İki ayın
içinden
YAZARLARLA YENİ BİR DİZİ
"Öğretmene Kaynak, Öğrenciye Destek Dizisi" adıyla yeni bir
dizi yayımlanmaya başladı.
Altın Kitaplar Yayınevi'nin, tanınmış eleştirmen Asım
Bezirci'nin yönetiminde gerçekleştirmeye başladığı dizide
yer alacak yapıtlar, öncelikle öğretmenlere ve öğrencilere
seslenecek. Çıkan yapıtlar birer "başvuru kitabı", "kaynak
kitap" olacak. Ama yalnız bu işlevle sınırlı kalmayacak.
Ayrıca, incelemeciler ve yazın tarihçileriyle ekin ve
yaratım meraklısı okurlara da yararlı olmaya çalışacak.
"Öğretmenlere Kaynak, öğrencilere Destek Dizisi'nin çeşitli
alanları ve türleri kapsaması tasarlanıyor. Şimdilik
ozanlarla, yazarlarla işe başlanıyor. Dizide ölmüşlerin yanı
sıra yaşayanlara da yer verilecek. Yayımlanan yapıtlarda
yazarların yaşamı, kişiliği, sanatı tanıtılacak ve yapıtları
çağdaş, demokratik, bilimsel bir tutumla çözümlenip
değerlendirilecek. Özgün resim ve fotoğrafları da içeren her
betiğin sonuna örnekler ve kaynakça konacak.
Uzmanların hazırladığı dizinin yönetimini Altın Kitaplar
Yayınevi adına eleştirmen Asım Bezirci yapıyor. İlk ağızda
yayımlanması tasarlanan betikler şunlar:
Orhan Veli (Asım Bezirci), Salâh Birsel (Muzaffer Uyguner),
Namık Kemal (Şükran Kurdakul) Fuzuli (Cemil Yener), Sait
Faik (Ahmet Miskioğlu) Yaşar Kemal (Feridun Andaç), Yunus
Emre (Mehmet Fuat), Abdülhak Hamit (Asım Bezirci)...
Orhan Veli, Salâh Birsel, Namık Kemal ve Fuzuli şimdiden
basılıp bütün kitapçılara yollanmış bulunuyor.
TYS'NİN OLAGAN GENEL KURULU
Türkiye Yazarlar Sendikası'nın olağan genel kurulu 6 ve 7
nisan günlerinde gerçekleştirildi. Yeni yönetim kuruluna şu
arkadaşlar seçildi:
Genel Başkan: Oktay Akbal, ikinci Başkan: Demirtaş Ceyhun,
Genel Yazman: Enver Ercan Sayman: Tahir Özçelik, öbür
Yönetim Kurulu üyeleri: İsmet Kemal Karadayı, Melisa
Gürpınar, Hayati Asılyazıcı, Hasan Kıyafet, Lûtfi Kaleli.
Oktay Akbal'ın Çağrısı
Oktay Akbal, yaptığı konuşmada şöyle dedi: "Geçmişte bazı
tartışmalar oldu. Bazı hanım üyeler Türkiye Yazarlar
Sendikası’ndan ayrıldılar. Biz bu sendikayı niçin yaşatmak
istiyoruz? Çünkü yapılacak çok iş var. Sendikamızdan
ayrılan tanınmış hanım yazarlarımızı yeniden sendikaya devet
ediyoruz. Sendika bir meslek kuruluşudur. Bütün yazar
arkadaşların çalışmaları, sendika ile ilgilenmeleri
gerekiyor.
TSY'nin sonuç bildirgesi
TYS Olağan Genel Kurulunun sonuç bildirgesinde Salman
Rüştü'nün "Şeytan Ayetleri" betiğinin Türkçede de
yayımlanması girişimlerinin desteklendiği açıklandı. Türk
Ceza Yasası'nın 141 ve 142. maddelerinin kaldırılması
yönünde Anayasa'nın yeniden değiştirilmesi istendi. Basın
yasasındaki demokrasiye aykırı yönlerin, Küçükleri 'Muzır
Neşriyattan Koruma Yasası'nın kaldırılması istemi açıklandı.
