Ana sayfaya dönmek için tıklayınız.

başyazı
iki ayın içinden
öyküler
yapıtlar yazarlar
Alıntılar
çiçek yağmuru yapıtlar
günlük
 
 
yazarlar
künye
arşiv
iletişim


Prof. Dr. Tahsin Yücel'den
BERKE VARDAR ÜSTÜNE
imler


BİRLİKTELİĞİMİZ     :

 

Edebiyat Fakültesi'nde birlikte okuduk, öncelik onda olmak üzere ama ancak bir yıl arayla aynı fakültenin aynı bölümünde doktora yaptık, doçent olduk, profesör olduk. On yıl süresince «gerçek» Türk Dil Kurumu'nun yönetim kurulu toplantılarında yan yana oturduk; dilbilim ve yazınbilimi alanlarında koşut yöntemlerle çalıştık, dilimizin sorunlarına geçerliğini yitirmiş köhne anlayışlarla değil bütün insan bilimleri arasında öncü bilim olarak benimsenen çağdaş dilbilim yöntemleriyle yaklaşılması için birlikte savaşım verdik, bu alanda ilk örnekleri ürettik. Kısacası Berke Vardar'ı genç yaşta yitirdiğimiz doğruysa, benim de kendimi genç saymam gerekir, ama içimdeki duygular bunun tam tersine tanıklık ediyor: Berke Vardar kendisiyle birlikte benim görece gençliğimi de alıp götürdü sanki. 

DİLBİLİM

Batı dünyasının belli başlı bütün insan bilimleri çevrelerinde öncü ya da örnek bilim olarak benimsenen çağdaş dilbilimin bizim düşün dünyamızda da hak ettiği yeri almasına öncülük etmişti.
 

Düşün dünyamız «dilbilim»i ya da anlamdaşlarını Berke Vardar'dan önce de bilirdi kuşkusuz, ama bu terim daha çok «lisaniyat ilmi» terimiyle belirtilen, gününü doldurmuş bir tarihsel bilgi toplamıyla, kalıplaşmış bir dilbilgisi anlayışını belirtir ve birtakım tutucu savlara kılıf hazırlamakta kullanılırdı. Cok sınırlı bir çerçevede gerçek dilbilimle ilgilenenler de onunla gününü doldurmuş yaklaşımlar arasındaki sınırı belirlemeyi düşünmeden, el kitapları nasıl yazıyorsa öylece, başkalarına yinelemek üzere ilgilenirlerdi. Berke Vardar'sa, Saussure'le başlayan çağdaş dilbilimi, öğrenilmekle yetinilen bir bilgiler toplamı olarak ezberleyip ezberletmek yerine, yaşanan, uygulanan, daha da iyisi geliştirilen bir bilim olarak gördü.

 

TÜRKÇE

 

Berke Vardar dilbilim alanında belki de başka hiçbir bilim dalında hiç kimsenin gerçekleştiremediği bir işi gerçekleştirdi: Kendi alanının terimlerini nerdeyse yüzde yüz oranında hem de başarıyla Türkçeleştirir. Yalnızca dilbilim terimlerini Türkçeleştirmekle de yetinmez, hep arı Türkçe yazar, arı Türkçe konuşur. Gerçek Türk Dil Kurumu'nun yönetim kurulunda onunla birlikte çalışmış olan dostlar çok iyi anımsarlar: 70’li yılların başlarında bile Berke Vardar neredeyse yüzde yüz oranında arı bir Türkçe konuşurdu.

 


 www.turkdilidergisi.com   -   2000-2007