|
iki ayin
icinden
DAĞLARCA'YA
ARMAĞAN
Dağlarca,
TÜYAP Kitap Fuarı’nın "Onur Ozanı"
"Fazıl
Hüsnü Dağlarca'nın ilk kitabı Havaya Çizilen Dünya'nın baskı
tarihi 1935. Demek ki, yaşayan Türk şairlerinin en
büyüklerinden olan Dağlarca'nın arkasında yalnızca şiire
adanmış bir yarım yüzyıl var. Onu günümüzün büyük
şairlerinden biri kılan, elbette ki salt bu kıdem değil. Ama
bu kıdem de küçümsenebilir gibi değil. Durmadan yenilenerek,
çeşitlenerek 50 yıl sadece şiir yazmak, sanıldığı kadar
kolay değil. Bir kişisel sözü böylesine canlı ve genç
tutabilmek, müthiş bir dünyaya açılmışlığı öngerektiriyor.
Dağlarca'yı büyük ve benzersiz kılan bu özelliğidir."
Böyle
diyor, aynı zamanda ozan olan eleştirmen Ahmet Oktay,
Dağlarca üstüne yazdığı "Türkçem, benim ses bayrağım"
başlıklı yazısında.
"Yarım
yüzyıldan bu yana Dağlarca şiirleşmiş, şiir Dağlarcalaşmış;
edebiyat olayını aşan bir olgu yaşanmış.
Batı
uygarlığının kimi büyük kentinde, bir kavşakta, bir meydanda
tunçtan ya da mermerden bir şair heykeline rastlarsınız;
Fazıl Hüsnü Dağlarca yaşarken yontulaşmıştır.
O, senin
benim gibi görünse de, Kadıköy'de bir meyhanede içse de,
çiçek pazarında gezinse de bir anıttır. Çocuklarımıza adını
öğretmek gerekir Dağlarca'nın, hem de çok doğal biçimde.
İşte bu Erciyes dağı, bu Kızılırmak, bu Çukurova, Ankara
kalesi, bu Susurluk, bu Toros dağları...
Bu da
Dağlarca..." diyor deneyimli yazar İlhan Selçuk,
"Dağlarca'nın Duyargaları!" adlı yazısında.
Fazıl Hüsnü
Dağlarca, 6. TÜYAP Kitap Fuarı'nın onur ozanı seçildi.
TÜYAP, ayrıca Dağlarca üzerine Türkçenin Ses Bayrağı Fazıl
Hüsnü Dağlarca adlı bir özel anı kitabı yayımladı. Kitap
şöyle sunuluyor:
"6-15 Kasım
1987 tarihleri arasında açılacak olan 6. TÜYAP İstanbul
Kitap Fuarı nedeni ile, Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım Anonim
Şirketi'nin bir kültür hizmeti olarak yayımladığı bu kitap
büyük ozan FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA ve onun yarım yüzyılı aşkın
şiir geçmişine bir saygı olarak hazırlanmıştır.
"Çağdaş
şiirimizin kurucularından ve halen yaşayan en büyük ustası
değerli ozan DAĞLARCA'ya bu kitabın hazırlanmasını kabul
etmesinden dolayı yürekten teşekkür ederiz.
"Ayrıca,
şunu da iyi biliyoruz ki, elinizdeki bu küçük saygı kitabı,
Fazıl Hüsnü DAĞLARCA yüceliğindeki bir ozanın yarım yüzyılı
aşkın şiir geçmişi karşısında yapılması gerekenlerin en
basitidir. Saygılarımızla, Ekim 1987."
Kitapta
Dağlarca'nın yaşam öyküsü, kazandığı ödüller, armağanlar,
konularına göre bölümlenmiş yapıtları, Dağlarca dizisi,
başka dillerdeki yapıtları, çeşitli konular üzerine
görüşleri, şiirlerinden örnekler, Dağlarca ve şiirleri için
yazılanlar, Dağlarca'yı konu alan tezler, yayımlanmamış
şiirleri yer almaktadır.
