|
iki ayın içinden
ARMAĞAN VERME TARTIŞMASI
Yıllardan beri, - Sait Faik adına Darüşşafaka Cemiyeti'nce
Sait Faik öykü armağanı verilir. Bu yıl, Stockholm Öyküleri
adli yapıtıyla kazanan Demir Öziü'nün yurtdışında
bulunduğunu ileri sürerek, Darüşşafaka Cemiyeti'nin armağanı
vermek istememesi, büyük tepki yarattı.
Burgazada'da Kalpazankaya'da düzenlenen ve her yıl olduğu
gibi Perihan Ergun'un yönettiği etkinlikler sırasında Salim
Şengil, şöyle konuştu:
Salim Şengil'in konuşması
«Sait Faik'i yitirdikten sonra, Varlık dergisi tarafından
bir Sait Faik ödülü kurulmuştu. Sonradan annesi, oğlunun
kitaplarından elde edilen geliri Darüşşafaka Cemiyeti'ne
bağışladığı için, ödülün yürütülmesi görevini de onlara
verdi.
Bu yıl seçici kurul, ödülü değerli yazar, öykücü arkadaşımız
Demir Özlü'ye verdi. O da, 200 bin Lira tutarındaki bu
armağanı TAYAD (Tutuklu Aileleri Yardımlaşma Derneği)ne
bağışladığını bildirmiş.
Ne var ki, Darüşşafaka Cemiyeti, Demir Öziü'nün isteği
doğrultusunda ödülün kardeşine ya da kızına verilmesine
'Hayır’ demiş, 'Ancak kendisi gelip alabilir'miş. Kişinin
kazandığı ödülü kendisi alması diye bir önkoşul, bu yaşıma
geldim ne duydum, ne de okudum. Darüşşafaka Cemiyeti'nin
yöneticileri hem Sait Faik'in anısına saygısızlık etmiş, hem
de böyle bir ödülü yürütecek düzeyde olmadıklarını ortaya
koymuş bulunuyorlar.
Her toplumda zaman zaman çapını bilmezler çıkmıştır. Ama
biraz geriye dönüp baksalar, bakabilseler böylelerinin çok
kısa bir süre; içinde nasil silinip yittiklerini görecekler.
Demir Özlü gibi bir sanatçıyı Yurttaşlıktan
atanlardan bugüne ortada kaç kişi kaldı. Yarına kaç kişi
kalacak? Hiç... Ama, Demir Özlü, yazar olarak, sanatçı
olarak değerbilirlikte şaşmaz ölçüleri olan
tarihin sayfalarında çoktan yerini aldı bile... Onu girdiği
o yerden kimse çıkaramaz, silemez de.
Bu tutumları nedeniyle Darüşşafaka Cemiyeti yöneticilerinin
kınanmasını öneriyorum.»
Yüzlerce kişi coşkunlukla alkışlayarak Salim Şengil’in
görüşlerini onayladıklarını belirttiler, Darüşşafaka
Cemiyeti'nin tutumunu kınadılar. Sonra da konuşma yazısının
altını imzaladılar.
Atilla Birkiye'nin açıklaması
Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Yazmanı Atilla Birkiye,
13.5.1989 günü bir yazılı açıklama yaparak şöyle dedi.
«Darüşşafaka Cemiyeti'nin bu yıl, Sait Faik Hikâyesi
Armağanı'nı kazanan Demir Öziü'nün yurtdışında olması
gerekçesiyle ödül törenini yapamıyacağını ve Özlü'nün ancak
kendisinin gelmesiyle ödülün verileceğini açıklaması
şaşırtıcıdır.
...Darüşşafaka Cemiyeti Yetkilileri, bir an önce
Sait Faik'in anısını yaşatmakta olan ödül törenini yapmalı
ve ödülü Özlü'nün buradaki yakınlarına vermelidir.»
Darüşşafaka Cemiyeti'nin yeni kararı
Tartışmalar, kınamalar, eleştiriler, dedikodular sürerken
Darüşşafaka Cemiyeti yeniden toplanarak Demir Özlü için ödül
töreni yapmayı kararlaştırdı. Genel Sekreter Metin Taran,
yaptığı açıklamada şöyle dedi:
«Yapılan müzakereler sonunda Sait Faik Abasıyanık ödülünün
ve plaketin sayın Demir Özlü'ye veya kendisinin uygun
göreceği bir yakınına verilmesi amacıyla en yakın zamanda
bir tören düzenlenmesine ve bu konuda sayın basında, tek
yolu Atatürkçülük olan Darüşşafaka Cemiyeti hakkında
yayımlanan ve büyük olasılıkla yanlış anlaşılmadan doğan ve
bu sebeple de haklı olmayan yazı ve beyanların üzüntü ile
karşılandığının kamuoyuna duyurulmasına oybirliğiyle karar
verildi.»
