İki ayın içinden
DOÇ. DR. MUSTAFA DURAK'A BİRİNCİLİK ÖDÜLÜ
Öğrendiğimize göre, Sabahattin Ali Eleştiri - Deneme -
İnceleme Ödülü'nü Anla(tı)mın Ardında adlı yapıtıyla
Doç. Dr. Mustafa Durak kazandı. Ödülü oybirliğiyle veren
seçici kurul, şu üyelerden oluşuyor: Berna Moran, Macit
Gökberk, Fahir İz, Atilla Özkırımlı, Onat Kutlar, Cemal
Süreya, Doğan Hızlan...
Mustafa Durak, 1948'de Balıkesir'de doğdu. İstanbul
Üniversitesi Edebiyat Fakültesi - Fransız Filolojisi'ni
bitirdi. Balıkesir'de D.M.M. Akademisi'nde görevliyken
Fransa'ya gitti. Karşılaştırmalı dilbilim çalışmaları yaptı.
Doktorasını verdi. Yoğun yazınsal incelemeler üretti.
Akademiler üniversitelere bağlandığında Uludağ Üniversitesi
Yabancı Diller Bölümü'nde görev yaptı. Balıkesir Necati
Eğitim Fakültesi'nde «Batı Edebiyatı», Bursa Eğitim
Fakültesi'nde «Karşılaştırmalı Dilbilgisi» dersleri de
okuttu. 1987’den bu yana Balıkesir Açık öğretim
Fakültesi'nin İngilizce danışmanlığını da yürüten Mustafa
Durak; birbiri arkasıra yaptığı yazınsal incelemelerle
doçentlik sanını kazandı. Bugün Balıkesir'deki öğretim
görevini ve yoğun çalışmalarını sürdürmektedir.
Doç. Dr. Mustafa Durak'ın yazılarından bazıları Çağdaş
Eleştiri, Türk Dili Dergisi, Broy, Gergedan, Karşı, Milliyet
Sanat ve Uludağ Üniversitesi Fakülteler Dergisi'nde
yayımlandı.
YUNUS GÜNEŞ'İN ÇİZDİKLERİ
Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nin genç öğretim
üyelerinden Y. Doç. Dr. Ressam Yunus Güneş'in «İstanbul
Notları III» adlı resim sergisi, 20 Haziran ile 20 Temmuz
günleri arasında «Masal Sanatevi»nde (Şeftali Sk. 8
Sultanahmet - ist.) gerçekleştirildi. Açılış töreni,
20.6.1989 günü 17.00 -19.00 arasında yapıldı.
Yunus Güneş, bütün İstanbul'u adım adım tarayarak,
yitirilmeye yüz tutmuş eski güzellik nerede varsa yakalayıp
büyük bir ustalıkla çizgiye geçiriyor. Eski İstanbul'u bu
yolla ölümsüzleştiriyor. Bütün günlerini, gecelerini bu
çalışmaya adamış... «Bir süre önce, İstanbul'un özgün baskı
resimlerinden albüm hazırlamaya karar verdim. Önce çeşitli
türden İstanbul soyutlamalarını okuyarak, işiterek,
seyrederek inceledim. Sonra da somut İstanbul'a yeniden ve
kendimce bakmaya başladım. Ekim 1988'den başlayarak işime
yarayacak görsel malzemeyi kendi çizgimle ve boyalarımla
hazırladım. Bu türden ayaküstü, yerinde alınmış işaretlere
«resim-not» diyorum. Sergimi, işte bu İstanbul resim -
not-larından oluşturdum.» diyor.
Yunus Güneş'in yaptığı büyük bir iş... Sorularımızı
yanıtlarken: «Bu sergimdeki 90 parçanın her biri görsel bir
imdir. Ben herkesin anlayacağı adı koyarak «resim - not»
dedim» diyerek alçakgönüllülük gösteriyor.
Resimlerinden bir iki tanesi şunlar: «Kadırga'da Fevziye
Mektebi Sokağı, Üsküdar'da Selami Ali Efendi Cad. Küfeci
Çıkmazı, Balat'ta Pastırmacı Sok. No. 7., Vefa'da Sarı
Beyazıt Camii Şerifi Sokağı...
İSMAİL HAKKI DEMİRTAŞ'IN SERGİSİ
İsmail Hakkı Demirtaş, suluboya resimlerini Masal
Sanatevi'nde sergiledi. 2 Temmuz - 21 Ağustos günleri
arasında gerçekleşen serginin açılışı 21.7.1989 cuma günü
saat 17.00-19.00 arasında yapıldı.
Masal Sanatevi adı verilen sergievi, Sultanahmet'te.
Sultanahmet, yabancı gezginlerin baş uğrak yeri durumunda
olduğundan gece ve gündüz, çok sayıda insan topluluğunun
uğradığı bir çevre. Bu nedenle de İsmail Hakkı Demirtaş'ın
yapıtları yabancı gezginlerin de ilgilendiği bir sergi
niteliği kazandı.