6 kasımdan
15 kasıma değin süren fuarın birinci günü Dağlarca'ya
ayırıldı. O gün, dopdolu geçti. Saat 13.30-15.30 arasında
Konferans Salonu'nda Dağlarca ile söyleşi yapıldı. Soruları
soran Alpay Kabacalı idi. 15.30-18.00 arasını aşan bir süre
içinde de kitaplarını imzaladı Dağlarca.
Saat
20.30'da başlayan törende Dağlarca'ya armağanı Sovyetler
Birliği ozanı Resul Hamzatov eliyle verildi. Kokteyl ve
yemek süresince, Dağlarca, konukların yönelttikleri soruları
yanıtladı. Hamzatovla Dağlarca arasındaki konuşmada
çevirmenliği Sovyetler Birliğinden gelen Vera yapıyordu.
Çevirmenin çok güzel Türkçe bildiği gözlemlendi.
Bu arada
çağrılılara, Dağlarca anı kitabı dağıtıldı. Çağrılılar
arasında Dağlarca’nın konuğu olarak Ahmet Miskioğlu'yla
eşi, Mahir Ünlü, Eray Canberk ve Ahmet Soysal’la arkadaşı da
bulunuyordu.
TÜYAP
İSTANBUL SERGİ SARAYI
TÜYAP
İstanbul Sergi Sarayı; Tepebaşı'na görkemli bir görünüm
kazandırdı. Tepebaşı, eski sevimsizliğinden kurtularak,
çekici bir hava kazandı. Gezinti düzlükleri, parkları,
dinlenme yerleriyle; "kafe"si, "bar"ı, "kafetarya"sı ile bu
yapı; dinlendirici bir izlenim bırakıyor, ilgilenenlerin
üstünde.
3500
metrekarelik kapalı, 2500 metrekarelik açık alana yayılan
TÜYAP İstanbul Sergi Sarayı, her türlü ürünü sergileme
olanakları bulunan bir yapı.
Bu yapı,
ilk kez, otopark sorununu da çözümlemiş durumda. Bütün
yapının altı, 5 kat üst üste kapalı otopark olarak yapılmış.
Toplam 2000 araç alabiliyor. Bugün 2000 araç olmadığı için,
otoparkın yalnızca iki katı kullanılmakta.
TÜYAP 6 NCI
KİTAP FUARI
Fazıl Hüsnü
Dağlarca'nın onur ozanı seçildiği TÜYAP 6. Kitap Fuarı 6
kasım günü açıldı, 15 kasıma değin sürdü.
Bu yıl, 103
yayınevi katıldı. 20 bini aşkın kitap sergilendi. Türkiye
Yazarlar Sendikası üyesi 100'ün üzerinde yazar-ozan,
okurlarına kitaplarını imzaladılar. T.Y.S. bölümü, okur ve
yazarlarla dolup taştı.
Yunanistan'dan "Benden Selam Olsun Anadolu'ya" adlı romanın
yazarı <çeviren, Attila Tokatlı) Dido Sotiriyu; Sovyetler
Birliği'nden "Benim Dağıstanım" (çeviren, Mazlum Beyhan)
adlı kitabın ozanı Resul Hamzatov, ki geçen yıl da
çağrılıydı, konuk olarak sergiye katıldılar.
Bu yıl ilk
kez bir yayıncı, Sovyetler Birliği'nden İnnostannaya
Literatura (Yabancı Erebiyat) adlı aylık derginin kitap
yayın bölümü yayıncısı Valeri N. Perekhvator da konuk olarak
geldi.