Mayıs ayında İstanbul'da gerçekleştirilecek şiir günlerinin
yönetilmesinde Türkiye Yazarlar Sendikası ile işbirliğine
gidilmemesinin ülke sanatı için sakıncalı olduğu vurgulandı.
TYS'NİN BİLDİRİSİ
TYS'nin yeni yönetim kurulu yayımladığı bildiride şöyle
diyor:
"Irak sınırımızda Kürt ve Türkmen halklarının yaşadığı
trajediye, topraklarından sökülen insanların küitürlerinin
kuruduğu, bundan da bütün bir insanlık ailesinin zarar
gördüğü bilinciyle acil ve adil bir çözüm bulunmasını
istiyor, bu olguya neden olanları kınıyoruz."
ÖYKÜ YAZARI ALİ BALKIZ BİRİNCİ OLDU
Gönen Belediyesiyle Gönen Kaplıcaları İşletmesi'nin
ortaklaşa destekledikleri Ömer Seyfettin öykü Yarışması
sonuçlandı.
Ali Balkız, "Yaşam Bir Anlar Toplamıdır" adlı öyküsüyle
birincilik ödülünü aldı.
Zeliha Akçagüner "Bir Kardelendi O" öyküsüyle ikinci, Ali
Özçelebi "Sis Farları" ile üçüncü oldu.
Ömer Seyfettin öykü Yarışması’nın seçici kurulunu Sami
Karaören, Prof. Dr. Tahsin Yücel, Talip Apaydın, Sabahattin
Kudret Aksal, Atilla Sav, Muzaffer Uyguner ve Gönen
Belediyesi Başkanı Kaya Üzer oluşturuyor.
VURAL YILDIRIM’IN RESİMLERİ
"Bilim Sanat Galerisi" adındaki sergievinde resimlerini 16
Şubat’la 7 Mart 1991 günleri arasında sergileyen Vural
Yıldırım, günümüzün yetenekli, başarılı yaratımerlerinden...
Atatürk Eğitimin Resim Böiümü'nde öğretim üyeliği yapmakta
olduğundan yoğun resim çalışmalarını orada sürdürüyor.
İzleyenlere sunduğu tablolarından "Korkuluk", "Keçe
Dövenler", "Özgürlüğe Uçuş", "İstanbul'a Bir Bakış",
"Sonsuza Bakış", "Martı", "Adalardan Bir Yar Gelir Bizlere",
"Tepki", "Bekleyiş", "Çobanlar", "Özgürlüğe Uçuş", "Atlar",
"Bir Olalım", adlarını taşıyanlar gerçekten erişilmez
güzellikte...
Doğaya yönelik konuları belirli bir yapım kurgusu ile
gerçekleştirmeye çalışan 1951 doğumlu Vural Yıldırım;
düşsel, imgesel etkilerle yer yer biçimlerde değiştirmeler
de yaparak bağımsız ve coşkulu bir yaratım serüveni
yaşamakta ve yapıtlarıyla seyircilerini de yaşatmaktadır.
Çalışmalarını sürdürmesini diliyoruz.
SABAHATTİN ŞENİN SERGİSİ
Sabahattin Şen'in resim sergisi 2 Nisan 1991 Salı günü
Gorbon (Bağdat Cd. 306/A Erenköy-lstanbul) da açıldı. 4
Mayıs'a değin sürdü.
"Doğayla başladı sanata ilk adım. Hiçbir olağanüstülüğü
olmadan. Düzene girmez renklere, yerine oturmaz biçimlere,
ne yapacağını bilmez kararsız çizgilere söz geçirmenin
çalışmalarıydı. Gün olur renk, gün olur çizgi, gün olur leke
dalgalarıyla başı ve sonu belli yolculuklardı. Derken bir
çizgi denizine yakalandım." diyor Sabahattin Şen. Boyanın,
lekenin, rengin, çizginin çilesini çekmiş bir yaratımeri
olarak konuşuyor, konuşuyor... Son olarak şunları söyledi:
"Kendimle bir yarış içerisindeyim. Renklerle, sözcüklerle,
düşüncelerle, yüreğimle yarışırım. Uçsuz bucaksız
bilinmezliklerde, bilinmezliklerimde hiç kimsenin
olamıyacağı yerlerdeyim.” Evet... Sergilenen şu yapıtlar,
erişilen doruğu göstermiyor mu? Sabahattin Şeni kutluyoruz.
