Ana sayfaya dönmek için tıklayınız.

başyazı
iki ayın içinden
öyküler
yapıtlar yazarlar
Alıntılar
çiçek yağmuru yapıtlar
günlük
 
 
yazarlar
künye
arşiv
iletişim

 

Bir Sözcüğe Karşılık Aranıyor

 

İŞKENCE- AZAP- EZİYET sözcüklerinin anlamı nedir? Türkçe karşılıkları  var mıdır? Türkçe karşılık önerilebilir mi?

Bu sözcükleri nasıl tanımlayabilirsiniz.

Halide Dolu : İşkence, azap ve eziyet, Fars ve Arap dillerinden Türk diline alınmış sözcüklerdir.   Bunların kökenleri ve anlamları şöyledir:

İşkence,   Fars dili kökenli bir ad olup genellikle şu anlamları taşımaktadır:   1. kişiye ya da kişilere özdekşel ya da tinsel aşırı ölçüde acı çektirmek ve korkunç sıkıntı vermek. 2. Ağaç işlerinde yapıştırma ya da çatkı yapmak için kullanılan vidalı sıkıştırma aracı.

Azap (=azâb : fa'âl vezninde): Arap dili kökenli olan bu ad şu anlamlardadır: 1. Dinsel bakımdan Müslümanlıkta dünyada günah işlemiş olan kimselere ahirette verilecek suç: "kabir azabı”.  2. Tüzel bakımdan, kişilere örgensel ya da ruhsal verilen büyük sıkıntı.

Eziyet  : (= eziyyet) Arap dili kökenli bir addır; tam olarak, işkence ve azab'a oranla biraz yumuşatılmış bir niteliği vardır. 1. İncinecek, inciltecek,  incitme durumları.  2. Kırılma 3. İnciniş, sızlanış.  4. Aşırı sıkıntı ve güçlük duyma durumu.

Türk dili ile ilgili kimi kaynak ya da sözlükleri incelediğimizde şu bilgileri elde etmekteyiz: Divanü Lûgat-it-Türk Dizini (s. 316), kınat-işkence etmek, cezalandırmak; kınat - işkence yaptırmak, cezalandırmak. Alttürkische Grammatik (s. 320-329). kın, kıın azap, ceza; kına-taciz etmek, incitmek. Eski Uygur Türkçesi Sözlüğü (s. 174-170),  kın, kıın,  ceza,  işkence,   azap;  kıyın ceza, tenbih (s. 17&). Türk Lehçeleri Örnekleri (s. 57) kın, kıın ceza, sıkıntı, eziyet. Kutadgu Bilig indeks   (s.251) kın, kıın ceza, işkence, kına cezalandırmak, işkence etmek, Yine bu kaynaklarda şu ek bilgiler de görülmektedir. Kınçı, kıynçı, kınaguçr sıkıntı vermek (Att. Gr.). Kınçı kıınçı ceza veren, ceza kesen (E.U.T.S.) kıınçı. Kınaguçı (kınayıcı), eziyet edici, işkenceci. (T.L.Ö.) Bir de cezaevi anlamında şu sözcükler görülmektedir: kınlık, kıınlık, kıyınlık (Altt Gr.; E.U.T.S.; T.L.Ö.). Kimi kaynaklarda ise ceza, işkence, zorlama, ıztırap anlamlarında kızgut ve işkenceye koymak, cezasını çektirmek için kızgır-eylem gövdesi bulunmaktadır. (Dizin s.326; Att.Gr.s.329, E.U.T.S. s. 178)

Öneriler

Yukarıdaki bilgilerden yararlanarak işkence için kıyın ve Türk dilinde eylem kök ya da gövdelerine –ç (-aç, -ec, -ıc, -ic, -uç, -üç eki getirilerek ad türünde  sözcükler yapılması kuralına göre kınaç (kına-ç) azap için kızgıt (kız-gıt), eziyet için sıkınç (sık-ın-ç) gibi Türk dilinin özünde bulunan bu katışıksız sözcükleri öneriyorum.  

Bir de şöyle özetlersek : İşkence = kıyın ya da kınaç;

Azap = kızgıt;

Eziyet = sıkınç.

