Ana sayfaya dönmek için tıklayınız.

başyazı
iki ayın içinden
öyküler
yapıtlar yazarlar
Alıntılar
çiçek yağmuru yapıtlar
günlük
 
 
yazarlar
künye
arşiv
iletişim

 

'Ana Yazım Kılavuzu’ üstüne

ÖMER ASIM AKSOY'A SORULAR

 

Bilindiği gibi Atatürk'ün kurduğu Türk Dil Kurumu’na el konmuş ve kurum kapatılmıştır. El koyanlar; sanki görevleri düzen bozmakmış, karışıklık çıkarmakmış gibi bilim kurulu üyelerinden iki kişinin imzasıyla birbiriyle çelişen iki ayrı kılavuz yayımladılar. Atatürk’ün kurduğu Türk Dil Kurumu’nun eski Genel Yazmanı  Ömer Asım Aksoy'un başkanlığında bir kurulca hazırlanan “Ana Yazım Kılavuzu” adlı yapıt geçen ay yayımlandı. Bu yapıtın hazırlanma nedenini ve özelliklerini sayın Aksoy'a sorduk. Söyleşimizi sunuyoruz:

Türk Dili Dergisi : - Sayın Aksoy, yeni bir yazım kılavuzu hazırlamaya neden gerek gördünüz?

Ömer Asım Aksoy : Biliyorsunuz 1985 yılına değin, Atatürk’ün kurduğu Türk Dil Kurumu’nca önceleri “İmlâ Kılavuzu”, daha sonra “Yeni İmlâ Kılavuzu”, “Yeni Yazım (İmlâ) Kılavuzu”, “Yeni Yazım Kılavuzu” adlarıyla yayımlanan kılavuzlar, resmi ve özel kesimde tek başvuru kaynağı idi. I983'te bu kurumun varlığına son verilerek 'Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu” içinde yeni bir “Dil Kurumu” oluşturuldu.  Yeni Dil Kurumu, 1985’te “İmla Kılavuzu” adıyla bir kılavuz çıkardı. Bu kılavuz, eski Dil Kurumu'nun kılavuzundaki kırk yıllık yerleşmiş, alışıİmış yazımlardan birçoğunu değiştiriyordu. Bu durum, büyük tepki yarattı. Yeni Dil Kurumu'nun bilim kurulu üyelerinden biri bile, bağlı bulunduğu bu kurumun kılavuzuna karşı yeni bif kılavuz yayımladı. Bu durum karşısinda eski Dil Kurumu'nun kılavuzunda emeği bulunan bizler, doğru yazımları savunmak, yanlış bulduğumuz yazımları niçin yanlış bulduğumuzu açıklamak zorunluğunu duyduk. Kılavuzlarda bulunmayan konuları da ekleyerek yenilikler getiren bir kılavuz yayımlamayı ödev bildik.

Türk Dili Dergisi: —Yeni Kılavuzlar, eski kılavuzu tümden mi değiştiriyor?

Ömer Asım Akşoy;— Hayır; bütün kılavuzların, üzerinde birleştikleri kurallar ve yazımlar daha çok. Yeni abecemiz, dilimizin bütün seslerini karşılayacak yolda düzenlenmiş olduğu için binlerce Türkçe sözcüğün yazımında zaten bir anlaşmazlık söz konusu değildir. Örneğin "bilmek, çocuk, üzüm, kırarız..." sözcüklerini hangi kılavuz olursa olsun, başka türlü yazmaz, yazamaz. Bundan başka, Türkçe sözcükler için kesinleşmiş yazım kurallan vardır. Örneğin:

—  Bir tümcenin ilk sözcüğü ve kişi adları büyük harfle başlar.

— Ekler, kalınlık-incelik, düzlük-yuvarlaklık, sertlik-yumuşaklık bakımından eklendikleri sözcüğün durumuna göre biçim alırlar:   "ekinci’deki "ci" eki, “akıncı”da “cı”, “oduncu”da “cu”, “tütüncü”de olur.

— “Güzeldir”deki “dir”, “kalındır”da “dır”, “serttir”de “tir, “boştur”da “tur, “küçüktür” de “tür” olur.

—  "a,u" ünlülerinin (Önünde bulunan "k,g" harflerinin ince söylenmesi gerekiyorsa a,u” üzerine şapka konulur: "kâr”, "agâh” gibi.

—  "Kapak", "yoğurt*' gibi sözcüklerin sonundaki "k,r harfleri  “kapağı”,  ''yoğurda"  gibi çekimlerde "ğ,d"ye dönüşür.