38 parçadan oluşan Suluboya resimlerin en ucuzu 50.000 TL.
en pahalısı 200.000 TL. idi.
TAHSİN SARAÇ'I YİTİRDİK
Dilimizin yorulmaz emekçilerinden ozan, dilci, çevirmen
Tahsin Saraç'ı yitirdik. 29 Haziran 1989 günü İzmit'te konuk
olarak bulunduğu bir dostunun evinde kalp durması sonucu
öldü. 59 yaşında bulunuyordu.
1990’da Muş'ta doğdu. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü’nü
bitirdi. Paris'te Sorbonn'da öğrenim gördü. Gazi Eğitim
Enstitüsü Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim
Üyeliği'nden emekli oldu. Türkçeden Fransızcaya,
Fransızcadan Türkçeye birçok çevirileri vardır. Şiir
kitapları: Bir Ölümsüz Yalnızlık, Güneş Kavgası, Direnmeler,
Güvercin Kasapları, Bir Sevgiyi Görüntüleme... Günümüz
Fransız Şiiri adlı çevirisiyle Türk Dil Kurumu'nun
çeviri ödülünü aldı. Direnmeler yapıtıyla TRT Büyük ödülünü
kazandı. Uluslararası başarıları arasında ise Fransız
Ulusal Liyakat Nişanı'nı ve Macar Endre Ady Nişanı'nı
kazanması vardır. Son olarak Tahsin Saraç'a
1986'da Asya-Afrika Yazarlar Birliği, üstün estetik
düzeydeki yapıtları yanısıra, yaşamı boyunca emperyalizme ve
sömürgeciliğe karşı sürdürdüğü mücadele için Lotus Ödülü
verdi. Emin Özdemir, Tahsin Saraç üstüne şöyle yazdı:
«Yaşamını yapıtıyla bütünleştirmiş kişilerdendi Tahsin
Saraç, ne yapmışsa, ne yaratmışsa, ne çevirmişse her sesine,
her sözcüğüne, her tümcesine değin yaşayarak yazmış,
yaşayarak yaratmıştır. Denilebilir ki şiirlerinin özgürlüğü
büyük ölçüde buradan gelir. Yaşamdaki kötülüklerin,
çirkinliklerin, erdemsizliklerin karşısına şiirleriyle
çıkmış, yaşama bir tat, bir renk, bir güzeliik katmaya
çalışmıştır.»
Türk Dili Dergisi, Tahsin Şaraç'ı saygı ile anar.
KİTAP YAKMAK
26.8.1989 günü korkunç bir olay yaşandı Beyoğlu'nun
ortasında. Cumhuriyet Kitap Kulübü ile Beyoğlu
Belediyesi'nin ortaklaşa düzenledikleri «kitap şenliğini»
engellemek isteyenler, binlerce
kitabı yaktılar. Sabahattin Eyüboğlu'nun bir sözü var:
«Kitap yazılı söz, söz dile gelmiş düşünce, düşünce de
insanın ta kendisi olduğuna göre kitap düşmanı insan düşman
demektir.» der. Gerçekten 26.8.1989 günü insan düşmanları,
kitaplara saldırdılar. Nerede insana saygı yoksa, nerede
insan hakları yoksa, orada kitap düşmanları vardır. Ertesi
günü «Kitap Cinayeti» adındaki, bildiri özelliği taşıyan
yazıda şunlar belirtildi: «Dün sabah saat 7 sularında
Beyoğlu'nda Mis Sokak'ta insanlığa karşı bir cinayet
işlendi. Cumhuriyet Kitap Kulübü standına geien üç kişi,
kitapların üzerine benzin döktüler ve kibrit yaktılar. O
saatte çevrede pek kimsenin bulunmadığı için cinayeti
kolayca işleyebildiler. (...) Katiller suçu işledikten
sonra kaçtılar. (...) Ne yazık ki kitap yakma olayı,
ülkemizde yalnız devlet dışından kaynaklanan bir geriliğin
simgesi değildir. Bugün mahkeme kararlarıyla da kitaplar
yakılmakta ya da başka yollardan imha edilmektedir.
Cumhuriyet Kitap Kulübü'ne saldıran ve kimi kitapları ateşe
verenler, düşünce özgürlüklerini içlerine sindiremeyen
zavallılardır. Ancak olay, bu dar kafalıların ufuklarını
çok aşan kapsamdadır.
(...) Bu nedenle 1980'lerde geliştirilen kitap düşmanlığına
karşı, Cumhuriyet Kitap Kulübü'nün işlevi yalnız kültürel
değil aynı zamanda, demokratik içerik taşımaktadır.»
ETEM ÜTÜK
1925 doğumlu olan Etem Ütük'ü 21 Temmuz 1989 günü yitirdik.
Dil Derneği ve Türkiye Yazarlar Sendikası Üyesiydi. Gelecek
sayımızda onun yaşamı üzerine bir yazıyı Türker
Acaroğlu'ndan okuyacaksınız.
ARAT OVALI