmaya çalışıyoruz. Adapazarı'nda açılan park, dikilen yontu her halde adalılara da, adayı bozmaya girişenlere de bir ders olsa gerek.

Biliyorsunuz, Sait Faik, 1953 yılında Halide Edip ve çok sevdiğim sayın Vedat Günyol'un da önerileriyle Mark Twain derneğinin üyeliğine de kabul edildi. Yani bütün dünyada öyküde öncülük eden bu demeğin üyesi de oldu. Adapazarlılara ne mutlu. Büyük insanlarla o yörenin insanları da büyür. Hele sanatta büyük olursa, o daha da büyük olur. Kutlarım sizi. Hepinize teşekkürler ederim.

Raşit Abasıyanık "Sait Faik’i sevenler ve onunla ilgilenenler, hepinizi saygı ile selamlıyorum." dedikten sonra, Sait’in bir öyküsünü açıklayacağını belirterek söze başladı. "Dört Zait adlı öyküyü ele aldı.

Akşam Yemeği

Akşama Necati Mert, BI.Bşk. Ünal Ozan, Ahmet Miskioğlu, Naim Tirali, Faik Baysal ve belediyeden başka görevliler, Adapazarı Belediyesinin konuğu olarak özel söyleşi yemeğine katıldılar. Ekinsel etkinlikler üstüne, Adapazarı ilinin sorunları üstüne bol bol söyleşildi.

 

Arat OVALI

 


 


 www.turkdilidergisi.com   -   2000-2007