|
İki ayın içinden
DİL DERNEĞİ ÜYELERİ
Dil Derneği’nin tüzüğüne uygun olarak
çalışmalar sürdürülürken, eylül ayının birinci ile yirminci
günleri arasında birer yazıyla Genel Yazmanlık’a çok sayıda
dilsever başvurarak üye olmak dileğini sundu. Başkan Prof.
Dr. Cevat Geray, Asbaşkan Tahsin Saraç, Genel Yazman Doç.
Dr. Aydın Koksal, Sayman Sevgi Özel, Yönetim Kurulu üyeleri
Ali Püsküllüoğlu, Atilla Göktürk, Haldun Özen, Refet Erim,
Orhan Asena, Ali Rıza Önder, Beşir Göğüs, Kızılay SSK İşhanı
Kat 7 No. 425'teki yerlerinde sık sık toplantılar yaptılar.
Başvuruda bulunup Dil Derneği’ne
alınanlar arasında şu adlar görülüyor:
Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu,
Nadir Nadi, Aziz Nesin, Oktay Akbal, Yaşar Kemal, Muzaffer
İzgü, Samim Kocagöz, Prof. Dr. Fehmi Yavuz, Prof.Dr. Hüsnü
Göksel, Jülide Gülizar, Hayrettin Uysal, Sami Karaören, Ali
Sirmen, Prof. Dr. Hilmi Akın, Rüksan Güneysu, Mehmet
Başaran, Nahit Ulvi Akgün, Osman Bolulu, Aldoğan Ekmekçi,
Prof. Dr. Bülent Sankur, Kifayet Özaydın, Muazzez
Menemencioğlu, Ahmet Yurdakul, Burhan Güneysu, İsmet
İlter, Esat Ertur, Haşim Kanar, Ahmet Bayaz, Ebet Mahir
Yalnız, Kamay Bayram, Halim Uğurlu, Selçuk Altan, Hüseyin
Atabaş, Dinçer Sezgin, $ennur Sezer, Özcan Yıldırım, Üner
Birkan, Meriç Velidedeoğlu, Işık Kansu, Refik Durbaş, Ural
Armay, Mücevher Sevinç, Tevfik Yılmaz, Murtaza Vural,
Mehmet Şahinler, Baki Özilhan, Feyzullah Ertuğrul, Güneş
Müftüoğlu, Tevfik Küflü, Bülent Uygun, Özcan Atalay, Çağlar
Kırçak, Azime Korkmazgil, VarIık Özmenek, Ayla Kutlu, Dr.
Mustafa Şerif Onaran, Necdet Uğur, Ayla Akbal, Cüneyt
Arcayürek, Nurettin Özsuca, Mehmet özsuca, Ahmet Telli,
Haluk Gerger, Hulusi Erkılıç, Doç. Dr. Anıl Çeçen, Baha
Çalt, Mahir Ünlü, Dr. Erdal Atabek,Osman Nuri Poyrazoğlu,
Erkan Yücel, Ali Doğan Yiğit, Şemsettin Ünlü, Ersen Sansal,
Mahmut Tali Öngören, Abidin Subaşı, Cemal Gürlek, Yavuz
Berker, Ülkü Orbay, Kadim Serinözü, Güngör Türkeli, Kevser
Acarlar, Nihat Doğan, Hüseyin Bayaz, Şinasi Alper, Çukur
Kavaklı, Veli Devecioğlu, Mustafa Coşturoğlu, Remzi İnanç,
Ferhat Aslantaş, Dr. Rüştü Ergun, Alper Aktaş, Ahmet
Erdoğdu, Cengiz Bektaş...
DİL BAYRAMI
Türk Dil Kurumu'na ve Türk Dili'ne
tüzenin ana ilkeleri ayaklar altına alınarak el konduktan
sonra; dil bayramı ilk kez coşku ile bu yıl kutlandı.
Yıllardır öksüz kalmış gibi boynu bükük, üzgün dilseverler;
Dil Derneği'nin öncülüğünde büyük bir devinim gösterdiler.
Sahipsiz kaldığı sanılan devrimlerimizin yere
düşürtülmeyeceği apaçık görülüyor. Bütün cumhuriyet
kurallarını, Atatürk ilkelerini yozlaştırma eylemi içinde
bulunan Türk-İslam sentezcileri, Kurum'u, yasaları
çiğneyerek ele geçirmekle, öz dilimizi çok sevdikleri
Osmanlıcaya dönüştüremeyeceklerini anlayacaklardır.
