Ana sayfaya dönmek için tıklayınız.

başyazı
iki ayın içinden
öyküler
yapıtlar yazarlar
Alıntılar
çiçek yağmuru yapıtlar
günlük
 
 
yazarlar
künye
arşiv
iletişim

 

İki ayın içinden

 

ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞ YILDÖNÜMÜ

Anayasa Mahkemesi'nin 30'uncu kuruluş yıldönümü 25 Nisan 1992 günü yapılan bir törenle kutlandı. Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden, yaptığı güzel, uzun konuşmasında şu görüşlere de yer verdi:

"Devlet yönetiminde ve toplum yaşamında din kurallarının değil, hukuk kurallarının geçerli olması, bilim ve usun öncülüğünde demokratik yapılanmanın gerçekleşmesidir. Eğitim ve öğretimde, ailede, hukukta ikiliğin kaldırılması, devletin dinler karşısında yansızlığıdır. Laikliğin din karşıtlığı olarak nitelendirilmesi de yanlıştır.

Kimse, başkasının inancına ya da inançsızlığına karışamaz... Anayasa Mahkemesinin bu konudaki kararlarında dayanılan anayasa kuralları insan hakları ve özgürlükler hakkında herkese ışık tutmaktadır. Unutulmamalıdır ki, Anayasayı yorumlamakla yetkili tek organ Anayasa Mahkemesi'nin açıklamalarına ve değerlendirmelerine göre Anayasaya anlam verilir ve karar değişinceye kadar nasıl yorumlanıyorsa Anayasa öyle anlaşılır öyle uygulanır. Laiklik ilkesinin yıkılmasına asla katlanılamaz ve göz yumulamaz."

TÜRK CUMHURİYETLERİ DİL KURULTAYI

Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra Latin abecesine geçmeyi kararlaştıran Orta-asya Türk cumhuriyetleri bilim adamları, dil ve abece birliği sağlayabilmek hazırlıkları nedeniyle 4 mayıstan 8 mayısa değin beş gün Kültür Bakanlığı Yayınlar Daire Başkanlığınca düzenlenen kurultaya katıldılar. İlgili konuda ilk kez bir araya gelen konuşmacılar; her şeyin hemen gerçekleşemiyeceğini, zamanla uygun yola gidebileceğini belirttiler. Bundan sonra da birçok kez bilim adamları bir araya gelebilecekler. Bazılarının adları: Azerbaycan'dan Prof. Dr. Necwyev Bekir, Prof. Dr. Ahundov Ağarmışa, Dr. Djelilov Tirudin, Nadiyev Nizam, Kerimov Letif, Türkmenistan'dan Prof. Dr. Recepdurudi Karayev, Prof. Dr. Sapar Kurenov, Prof. Dr. Muratgeidi Soyegov, Prof. Dr. Asır Orazov, Doç. Dr. Ceppar Mehmet Çoklenov, Doç. Dr. Sapar Guculov, Özbekistan'dan Prof. Dr. Izistai Koçkartayey, Cabbar Razzakov, Prof. Dr. Nizamettin Mahmudov, Kırgızistan'dan Kasymbekov Tologen, Kasımbekovich, Sydykov J. Kadraüyevich, Abduvaliev İbrahim, Musaev S. Sol-doshevich, Kyskaraeva G. Uzakovna...

EDEBİYATÇILAR DERNEĞİ

Geçen sayımızda kurulduğunu ve kurucularının adlarını duyurduğumuz Edebiyatçılar Dernegi'nin ilk Genel Kurulu 20 haziranda Ankara'da Ceyhun Atuf Kansu Kültür Sitesi'nde yapıldı. Aynı gün Altınparmak Belediye Evi'nde bir tören düzenlenerek Cevdet Kudret, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Aziz Nesin, Melih Cevdet Anday, Cahit Külebi, Samim Kocagöz, Sabahattin Kudret Aksal ve Yaşar Kemal'e Edebiyatçılar Derneği'nce onur ödülü verildi.

ÜNİVERSİTE REFORMU İSTENİYOR

İstanbul Üniversitelerinden profesör, doçent, yardımcı doçent, araştırma görevlisi, okutman, uzman öğretim görevlisi, toplam 1102, İzmir üniversitelerinden profesör, doçent, yardımcı doçent, araştırma görevlisi vb. toplam 385 bilim adamı; Başbakan'a yazı göndererek ondan verdiği sözü yerine getirmesini istediler. 1500 -1600 öğretim üyesinin ve bütün öbür üniversitelerimizin dileği bu...

Yönetici atamalarında adayların seçimle belirlenmesini, yönetim işlerinde kurulların yetkilerinin arttırılmasını sağlamak üzere yasa değişikliğinin bir an önce gerçekleştirilmesini istediler. Başbakan'ın köklü bir üniversite reformu gerçekleştirmeye, üniversitelere bilimsel ve yönetsel özerklik tanımaya söz verdiğini anımsattılar. İçte ve dışta yoğun sorunlarla karşı karşıya bulunan ülkemizin huzursuz üniversitelerin yaratacağı yeni sorunlar altında kalmamasını dilediler.

Ancak, bütün üniversitelerde değişiklik beklentisi ve bunun verdiği coşku yaşanırken, kendileri de kafaları da eskimiş YÖK başkanıyla onun rektörleri sözümona bir seçim düzeni getirdiklerini ileri sürerek bunu uygulama yoluna girdikleri gözlemlenmiştir. On iki yıldan beri yaptıkları kötülükleri sürdürmek mi istiyorlar?  