1947 doğumlu olan Sabahattin Şen, İstanbul Atatürk Eğitimin
Resim Böiümü'nde öğretim üyesi olarak çalışırken 1980'de
Almanya'ya Köln Yüksek Okulu'na gitti. Bugün Köln Kent
Yönetimi'nin eşi ressam Gönül Şen ile kendisine sağlamış
olduğu işlikte (atölyede) görsel yaratım yaşamını
sürdürmektedir.
YAZAR-ÇİZER SÖYLEŞİLERİ
Bazı yazarların kaleminden bal aktığı gibi ağzından da bal
akıyor. Muzaffer Uyguner, Salâh Birsel, Asım Bezirci, Sami
Karaören, Sabahattin Kudret Aksal vb. böyle ağzından bal
akan yazarlardandır. 28 Şubat 1991 perşembe günü yapılan
perşembe toplantısında Sami Karaören, aldı sazı ele. Türk
yazını, Türk ekini, Türk dili... Derken Divan yazını. Halk
yazını, Servet-i Fünun, Cumhuriyet Dönemi... Düzyazılar,
şiirler, anılar, eski söyleşiler... Dağlarcalar,
Külebiler... En genç ozanlar, en genç yazarlar... Sami
Karaören'nin ağzından bal akması bir yana, kendisi bir
çağlayan...
Ahmet Miskioğlu, sözün bir yerinde girdi araya:
“Bu yaptığınız konuşmayı lütfen kaleme alırsanız ne güzel
olur! Basıp yayımlamak olanağı geçer elimize.
Karaören, Miskioğlu'nu şöyle yanıtladı:
"Arat Ovalı sürekli haber toplayıp Türk Dili Dergisi'nde
yazıyor; asıl bu isteğinizi o arkadaşa söylerseniz bence
daha iyi olur; hiç olmazsa yazdıkları daha kalıcı olur, "İki
ayın içinden" bölümü daha kalıcı otur,"
Top, Miskioğlu'ndan Karaören'e Karaören'den de Arat Ovalı’ya
atılmiş oldu.
Yazılan haberler herhangi bir yayın organında
bulunabilirmiş. Bizim kendimizden söz açmamız gerekiyormuş.
Okur asıl bunu istiyormuş. Bu görüşü başkaları da
destekleyince, Arat Ovalı için öneriye uymaktan başka çıkar
yol kalmadı, ancak Arat Ovalı'nın önemli bir yakınması var;
önceleri her sayı için on sayfalık haber hazırladığı halde,
dergi yöneticisi, yalnız iki sayfalık bölümünü kullanıyordu.
Bu yönetici ile onun arasında sürekli tartışma konusu
oluyordu. Bundan sonra yer darlığından daha çok tartışma
olmayacak mı?
O gün Çağlayan'da ve sonra bir bölümü Hatay içkievinde
söyleşen -kimisi pek oturmayarak bir uğrayıp gitmiştir-
arkadaşlar geliş sırasına göre şunlardı: Salâh Birsel,
Muzaffer Uyguner, Ahmet Miskioğlu, Haluk Esin, Nuri Ertem,
Ahmet Köksal, Leyla Şahin, Güner Demiray, Ercüment Uçarı,
Alp Kuran, Mahir Ünlü, Sami Karaören, Mehrizat, Osman Şahin,
Emine Erbaş, Cevat Tekbaş, Sabahattin Kudret Aksal, Melike,
Halim Uğurlu, Asım Bezirci, Halil İbrahim Bahar, Nevhiz,
Itır Yeğenağa, Mustafa Öneş...
ARAT OVALI