Türk dilini yabancı diller
boyunduruğundan kurtarma çabası verenler, dil bayramını
görkemli bir biçimde kutladılar.
Anıtkabir'de
26 Eylül 1987 günü dil bayramı
törenleri düzenli bir biçimde gerçekleşti. Devlet zoruyla
değil, şu ya da bu yetkilinin verdiği buyrukla değil,
yürekten gelen sevinçle coşku ile dil bayramı kutlandı.
Dilseverler, önce Anıtkabir'e gittiler.
Prof. Dr. Cevat Geray, Dil Derneği adına deftere şöyle
yazdı:
"Sevgili Atamız, Türkçenin
özleştirilmesi, yabancı sözcüklerin boyunduruğundan
kurtarılması, geliştirilmesi, çağdaş bilim, sanat ve
ekin dili durumuna getirilmesi için başlattığın dil
devrimini sürdürmek amacıyla Dil Derneği’nde yeniden
buluştuk. Her türlü engellemeye karşın başlattığın
devrimlere, dil devrimine inançlı, yürekten bağlı kuşaklar
olarak yolunda yürüyoruz. Anıtlaşan kişiliğinin önünde
saygıyla eğiliyoruz.”
Dil Şöleni
Anıtkabir'den dönüldükten sonra
"Metropol Kültür Sitesi"nde toplanıldi: 625 kişilik olmasına
karşın salona 1000 kişiden çok insan dolmuştu. Koltuklara
oturanlardan başka, merdivenlere, basamaklara oturanlar,
ayakta duranlar, içeriye giremeyip dışarda kalanlar
vardı!Sunuculuğunu Jülide Gülizar'ın yaptığı toplantıda
açış konuşmasını Dil Derneği başkanı Cevat Geray yaptı.
Genel Yazman Doç.Dr. Aydın Koksal, Sevgi Özel, Atatürk’ün
kurduğu Türk Dil Kurumu'nun tüze ayaklar altına alınarak el
konmadan önceki son başkanı Prof. Dr. Şerafettin Turan,
Genel Yazmanı Ömer Asım Aksoy, yazar Yaşar Kemal konuşmalar
yaptılar. Ömer Asım Aksoy, ayağından rahatsızlığı nedeniyle
konuşmasını yazılı olarak göndermişti.
Konuşmalardan sonra da "Çağdaş Türkü"
sanatçıları dinlenildi.
26 Eylül 1987 günü, Dil Derneği
öncülüğünde dilseverlere, çoktan beri susamış oldukları tam
bir dil şöleni verildi.
Cevat Geray’ın açış konuşması
Dil Derneği Başkanı Prof. Dr. Cevat
Geray, yaptığı konuşmasında şu görüşlere yer yerdi:
"Türk Dil Kurumu bilindiği gibi
Atatürk'ün istemiyle O'nun öncülüğünde kurulmuştu. Atatürk,
vasiyetiyle gelirlerinden bir dilimini de TDK'ya
bağışlayarak destek de sağlamıştı. 1983’te çıkarılan bir
yasayla gönüllü bir dernek olan bu kurumun tüzel kişiliğine
son verilirken, Atatürk'ün vasiyeti değiştirilerek mal
varlığı ve gelirleri aynı adla kurulan resmi bir kuruluşa
devredilmiştir. Atatürk, bu vasiyetini resmi bir kuruma
değil, siyasal iktidara karşı bağımsız gönüllü bir dernek
durumundaki bir kuruluş olan Türk Dil Kurumu'na yapmıştı.
Eğer resmi bir kuruluş öngörmüş olsaydı, Türk Dil Kurumu'nun
dernek olarak kurulmasını önermez ve bu bağışı yapmazdı."
Pek çok Türkçe sözcüğün yasaklandığını
belirten Cevat Geray, Atatürk’ün dil devrimini sürdürmek bir
yana, bugünkü Dil Kurumu'nun geriye dönüşü yansıtan bir
tutumla, daha doğrusu Osmanlıca yanlısı bir yaklaşımla daha
çok ekin, yazın ve tarihle ilgilendiğini Türk-islam
Senteziyle ilgili çalışmalar yaptığını basından izlemekte
olduklarını açıkladı.