Mustata Durak: —Bunlar alıntı sözcüklerdir. İşkence farsçadan, öbür ikisi arapçadan. Azap sözcüğünün türetildiği fiil “azzebe", işkence etmek, yasaklamak, tutuklamak; eziyet sözcüğünün türetildiği "eziye" ise, pislenmek, incinmek, zarar görmek demektir. İşkence karşılığı "torture" için ingilizce sözlükte ağır bedensel acı, fransızca sözlükte açıklamaya yanaşmayan birini söyletmek için yapılanlardan o kişinin duyduğu bedensel acı anlamı yanısıra bunun ruhsal da olduğunu, ölüme değin götürüldüğünü, uygulayanların duygusuzluğu, katılığını da çıkarabileceğimiz tanımlar verilmiş. Türkçe sözlüklerde de benzer tanımlar yapılmış. Değişik sözlüklerde bu üç sözcük eş anlamlı olarak bir diğerini açıklamada kullanılmış. Bazan da tanımlara “sıkıntı”, “ceza”, “acı” sözcükleri katılmış.

İşkenceyle ilgili aklıma geliveren gözlerine  mil çekmek, şiş batırmak, kırbaçlamak, çarmıha germek, kazığa geçirmek, (Fransa’da bir şatoda gördüğüm yalnız ayakta durulabilecek biçimde yapılmış dar ve derin bir kuyu) kuyuya atmak, taşlamak, toprağa gömmek, aslanlara atmak, kol ve bacakları hayvanlara bağlayıp parçalatmak vb; hep derebeyliği, zorbalığı çağrıştıran tüyler ürpertici ifadeler. Elbet zamanla bunlar da çağdaşlaştı, cinsel uzuvlara elektrik vermeye, sağlıklı bir İnsanın kırk yıl düşünse aklına gelmeyecek biçimlere dönüştü (Af Örgütü'nün tanıtici bir toplantısında Amerika'da işkence okulu olduğu, öğrencilerinin az gelişmiş ülkelerden gönderilen polisler olduğu ve işkence sanayii kurulduğu açıklandı).

İşkence bir değiştirim sürecidir.

Bedene, ruha, zihne istenilen biçimi vermek için bir baskıdır.  Sınırlandırma, kısıtlamadır, özgürlüğe, taşmaya getirilen engeldir. İnsanın dayanma sınırlarında oynanan tek yanlı bir oyundur.   Genelde, kıstırılmış ve kıstıran başkaca yalnız ve/ya da zayıf yakalanmış  ile kalabalık ve/ya da güçlü —bireyin kendi kendine işkence etmesi söz konursu olsa bile— iki eyleyen içerir. İstenilen değişikliğe ulaşma isteğinde toplumsal ve ruhsal yanlar birlikle bulunur.

İşkence eyleminde değiştirlm süreci eyleyenlerin çatışması ya da güçlü olanın sapıklığı sonucu— hoş bu sapıklık değiştirlm (temizi kirliye, sağlıklıyı sağlıksıza, özgürü tutsağa dönüştürüm) eyleminin, bu bağlamda en masum biçiminde bile görülebilir - beden ya da ruhta eksilti kertesine, olumsuz koşulda bulunanın beden, ruh ve zihin olarak varolmasına katlanamayış, yok etme işlemine dönüşür.

İşkence, çatışma halindeki iki eyleyenden koşul olarak görece güçlü olanm zayıf olan üzerinde uyguladığı değiştirim ve/ya da eksilti sürecidir. Ölüm korkusunu canlı tutmağa dayanır. Hasta ruhlu, zorba birey ve yönetimlerin karşısındakileri  sindirme, kendilerinin egemenliğini benimsetme ve/ ya da doyum yöntemidir.

Ben, işkence anlam birimi açısından bu üç sözcük arasında bir ayrım yapmıyorum. Herhangi  biri seçilebilir. Kullanımlarda beliren ayrım (örneğin azap sözcüğü için dinsel ve ahlaksal ifadelerdeki) korunabilir.  Eziyet sözcüğünün sıkıntı anlamında kullanılışında zaten sıkıntı yeğlenmektedir. Giderek eziyet eözcüğü belirli deyişlere sıkışıp kalmaktadır.

İşkence için "kıyınç" (Özleştirme Kılavuzu, TDK, 1978), eziyet için "üzgü" (Türkçe Sözlük, TDK, 1974)  önerilmiş ama sanırım pek tutmamıştır. Kimbiilir belki de insana yakışmayan bu davranış ya da eylemi İfade eden bu sözcüklerin türkçe olmayışlarından duyulabilir. Ve insana yabancı olduğunun sezdirilmesi amacıyla Türk dilinde alıntı biçimleriyle kalması yeğlenebilir.

 


 www.turkdilidergisi.com   -   2000-2007