Ana sayfaya dönmek için tıklayınız.

başyazı
iki ayın içinden
öyküler
yapıtlar yazarlar
Alıntılar
çiçek yağmuru yapıtlar
günlük
 
 
yazarlar
künye
arşiv
iletişim

 

          İki ayın içinden

 

            DİL DERNEĞİNİN TÜZÜĞÜ

 

BÖLÜM:    IV

Derneğin Gelirleri

DERNEK GELİRLERİ

MADDE 32 — Derneğin gelir kaynakları şunlardır:

A)    Üye ödentileri,

B)    Bağış ve yardımlar,

C)    Derneğin mal varlığından ve çalışmalarından sağlayacağı, yayınlarından elde edeceği gelirler.

Ç) Değişik etkinliklerden kazanılacak gelirler.

Derneğe yapılacak yardımlarda Dernekler Yasasının 61. maddesi, gelir ve giderlerde uygulanacak yöntemde de sözü edilen yasanın 63. maddesi gözetilir. Derneğin taşınmaz edinmesi, ancak Dernekler Yasası’nın 64. maddesine uyularak gerçekleşir.

Koşula bağlı olmayan bağışların kabulü Yürütme Kurulunun, koşula bağlı olanların kabulü Yönetim Kurulunun kararına bağlıdır.

DEFTER VE KAYITLAR MADDE   33. — Dernek, aşağıdaki defterleri tutar:

A)    Üye kayıt,

B)    Karar (Kurultay, Yönetim Kurulu, Yürütme Kurulu, Denetleme Kurulu, Onur Kurulu için ayrı ayrı),

C)    Gelen ve giden yazılar,

Ç)    Bütçe, kesin hesap ve bilanço.

D)    Gelir ve gider,

E)    Demirbaş.

Bu defterlerin noterlikçe onaylı olması zorunludur. Bunlar dışında uygun görülen defterler ve dosyalar tutulabilir. Bu defterlerin belgelerine ilişkin dosyalar düzenlenir.

BÖLÜM:   V Değişik Kurallar

DİL DEVRİMİ ÖNCÜLERİ

MADDE 34 — 12 Temmuz 1932' de Atatürk'ün önderliğinde kurumlaştırılan «Dil Devrimi»nin öncülüğünü yapan Samih Rıfat, Ruşen Eşref Onaydın, Celal Sahir Erozan ve Yakup Kadri Karaosmonoğlu Derneğimiz çalışmalarında Mustafa Kemal Atatürk'ün adı ile birlikte sonsuza değin anılacaklardır.

MADDE 35 —- Dernek, her yıl 26 Eylül gününü «Dil Bayramı» olarak kutlayacaktır.

Türk Diline büyük emek veren kişilerin doğum ya da ölüm yıldönümlerinde törenler düzenleyecektir.

BÖLÜM:   VI Son Kurallar

TÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİ

MADDE 36 — Tüzüğün amaç maddesi değiştirilemez. Öbür maddelerinin değişikliği kurultay gündeminde bu konuda özel maddenin bulunmasına ve hazır olan üyelerin 3/4'ünün oy vermesine bağlıdır. Gündemde bu konuda madde yoksa önergeyle gündeme eklenemez. Değişiklik için olağanüstü kurultay (genel kurul) düzenlenebilir.

DERNEĞİN FESHİ

MADDE 37 — Dernek, kurultay kararıyla her zaman feshedilebilir. Ancak toplantı gündeminde bu konunun bulunması ve toplantıya katılma hakkı bulunan üyelerin en az 2/3'nin hazır olması zorunludur, ilk toplantıda bu çoğunluk sağlanamazsa ikinci toplantıda üye sayısı ne olursa olsun fesih görüşülebilir. Karar, toplantıya katılanların 2/3'ünün oyuyla alınabilir. Fesih kararı, Yönetim Kurulu’nca yazıyla Valiliğe bildirilir.

