Ana sayfaya dönmek için tıklayınız.

başyazı
iki ayın içinden
öyküler
yapıtlar yazarlar
Alıntılar
çiçek yağmuru yapıtlar
günlük
 
 
yazarlar
künye
arşiv
iletişim

 

SEVGİLİ  ARKADAŞIMIZ  PROF. DR  HALİDE  DOLU’YU YİTİRDİK

 

Ahmet Miskioğlu

 

İstanbul Üniversitesi'nde dikkatleri üstünde toplayan pırıl pırıl bir «asistan» iken yolunun açık olduğu gözlemleniyordu; gerçekte onu güç koşulların beklediğini kimse bilmiyordu; Ord. Prof. Dr. İsmail Hikmet Ertaylan’la Prof. Dr. Reşit Rahmeti Arat arasında paylaşılamamıştı. Arat, Halide Dolu’nun yeteneğini kendi çalıştığı dil alanı için en uygun özellik sayarak bu alanda çalıştırılmasını istiyor, görüşünde üsteliyordu. Sonunda Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nün de başkanı olan Ertaylan ağır bastı.

Cumhuriyetin kuruluşundan beri yaratılan devrimlere yürekten bağlı, yeniliğe, ileriye açık bir insandı. Bu niteliğiyle çevresince dışlanıyor, çevresi, tutucuların odağı bilindiği için, Halide Dolu, ilerici ekinsel etkinlik topluluklarınca benimsenmiyordu: Çok güç bir yalnızlıktı onun yalnızlığı... Bütün çektiği acılara karşın doğru yolundan sapmayarak dirençle yürüyebildi. Şimdi düşünüyorum: Ne güçlü bir insanmış Halide Dolu. Acımasız sosyal ve siyasal ortam içinde ne örnek bir yaşam sürmüş Halide Dolu. Çevresinin anlayışsızları, bugün onun savaşımını değerlendirebilseler de ne yazık ki iş işten geçmiş bulunuyor. Kırk yıl, kırk beş yıl öncesinin bugünlere göre gelişmişlikten uzak ortamında «aydın bir hanım» olarak durumunu anımsarsak verdiği savaşımda çektiği sıkıntıların boyutlarını anlayabiliriz.

Doçenlik tezini geliştirmek ereğiyle gittiği Londra'da sanıyorum altı yılı aşkın bir süre kaldı. Döndüğünde, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanı Ertaylan, yaş sınırını aştığı için üniversiteden ayrılmış bulunuyordu.

Birbirini çekememeler, aşırı kıskançlıklar, birbirini karalamalar yüzünden yasal haklarını bile yürütemeyerek, emek verip hazırlandığı asıl yerine yeniden giremedi. Fransızcayı ve İngilizceyi pek iyi biliyordu, Arapça - Farsça - Osmanlıca öğretimine dayalı Türkçe ise onun anabilim dalıydı. Geleceğin yetkin ve etkin bir dilbilimcisi, bir Türkçecisi olacaktı Edebiyat Fakültesinde. Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü; onunla ileriye, gelişmelere açık bir bölüm olacaktı... Çevresi onu haksız olarak acımasızca harcadı. Türk dilini Türkiye'de savunmanın güçlüğünü her dönemde görmekteyiz ne yazık ki. Beyinleri Osmanlıca ile yıkanmış örümcek kafalılarımız; yuvalandıkları odaklarda aydınlığı engelleyerek çıkarlarını korumaktadırlar. Batıracaksa, işte bu çelişkimiz batıracak bizi. Arapça, Farsça - Osmanlıca hayranı iseniz, sizin için bütün kapılar açılır sözümona Eğitim Fakültelerinde, Edebiyat Fakültelerinde; ama Türkçeyi seviyor, Türkçenin bağımsızlığını savunuyorsanız, yandınız demektir; örümcek kafalılarımız, her türlü engelle kapatacaktır yolunuzu...

İstanbul'dan ayrılmak zorunda kalan Halide Dolu, isteği üzerine Konya Selçuk Eğitim'e atandı. Orada birlikte çalıştık. Cumhuriyetin kuruluşundan beri yaratılan devrimlere bağlılığını, bilim adamı titizliğini, çalışkanlığını yakından gördüm. Sosyal konulardaki üstün bilincine de tanık oldum. Onun İstanbul'a geri dönüş kapılarını da kapatmak için eski çevresindekiler, karalamalarını sürdürüyorlardı.