Şerafettin Turan'm konuşması
Atatürk'ün kurduğu Türk Dil Kurumu'na
tüze ayaklar altına alınarak el konmadan önceki son başkan
Prof. Dr. Şerafettin Turan, "Atatürk, Devrimleri ve
Türk-İslam Sentezi" adlı bir konuşma yaptı.
"Türkçü Müslümanlar, ya da kendi
deyimleriyle Şamanist Türkçüler, Türklüğe özgü kabul
ettikleri kimi değerlere yer verirken, Müslüman Türkçüler
dini ön plana almakta, şeriat yanlıları ise her şeyi Kuran
çerçevesinde görüp ideal saydıkları "Asr-ı saadet'e dönmek
istemektedirler" diye açıklayarak aralarında kavram ve terim
açısından, bir görüş birliği olmadığını söyledi. Türk-İslam
sentezciliğinin belirli kavramlara verdikleri değişik
anlamlardan örnekler göstererek açıklamasını somutladı.
Ömer Asım Aksoy'un konuşması
Atatürk'ün kurduğu TDK'nın eski Genel
Yazmanı Ömer Asım Aksoy, yazılı olarak gönderdiği
konuşmasında (konuşmanın tümü bu sayıda baş sayfada
yayımlanmaktadır.) sözlerini şöyle bitirdi:
"Bu gelişmeler, ulusumuzun yüzyıllardır
suşamışlığmı çektiği öz diline, yanık yüreğinin en karşı
konulmaz özlemiyle sarılması sonucudur.
Şuna inanıyorum ki, Atatürk vasiyetinin
vasiyet edilene döneceği gün de uzak değildir. Elimizdeki
adalet belgeleri, o günün muştusudur."
Aydın Köksal'ın konuşması
Dil Derneği Genel Yazmanı Doç. Dr.
Aydın Koksal, Türk dili ve anadil ile öğretim üzerinde
durarak şu görüşlere yer verdi:
"Kişi; yaratıcılık, araştırmacılık,
girişimcilik gibi olumlu özellikler edinmesini
sağlayabilecek nitelikte bir öğrenime; konunun karmaşıklık
düzeyi ne olursa olsun, anadilin kavramlar dizgesine
yaslanmak zorundadır. Bunun tersi, çocuklarımızı düpedüz
yokuşa sürmektir. Sözde Atatürkçü eğitim düzeyimiz kesin bir
başarısızlıkla karşı karşıya bulunuyor: Kuşkusuz bu doğru.
Ancak bunun suçu Türkçenin yetersizliğinde mi, yoksa başta
laiklik olmak üzere bütün Atatürk ilkelerini saptırıp,
ulusumuzu Türk-İslam sentezi adı altında yeniden
Osmanlılaştırmaya çalışanlarda mı?"
Yaşar Kemal'in konuşması
Türk dilinin güzelliklerini örnekler
vererek açıkladığı konuşmasında, Yaşar Kemal, dedi ki:
“Yazarın işi bu dili kullanarak
yaratmaktır. Nazım Hikmet’ler, Yunus Emre’ler,
Karacaoğlan'lar dilimizi güzelleştirmişler, işlemişler,
geliştirmişlerdir. Anadolu'da bir söz var, 'Yele bent
yapılmaz' derler. Türk dilinin gelişmesini, özleşmesini
kimse engelleyemez. Böyle bir dilin gelişmesini engellemeye
Özal Efendinin gücü yetmez, Özal kim oluyor? Grek hemşerimiz
Thales, 2000 yıl önce söylemiş: 'Ulusların yasalarını
yapanlardan türkülerini yapanlar daha güçlüdür.' demiş
Atatürk'ün Türk Dil Kurumu'nu gaspedenler, her gün bir yasa
çıkarsalar, Türk dilinin özleşmesini gelişmesini
engelleyemezler."
Çekilen telgraflar
Dil Derneği'nin öncülüğü ile kutlanan
dil bayramı dolayısiyle Derneğe çok sayıda telgraf geldi.
Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Nadir Nadi, Sami
Karaören, Erdal İnönü, Süleyman Demirel, Fikri Sağlar, Salim
Başol, Aziz Nesin, Adnan Binyazar, Ali Bozkurt, Ahmet
Miskioğlu telgraf çekenlerin bir bölümü.
Nadir Nadi, şu düşünceleri dile
getirdi: "Atatürk'ün devrim ve ilkelerine yürekten bağlı
olanlar bugün dil bayramını kutluyorlar. Bu mutluluğu
birlikte yaşayamamaktan, aranızda olamamaktan üzgünüm.
Dilimizi sevenlerin bu sevgiyi yeni kuşaklara da aşılamasını
sağlayan bayramımız bütün ülkenin dilseverlerine kutlu
olsun."
Sorumlu Yönetmenimizin telgrafı
Türk Dili Dergisi, Dil Derneği'nin
tüzüğünü benimsemiştir. Sayın Ömer Asım Aksoy'un
konuşmasında belirttiği gibi: "Atatürk, vasiyetinin vasiyet
edilene döneceği gün de uzak değildir" Bekleyerek zaman
öldürmektense, her alanda dil çalışmalarını sürdürmek
gerekiyor. Bu aşamada Atatürk'ün kurduğu, kapatılan TDK
yerine Dil Derneği o görevi yüklenebilir. İnanıyoruz ki
işlevini başarı ile yürütecektir. Attığı İlk adımlarla bunu
göstermiştir. Sorumlu yönetmenimiz bu duygu ve düşüncelerle
aşağıdaki telgrafı çekti:
Sayın Prof. Dr. Cevat Geray
Dil Derneği Başkanı
Ziya Gökalp Cad. 11/425
ANKARA
Dil Kurumu'na ve Türk Dili’ne hukuk
çiğneyerek el konduktan sonra gerçek dil bayramı ilk kez
sizin girişiminizle kutlanmaktadır. Bu eyleminizle Türk
Ulusunu temsil etmiş oluyorsunuz. Öksüz kalmış dilseverleri,
ulusseverleri temsil etmiş oluyorsunuz. 26 eylül dil
bayramınızı gönülden kutlar, başarılarınızın sürmesini
dilerim. Saygılar.
Türk Dili Dergisi
Sorumlu Yönetmeni
Ahmet Miskioğlu
DİL DERNEĞİNİN TÜZÜĞÜ
Geçen sayımızda Dil Derneği'nin
tüzüğünün birinci bölümünü yayınlamıştık. Bu sayıda da
okurlarımız için tüzük yayımlamayı sürdürüyoruz:
BÖLÜM II
Üye Olma, Üyelikten Çıkma ve Çıkarılma
DERNEĞİN ÜYELERİ MADDE 6 — Derneğin üç
tür üyesi vardır:
A) Asil Üye,
B) Onur Üyesi,
C) Yazışma Üyesi.
ÜYELİK KOŞULLARI MADDE 7 — Dernek
üyeliğini kazanabilmenin koşulları şunlardır: A) Asıl üye
olabilmek İçin:
a) 18 yaşını bitirmiş olmak,
b) Yurttaşlık haklarını kullanma
yeterliğini taşımak,
c) Türk devrimine, Atatürk ve Atatürk
ilkelerine bağlı bulunduğu, Derneğin amacını benimsediği
yayınlarından, yapıtlarından, sürekli çalışmalarından
anlaşılmak.
Derneğe asil üye olmak isteyenler 10-30
Ocak, 2-20 Mayıs, 1-20 Eylül tarihlerinde bir yazıyla Kurum
Genel Yazmanlığına başvururlar.' Bu yazıya aşağıdaki
belgeler iliştirilir:
— Kimlik belgesi örneği,
— Öğrenim durumunu, nerelerde
çalıştığını ve yapıtlarını bildiren kısa bir özgeçmiş
yazısı,
— Türk devrimine, Atatürk'e ve Atatürk
ilkelerine bağlı olduğunu hangi yayınlarından ya da
çalışmalarından anlaşılabileceğini gösteren yazı,
— Derneğin amacına uygun davranacağını
bildiren imzalı bir belge,
— İki asıl üyenin adayı tanıtan,
çalışmalarını değerlendiren ayrıntılı sunuş yazısı,
Süresinde yapılmamış ya da Derneğe
ulaşmamış üyelik başvuruları, geçerli sayılamaz. Yürütme
Kurulu elde edebileceği bütün bilgi ve belgeleri Yönetim
Kuruluna sunar. Karar, otuz gün içinde, görüşmeler sonunda
gizli oyla ve salt çoklukla alınır. Durum istekliye
bildirilir. Üyeliğe alınmayanlar aradan bir olağan Kurultay
geçmeden yeniden başvuramazlar. Dernek, üyeliğe alıp
almamakta serbesttir.