Birçok düzensizliklere, karmaşaya, haksızlıklara neden olan YÖK düzeni kaldırılmalıdır. Üniversitelerde bilimsel ve yönetsel özerklik kesinlikle sağlanmalıdır. Yüksek öğretim kurumları kendi içlerinden seçtikleri organlar eliyle yönetilmelidir. Bunun İçin gerekli bütün yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

Dr. CENGİZ BÜKER’İN İSPANYOLCA ŞİİR KİTABI

Dergimiz yazarlarından Dr. Cengiz Büker’in, 1989'da Ankara'da yayımladığı Poemas 1 adlı İspanyolca şiir kitabı, Türkiye’de bir Türk'ün yazıp yayımladığı ilk İspanyolca kitaptır. Madrid'le bulunan Asociacion Prometeoa de Poesia adlı derneğin dergisi Valor de la Palabra'nın 26. sayısında (Aralık 1991) bir tanıtma yazısı çıkmıştır. Yazıda şöyle deniliyor:

Dilimize hayranlık duyup öğrenen, bütünüyle benimseyip sevenlerin, İspanya’ya gelip gezenlerin, bu ülkenin toprağında, halkında, konuşmasında dilimizin esrarlı büyüsünü arayanların; ruhunun sözcüklerimizin yatağına akıp döküldüğü Kastelyan dilini kendi dili gibi yakın duyumsayanların, sanki gönlünde kendini İspanyol duyan -bir anlamda İspanyol olan- ve diliminizin kanatları ile yeni bir tinsel yükselişe açılan şairlerin yazdığı böylesi şiir betiklerinin yayımlandığını görmek, Kastelyan dilini konuşan bir İspanyol için hoş ve sevindirici olmaktadır.

Dil, insanin edindiği en büyük verilerden biridir, bu yüzden de, İspanya'nın içine girmek, içten bir kucaklama ile benimsenmek için en iyi anahtardır.

A. Cengiz Büker duygulu bir insan. İçtenlik yüklü Poemas 1. adlı yapıtı ile değişik ruh durumları gösteriyor bize. Gerçeklik imgeleri, başka insanlar, kadın, bağlılık, dostluk gibi... Bu şiirlerde sanki Doğu (Akdeniz) şiirlerinden alınarak kişiselleştirilmiş bir etki var gibi görünüyor. Bu imgeler, çağdaşlaştırmış da olsalar, kutsal kitapta ki ezgileri ve topraklarımızda bol bol gelişen Arap şiirini andıran yankılar göstermektedir kulaklarımıza. Fakat A. Cengiz Büker’in yapıtında gerek uygulamada, gerekse anlatım arayışında olağanüstü bir hüner var; ne de olsa Türkçe kadar anadili olmayan bir dildeki bu yaratım çalışmasında İspanyolcayı elinde yeterince kıvrak bir araç gibi kullandığı, kimi yerlerde de, kendine seslenerek, sözü ayna gibi kullanmayı başardığı gerçeğini de belirtmeliyim.

Bununla birlikte, şairimiz bu "yürekli seslenişinin anlayış ve hoşgörü ile karşılandığından" hiç kuşku duymasın. Özellikle İspanyolca'nın bütün okurları ve bütün şiir sevenler kendisine en temiz dostluklarını ve içten teşekkürlerini sunmakta, ayrıca da bu "yürekli seslenişinin" Kastilya kadar gerçek kastelyan bir sesi olana dek sürmesini dilemektedirler.

KİTAPLIKLARDA ETKİNLİKLER

Kitaplık yöneticileri, kitaplık salonlarını ekinsel etkinliklere açtıklarından, günümüzde kitaplıklarda çok değişik devinimler izlenmektedir. Türk Dili Dergisi, bu devinimlerden iki tanesine tanık oldu,

1.  Beyazıt Devlet Kütüphanesi

Beyazıt Devlet Kütüphanesi Müdürü Yusuf Tavacı'nın desteğiyle 27 Nisan 1992 pazartesi günü saat 15.00'te kitaplık salonunda çok ilginç bir "konferans" izlendi. Dergimizin yazarlarından Arslan Kaynardağ “Türkiye'de Konferanslar" konulu bir Konuşma yaptı.

2. Ömer Faruk Toprak Kütüphanesi

Kadıköy Kaymakamlığı Aziz Berker Halk Kütüphanesi Müdürlüğüme bağlı olan Ömer Faruk Toprak Halk Kütüphanesi salonlarında, Kadıköy Kaymakamı İsmail Erzurum'un desteğiyle coşkulu bir ekinsel etkinlik yaşandı. 23 Mayıs 1992 Cumartesi günü bir Karma resim sergisi açıldığı gibi, "Sanatçı Eşleri" konulu bir söyleşi de yapıldı. Sergide yapıtları olanlar şu ressamlardı: Nazan Akpınar, Ali Akpınar, Orhan Akkaplan, Perihan Baykal, Sabri Erimel, Feridun Ertürk, Sevim Gürsoy, Habib Gerez, Sevim Kızılcan, Sibel Özkaygısız, Feryal Taneri, Ülkü Yener, Nebahat Yasakul, Mustafa Yıldıran...

"Sanatçı Eşleri" konulu söyleşiyi yapanlar Füruzan Toprak'la Sennur Sezer idi. Söyleşi sonunda dinleyicilerin sorularına da yanıtlar verildi. Bu arada ressamlar konuşmalara katılarak Türkiye'de resim örgütlerinin geçmiş yıllarda nasıl oluştuğunu ve bugünlere nasıl gelindiğini açıkladılar. Konuşmaları Aziz Berker Halk Kütüphanesi Memuru Fikriye Erkılıç yönetiyordu.

 

ARAT OVALI

 


 www.turkdilidergisi.com   -   2000-2007