Konya Selçuk Eğitim'de, öğretim konularını ikimiz anlaşarak paylaştık. O, Tanzimattan önceki dönemleri; ben, Tanzimat'tan sonraki dönemleri okutuyorduk. Araştırma konuları üstünde de, öğretim tekniği üstünde de uzun söyleşilerimiz oldu. Düşüncelerini sağlam gerekçelere dayayarak mantığa uygun biçimde savunmasını biliyordu. Bilimsel konularda duygusallığa hiç düşmeyerek açık, arı, duru bir biçemle ulaştığı sonuçları sergiliyordu. Gelişmelere yandaş, yeniliğe, İleriye açık, devrimci bir insandı. Eskiyi açıklarken en yeni dili kullanmakta özen gösteriyordu, incelediği konuların içinde boğulup kalan tutucuların düştüğü aymazlığa düşmüyordu; Arapça - Farsça - Osmanlıca metinlerin çözümlemelerinden pırıl pırıl bir Türkçe ile sıyrılmasını biliyordu.

Konya Selçuk Eğitim'de öğretim üyeliğini sürdürürken Peşaver Üniversitesi için Milli Eğitim Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı'nın ortaklaşa açtıkları sınava girerek birincilikle kazandı. Halide Dolu'nun yurtdışı serüveni böylece yeniden başlıyor. Türkiye'de  tutucuların, Arapçayı sevip Türkçeyi sevmeyenlerin girişimlerini engelleyeceklerini anladığı için Peşaver Üniversitesine seviçle gitti. Artık, kendi yolunu kendisi açacaktı.  İstanbul’dakiler   engelleyemiyecekti. Sözleşmesi iki yıllık olduğu halde, Peşaver Üniversitesi'nde on üç yıl kaldı.

Peşaver Üniversitesi'nde profesör olan Halide Dolu, «Türk Dilleri Anabilim Dalı Başkanı» idi. Orada bilimsel ve yönetsel bir san olan «Readers» sanını da kazanmıştı. «Urduca» ile Anadolu Türkçesini karşılaştıran yayınlar yapıyordu.

Yıllar sonra Türkiye'den aldığı çağrıya uyarak döndüğünde Erzurum Atatürk Üniversitesi'nde çalıştı. Profesörlüğünün eşdeğerliği de yasal olarak saptandı. Daha sonra onu Malatya İnönü Üniversitesi'nde görüyoruz. Eğitim Fakültesi Dekanlığı ile Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanlığını birlikte yürüttü. Aynı zamanda da Rektör Yardımcılığı ve Rektör Vekilliği yaptı. İnönü Üniversitesi’nin «Halk Kültürü Sempozyumu Başkanı» kimliğiyle de her yıl ülke çapında bir toplantı düzenledi. Etkinliklerini 23 Nisan 1987 de emekli oluncaya değin sürdürdü.

Halide Dolu'nun bilim adamlığı yanında bir de sanatçı kişiliği vardı; Selçuk Eğitim’de bulunduğumuz yıllarda açtığı kişisel resim sergisi, o yörelerde oldukça yankı yaptı. Dil bayramı dolayısıyla Karaman'da düzenlenen şenliklere çağrılı olarak resim sergisiyle katıldı. Londra’da, Hollanda’da, İstanbul Beyoğlu Sanat Galerisi’nde kişisel sergiler açtı. Paris’te bir karma sergiye katıldı. Şiirler de yazıyordu. Londra’da basılmış “Dünyalık Misafir” adlı şiir kitabı var.

23 Nisan 1920’de doğan Halide Dolu'yu,  27 Mayıs 1988’de toprağa verdik.

Filan «hoca»nın yetiştirmelerinden olarak falan kişilerce subaşlarına getirilen kuklalardan değildi Halide Dolu. Kendi bileğinin gücüyle ve çok güç koşullar içinde tek başına başardı her yaptığını. Anısı önünde saygı ile eğiliyoruz.

 


 www.turkdilidergisi.com   -   2000-2007