6 kasım
günü Onur Ozanı Dağlarca'ya, 7 kasım Konuk Yazar Dido
Sotiriyu'ya ayrıldı. 10 kasım günü, Söylevin 60. yılı
dolayısıyla Ord. Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu bir
konuşma yaptı ve yapıtlarını okurlarına imzaladı. 11 kasımda
konuk yayımcı Valeri N. Perekhvatov ile "Sovyetler
Birliği'nde Türk Edebiyatı" üstüne söyleşildi. 12 kasım,
TÜYAP Kitap Fuarı Halk ödülü'nü alan Mehmet Ali Birand'a
ayırıldı. 4200 kişinin katıldığı ve 5 ay süren bir
soruşturmayla saptandı Mehmet Ali Birand... 13 kasımda Erdal
Öz ve Tomris Uyar'ın genç yeteneklerle söyleşileri; 14
kasımda, Rıfat Ilgaz'la Ahmet Gülhan - Metin Akpınar -Zeki
Alasya'nın "Hababam Sınıfı" söyleşisi yapıldı. 15 kasım
pazar günü Prof. Dr. Mümtaz Soysal, "Yönetmek ve Yaratmak"
üstüne bir konuşma yaptı.
Bu yıl
gerçekleşen TÜYAP Kitap Fuarı'nın 6.'sı, öncekilerden çok
daha yararlı oldu. Sanıyoruz ki, bu başarıda, yöneticilerin
her alanda gösterdikleri çaba ile birlikte, Tepebâşı’ndaki
yeni yerlerine taşınmış olmaları etkili olmuştur.
Uluslararası bir ölçüye ulaşılması için çok daha büyük
emekler gerektiğinde kuşku yuttur.
CUMHURİYET
KİTAP KULÜBÜ ÜSTÜNE
Ülkemizde
sözcüklerimizin yasaklandığı, kitapların acımasızca
yakıldığı ya da SEKA'ya gönderilip hamur yapıldığı bir
dönemde; kitap sevgisini sürdürenler, dil bilincini
destekleyenler var. Umutların kırıldığı yıllarda nasıl
birtakım özverili kişiler ortaya çıkıp yüreklere su
serpiyorsa, dört yıldan beri, "Cumhuriyet Kitap Kulübü"
böyle bir işlevi yerine getiriyor. Bu konuda halkımızın da
susamışlığı apaçık görülmektedir. Cumhuriyet Kitap
Kulübü'nün dört yılda ulaştığı aşama bunun kanıtıdır.
150
yayınevi, 10 bin çeşit kitap ve 30 bini aşan üye... Bu
aşamaya kısa sürede gelen Cumhuriyet Kitap Kulübü...
Bunu
görmek, her yurttaşa, her düşünen kişiye, her aydına kıvanç
verir: Demek ki, olanak hazırlanabilirse, bütün olumsuz
koşullara karşın halkımız okuma eğilimi gösterebilirmiş
deriz.
Cumhuriyet
Kitap Kulübü, çıkardığı büyük boy 40 sayfalık "Çerçeve' adlı
kitap tanıtma dergisiyle okurlarına ulaşarak her ay
seslenebilmektedir. Kitapla ilgili her bilgiyi ve güncel
haberi ulaştırabilmektedir. Yayımladıkları "Genel Katalog"
İarla da kitapla, yayınla, yayınevleriyle ilgili bütün
ayrıntılar üyelerine sunulmaktadır.
"Çerçeve"
dergisinde, Kitap Kulübü’ne üyelik giriş karşılığının 6000
TL olduğu bildiriliyor. Oysa yalnız okurlara gönderilen
“Çerçeve”nin bu ederin üstünde bir değer taşıdığı
görülmektedir. Dergiden başka üyelere gönderilen
kataloglar, Cumhuriyet Kitap Kulüplerinden kitap alırken
yapılan indirimler, okurların, kitaba ulaşmasını o denli
kolaylaştırıyor ki, o denli ucuzlatıyor ki; Cumhuriyet
Kitap Kulübü'nü bu özverisinden dolayı, okurları da bu
olanağa, kavuşmalarından dolayı kutlamak gerekir.
Cumhuriyet
Kitap Kulübü Frankfurt Kitap Fuarı’nda
Cumhuriyet
Kitap Kulübü yetkilileri, "Kültür Servisi''nin verdiği
bilgiye göre, Frankfurt Kitap fuarını görmeye gittiler, fuar
yönetimi ile görüştüler ve gelecek yıl fuarda geniş bir
"Türkiye Yayınevleri” bölümü hazırlama ön anlaşması
yaptılar.