TASFİYE

MADDE 38 — Derneğin feshine karar verildiğinde ya da kendiliğinden dağılmış sayılmasında tüm malları kurultayca kararlaştırılacak bir kuruluşa bırakılır.

UYGULANACAK KURALLAR MADDE 39 — Bu tüzükte hakkında kural bulunmayan konu ve durumlarda öncelikle Dernekler Yasası, daha sonra Medeni Yasa uygulanır. Bunlarda da çözüm getirecek açıklık yoksa ilgili düzenlemelerden yararlanılarak kurultay kararıyla sonuca varılır.

MADDE 40— KURUCULAR VE İLK YÖNETİM KURULU

Derneğin, aralarından Yönetim Kurulu'yla, Yürütme Kurulu'nun da seçildiği kurucuları şunlardır:

Gültekin Akın Cankoçak, Necip Bilge, Adnan Özyalçıner Çelik, Orhan Asena, Talip Apaydın, Cevat Geray, Tahsin Saraç, Ahmet Maruf Buzcugil, Yahya Kanbolat, Aydın Köksal, Ali Rıza Önder, Haldun Özen, Sevgi Özel, Ali Püsküllüoğlu, Türker Alkan, Sabri  Şengil, S. Suphi Karaman, Mustafa Ekmekçi, Attila Göktürk, Mehmet Aydın, Cahit Talaş, Bahriye Üçok, Coşkun Üçok, Bahri Savcı, Yılmaz Dağdeviren, N. Berin Taşan, Özdemir Nutku, M. İskender Özturanlı, Ahmet Yıldız, Metin Özek, Ali Dündar, Refet Erim, Beşir Göğüs.

 

DİL DERNEĞİ'NİN BİLİMSEL KURULTAYI

Dil Derneği'nin birinci bilimsel kurultayı 25 - 26 şubat günlerinde düzenlendi. Konu: «Bilim ve Yazın Dili Türkçe»... Prof. Dr. Akşit Göktürk'ün anısına adanan kurultayın açış konuşmasını Genel Yazman Sevgi Özel yaptı. İki gün süren konuşmalar dört oturuma bölünmüştü.

Birinci oturum : «Bilim Dili Türkçe» Başkan : Prof. Dr. Cevat Geray, Konuşmacılar: Doç. Dr. Sabri Koç, Doç. Dr. Yaman Örs, Doç. Dr. Yahya Zabunoğlu.

ikinci oturum: «Türkçe, bilim dili olarak gelecekte hangi aşamada olacak» Başkan : Prof. Dr. Tahsin Yücel, Konuşmacılar: Prof. Dr. Bülent Sankur, Doç. Dr. Ömer Kuleli, Y. Doç. Dr. Osman Senemoğlu, Doç. Dr. Aydın Köksal.

Üçüncü oturum: «Yazın Dili Türkçe» Başkan: Sami Karaören, Konuşmacılar: Doç. Dr. Ayşegül Yüksel, Şemsettin Ünlü, Cemal Süreyya.

Dördüncü oturum: «Türkçe, yazın dili olarak gelecekte hangi aşamada olacak» Başkan: Oktay Akbal, Konuşmacılar: Erhan Bener, Prof. Dr. Ahmet Kocaman, Orhan Asena, Doç. Dr. Semiramis Kantel.

Dil Derneği, bilimsel kurultayını Türk Hukuk Kurumu salonlarında yaptı.

 

AZİZ NESİN, EVREN'İN ÇAĞRISINI REDDETTİ

Cumhurbaşkanı Kenan Evren, «Biz çok aydın gördük, vatan hainliği yaptılar. Son Padişah Vahdettin aydındır. Ama memleketi düşmanlara teslim etti. Ben ne yapayım öyle aydını?» diye konuşmuştu; Türkiye'nin binlerce aydınının imzaladığı dilekçe dolayısıyla... Bu sözler televizyonda görüntülerle birlikte uzun uzun yayımlandı. Açılan davada Dil Derneği'nin de üyesi alan Aziz Nesin, «Vahdettin'in aydın olup olmadığı tartışılır ama devlet başkanı olduğu kesindir.» diye savunma yaptı. Ancak onun savunmasına yayın yasağı konuluyordu. Yıllar geçti, suçlanan aydınlar yargılandılar ve aklandılar...

