ORHAN KEMAL ÜSTÜNE
Ahmet Miskioğlu
Türkiye Yazarlar Sendikası, Ustalarımızla Birlikte
izlenceleri düzenleyerek, bu yıl, önemli bir işlevini yerine
getirdi. Dönemin dokuzuncu ve sonuncu izlencesi Orhan
Kemal'e ayrıldı. Aynı izlence içinde, artık gelenekleşmiş
bulunan Orhan Kemal ödül töreni de yapıldı, «Bir Yaz Mevsimi
Romansı»[i]
adlı yapıtıyla ödülü Demir Özlü aldı.
Şiirimizde ezberlenmiş biçim, içerik ve biçeml aşarak bize
değişik olanaklar getiren Orhan-Veli'ler ne ise küçük öykü
alanında da Sait Faik'le Oktay Akbal ve Sabahattin Ali'yle
Orhan Kemal odur diyebilirim. Her biri birbirinden çok
ayrımlı yeni olanaklar ekledi yazınımıza. Bu bakımdan
Ustalarımızla Birlikte izlencelerinden sonuncusunun
Orhan Kemal'e ayrılması çok yararlı oldu.
Orhan Kemal, hiç kimsenin ele almadığı çevreleri
gözlerimizin önüne seren bir yaratım eridir. Toplumsal
yaşamımızın eri yoksul kesimini en somut çizgide
yakalamasını bilmiştir. Öykülerinde ele aldığı çevreler
çöplük, çöpçüler çevresi, ahır, işçi mahallesi, tarla,
hapishane gibi yerlerdir. «Ekmek Kavgası»[ii]
adlı yapıtından şu parçaya bakalım. «Bazan bir kemik parçası
yüzünden insanlarla köpekler arasında da kavgalar oluyordu.
Dumanı tüten yağlı bir kemik parçasını teneke kutusuna
sokmaya uğraşan bir kocakarının yanına sinirli bir erkek
köpek usulcacık sokuluyor, usta bir pençe vuruşuyla kemiği
düşürüyor, kocakarı dönene kadar, ağzında kemik parçasıyla
fırlıyor, kocakarıysa, dişsiz ağzıyla karanlık karanlık
uluyordu:
— Allah kahretsin e mi! İki gözün kör olsun e mi!
Yahut-bir parça ekmek içine doğru bir kocakarı, değneğine
dayana dayana giderken, aynı ekmek içi yalınayak bir oğlan
tarafından da görülmüş oluyordu. Oğlan kocakarının değneğini
çevirince, kadın -yuvalanıyor, beriki koşup ekmeği
kapıyordu.
Kocakarı gene uluyordu:
— Sürüm sürüm sürün e mi! Allah bilânı versin e mii!»
Orhan Kemal'in ele aldığı çevrelerin insanları, bütün yükünü
taşıdıkları üretimin ve bolluğun ortasında bulundukları
halde açlık, hastalık, bakımsızlık ve pislik içinde
yüzmektedirfer. Yaşamlarını tek bir uğraş doldurmuştur.
Ekmek Kavgası... Yapıtlarının tümüne egemen olan bu izlek,
«Ekmek Kavgası» adlı küçük öyküde somut bir simge olarak
okura gösterilir. Yapıtlarının kişileri ekmek kavgasından
başka bir şey düşünecek durumda değildir. Bu, onlara çok
şeyi unutturmuştur. Bu yoksul yaşamdan, ölürcesine
çalışmalarına karşın karınlarını doyuracak ölçüde olsun bir
karşılık alamazlar. Ama, durumlarını kurtarmak için küçük
bir çaba bile göstermezler. Bir kurtuluş çabası bile
düşünmezler. Sömürülmeye, açlığa boyun eğerler. Ama,
İçlerinde kin, nefret, yağılık duyguları, bir fitil yakmakla
şiddetle patlayıp her yanı yakabilecek barut yığını gibi
dopdoludur. Yalnız bu fitili kim yakacak, ateşi kim verecek?
Kendi dertleriyle, çileleriyle başbaşa olan küçük adamların
böyle bir girişim uslarından bile geçmez. Ancak arasıra
aralarında bir kişinin dolaştığı görülür. Yığınla betiği
olan, güçlü sınıf bilinci bulunan gizemli bir kişi. Bu, kimi
zaman bir işçi ustası giyimindedir. Kimi zaman da bir
yazardır. Yöresindeki insanlarca çok sayılır ve sevilir.
Doğacak yeni günlere umut bağlamıştır. Bir sevgi ve umut
muştucusu gibi dolaşır onların arasında. Gelecekle ilgili
hiçbir düşüncesini açıkça söylemez. O nedeni bilinmeyen
sessizce uzaklaşmalar, sonra gizemli bir biçimde yeniden
ortaya çıkışlar nedir anlaşılmaz.
Kimi zaman sessiz küçük adamların sömürünün doğurduğu
kinlerini kir uğruları davranışlı bir iki kişide toplanmış
görürüz. Küçük adamların yaşamında hiçbir değişiklik
yapmadan öcalmalarını tek başlarına giriştikleri
baltalamalarla yürütürler. Bütün davranışları ölçülü olan ve
bir izlenceye göre deviniyor sanısını veren gizemli adamla
gelecek günleri düşünmek usuna bile gelmeyen baltalamacı
arasındaki yakınlık, her ikisinin de haksızlıklarla savaşma
bilincinin bulunmasıdır.
Orhan Kemal'in yapıtında savaşım, sosyal savaşım temeldir.
Yaratım erlerinin “Halkın sosyal mücadelerini destekler
karakterde olmaları lâzım” geldiğini söyler. Öbür öncü
ustalardan çok ayrımlı bir yapıtı olan Orhan Kemal’e göre
yaratım, toplum gelişmesine katkıda buiunmak içindir.
Orhan Kemal'in ele aldığı kişilerin çevreleri çöplük, ahır,
işçi mahallesi, tarla, fabrika, hapishane bir sınıfın aç
olan, açlık içinde bulunan bir sınıfın çile çektiği
çevrelerdir. Açlığın kişiyi ne hale getirdiğini bu
çevrelerde bütün açıklığıyla gösterir.
Orhan Kemal, bir açlık yazarıdır. Orhan Kemal her yaratım
erinin toplumla ilgili bir ödevi bulunduğunu benimseyen bir
insanlık yazarıdır.
[i] Bir Yaz Mevsimi Romansı, Demir
özlü, Ada Yayınları
[ii] Ekmek Kavgası, Orhan Kemal,
Varlık Yayınları