Asıl üyeler Derneğe "giriş ödentisi"
olarak 10.000— (Onbin) "üyelik ödentisi" olarak da her yıl
12.000.— (Onikibin) TL. öderler. Giriş ödentisi ile ilk ayın
ödentisi verilmeden üyelik gerçekleşemez.
B) Onur Üyeliği, yurt içinde ya da
dışında çalışmalarıyla, yapıtlarıyla Türk diline yararı
dokunanlara ya da Derneğe akça ya da mal olarak yardım ve
bağışta bulunanlara Yönetim Kurulu ya da Kurultay kararıyla
verilir.
C) Yazışma Üyeliği, yabancı ülkelerin
dil bilginlerinden uygun görülenlere Yönetim Kurulu
kararıyla verilir. Yabancı ülkelerin ilgili bilim, kurul ve
kurumları da Dernekler Yasası'nın öngördüğü olur alınmak
koşuluyla tüzel kişilikleriyle yazışma üyesi olabilirler.
Onur üyeleri ve Yazışma üyeleri,
Kurultay toplantılarına oy kullanmaksızın katılabilirler.
Ağır hapis cezasına, taksirli suçlar
dışında beş yıldan çok hapis cezasına, yüz kızartıcı bir suç
ya da Dernekler Yasası'nın kurulmasını yasakladığı
dernekleri kurmak ve yönetmek suçlarıyla adı geçen yasaya
aykırı eylemleri işlemek suçlarının birinden kesin olarak
hüküm giyenlerle, Dernekler Yasasının 16. maddesinin zorunlu
kıldığı oluru almayanların üyelik istemleri kabul edilemez.
Türk vatandaşı olmayanların üyelik başvurularına ayrıca
ikamet belgelerini de eklemeleri gerekir. Onur üyesi olacak
yabancı uyruklular için ikamet belgesi aranmaz. Yabancı
uyrukluların üyelikleri on gün içinde yazıyla Valiliğe
bildirilir.
ÜYELİKTEN ÇIKMA
MADDE 8 — Ayrılma isteğini yazıyla
bildirenler, o yılın ödentisini vermek koşuluyla üyelikten
ayrılırlar, aradan üç olağan Kurultay geçmedikçe üyelik için
yeniden başvuramazlar. Yeniden başvurma durumunda tüzüğün 7.
maddesinin koşulları gözetilir.
ÜYELİKTEN ÇIKARILMA
MADDE 9 — Aşağıdaki durumların
varlığında Yönetim Kurulu kararıyla üyelik kaydı temelli
silinir ve sürekli olarak üyelikten çıkarılan kimse bir daha
üyelik için başvuruda bulunamaz.
a) Üyelik koşullarının sonradan
yitirilmesinde,
b) Üyelik ödentisini iki yıl üst üste
ödemediğinin sonuçları yazıyla kendisine bildirilmiş ve
ödeme süresi verilmiş olmasına karşın, yükümlülüğünü yerine
getirmemekte direnmede,
c) Derneğin amacına aykırı
davranışlarda bulunduğu saptanarak Onur Kurulunun çıkarma
kararı vermesinde,
ç) Genel Kurulun çıkarma kararı
almasında.
Yönetim Kurulu, Onur Kurulu karar
alıncaya değin, çıkarılması istenilen üyenin Dernek
çalışmalarına, organların toplantılarına katılmasını geçici
olarak yasaklayabilir. Onur Kurulu kararına karşı ilgili
üyenin ilk toplanacak Kurultaya yazıyla itiraz hakkı vardır.
Kurultay konuyu gündeme alıp görüşmek zorundadır. İsterse
üyeyi dinleme kararı da alabilir. Kurultayıh kararı
kesindir.
Üyelikten çıkarılanın ödenti borcu da
yasal yollarla alınır.
|