Evren, 9 Ocak 1989'da Çankaya Köşkü'nde bir kabul töreni düzenledi. Çok sayıda yazarı, sanatçıyı, sporcuyu törene çağırdı. Birçok yazarın, sanatçının yaptığı gibi Yazarlar Sendikası Genel  Başkanı Aziz Nesin de Kenan Evren'in çağrısını reddetti. 7 Ocak 1989'da düzenlediği basın toplantısında «Ben bu çağrıyı yapan Cumhurbaşkanı ile davalıyım. Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'na şikâyette bulundum. Şimdi davalı olduğum bu kişinin elini nasıl sıkarım? Benim tepkim, Evren’le olan çatışmamla ilgili bir olay değildir. Aramızdaki dava da bireysel değil, toplumsal bir olaydır. Çünkü 'Aydınlar Dilekçesi'ni imzalayan üç bine yakın kimseyi ‘vatan hainliği’ ile suçlamasına karşı bir tepkidir.» diye açıklama yaptı.

 

BİR ÇEVİRMEN:  BERTAN ONARAN

 

Bertan Onaran, WILHELM REİCH' ten 1972'den başlayarak bugüne değin on yapıt çevirmiş Türkçeye. Çevirirken dil karmaşasından, olanağı ölçüsünde uzak durmaya çalışmış. Bu konuda bilinçli çaba göstermiş. Son çevirdiği «Dirimin Öldürülüşü»[i]  adlı yapıtta okurlarına şöyle sesleniyor:

«Bu yapıtları çevirmeye başlayaIıberi sık sık karşıma çıkan bir sorunu sonunda sizinle konuşmaya karar verdim : dil sorunu»

«Reich, cinsel (dirimsel) enerji alanına yine akılcı bir katkıda bulunmuş: ekonomi seksüel. Okuduğunuz yapıtların çoğunda sürüp giden terim kargaşasını sürdürüp bunu olduğu gibi bırakabilirdim, ama acaba o zaman bilginiz, bilinciniz daha mı aydınlık olurdu? Oysa tutum, tutumluluk sözcükleri zaten var dilimizde. Neden onlardan, ilkin biraz yadırgatsa da, tutumbilim yapmayalım? Üstelik bu terim, kavramın hem eski iktisat anlamı, yani eldeki olanakları tutumlu kullanmayı; hem de tutumlarımızı, davranışlarımızı bilgiye dayandırmayı içeriyor. Çok daha geniş çağrışımlı değil mi? Bireyselle topumsalı ayırmak içinse, cinsel ve siyasal / parasal nitelemelerini getirdim.

Sözlüklerde sık sık rastlamadığınız bütün öbür kavramlar için aynı değerlendirme geçerli oldu.

Bu açıklamayı ilk yapıtta da bastırabilirdim, ama kimi şeylerin kendiliğinden anlaşıldığını ummuştum; her terimin yanına, ilk sayfalarda, hem Osmanlıcasını, hem Frenkçesini yazdım. Bu bir çağrıydı: sözkonusu kavramlara daha iyi karşılıklarınız varsa, hemen bana yazın demektir. Kimse ses çıkarmadı, ne sıradan okurlar, ne hekimler, ne dilbilimciler, ne ruhbilimciler, ne de başka uzmanlar. Şimdi yaygın tutum yapıcı eleştiri değil, yıkma, yadsıma, yoksama çünkü.

Oysa Reich, «Freud olmasaydı, ben gelişemezdim.» der bilmem kaç kez. Hepimiz için geçerli bu. Bütün yaratılar kesinlikle imece ürünüdür.

İmece çağrım her an geçerlidir.»