— "Yazabilmek", "gelivermek" gibi eylemlerde bulunan iki öğe bitişik yazılır.

Uzatmayalım; bütün kılavuzlar için geçerli olan yazımlar ve kurallar, görüş ayrılıkları bulunanlardan kat kat daha çoktur.

 Türk Dili Dergisi :— Kılavuzlar arasında ne gibi görüş ayrılıkları vardır?

Ömer Asım Aksoy: — Önce şunu söyleyeyim ki kimi sözcüklerin yazımı için kesin biçime ulaşıncaya değin değişik yazımlar kullanılmıştır. Örneğin ilk yıllarda "eylûl", "vait" biçiminde yazılan sözcükler, zamanla "eylül", "vaat" biçimini almıştır. İlk yıllardaki "türkçe", "türkçeleşmek" yazımı son yıllarda "Türkçe", "Türkçeleşmek" olmuştur. Kimi sözcüklerin yazımında ise görüş ayrılıkları sürmektedir. Örneğin bizim kılavuzumuzda "hükümet", "laboratuvar", "konservatuvar", "trotuvar" yazımları yeğlenmiştiir. Yeni Dil Kurumu'nun İmlâ Kılavuzunda "hükûmet", "laboratuar", "konservatuar, “trotuar” yazımları benimsenmiştir. Bizim "bindallı", "Demirkazık", "soyadı" biçiminde bileşik yazdığımız sözcükler, yeni Dil Kurumu'nun İmlâ Kılavuzunda ayrı yazılmıştır. Bizim bileşik olarak yazdığımız "ağaçkakan",'"aslanağzı", "başkâtip"... sözcükleri "Yeni imlâ Kılavuzu" adlı yapıtta ayrı yazılmıştır.

Görüş ayrılıklarının önemli bir bölümü, im kullanımı konusunda belirmekledir. Şöyle ki:

a)      Kimi yazım kılavuzları nispet "i"si üzerine şapka koymaktadır. Biz"birçok nedenlerle konulmamasını daha doğru buluyoruz.

b)      Kimi yazım kılavuzları yabancı sözcüklerle “a,u" ünlüleri önündeki ‘l' sesinin ince söylendiğini belirtmek için "a,u" üzerine şapka koymaktadır.  Biz konulmamasından yanayız. Gerekçelerini de açıklıyoruz.

c)       Başka kılavuzlar, kimi sözcüklerin içinde kesme imi kullanmaktadır. Biz buna gerek görmüyoruz.

Türk Dili Dergisi : Ana Yazım Kılavuzu ile birtakım boşlukları doldurduğunuzu ve yenilikler getirdiğinizi söylemiştiniz. Bunları da açıklar mısınız?

Ömer Asım Aksoy: Kılavuzumuzun başlıca özellikleri şunlardır :

1.       Eski yazının Türkçeyi doğru yazmaya elverişli olmadığını ve eskiden yazın konusundaki çekilen güçlükleri anlattık.

2.       Yeni yazının kabulünden sonra çıkarılan yazım(imlâ) kılavuzları üzerine bilgi verdik.

3.       Yazımda göz önünde bulundurulması gereken ilkeleri saptadık.

4.       Hiçbir yazım kılavuzunda bulunmayan çevriyazı konusunu ekledik.

5.       Sınırını keşin olarak çizmek kolay olmamakla birlikte "bileşik sözcük" kavramına biraz daha aydınlık getirdik.

6.       Terimlerin yazım ilkelerini gösterdik.

7.       Çok sözcüklü coğrafya adlarının yazımını kurala bağladık.

8.       Çok sözcüklü birtakım anlatım birimierini de dizelgeye aldık.

9.       Yabancı ülkelerin belli başlı kent adlarına dizelgede yer verdik.

10.   Dizelgeyi sözcükler ve terimler bakımından genişlettik.

11.   Mektup ve zarf üstü yazmada uygulanacak yolu gösterdik.

12.   İmler ve kısaltmalar bölümünü genişlettik.

Bütün bu söylediklerime, şunu da eklemeliyim:

Yazım ayrılıklarının çoğu, kişisel değerlendirmeye dayanıyor. Biz kılavuzumuzu elli beş yıllık uygulamadan alınan sonuçlara ve zaman zaman toplanan bilim adamlarının görüşlerine dayanarak düzenledik. Yazım birliğini sağlamak için kişisel görüşlerden vazgeçip güvenilir bir kaynak üzerinde anlaşmak gerekir.

 


 www.turkdilidergisi.com   -   2000-2007