Bizim kitap
fuarlarıyla karşılaştırma yapmaları için okurlarımıza şu
bilgileri aktarıyorlar.
Frankfurt
Kitap Fuarı'na 90 ülkeden 7147 yayınevi 350 bin kitapla
katılmıştır.
Sergi alanı
93 bin metrekaredir. Fuarı 200 bin kişi görmeğe geldi;
7000’i aşkın basın adamı izledi. 60 bin yayıncı telif
hakları, lisans anlaşmaları, çeviri hakları ve ortak yayın
projeleri üstüne görüştü.
Frankfurt Kitap Fuarı'na bu yıl gelen yayınevleri sayısı:
Batı Almanya 1910, İngiltere 731, İspanya 587, ABD 563,
Fransa 430, İtalya 329, Yunanistan 42, Lüksemburg 8, Türkiye
3...
Sosyalist ülkelerden katılan yayın kuruluşları sayısı: SSCB
63, Doğu Almanya 58, Çekoslovakya 55, Yugoslavya 41,
Macaristan 28, Küba 13.
Üçüncü Dünya ülkelerinden: Hindistan 96, Meksika 80,
Arjantin 35, Brezilya 26, S. Arabistan 25, Fas 22, Mısır
18...
Cumhuriyet
Kitap Kulübü, geniş bir örgüt oldu. Uluslararası ölçülere
vurulursa küçük ama Türkiye çapıyla düşünülürse çok büyük
bir kurum. Çerçeve dergisiyle, kataloglarıyla, yurtiçi ve
yurtdışı temsilcilikleriyle; gösterdikleri sürekli
etkinliklerle (söz gelimi yapılan imza günleri,
gerçekleştirilen söyleşiler vb.) büyük bir kurum. Halkın,
toplumun yüzünü ağartan, geleceğini aydınlatan bir kurum.
Daha da serpilip, gelişmesini dileriz.
Arat OVALI
DİL DERNEĞİ'NİN TÜZÜĞÜ
Dil Derneği'nin tüzüğünü yayımlamayı
sürdürüyoruz:
BÖLÜM III
Derneğin Organları, Kuruluşları Yetki
ve Görevleri
ORGANLAR
MADDE 10 — Derneği oluşturan,
çalışmalarını ve işlerini yürüten organlar şunlardır:
A) Kurultay (Genel Kurul),
B) Yönetim Kurulu,
C) Yürütme Kurulu,
Ç) Denetleme Kurulu,
D) Onur Kurulu.
KURULTAY
MADDE 11 — Kurultay Demeğin en yetkili
ve en üst organı olup asıl üyelerden oluşur ve iki yılda bir
temmuz ayında Ankara'da toplanır. Üyeler, en az on beş gün
önceden günü, saati, yeri ve gündemi yerel bir gazetede
duyurularak toplantıya çağrılır. Üyelerin adlarına ayrıca
taahhütlü mektupla çağrı duyurusu, Yönetim ve Denetleme
Kurulları yazanakları gönderilir. Gazete duyurusunda,
çoğunluk sağlanamaması nedeniyle toplantı yapılamazsa ikinci
toplantının hangi gün yapılacağı da belirtilir. İlk toplantı
günü ile ikinci toplantı günü arası bir haftadan az olamaz.
Toplantı başka bir nedenle geri bırakılırsa, bu durum,
nedenleri de belirtilerek duyurunun yapıldığı gazeteye yeni
bir duyuru verilerek üyelere duyurulur. İkinci toplantının,
geri bırakma tarihinden başlayarak en geç iki ay içinde
yapılması zorunludur. Üyeler, ikinci toplantıya ilk
toplantıdaki koşul ve yöntemle yeniden çağrılır. Kurultay
toplantısı birden çok kez geri bırakılamaz. Her toplantının
günü, saati, yeri, gündemi toplantı gününden en az on beş
gün önce Valiliğe yazıyla bildirilir ve bu yazıya toplantıya
katılacak üyelerin listesi eklenir.
|