Ana sayfaya dönmek için tıklayınız.

başyazı
iki ayın içinden
öyküler
yapıtlar yazarlar
Alıntılar
çiçek yağmuru yapıtlar
günlük
 
 
yazarlar
künye
arşiv
iletişim

NADİR NADİ ve DİL SAVAŞIMI

 

Ahmet Miskioğlu

 

Cumhuriyet gazetesi başyazarı, 60 yıllık gazeteci Nadir Nadi, 20 Ağustos 1991 günü yaşama gözlerini yumdu; ayın 22'sinde de toprağa verildi. 83 yaşında bulunuyordu.

Nadir Nadi, öğrenci olarak gittiği Viyana'dan, babası Yunus Nadi'nin kurduğu Cumhuriyet’e gönderdiği yazılarla gazeteciliğe başladı.

Cumhuriyet gazetesi, Cumhuriyet Yönetimine basın, yayın, düşün, yaratım bg. alanlarda katkıda bulunmak, destek olmak için kurulmuştu; örnek bir özveriyle, üstün bir çaba harcayarak yıllar boyu görevini başarı ile yerine getirdi. Nadir Nadi'nin kişiliğiyle Cumhuriyet gazetesi özdeşleşmişti. Nadir Nadi, doğru bildiği yoldan hiç şaşmayarak ölünceye değin başarılı ve etkili savaşım verdi.

Nadir Nadi'nin geniş ilgi alanlarından yalnız birine, "dil" alanına bakışlarımızı çevirecek olursak, gördüğümüz; kıvançla göğsümüzü kabartıyor: Yıllar boyu adım adım daha iyiye, daha güzele yönelip ilerlerken her alanda olduğu gibi "dil" tutumunda da Cumhuriyet gazetesi, çağa ayak uydurabilmiştir, çağın en önünde yer alabilmiştir. Bunu görerek, Nadir Nadi’ye "gerçek bir dilsever, bilinçli bir dilsever" diyebiliriz. Nadir Nadi, "dil" tutumundaki titizliğini çalışma arkadaşlarının seçiminde gösterip gazetenin her bölümünü arı bir Türkçe ile "Cumhuriyet okuru"na sunabildi. Kendi başyazılarında dilin gelişmesini savunarak doğrudan düşün alanında da aynı titizliği sergiledi. "Dil Devrimi Üzerine" adlı başyazısında bakınız ne diyor:

"Atatürk'ün yaptığı 18'inci yüzyıl sonlarından beri geçirdiğimiz ister çağ değişimi, ister uygarlık değişimi deyiniz, büyük bocalamaya bir son vermek, topluma üzerinde hızla ilerleyebileceği doğru yönü kazandırmak çabasıdır. O yanılmaz sezişi ile Atatürk davalarımızın düğüm noktasını görmüş, devrim hamleleri ile düğümleri kendiliğinden çözülür hale getirmiştir. Dil devrimi de işte bu hamlelerden biridir.... Dil davasına karşı bugün hala cephe alanlara bakınız, bunlar Arapçanın, Farsçanın yanı sıra Amerikan uyduluğunun, yabancı sermaye egemenliğinin de gönüllü savunucuları durumunda, Tanzimat kafalı adamlardır. Arapçadan, Farsçadan arınmış bir Türkçenin kendi gücü ile yaşayacağına inanmadıkları gibi, Amerikansız, yabancı sermayesiz bir Türkiye'nin de kendi varlığını kendi gücü ile değerlendirebileceğine inanmamaktadırlar.”[i]

Türkçeye, Türkçenin filizlenip gelişmesine düşman olan birçokları, hükümeti kışkırtarak amaçlarına ulaşmak istiyorlardı. Onlar için de şöyle yazdı:

"Türkçenin bağımsızlık akımını durdurmak uğruna yalnız söz ve yazı ile düşün alanında savaşmakla yetinmiyorlar, ayrıca hükümeti kışkırtarak yasalar koydurmak suretiyle dilimizi baskı altına sokmaya çalışıyorlar. Ellerinden gelse Atatürk'ün kurduğu müesseseyi dağıtacaklar, okul kitaplarını Arapça deyimlerle yeni baştan dolduracaklar, radyoyu Osmanlı radyosu, Ajansı Osmanlı ajansı haline getireceklerdir."[ii]

Türkçenin gelişmesinin düşmanları; Türk Dil Kurumu'nun, Türk Tarih Kurumu'nun kapatılması ile dilin bağımsızlık ülküsünün yok olacağını sanarak bu iki kuruma saldırılarını özellikle "12 Eylül" döneminde yoğunlaşırdılar. Bu iki kurumun kapatılması yolunda tasarılar hazırladılar. Sonuç alabilmek için de hep MGK'na başvuruyorlar, onları aldatmaya çalışıyorlardı. Yönetime el koyanların aldatılmalarını önlemek için de "Sakın Yapmayın" adlı başyazısında şunları söyledi Nadir Nadi:

"Kimi gerici çevrelerin uzun süredir Atatürk'ün ulusal armağanı olan bu iki kuruma (özellikle Dil Kurumu'na) nasıl diş bilediklerini hep biliriz. Dilimizin arınması, ulusal birliğimizin pekiştirilmesi uğruna çalışan, yıldan yıla başarılı sonuçlar alan, hiçbir zorlayıcı gücü olmadığı halde önerdiği sözcükler, hatta gericilerce de kullanılan bu kurumu iptal etmek, eğer gerçekleşirse bizce yeni yönetim hesabına büyük, çok büyük bir yanılgı olacaktır. İsteseydi Fransız Akademisi'ne benzer bir kuruluşu Atatürk kendisi de yaratabilirdi. Öyle yapmayıp da böyle yaptı ise bunun nedenleri bulunmak gerekir. Başlıcası sanırım Dil ve Tarih Kurumlarını parti ve her türlü politika oyunlarının dışında Türk dilini ve Türk Tarihini kendi varlıkları içinde geliştirmek olmalıdır.

İnanmak istemediğimiz haber, eğer doğru ise, Sayın MGK üyelerinden rica ederiz: Tasarıyı olduğu gibi geri çevirin, oldum olası Atatürk'e ters düşenlerin eline geçici de olsa bir övünme fırsatı vermeyin, tüm varlığını ulusuna adamış o büyük adamın en doğal yurttaşlık hakkı olan vasiyetine kıymayın![iii]

Ne yazık ki, Nadir Nadi'nin ve başka birçok Türk aydınının, yazarının dilekleri MGK üyelerinin bir kulağından girdi, öbür kulağından çıktı. "Tüm varlığını ulusuna adamış o büyük adamın en doğal yurttaşlık hakkı olan vasiyetine" acımasızca kıydılar.

Bunun üzerine Nadir Nadi ilk kez 13 Ağustos 1961'de çıkan ve hiçbir soruşturmaya o zaman uğramamış olan "Tuhaf Bir Tasarı" adlı başyazısını 23 Ocak 1983’te yeniden yayımladı:

"Atatürk'ün kurduğu ve bağımsız olarak yaşamaları için hukuki ve mali bütün tedbirleri aldığı iki kurumu özel kanun çıkararak ve kanuna hükümler koyarak ortadan kaldırmak niye? ... Atatürk gibi tarihimize güneşler dolusu ışık salan bir adamın bıraktığı kurumları böylesine hukuk dışı özel bir kanunla bir varmış bir yokmuş haline getirmek istenirse, yarın sıradan vatandaşlar kurmak istedikleri vakıfların uzun ömürlü olabileceğine nasıl inanacaklardır?"[iv] diyordu bu başyazıda.

Evet, böyle diyordu ve yerden göğe değin haklıydı; ancak, Türkçenin bağımsızlık kazanmasına, serpilip gelişmesine düşman olanlar sindiremediler bu haklı sözleri. "12 Eylül"cüler hiçbir isteğe, hiçbir dileğe, hiçbir yalvarma aldırmayan" ali kıran baş kesendi o sıralarda ve Nadir Nadi, Sıkıyönetim Mahkemesi'nce 2 ay 20 gün "hapis" cezasına çarptırıldı...

Bugün Nadir Nadi sonsuzluğa uğurlanmış bulunuyor. Cumhuriyet gazetesinin Türk dilinin gelişmesi yolunda -en küçük bir gerileme yapmadan- aynı inançla bayrak yarışını sürdürmesini dileriz.


 

[i] Nadir Nadi, "Dil Devrimi Üzerine," 27 Mayıs'tan 12 Mart'a, İstanbul, Sinan Yayınlan (1971), s. 306 - Cumhuriyet, 30.9.1966

[ii] Nadir Nadi, “Türkçeyi Onlar da Sevecek," 27 Mayıs'tan 12 Mart'a, İstanbul, Sinan Yayınları (1971), s. 349 - Cumhuriyet, 27.7.1967

[iii] Nadir Nadi, "Sakın Yapmayın," Sekseninci Yaşında Nadir Nadi, Haz. Alpay Kabacalı, İstanbul, TÜYAP armağanı (1988), s. 76 - Cumhuriyet, 22 Nisan 1981

[iv] Nadir Nadi, "Tuhaf Bir Tasarı," Sekseninci Yaşında Nadir Nadi, Haz. Alpay Kabacalı, İstanbul, TÜYAP armağanı (1988), s. 45 - Cumhuriyet, 13 Ağustos 1961

 


 www.turkdilidergisi.com   -   2000-2007