Ödül töreni
26.5.1989 günü Site Sineması üstündeki Site Han Kat 1'de
yapılan törenle Darüşşafaka Cemiyeti Genel Sekreteri Metin
Taran eliyle, Sait Faik Armağanı ve plaket, Demir Özlü'nün
kızı Ayda Özlü'ye verildi.
Sait Faik Armağanı Seçici Kurulu
«Sait Faik Hikaye Armağanı» seçiciler kurulu şu adlardan
oluşuyor: Sababattin Kudret Aksal, Oktay Akbal, Tahsin
Yücel, Hilmi Yavuz, Fethi Naci, Sara Sayın, Rauf Mutluay ve
Darüşşafaka Cemiyeti temsilcisi İnciser Akpınar.
HASAN İZZET DİNAMO'YU YİTİRDİK
Solunum yetersizliği sayrılığına tutulup “Haseki
Hastahanesine” kaldırılan Hasan İzzet Dinamo, geçirdiği
beyin kanamasından sonra yoğun bakıma alınmıştı;
kurtulamayarak 20.6. 1989 günü 80 yaşında öldü.
22.6.1989 Perşembe günü ikindi namazından sonra Ataköy 5.
Bölüm Camisi'nden alınarak Şenlikköy, mezarlığı'nda toprağa
verildi.
Trabzon - Akçaabat'ta 1909'da doğan Dinamo, Sivas Öğretmen
Okulu'nu bitirdikten sonra Malatya ve Adıyaman'da ilkokul
öğretmenliği yaptı. Daha sonra, Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü
Resim-iş Bölümü'nde okurken eyleminin 142. maddeye aykırı
olduğu ileri sürülerek tutuklandı. Dört yıl cezaevinde
kaldı. Çıkınca İstanbul'da yazarlığa başladı. Çevirmenlik,
özel öğretmenlik yaptı. Önce dergilerde yayımladığı
şiirlerle tanınan ozan ve yazar Dinamo'nun başlıca yapıtları
şunlardır : Adsız Kitap (şiirler), Deniz Feneri (şiirler),
Karacaahmet Senfonisi (şiirler), Kutsal İsyan (roman 8
cilt), Ateş Yılları (roman), Savaş ve Açlar (roman), Kutsal
Barış (roman 7 cilt), Musa'nın Mapusanesi (roman),
Mapusanemden Şiirler, Sürgün Şiirleri, Gecekondumdan
Şiirler, Koyun Baba (roman), Musa'nın Gecekondusu (roman),
Türk Kelebeği (roman), T.K.P, Aydınlar ve Anılar...
BOSTANCI'DA YAZAR - ÇİZERLER
Bostancı, Kadıköy'ün işlek yerlerinden biri durumuna gelmiş
bulunuyor. Adalara, öbür yerleşim bölgelerine gemilerin
buradan düzenli olarak kalkması, İstanbul’un her yöresine
düzenli giden her tür aracın bulunması Bostancı'yı da
canlandırdı. Bu gelişme, yazar - çizerleri de etkiledi. Bir
iki yıldan beri, yazar - çizerler, artık Bostancı'da
toplanıyorlar. Bostancı'nın eski, sinemadan bozma «Çağlayan
Oyun Salonu», akşamları da «Hatay Restaurant, herkesin
uğrak yeri oldu. Her gün, her akşam, «Dur bakalım kimler
var» diyerek, şöyle bir uğramayan yok gibi. Çağlayan'a
sürekli gelenlerin arasında şu adlar da görülüyor : Salâh
Birsel, Sabahattin Kudret Aksal, Behzat Ay, Ahmet Miskioğlu,
Ercüment Uçan, Naim Tirali, Ahmet Köksal, Sababattin Batur,
Barlas Özarıkça, Turhan Selen, Karun Alp, Etem Ütük, Müslim
Çelik, Halim Uğurlu, Güner Demiray...
Arat Ovalı
|