Bertan Onaran'ın dilseverliği, emeği, dil bilinci, Türkçe bilinci bizi çok sevindirmiştir. 12 Eylül baskı döneminin başlamasıyla birlikte, korkaklıktan geriye dönüş eğilimleri oluştuğunda bazı çevirmenler «Eskiden öztürkçe kullanıyordum ama şimdi artık beğenmiyorum o sözcükleri.» diyebilmişken   Bertan Onaran, kendi doğrultusundan dönüş yapmayarak yürüyebilmiştir. Yürüyebilme yürekliliği gösterebilmiştir. Bertan Onaran'ın başarısını kutluyoruz.

 

NİYAZİ BERKES'İ YİTİRDİK

1988'in sonunda önemli bir düşünce adamımızı, Niyazi Berkes'i yitirdik. «Berkes'in Acı Gülüşü» adlı yazısında Prof. Dr. Tarık Zafer Tunaya, şöyle dedi: «Kitapları, herkesin yapamadığı şekilde, yadsınamaz bir bilimselliktedir. Hiçbir zaman dar çerçevelerde sıkışarak yazmamıştır. İktisatçılığı, tarihçiliği, sosyal, siyasal ve sosyolojik kültürünün plüralizmi içinde renkli üslubu, yazılarına her zaman başka bir hava  vermiştir.   Bir sorunu  tarihsel kaynağına inerek, anekdotlarla besleyerek anlatması eserlerine bir unutulmazlık, güncellik ve aynı zamanda gerçek bir etkileme gücü kazandırmıştır.» (29.12.88, Cumhuriyet) Bıraktığı on dört yapıttan birkaçı: İki Yüzyıldır Neden Bocalıyoruz, Türkiye'de Çağdaşlaşma, Asya Mektupları, Türk Düşüncesinde Batı Sorunu...

Berkes'in anısı önünde saygı ile eğiliriz.

NAZIM HİKMETİN YURTTAŞLIĞI

Nazım Hikmet'in kız kardeşi Samiye Yaltırım, kardeşiyle ilgili yurttaşlıktan çıkarma kararının kaldırılması için Danıştay'a başvurmuştu. Danıştay, bu konuda görevsiz olduğunu bildirerek Bakanlar Kurulu'nun verdiği bir kararı, yine Bakanlar Kurulu'nun kaldırabileceğini açıkladı.

Nazım Hikmet'in 87. doğum günü toplantısında konuşan Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN Kulüp) Türkiye Başkanı Yaşar Kemal, «Nazım Hikmet, bizlere yeni bir yol açtı. Onu yurttaşlıktan çıkaranlar 'vatan hainliği'yle Yassıada'da yargılandılar» dedi.

İnsan Hakları Derneği Genel Sekreteri Akın Birdal, 'anı defteri’ne şunları yazdı: «Nazım Hikmet'in yurttaşlık hakkı, Türkiye'de insan hakları savunucularının önünde duran bir ödevdir. Bir gün ama mutlaka bir gün, Nazım Hikmet'in aramızda olacağı yıl dönümleri görülecektir.»

OKURLARIMIZA

Bilindiği gibi Türk Dili Dergisi'nin eder artışlarını okura yansıtmamakta uzun süreden beri direnmeğe çalışıyoruz. Mart-Nisan sayısından başlayarak ne yazık ki her dergiyi bin lira (1000 TL)'dan dağıtmak zorunda kalıyoruz.

Yıllık dergi üyeliği ödentisi de 3000 TL iken 5000 TL olmuştur.

Hiç üşenmeyerek lütfen PTT'ye değin gidip Türk Dili Dergisi'nin 122807 numaralı Posta Çeki hesabına 3000 TL yatırarak dergi üyesi olunuz. Bu eder nisan ayı başına değin yükseltilmeyip korunacaktır... Eski dergi üyelerinin posta çekinde ‘eski sürdürümcü' diye belirtmelerini  dileriz.

 

ARAT OVALI


 

[i]   Payel Yayınları Bilim Kitapları dizisi, İstanbul, Ocak 1989.

 


 www.turkdilidergisi.com   -   2000-2007